bugün
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler18
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu9
- zihni göktay13
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması5
- kadınların piç erkek tercihi9
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- sersem herif10
- kardeş kardeş oynayın3
- trump suikasti3
- insan olmaya ceyrek kala3
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi7
- düşün ki bu gece öldün5
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- 2026 dünya kupası şampiyonu4
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam8
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı8
- yön duygusuna sahip olmamak6
- yeni yazarlara öneriler9
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı7
- sergen yalçın'ın erling haaland'ı beğenmemesi2
- devlet bahçeli5
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- karı kıza para yedirir misiniz7
- 2026 dünya kupası25
- saraca finch house12
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- aylık 337 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- milyonların temmuz zammı netleşmesi6
- en çok hoşa giden doğa olayı2
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- unutulmayan duvar yazıları7
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- ragnar rockefeller38
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- günün şiiri21
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi4
- telefonun aşırı ısınması2
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- yutar mısınız4
- evlenilmeyecek kız tipi5
- ekrem imamoğlu'nun diploma davasının ertelenmesi2
- herbokolog2
- futbol21
- değersizlik hissi6
Güzel ama bence çok büyük hatalara sahip hack & slash oyunu.
Hikaye konusuna hiç girmeyeceğim, çünkü resmen "abi kızı kaçırdılar hadi kurtaralım" senaryosu olduğundan ve açıkçası hiç bir zaman Devil May Cry'ların senaryosuyla öne çıkmamasından da ötürü tüm sinematikleri skipleyerek hikaye hakkında en ufak fikir almadan ilerledim. Biraz bakınmadım değil ama pek açtığını da söyleyemem hikaye modunun. Kabul edilebilir duruyordu az baktığım kadarıyla.
Oynanış açısında ise açıkçası çok DMC'nin mekaniklerini özlediğimi farkettim. DMC bu oyundan baya ilham alarak yapılmış. Nero da düşman çekip hızlıca dövüşleri bitirebilme çok hoşuma gitmiş olsa da Dante'nin şahane comboları ayrı bir tat verdi. Keşke bu ikisini birleştirebilen bir karakter olsaymış. Oyundaki düşmanları öldürmenin çok taktiksel yanları yok. Hepsine spamleyerek öldürebiliyorsunuz ve çok düşman çeşidi olmaması da ayrı bir sorun. Bosslar keza aynı şekilde, spamleyerek öldürebiliyorsunuz. Bir iki düşmanda bazı şeyler yapmanız gerekiyor.
Oyunun en büyük günahı Nero ile ilerlediğiniz tüm yolu Dante ile geri dönüyorsunuz. Aynı düşmanlar aynı mekanlar tekrar tekrar artık fenalık geliyor. Kolayda oynamama rağmen öldürmesi kısa sürmüyor da. Kesinlikle sonlara doğru artık lanet olsun seviyesine gelmiştim.
Bu arada aslında bana göre diğer büyük günahı ise, oyunun ilerle, düşmanla kapış, yolu bul, ilerle mantığında ilerliyor olması. Bir takım puzzle lar yok değil, ama çok sığ kalıyorlar. Platforming kısımları da var, ama yine sığ ve çok tek düze olan noktalardan ibaret. Bu tarz etmenler oyunu ciddi anlamda iç bayan noktalara getiriyor bana sorarsanız.
Dante'nin dövüş sisteminin bu hale getirilmesi bu arada 3. oyundan sonra çok hoş olmuş, anlık değiştirebilmek çok esneklik sağlamış karaktere. Karakterlerden söz ediyorken, Special Edition'a özel olarak sanırım oynanabilir karakterler mevcut. Vergil ya da şu an adı aklıma gelmeyen 2 kızla oynama şansınız var. Ben başta ufaktan sevinmiştim, a ne güzel diğer karakterlere kısa da olsa DLC çıkartmışlar onların hikayesini de göreceğiz diyerekten, ilk bir iki bölümü oynadım, sadece "kanka böyle karakter de yaptık, hadi aynı oyunu bir de bu karakterlerle oyna" demişler gibi duruyordu, kesinlikle katlanabileceğim bir durum değildi, üzgünüm onlar hakkında çok atıp tutamayacağım ama Vergil en azından biraz daha eğlenceli duruyordu. Tüm oyunu oynatmak yerine keşke 30 dk lık falan ayrı yer yapsalarmış. Neyse.
Hoş bir hack and slash ancak benim kişisel tercihlerim yüzünden pek beğenmediğim bir oyun oldu. Ben daha çok hızlıca düşmandan düşmana geçip mümkünse hızlı combolar ile tek aksiyon sekansında tüm düşmanları öldürmeyi istiyorum. DMC 4 ise daha çok tek düşmana kilitlen, öldür. Öldürene kadar Dark Souls misali gerektiği anda dodge'la, öldürdükten sonra diğerine doğru hareketlen, onu öldür diğerine geç mantığıyla ilerliyor. Dark Souls burada heyecanı stamina ile sağlıyor, düşmana karşı taktiksel hareketlenme ile sağlıyor, burada spamleyip öldürmeyi bekliyorsunuz daha çok.
Hikaye konusuna hiç girmeyeceğim, çünkü resmen "abi kızı kaçırdılar hadi kurtaralım" senaryosu olduğundan ve açıkçası hiç bir zaman Devil May Cry'ların senaryosuyla öne çıkmamasından da ötürü tüm sinematikleri skipleyerek hikaye hakkında en ufak fikir almadan ilerledim. Biraz bakınmadım değil ama pek açtığını da söyleyemem hikaye modunun. Kabul edilebilir duruyordu az baktığım kadarıyla.
Oynanış açısında ise açıkçası çok DMC'nin mekaniklerini özlediğimi farkettim. DMC bu oyundan baya ilham alarak yapılmış. Nero da düşman çekip hızlıca dövüşleri bitirebilme çok hoşuma gitmiş olsa da Dante'nin şahane comboları ayrı bir tat verdi. Keşke bu ikisini birleştirebilen bir karakter olsaymış. Oyundaki düşmanları öldürmenin çok taktiksel yanları yok. Hepsine spamleyerek öldürebiliyorsunuz ve çok düşman çeşidi olmaması da ayrı bir sorun. Bosslar keza aynı şekilde, spamleyerek öldürebiliyorsunuz. Bir iki düşmanda bazı şeyler yapmanız gerekiyor.
Oyunun en büyük günahı Nero ile ilerlediğiniz tüm yolu Dante ile geri dönüyorsunuz. Aynı düşmanlar aynı mekanlar tekrar tekrar artık fenalık geliyor. Kolayda oynamama rağmen öldürmesi kısa sürmüyor da. Kesinlikle sonlara doğru artık lanet olsun seviyesine gelmiştim.
Bu arada aslında bana göre diğer büyük günahı ise, oyunun ilerle, düşmanla kapış, yolu bul, ilerle mantığında ilerliyor olması. Bir takım puzzle lar yok değil, ama çok sığ kalıyorlar. Platforming kısımları da var, ama yine sığ ve çok tek düze olan noktalardan ibaret. Bu tarz etmenler oyunu ciddi anlamda iç bayan noktalara getiriyor bana sorarsanız.
Dante'nin dövüş sisteminin bu hale getirilmesi bu arada 3. oyundan sonra çok hoş olmuş, anlık değiştirebilmek çok esneklik sağlamış karaktere. Karakterlerden söz ediyorken, Special Edition'a özel olarak sanırım oynanabilir karakterler mevcut. Vergil ya da şu an adı aklıma gelmeyen 2 kızla oynama şansınız var. Ben başta ufaktan sevinmiştim, a ne güzel diğer karakterlere kısa da olsa DLC çıkartmışlar onların hikayesini de göreceğiz diyerekten, ilk bir iki bölümü oynadım, sadece "kanka böyle karakter de yaptık, hadi aynı oyunu bir de bu karakterlerle oyna" demişler gibi duruyordu, kesinlikle katlanabileceğim bir durum değildi, üzgünüm onlar hakkında çok atıp tutamayacağım ama Vergil en azından biraz daha eğlenceli duruyordu. Tüm oyunu oynatmak yerine keşke 30 dk lık falan ayrı yer yapsalarmış. Neyse.
Hoş bir hack and slash ancak benim kişisel tercihlerim yüzünden pek beğenmediğim bir oyun oldu. Ben daha çok hızlıca düşmandan düşmana geçip mümkünse hızlı combolar ile tek aksiyon sekansında tüm düşmanları öldürmeyi istiyorum. DMC 4 ise daha çok tek düşmana kilitlen, öldür. Öldürene kadar Dark Souls misali gerektiği anda dodge'la, öldürdükten sonra diğerine doğru hareketlen, onu öldür diğerine geç mantığıyla ilerliyor. Dark Souls burada heyecanı stamina ile sağlıyor, düşmana karşı taktiksel hareketlenme ile sağlıyor, burada spamleyip öldürmeyi bekliyorsunuz daha çok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar