bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- manifest dinleyen erkek11
- kardeş2
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- herkes yatmış görünüyor3
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- sudekiray3
- eğitimde sınav sistemi2
- berrak tüzünataç3
- mohamed salah ghaly13
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- gulmekicinyaratilmis11
- türkiye7
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- komik olmayan komedyen2
- yaz yemekleri5
- mesele ne senin benden ayrılman3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- spiderman mi döver batman mi5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- stres yönetimi6
- insan zamandan ibarettir3
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- mauro icardi3
- trabzonspor7
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- gocu4
- taşak sütyeni2
- doğuda yaşayan yazarlar5
- tofaş2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- elalem ne der4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- petrol4
- birleşik krallık2
Anlamsızdır.
Küçük bir çocukken düz çizgi çizdiğiniz için ya da şu an çok basit gözüken okuma-yazma öğrenme becerinizi kazanırken bununla bile mutlu olabilen aile, yeri geldiğinde akraba ziyaretlerinde bizim kız/oğlan da okuma yazmayı çözdü amcası diyen baba, eğer siz büyüdükten sonra da aynı hevesle başarılarınızı -sizin başarı saydıklarınızı- takdir etmiyor ve bununla kıvanç duymuyorsa sorun sizde değildir. Zaten küçük yaşınızda da çizgi çizebilmenin "başarı" sayıldığını ailenizden öğrenmişsinizdir. Sanmiyorum ki önüne çizgi çalışması kitabı vb. bir şey konulduğunda çocuk bunu kazanılacak bir savaş gibi görsün.
Baba figürü başarının sınırlarını kendi kafasında sürekli degistirir. Her seferinde daha fazlasını bekler ve bunun sonu kati suretle gelmez. Çünkü çocuğunun nasıl o istediği için, yap dediği için, yapılması gereken bir sey olduğu için öğrettiği düz çizgi meselesini hallettiğini gördüyse, yeni başarı balonlarını da bir bir patlatmasını bekler.
Sırf tebriğini duymak için çıktığınız her bir basamağı bir sure sonra zaten zorunluluk olarak görmeye başlayacağı için, siz o basamakları çıkmaktan vazgeçtiğiniz an eleştiri oklarının da kurbanı olursunuz. Hatta ve hatta beceriksiz, niteliksiz, nankör vb. sıfatlarla yaftalanmanız da olası...
Kişi aslında bu noktayı farkettiği an ayakları yerine basmaya başlıyor bence. Ailenin takdirini kazanmak için çabalamanıza gerek yok, takdir etmek isteyen aile zaten ufacık bir sebep dahi bulur ve sizi mutlu eder. Hatta yeri gelir yalnızca siz mutlu olun diye dahi başarısızlığınızı bile takdir eder ki ayağa kalkıp tekrar başarı basamaklarını çıkmaya başlayın. Başarınız için güç olur eger isterse.
Aksi halde ise istediğiniz kadar fedakarlıkta bulunun, aferin kelimesi duyduklarınız arasında asla olmayacaktır.
insan kendi kendini takdir edebilmeli, gece yatağa başını koyduğunda yaptıkları için mutlu olabilmeli. Gerisi olmuyorsa da bunun için yormamalı kendini, kendi doğruları için harcamalı kalan gücünü.
Küçük bir çocukken düz çizgi çizdiğiniz için ya da şu an çok basit gözüken okuma-yazma öğrenme becerinizi kazanırken bununla bile mutlu olabilen aile, yeri geldiğinde akraba ziyaretlerinde bizim kız/oğlan da okuma yazmayı çözdü amcası diyen baba, eğer siz büyüdükten sonra da aynı hevesle başarılarınızı -sizin başarı saydıklarınızı- takdir etmiyor ve bununla kıvanç duymuyorsa sorun sizde değildir. Zaten küçük yaşınızda da çizgi çizebilmenin "başarı" sayıldığını ailenizden öğrenmişsinizdir. Sanmiyorum ki önüne çizgi çalışması kitabı vb. bir şey konulduğunda çocuk bunu kazanılacak bir savaş gibi görsün.
Baba figürü başarının sınırlarını kendi kafasında sürekli degistirir. Her seferinde daha fazlasını bekler ve bunun sonu kati suretle gelmez. Çünkü çocuğunun nasıl o istediği için, yap dediği için, yapılması gereken bir sey olduğu için öğrettiği düz çizgi meselesini hallettiğini gördüyse, yeni başarı balonlarını da bir bir patlatmasını bekler.
Sırf tebriğini duymak için çıktığınız her bir basamağı bir sure sonra zaten zorunluluk olarak görmeye başlayacağı için, siz o basamakları çıkmaktan vazgeçtiğiniz an eleştiri oklarının da kurbanı olursunuz. Hatta ve hatta beceriksiz, niteliksiz, nankör vb. sıfatlarla yaftalanmanız da olası...
Kişi aslında bu noktayı farkettiği an ayakları yerine basmaya başlıyor bence. Ailenin takdirini kazanmak için çabalamanıza gerek yok, takdir etmek isteyen aile zaten ufacık bir sebep dahi bulur ve sizi mutlu eder. Hatta yeri gelir yalnızca siz mutlu olun diye dahi başarısızlığınızı bile takdir eder ki ayağa kalkıp tekrar başarı basamaklarını çıkmaya başlayın. Başarınız için güç olur eger isterse.
Aksi halde ise istediğiniz kadar fedakarlıkta bulunun, aferin kelimesi duyduklarınız arasında asla olmayacaktır.
insan kendi kendini takdir edebilmeli, gece yatağa başını koyduğunda yaptıkları için mutlu olabilmeli. Gerisi olmuyorsa da bunun için yormamalı kendini, kendi doğruları için harcamalı kalan gücünü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar