bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi12
- kurtar bizi müsavat9
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- nervio10
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi7
- idam cezasının geri gelmesi6
- yeni parti7
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- devran dönecek3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- cumartesi pazarı4
- lan ın ingilizcesi4
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- bakırköy4
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- ayakkabıları ters giymek4
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- kemal kılıçdaroğlu4
- sözlükteki galatasaraylılar7
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak2
- victor osimhen16
- okan buruk11
- karpuzcu libos panda2
- ahmet baran yazgan8
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- 13 ağustos 2026 süleymancılara operasyon yapılması2
- trabzonspor2
- ona bir şey söyle4
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- kuşbaşılı pide3
- biranın üstüne rakı içmek6
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- dursun özbek4
- 1 euro 55 33 tl2
- kıyma çeken kasaba nasıl kıydın diye sitem etmek2
- z kuşağı5
- toprağı öpen gözyaşları3
- galatasaray12
- yaratılmışların en üstünü3
- anın görüntüsü32
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
bugün piraye adlı kitabını ar zor bitirdiğim yazar.kitabın üslubunu,akıcılığını,dil zenginliğini eleştirecek değilim. zaten öyle bir eleştiri yapabilecek yetkinliğe sahip bir okuyucu olduğum söylenemez ama kitabını baştan sona kadar eziyetle okuduğum için- ki bir kitabı yarım bırakamama gibi gereksiz bir huyum var- içeriğini sığ,tamamıyla popüler kültürün etkisi altında ezilmiş hatta pembe dizi tadında bulduğumu söyleyebilirim.
kitapta sözde ana konu, kadın kahramanın etrafında dönen olaylar ve karakterin gelişen olaylar karşısında tutumu olarak işlense de sayfalar boyunca tek okuduğunuz piraye'nin etrafındaki erkekleri tersleyeşi ,ben siyasetle çok ilgiliyim böyle bilgiliyim tarzı konuşup bütün cümlelerinin toplamının ben sol görüşlüyüm demek olduğu ve her ağzını açtığında benim kimseye ihtiyacım yok,kadın dediğin kendi ayakları üzerinde duracak,boyun eğmeyecek tınısında konuşup ona evlenme teklif eden ilk zengin erkekle evlenişi oluyor.
ve ne yazık ki ben yapıtın hiçbir yerinde özellikle şiddet gördüğü,defalarca yüz üstü bırakıldığı halde kocasının dibinden ayrılmayan piraye karakterinde ,ne nazım'a karşı koyabilen gerçek piraye'yi görebildim ne de toplumla ilgili en ufak bir düşünce pırıltısı.
oysaki eski yazarları okuduğumda, özellikle cumhuriyet sonrası milli edebiyat akımını sürdüren yazarların en alakasız yapıtlarında bile toplumsal sorunlara sahip çıkmayı ilke edinmiş,bir duruşu olan kalemler olduğunu görüyorum. hayır bir bize mi denk geldi bu çalakalem,savruk,fabrikasyon ürünler anlayamıyorum.
velhasıl sevgili canan tan, hasbelkader belki bir gün buraya gözün düşer de okursan; yarısını nazım hikmet şiirleriyle ,diğer yarısını saçma sapan gezi yazısı tadında doldurduğun gereksiz betimler ve ucu açık ne yapacağı on beş sayfa önceden tahmin edebileceğin sığ karakterlerinle dolu dört kitabını okumuş (piraye,yüreğim seni çok sevdi,en son yürekler ölür,eroinle dans) beğeni çıtası çok da yüksek olmayan bir okur olarak sana şunu söylemek istiyorum: türk edebiyatının demet akalını gibisin,tez zamanda roman yazmayı bırakman ve ağalı konaklı ikinci sınıf türk dizisi senaristliğine geçmen dileğiyle.
kitapta sözde ana konu, kadın kahramanın etrafında dönen olaylar ve karakterin gelişen olaylar karşısında tutumu olarak işlense de sayfalar boyunca tek okuduğunuz piraye'nin etrafındaki erkekleri tersleyeşi ,ben siyasetle çok ilgiliyim böyle bilgiliyim tarzı konuşup bütün cümlelerinin toplamının ben sol görüşlüyüm demek olduğu ve her ağzını açtığında benim kimseye ihtiyacım yok,kadın dediğin kendi ayakları üzerinde duracak,boyun eğmeyecek tınısında konuşup ona evlenme teklif eden ilk zengin erkekle evlenişi oluyor.
ve ne yazık ki ben yapıtın hiçbir yerinde özellikle şiddet gördüğü,defalarca yüz üstü bırakıldığı halde kocasının dibinden ayrılmayan piraye karakterinde ,ne nazım'a karşı koyabilen gerçek piraye'yi görebildim ne de toplumla ilgili en ufak bir düşünce pırıltısı.
oysaki eski yazarları okuduğumda, özellikle cumhuriyet sonrası milli edebiyat akımını sürdüren yazarların en alakasız yapıtlarında bile toplumsal sorunlara sahip çıkmayı ilke edinmiş,bir duruşu olan kalemler olduğunu görüyorum. hayır bir bize mi denk geldi bu çalakalem,savruk,fabrikasyon ürünler anlayamıyorum.
velhasıl sevgili canan tan, hasbelkader belki bir gün buraya gözün düşer de okursan; yarısını nazım hikmet şiirleriyle ,diğer yarısını saçma sapan gezi yazısı tadında doldurduğun gereksiz betimler ve ucu açık ne yapacağı on beş sayfa önceden tahmin edebileceğin sığ karakterlerinle dolu dört kitabını okumuş (piraye,yüreğim seni çok sevdi,en son yürekler ölür,eroinle dans) beğeni çıtası çok da yüksek olmayan bir okur olarak sana şunu söylemek istiyorum: türk edebiyatının demet akalını gibisin,tez zamanda roman yazmayı bırakman ve ağalı konaklı ikinci sınıf türk dizisi senaristliğine geçmen dileğiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar