bugün
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek13
- amedspor30
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- şimdi ne yapsam acaba8
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- kim milyoner olmak ister5
- itici gelen davranışlar4
- bu ne hal yahu9
- bugünlük bu kadar yeter sözlük3
- yarma şeftali7
- gençlerin iş arama paltformları3
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- manken gibi kadınla evlenmek4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- kar soğuğu4
- bu sözlükte en büyük benim4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu7
- aleksey batrakov27
- cumartesi gecesi3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akşama ne yemek yapsam10
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
- bilecik3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- geceye bir şiir bırak5
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- ismet özel der ki2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- 4 çocuğunu bırakıp evli genç adama kaçan kadın5
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı9
- galatasaray7
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- şeftalinin tüylerini jiletle almak5
- masaj salonu2
- izdivaç programları3
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- sözlük üzerinden alınan son dm6
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
- kumar oynamak2
- 900 lü hatlar2
- deveciolpeyy5
- kaz eti2
- 7 kasım 2026 göztepe başakşehir maçı3
Anlamsızdır.
Küçük bir çocukken düz çizgi çizdiğiniz için ya da şu an çok basit gözüken okuma-yazma öğrenme becerinizi kazanırken bununla bile mutlu olabilen aile, yeri geldiğinde akraba ziyaretlerinde bizim kız/oğlan da okuma yazmayı çözdü amcası diyen baba, eğer siz büyüdükten sonra da aynı hevesle başarılarınızı -sizin başarı saydıklarınızı- takdir etmiyor ve bununla kıvanç duymuyorsa sorun sizde değildir. Zaten küçük yaşınızda da çizgi çizebilmenin "başarı" sayıldığını ailenizden öğrenmişsinizdir. Sanmiyorum ki önüne çizgi çalışması kitabı vb. bir şey konulduğunda çocuk bunu kazanılacak bir savaş gibi görsün.
Baba figürü başarının sınırlarını kendi kafasında sürekli degistirir. Her seferinde daha fazlasını bekler ve bunun sonu kati suretle gelmez. Çünkü çocuğunun nasıl o istediği için, yap dediği için, yapılması gereken bir sey olduğu için öğrettiği düz çizgi meselesini hallettiğini gördüyse, yeni başarı balonlarını da bir bir patlatmasını bekler.
Sırf tebriğini duymak için çıktığınız her bir basamağı bir sure sonra zaten zorunluluk olarak görmeye başlayacağı için, siz o basamakları çıkmaktan vazgeçtiğiniz an eleştiri oklarının da kurbanı olursunuz. Hatta ve hatta beceriksiz, niteliksiz, nankör vb. sıfatlarla yaftalanmanız da olası...
Kişi aslında bu noktayı farkettiği an ayakları yerine basmaya başlıyor bence. Ailenin takdirini kazanmak için çabalamanıza gerek yok, takdir etmek isteyen aile zaten ufacık bir sebep dahi bulur ve sizi mutlu eder. Hatta yeri gelir yalnızca siz mutlu olun diye dahi başarısızlığınızı bile takdir eder ki ayağa kalkıp tekrar başarı basamaklarını çıkmaya başlayın. Başarınız için güç olur eger isterse.
Aksi halde ise istediğiniz kadar fedakarlıkta bulunun, aferin kelimesi duyduklarınız arasında asla olmayacaktır.
insan kendi kendini takdir edebilmeli, gece yatağa başını koyduğunda yaptıkları için mutlu olabilmeli. Gerisi olmuyorsa da bunun için yormamalı kendini, kendi doğruları için harcamalı kalan gücünü.
Küçük bir çocukken düz çizgi çizdiğiniz için ya da şu an çok basit gözüken okuma-yazma öğrenme becerinizi kazanırken bununla bile mutlu olabilen aile, yeri geldiğinde akraba ziyaretlerinde bizim kız/oğlan da okuma yazmayı çözdü amcası diyen baba, eğer siz büyüdükten sonra da aynı hevesle başarılarınızı -sizin başarı saydıklarınızı- takdir etmiyor ve bununla kıvanç duymuyorsa sorun sizde değildir. Zaten küçük yaşınızda da çizgi çizebilmenin "başarı" sayıldığını ailenizden öğrenmişsinizdir. Sanmiyorum ki önüne çizgi çalışması kitabı vb. bir şey konulduğunda çocuk bunu kazanılacak bir savaş gibi görsün.
Baba figürü başarının sınırlarını kendi kafasında sürekli degistirir. Her seferinde daha fazlasını bekler ve bunun sonu kati suretle gelmez. Çünkü çocuğunun nasıl o istediği için, yap dediği için, yapılması gereken bir sey olduğu için öğrettiği düz çizgi meselesini hallettiğini gördüyse, yeni başarı balonlarını da bir bir patlatmasını bekler.
Sırf tebriğini duymak için çıktığınız her bir basamağı bir sure sonra zaten zorunluluk olarak görmeye başlayacağı için, siz o basamakları çıkmaktan vazgeçtiğiniz an eleştiri oklarının da kurbanı olursunuz. Hatta ve hatta beceriksiz, niteliksiz, nankör vb. sıfatlarla yaftalanmanız da olası...
Kişi aslında bu noktayı farkettiği an ayakları yerine basmaya başlıyor bence. Ailenin takdirini kazanmak için çabalamanıza gerek yok, takdir etmek isteyen aile zaten ufacık bir sebep dahi bulur ve sizi mutlu eder. Hatta yeri gelir yalnızca siz mutlu olun diye dahi başarısızlığınızı bile takdir eder ki ayağa kalkıp tekrar başarı basamaklarını çıkmaya başlayın. Başarınız için güç olur eger isterse.
Aksi halde ise istediğiniz kadar fedakarlıkta bulunun, aferin kelimesi duyduklarınız arasında asla olmayacaktır.
insan kendi kendini takdir edebilmeli, gece yatağa başını koyduğunda yaptıkları için mutlu olabilmeli. Gerisi olmuyorsa da bunun için yormamalı kendini, kendi doğruları için harcamalı kalan gücünü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com