bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- aklını yitirmek4
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- matbaanın gecikmesine sebep5
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- 50 tl ile rolling yapmak6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- horoz hayası çorbası5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- slavko vincic15
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eski nahif sözlük kızları2
- bira cips6
- nervio11
- manifest grubu3
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- ispanya20
- acıktım ben3
- ona bir şey söyle9
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- kadim kültürler4
- 2026 dünya kupası25
- laptop5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- devlet bahçeli5
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- gocusuz sözlük4
- tememda kenka nalaka10
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
"liberal sol, iktisadi liberalizm ile siyasi liberalizm arasında daimi bir parelellik bağı kurar ve bu denklem onun sosyal alanları ıskalamasına yol açar. hak ve özgürlükler konusunda, bunları taşımak konusunda bir varlık gösteremez. oysa marksist sol liberal solun paralellik kurduğu bu alana tersten bakar ve dolayısıyla arada bir asimetri vardır. liberalizm emekçi solun kollektif emeği ve tepkisini sermaye karşısında geride tutmaya, sınırlandırmaya çalışır ki bu da marksist sola göre bir demokrasi mücadelesi olamaz.
bizim tarihsel ayrımımız gerilimli bir işbirliğiyle uzunca bir dönem daha az görünür olmuştur. bireylerin devlet karşısında korunması, azınlık hakları.. vs, gibi konularda liberal sol ile kurulan bu gerilimli taktik işbirliği artık kurulamaz olmuştur. son zamanlarda aradaki uçurumun bu kadar açılmasının asıl sebebi bahsettiğim bu tarihsel ayrımımızın daha da ayyuka çıkmasındandır.
sol liberallere göre akp'de ve ab sürecinde ciddi bir demokrasi umudu vardır ve onlar türkiye'deki kutuplaşmayı darbeciler ve sivil siyasi güçler olarak okuyarak hayırhah bir tutum içindeler. oysa marksist sol tabloyu böyle okumuyor; ordu gücü, para gücü ve dinin sentezlendiğini görüyor ve ileri sürerek bunlara karşı bir tavır sergiliyor.
onlar iki kutuplu bu okumalarına sosyalist solu katmayı hedefleyerek 'gelin demokrasi cephesine diyorlar'. biz ise bu okumanın yanlış olduğunu, onların okumasındaki iki kutup arasında derinden bir sermaye bağı bulunduğunu söyleyerek onları bir '3. cepheye' çağırıyoruz. (ki onlar da bu cepheyi hayal olarak tanımlıyorlar) oysa liberal solun bazı fantezileri var: onlar küreselleşmeyi iyi buluyor. açık ekonomiyi seviyor.
küreselleşme ve demokrasi arasında ciddi bir bağ görüyor. akp'nin ab sürecinde şeriat- laiklik kutuplaşmasına şifa olacağını düşünüyor. ve işte bütün bunları gelip marksist sola anlatıyorlar çünkü onlar için bu kesimin kanaati önemli. bu kesim onlar için sağlama yeri ve biz de onlara bu okumalarının yanlışlığını söylediğimizde, sular biraz daha hırçınlaşıyor.
ortaya çıkan bu yeni para, ordu, din egemenliğine karşısında cılız da olsa bir itiraz üreterek doğru tavır takınacak tek kesim bugün marksist soldan fazlası değildir. haksız yere her neyse suçlanırsa suçlansın (ırkçılık dahil!) bu tartışmalardan en az şekilde yıpranarak, stratejik duruşunu korumalı. zaten bir seçim yapması gereken sosyalist sol değil liberallerdir. onlar bu haksız gücün yanında mı, karşısında mı duracaklarına karar vermeliler."
(bkz: kenan kalyon)
bizim tarihsel ayrımımız gerilimli bir işbirliğiyle uzunca bir dönem daha az görünür olmuştur. bireylerin devlet karşısında korunması, azınlık hakları.. vs, gibi konularda liberal sol ile kurulan bu gerilimli taktik işbirliği artık kurulamaz olmuştur. son zamanlarda aradaki uçurumun bu kadar açılmasının asıl sebebi bahsettiğim bu tarihsel ayrımımızın daha da ayyuka çıkmasındandır.
sol liberallere göre akp'de ve ab sürecinde ciddi bir demokrasi umudu vardır ve onlar türkiye'deki kutuplaşmayı darbeciler ve sivil siyasi güçler olarak okuyarak hayırhah bir tutum içindeler. oysa marksist sol tabloyu böyle okumuyor; ordu gücü, para gücü ve dinin sentezlendiğini görüyor ve ileri sürerek bunlara karşı bir tavır sergiliyor.
onlar iki kutuplu bu okumalarına sosyalist solu katmayı hedefleyerek 'gelin demokrasi cephesine diyorlar'. biz ise bu okumanın yanlış olduğunu, onların okumasındaki iki kutup arasında derinden bir sermaye bağı bulunduğunu söyleyerek onları bir '3. cepheye' çağırıyoruz. (ki onlar da bu cepheyi hayal olarak tanımlıyorlar) oysa liberal solun bazı fantezileri var: onlar küreselleşmeyi iyi buluyor. açık ekonomiyi seviyor.
küreselleşme ve demokrasi arasında ciddi bir bağ görüyor. akp'nin ab sürecinde şeriat- laiklik kutuplaşmasına şifa olacağını düşünüyor. ve işte bütün bunları gelip marksist sola anlatıyorlar çünkü onlar için bu kesimin kanaati önemli. bu kesim onlar için sağlama yeri ve biz de onlara bu okumalarının yanlışlığını söylediğimizde, sular biraz daha hırçınlaşıyor.
ortaya çıkan bu yeni para, ordu, din egemenliğine karşısında cılız da olsa bir itiraz üreterek doğru tavır takınacak tek kesim bugün marksist soldan fazlası değildir. haksız yere her neyse suçlanırsa suçlansın (ırkçılık dahil!) bu tartışmalardan en az şekilde yıpranarak, stratejik duruşunu korumalı. zaten bir seçim yapması gereken sosyalist sol değil liberallerdir. onlar bu haksız gücün yanında mı, karşısında mı duracaklarına karar vermeliler."
(bkz: kenan kalyon)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar