bugün
- from gold from dust24
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri15
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği12
- arkadaşlar çok sıkıcısınız7
- queen ravenna ifşası15
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- 50 kilo üstü kız tripleri4
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- tavuklu pilav8
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- kolye143
- ioçk'nın ifşası4
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- beşiktaş18
- crystal palace8
- ayaklara fısıldayan adam5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- at9
- true'nun çaylak olması5
- fırın sütlaç8
- denenecek çok şey var4
- futbol20
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek3
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- avrupa11
- gocu nerede gocu3
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- ümit akdağ3
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- akepe dönemi15
- izmirin en güzel semtleri10
- hava yapmış kavanoz kapağı açmak2
- güney afrika4
- özlemek3
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- 40'a doğru yaklaşmak4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- yeşil3
- la loba21
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
"liberal sol, iktisadi liberalizm ile siyasi liberalizm arasında daimi bir parelellik bağı kurar ve bu denklem onun sosyal alanları ıskalamasına yol açar. hak ve özgürlükler konusunda, bunları taşımak konusunda bir varlık gösteremez. oysa marksist sol liberal solun paralellik kurduğu bu alana tersten bakar ve dolayısıyla arada bir asimetri vardır. liberalizm emekçi solun kollektif emeği ve tepkisini sermaye karşısında geride tutmaya, sınırlandırmaya çalışır ki bu da marksist sola göre bir demokrasi mücadelesi olamaz.
bizim tarihsel ayrımımız gerilimli bir işbirliğiyle uzunca bir dönem daha az görünür olmuştur. bireylerin devlet karşısında korunması, azınlık hakları.. vs, gibi konularda liberal sol ile kurulan bu gerilimli taktik işbirliği artık kurulamaz olmuştur. son zamanlarda aradaki uçurumun bu kadar açılmasının asıl sebebi bahsettiğim bu tarihsel ayrımımızın daha da ayyuka çıkmasındandır.
sol liberallere göre akp'de ve ab sürecinde ciddi bir demokrasi umudu vardır ve onlar türkiye'deki kutuplaşmayı darbeciler ve sivil siyasi güçler olarak okuyarak hayırhah bir tutum içindeler. oysa marksist sol tabloyu böyle okumuyor; ordu gücü, para gücü ve dinin sentezlendiğini görüyor ve ileri sürerek bunlara karşı bir tavır sergiliyor.
onlar iki kutuplu bu okumalarına sosyalist solu katmayı hedefleyerek 'gelin demokrasi cephesine diyorlar'. biz ise bu okumanın yanlış olduğunu, onların okumasındaki iki kutup arasında derinden bir sermaye bağı bulunduğunu söyleyerek onları bir '3. cepheye' çağırıyoruz. (ki onlar da bu cepheyi hayal olarak tanımlıyorlar) oysa liberal solun bazı fantezileri var: onlar küreselleşmeyi iyi buluyor. açık ekonomiyi seviyor.
küreselleşme ve demokrasi arasında ciddi bir bağ görüyor. akp'nin ab sürecinde şeriat- laiklik kutuplaşmasına şifa olacağını düşünüyor. ve işte bütün bunları gelip marksist sola anlatıyorlar çünkü onlar için bu kesimin kanaati önemli. bu kesim onlar için sağlama yeri ve biz de onlara bu okumalarının yanlışlığını söylediğimizde, sular biraz daha hırçınlaşıyor.
ortaya çıkan bu yeni para, ordu, din egemenliğine karşısında cılız da olsa bir itiraz üreterek doğru tavır takınacak tek kesim bugün marksist soldan fazlası değildir. haksız yere her neyse suçlanırsa suçlansın (ırkçılık dahil!) bu tartışmalardan en az şekilde yıpranarak, stratejik duruşunu korumalı. zaten bir seçim yapması gereken sosyalist sol değil liberallerdir. onlar bu haksız gücün yanında mı, karşısında mı duracaklarına karar vermeliler."
(bkz: kenan kalyon)
bizim tarihsel ayrımımız gerilimli bir işbirliğiyle uzunca bir dönem daha az görünür olmuştur. bireylerin devlet karşısında korunması, azınlık hakları.. vs, gibi konularda liberal sol ile kurulan bu gerilimli taktik işbirliği artık kurulamaz olmuştur. son zamanlarda aradaki uçurumun bu kadar açılmasının asıl sebebi bahsettiğim bu tarihsel ayrımımızın daha da ayyuka çıkmasındandır.
sol liberallere göre akp'de ve ab sürecinde ciddi bir demokrasi umudu vardır ve onlar türkiye'deki kutuplaşmayı darbeciler ve sivil siyasi güçler olarak okuyarak hayırhah bir tutum içindeler. oysa marksist sol tabloyu böyle okumuyor; ordu gücü, para gücü ve dinin sentezlendiğini görüyor ve ileri sürerek bunlara karşı bir tavır sergiliyor.
onlar iki kutuplu bu okumalarına sosyalist solu katmayı hedefleyerek 'gelin demokrasi cephesine diyorlar'. biz ise bu okumanın yanlış olduğunu, onların okumasındaki iki kutup arasında derinden bir sermaye bağı bulunduğunu söyleyerek onları bir '3. cepheye' çağırıyoruz. (ki onlar da bu cepheyi hayal olarak tanımlıyorlar) oysa liberal solun bazı fantezileri var: onlar küreselleşmeyi iyi buluyor. açık ekonomiyi seviyor.
küreselleşme ve demokrasi arasında ciddi bir bağ görüyor. akp'nin ab sürecinde şeriat- laiklik kutuplaşmasına şifa olacağını düşünüyor. ve işte bütün bunları gelip marksist sola anlatıyorlar çünkü onlar için bu kesimin kanaati önemli. bu kesim onlar için sağlama yeri ve biz de onlara bu okumalarının yanlışlığını söylediğimizde, sular biraz daha hırçınlaşıyor.
ortaya çıkan bu yeni para, ordu, din egemenliğine karşısında cılız da olsa bir itiraz üreterek doğru tavır takınacak tek kesim bugün marksist soldan fazlası değildir. haksız yere her neyse suçlanırsa suçlansın (ırkçılık dahil!) bu tartışmalardan en az şekilde yıpranarak, stratejik duruşunu korumalı. zaten bir seçim yapması gereken sosyalist sol değil liberallerdir. onlar bu haksız gücün yanında mı, karşısında mı duracaklarına karar vermeliler."
(bkz: kenan kalyon)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar