bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı35
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- zall yüzünden gol yememiz5
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll4
- tutulan takım gol yiyince maçı kapatmak3
- milli maçı izlemeyen erkek4
- uğurcan çakır'ın kova olması2
- arda güler5
- en iyi antidepresan18
- milli futbolcuların sigara içtikleri iddiası2
- vincenzo montella2
- rakı içen kadınlara hiçbir erkeğin aşık olmaması4
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni2
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık2
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- yalnızca milli maç izleyen erkek2
- anın görüntüsü22
- avustralyalıların iri yarı olması2
- isviçre'nin nüfusu 10 milyonla sınırlama referandu2
- su molası2
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
- mutlu bir ilişkinin anahtarı8
- chp'nin hali ne olacak58
- bulgar uzunhavası2
- sözlük yazarlarının ruh hali9
- avustralya 0 türkiye 72
- adhdli amelia2
- şirinler köyüne yeni şirin13
- durduk yere instagramda takipten çıkan arkadaş9
- milli futbolcuların sigara içtikleri iddaası2
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak11
- sözlükte yazmanın faydaları8
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı18
- kola bağımlılığı2
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması8
- 9 haziran 2026 belfast olayları2
- bir şeyler söyle8
- evlilik vs bekarlık7
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi9
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek9
- nataşalara para yedirmek9
- uysaljakoben12
- diyanetin abd'deki villaları16
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- arkadaşlar bakar mısınız14
- evrim teorisine göre ilk canlı hemen türedi mi7
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek9
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- kötü biri olduğunu bilmek10
Bugün izlediğim Cem yılmaz filmi.
Ben cem yılmazı severim. Gora’yı, Arog’u, yahşi batı’yı, pek yakında’yı, ali baba ve yedi cüceler’i severek izledim. Bu yüzden bu filme giderken olumlu bir önyargım vardı.
Film başladığında ve ekranda Cmylmz yazısını gördüğümde kötü de olsa yinede emek verilmiş bir şeyi izleyeceğimden emindim. Ki gerçekten de böyleydi. Arif karakteri çok sempatik bir karakter. Tezcanlı, ağzı iyi laf yapan, her türlü durumdan pratik zekasıyla kendini kurtaran bir adam.
-içinde bulunduğu durumun dışına çıkmayı çok seven biri değil arif. Örneğin gora’ya gittiğinde orada kalmayı kabullenmeyip önce kaçmak için yollar bulmaya çalıştı. Ya da arog’da bir an önce çağ atlamak için neler yaptığını hepimiz izledik. Evet, arif ceku’yu çok seviyor ama ajda ile yaptığı öpücük ajda açısından da kendisi içinde masum bir öpücüktü ya bir duygu taşımıyordu.-
Ya siz izlediğinizde nasıl bir duygu uyandırdı bilmiyorum ama ben ilk sahnede arif’i telefonla konuşurken gördüğümde sanki çok sevdiğim ama uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı görmüş gibi oldum. Efektler çok güzeldi. Emek verilmişti. izlerken gerçekten kaliteli bir film izlediğimi her sahnesinde farkettim. Sahneler tertemizdi. Saçma gölgeler, gereksiz ışıklar yoktu.
Gora’yı çok beğenmiştim evet ama bence arif v 216 gora’dan çok daha başarılı bir film olmuş. Sadece görüntü açısından değil hikaye açısından da öyle... Sahneler, müzikler, kıyafetler, diyaloglar hepsi daha da geliştirilerek sunulmuş önümüze. Film bir türk filmi klişesiyle başladı ve bir türk filmi klişesiyle bitmesi çok normaldi. iyi ki de öyle oldu. Hikayenin istikrarı bozulmadı.
Göndermeler güzeldi. Bilen insanlar için bir kahkaha bilmeyenler içinse sıradan bir diyalog olabilir haklısınız ama bu kötü olduğunu, olmaması gerektiğini göstermez. Ozan güven’in aşıklar tepesinde ‘kaç yaşındasın sen, ne salak salak sorular bunlar’ repliği bütün salonu kahkaya boğdu örneğin. Evet bilmeyen içinse sıradan, konuşmanın bütünlüğünü sağlayan bir diyalog. Bilene ufak bir göz kırpıyor sadece.
Zafer algöz’ün ayça’ya para iadesi yorumu küstahlık değil kendine güvenen bir insanın cevabı. Zira ben olsaydım onun yaptığı şarkıları hatırlatıp susması gerektiğini söylerdim. Adam çok da kibarca yapmış. Kendi ürününe güvenen bir çok marka kullanıyor bunu. Beğenmediyseniz paranız iade diye. Zaman konusunda ise o kadar çok şeye boş yere zaman harcıyoruz ki çok da kafaya takmamak lazım. Madem bu denli beğenmediyseniz En kötü bundan da bir ders çıkarıp bir daha cem yılmaz filmine gitmezsiniz.
Bu bir kişisel tercih meselesi. Elbette beğenmek gibi beğenmemek de olacak. Ama emeğe saygı başka şey. Bir kişi size hazır börek alıp sadece fırına atıyor diğeri ise size eliyle börek açıyor. Tadı kötü olabilir ama en azından bir eline sağlık’ı hakediyor.
Daha nice filmlere cem yılmaz. Keşke daha çok yapsan da daha çok izlesek.
Ben cem yılmazı severim. Gora’yı, Arog’u, yahşi batı’yı, pek yakında’yı, ali baba ve yedi cüceler’i severek izledim. Bu yüzden bu filme giderken olumlu bir önyargım vardı.
Film başladığında ve ekranda Cmylmz yazısını gördüğümde kötü de olsa yinede emek verilmiş bir şeyi izleyeceğimden emindim. Ki gerçekten de böyleydi. Arif karakteri çok sempatik bir karakter. Tezcanlı, ağzı iyi laf yapan, her türlü durumdan pratik zekasıyla kendini kurtaran bir adam.
-içinde bulunduğu durumun dışına çıkmayı çok seven biri değil arif. Örneğin gora’ya gittiğinde orada kalmayı kabullenmeyip önce kaçmak için yollar bulmaya çalıştı. Ya da arog’da bir an önce çağ atlamak için neler yaptığını hepimiz izledik. Evet, arif ceku’yu çok seviyor ama ajda ile yaptığı öpücük ajda açısından da kendisi içinde masum bir öpücüktü ya bir duygu taşımıyordu.-
Ya siz izlediğinizde nasıl bir duygu uyandırdı bilmiyorum ama ben ilk sahnede arif’i telefonla konuşurken gördüğümde sanki çok sevdiğim ama uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı görmüş gibi oldum. Efektler çok güzeldi. Emek verilmişti. izlerken gerçekten kaliteli bir film izlediğimi her sahnesinde farkettim. Sahneler tertemizdi. Saçma gölgeler, gereksiz ışıklar yoktu.
Gora’yı çok beğenmiştim evet ama bence arif v 216 gora’dan çok daha başarılı bir film olmuş. Sadece görüntü açısından değil hikaye açısından da öyle... Sahneler, müzikler, kıyafetler, diyaloglar hepsi daha da geliştirilerek sunulmuş önümüze. Film bir türk filmi klişesiyle başladı ve bir türk filmi klişesiyle bitmesi çok normaldi. iyi ki de öyle oldu. Hikayenin istikrarı bozulmadı.
Göndermeler güzeldi. Bilen insanlar için bir kahkaha bilmeyenler içinse sıradan bir diyalog olabilir haklısınız ama bu kötü olduğunu, olmaması gerektiğini göstermez. Ozan güven’in aşıklar tepesinde ‘kaç yaşındasın sen, ne salak salak sorular bunlar’ repliği bütün salonu kahkaya boğdu örneğin. Evet bilmeyen içinse sıradan, konuşmanın bütünlüğünü sağlayan bir diyalog. Bilene ufak bir göz kırpıyor sadece.
Zafer algöz’ün ayça’ya para iadesi yorumu küstahlık değil kendine güvenen bir insanın cevabı. Zira ben olsaydım onun yaptığı şarkıları hatırlatıp susması gerektiğini söylerdim. Adam çok da kibarca yapmış. Kendi ürününe güvenen bir çok marka kullanıyor bunu. Beğenmediyseniz paranız iade diye. Zaman konusunda ise o kadar çok şeye boş yere zaman harcıyoruz ki çok da kafaya takmamak lazım. Madem bu denli beğenmediyseniz En kötü bundan da bir ders çıkarıp bir daha cem yılmaz filmine gitmezsiniz.
Bu bir kişisel tercih meselesi. Elbette beğenmek gibi beğenmemek de olacak. Ama emeğe saygı başka şey. Bir kişi size hazır börek alıp sadece fırına atıyor diğeri ise size eliyle börek açıyor. Tadı kötü olabilir ama en azından bir eline sağlık’ı hakediyor.
Daha nice filmlere cem yılmaz. Keşke daha çok yapsan da daha çok izlesek.
Gündemdeki Haberler