bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle11
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri12
- islam düşmanlarına bir soru8
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- 29 temmuz 2026 butlancıların birbirine girmesi3
- mehdiye inanıyor musunuz8
- gregor clegane3
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- gelecek partisi2
- zengin ama cimri erkek çekici midir2
- mobile legends3
- yeni parti51
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- eren kaşıkçı4
- sandor clegane2
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- johnny sinsin mutfağına konuk olmak3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı5
- manifest grubu vs tarkan16
- tywin lannister ve olenna tyrell2
- kanlı gözlerle aynaya bakmak3
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- sözlük kızlarının kekleri11
- cennetten düşerken canın yandı mı4
- forlove19 sorunsalı4
- borsa 10 000 lere gidebilir mi3
- uzun burunlu ince dudaklı kadın çekiciliği2
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- güne bir türkü barcı bırak3
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- hikayeyi devam ettir54
- am ile pm yi karıştırmak5
- huzur7
- balerion4
- içeri gidip tv izleyecek olmam2
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- tbmm de yaşanan cinsel istismar skandalı2
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- the odyssey6
- özgür özel den yeni parti bağış kampanyası2
- ahmet davutoğlu2
- masterchef şampiyonu eren kaşıkçı'nın ölümü2
- yine çok fena burnum kanadı5
- drone a ötv getirmek2
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması3
- aylık 403 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
Go son derece basit birkaç kurala dayanır, fakat herhalde dünyanın en karmaşık, en zor oyunudur. Karşılaştırmak gerekirse, günümüzde dünya şampiyonu bir satranççıyı yenebilecek bilgisayar programları yazılabilmişken; amatör 1. dan seviyesinde oynayabilecek bir program yazabilene 1 milyon dolar ödül vadedilmiştir. Burada satrancın 8×8’lik bir tahtada, go’nun ise bunun dört katı büyüklükteki bir tahtada oynandığı için daha karmaşık olduğu gibi düz mantık bir yaklaşım akla gelebilir; fakat içine girildiğinde görülebileceği gibi go strateji, çok ince taktik savaşları ve en önemlisi de oyuncuların ruhsal gelişimlerinin birbirine harmanlandığı, matematiğin yanısıra şiirin de aynı derecede rol oynadığı bir ‘ruh terbiyesi’ oyunudur. Go, Japon ve Çin kültüründeki pek çok diğer unsur gibi ( taichi, döğüş sanatları, ikebana vs.) kişinin kendini eğiterek ‘ben’ini anlamasında, aşmasında ve ‘gerçek’leri kavramasındaki yollardan biri olarak kabul edilir.
Go’nun ilk dikkati çeken özelliklerinden biri, sadece birkaç kurala sahip olmasına karşın sonsuz açılımları doğurmasıdır. Go icat edildiğinden beri her bir hamlesi birbirinin aynı olan tek bir oyunun bile oynanmadığını söyleyen bir deyiş vardır ve bu doğrudur. Tahtada bir sağa ya da bir yukarı oynanan taş bütün oyunun akışını, dengeleri değiştirecektir; hiçbir zorunlu hamle dizisinden sözedilemez, belli yerlere oynanan hamlelere belli yanıtlar verilmesi gelenekleşmişse de, gelenekler zaten bozulmak içindir. Go, bir anlamda, her bir hamlede evrenin ahenkine kusursuz bir uyum içerisinde kalınarak oynanmasını gerektirir; bu da, elbette, bu ahenkle aynı ritmdeki bir ruhsal durumu zorunlu kılar. Go’da (esir düşerek tahtadan kaldırılmış taşlar, ‘iki gözünü yapmış’ gruplar ya da oyun sonu dışında) hiçbir kesin durum yoktur, dengeler her an değişebilir, büyük farkla önde götürülen bir oyun bir anda kaybedilebilir, ‘tamam burası benim’ dediğiniz bir alan bir anda işgal edilebilir, ava giden avlanabilir; bu anlamda, go’da boş bulunmaya, dikkatsizliğe, konsantre yitimine, ‘gerçeği’ gözardı etmeye yer yoktur. Oynadığınız oyun bir camcının üfleyerek oluşturduğu cam nesne gibidir, benliğinize ne denli söz geçirebilir ve nefesinizi ne denli kontrol edebilirseniz, istediğiniz sonuca o denli yaklaşabilirsiniz, nefesinizden ya da elinizden çıkan en ufak hata ise camın şeklini bir anda bozacaktır. Tabii, yapabileceğinizin en iyisini ortaya koyup yenilmek de seçenekler arasındadır, o zaman da daha katedecek yolunuz olduğunu size ne güzel anlattığı için rakibinizin önünde saygıyla eğilmektir elinizden gelen.
http://www.tgod.org.tr/go-nedir
Go’nun ilk dikkati çeken özelliklerinden biri, sadece birkaç kurala sahip olmasına karşın sonsuz açılımları doğurmasıdır. Go icat edildiğinden beri her bir hamlesi birbirinin aynı olan tek bir oyunun bile oynanmadığını söyleyen bir deyiş vardır ve bu doğrudur. Tahtada bir sağa ya da bir yukarı oynanan taş bütün oyunun akışını, dengeleri değiştirecektir; hiçbir zorunlu hamle dizisinden sözedilemez, belli yerlere oynanan hamlelere belli yanıtlar verilmesi gelenekleşmişse de, gelenekler zaten bozulmak içindir. Go, bir anlamda, her bir hamlede evrenin ahenkine kusursuz bir uyum içerisinde kalınarak oynanmasını gerektirir; bu da, elbette, bu ahenkle aynı ritmdeki bir ruhsal durumu zorunlu kılar. Go’da (esir düşerek tahtadan kaldırılmış taşlar, ‘iki gözünü yapmış’ gruplar ya da oyun sonu dışında) hiçbir kesin durum yoktur, dengeler her an değişebilir, büyük farkla önde götürülen bir oyun bir anda kaybedilebilir, ‘tamam burası benim’ dediğiniz bir alan bir anda işgal edilebilir, ava giden avlanabilir; bu anlamda, go’da boş bulunmaya, dikkatsizliğe, konsantre yitimine, ‘gerçeği’ gözardı etmeye yer yoktur. Oynadığınız oyun bir camcının üfleyerek oluşturduğu cam nesne gibidir, benliğinize ne denli söz geçirebilir ve nefesinizi ne denli kontrol edebilirseniz, istediğiniz sonuca o denli yaklaşabilirsiniz, nefesinizden ya da elinizden çıkan en ufak hata ise camın şeklini bir anda bozacaktır. Tabii, yapabileceğinizin en iyisini ortaya koyup yenilmek de seçenekler arasındadır, o zaman da daha katedecek yolunuz olduğunu size ne güzel anlattığı için rakibinizin önünde saygıyla eğilmektir elinizden gelen.
http://www.tgod.org.tr/go-nedir
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar