bugün
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- ortada bir yolsuzluk olmaması11
- yağmurdan nefret etmek7
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- sözlük yazarlarının kombinleri6
- street fighter3
- gül döktüm yollarına2
- alfabede j harfi neden var2
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- romanya52
- nihat genç5
- adam yine kazanacak3
- albea var mı abi düşük kilometreli5
- fırtınalı hava2
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis8
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- matkabın var mı diye mesaj atan kız4
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- otel odası10
- işsiz2
- türkiye24
- fatma betül sayan kaya39
- almanya25
- karton toplayan çocuk16
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması2
- dünya61
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi14
- sözlük kızlarının ojeleri16
- sözlükteki ayakçılar10
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- yüksek enflasyon3
- roketsan'ın karaok füzesinin hava hedefini vurması2
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- flört uygulamasında eşleşme algoritması3
- kadınların sapık olması10
- nick vermeden bir yazara seslen14
- yağmurlu havalarda yapılabilecek en güzel şeyler2
- nikola tesla'nın kürt olması10
- 8 dakikadır entry girilmiyor3
- hiçbir şeyin sarmaması10
- meme yalarken düşünülen şeyler4
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması4
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi4
- anın görüntüsü31
- yunanistan12
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- amerika birleşik devletleri31
- tulumba tatlısı3
Akşam saat 8 gibi geldim eve.
içeri girdim, bi' beş dakika sonra geri aşağıya indim arabada unuttuğum bir şeyi almak için.
otoparkta yürürken kaldırımda hafif karanlıkta oturan bir adamın yanından geçtim. Adam tuhaf nefes alıyordu.
Sonra işimi halledip adamın yanına gittim.
Tanımadığım, daha önce hiç görmediğim birisiydi. "iyi misiniz" dedim. "zor nefes alıyorum" dedi. "niye böyle oldunuz bir rahatsızlığınız var mı" diye sordum, bir kaç hastalığından bahsetti. "Eve zor geldim, arabamı şuraya güçlükle parkedebildim ama eve çıkamadım" dedi. O halde nasıl araba kullanmış hayret ettim. "Evinize gitmenize yardım edebilirim", Hangi binadasınız dedim, eliyle gösterdi. Sonra biraz sohbet ettik. Biraz oturursa iyi hissedeceğini, eve gidip dinlenince de rahatsızlığının geçeceğini söyledi. Öğlen sağlık ocağına gittiğini, doktorun ilaç yazdığını ama tok içildiğini aç olduğu için içemediğini anlattı. Bir poşet de ilaç vardı yanında. Sonra adama, "evinizde kimse var mı peki" dedim, yok dedi.. ÜZüldüm. Bir yandan da düşündüm. Şimdi evine götürsem bile kim bakacak, ne yiyip ne içecek, fenalaşsa kim yardımına koşacak. Size numaramı da vereyim kötü hissederseniz arayın ben gelip götürürüm sizi hastaneye dedim. Sonra hadi kalkalım dedi ama 4-5 adım sonra yığılacak gibi oldu geri dönük kaldırıma. Biraz şişmandı da.
Neyse sonra bir baktım ki adamdan inanılmaz bir ter boşanıyor. Her yeri boncuk boncuk yüzünün. tamam hava çok soğuk değil ama sıcak da değil. Hemen hastaneye gidelim dedim, arabada kötü olurum ambulans çağıralım dedi. Önce 112'yi aradım. Ardından adama dönüp haber verebileceğim kimseniz var mı dedim. Kızım var dedi, telefonunu uzattı adını söyledi aradım. Bi kadın çıktı. Merhaba iyi akşamlar, ben babanızın komşusuyum. Kendisi biraz rahatsızlanmış size haber vermek istedim dedim. Bi' sessizlik oldu.. Kadın panik yapmasın diye olabilecek en iyi en sakin şekilde söyledim. Neyi var peki dedi, nefes almakta güçlük çekiyor ihtiyaten 112'yi aradım, Öyle çok kötü bir durumu yok dedim. "Anladım, hangi hastaneye gideceksiniz" dedi, hastaneyi söyledim.. Sonra da, "ben çalışıyorum şu anda, yapabileceğim bir şey var mı" dedi. yok dedim. Ben yalnızca haber vermek istedim size dedim. hastaneye gidince sizi durumdan haberdar ederim dedim, ne diyeyim.
Neyse tam 15 dk'da geldi ambulans, baktılar ettiler bi beş dakika.. Sonra amcayı götürmemiz lazım dediler. Galiba baya ciddi bir şey geçiriyormuş. Yapabileceğim bir şey var mı diye sordum, gelmenize gerek yok geri kalanını biz hallederiz dediler, ben de kızı hakkında bilgi verdim. Alıp götürdüler adamı. Öyle demeseler ben de gidecektim peşlerine takılıp.
kaç saattir düşünüyorum..
adam bu yaşında yalnız yaşıyor.. hasta. Nefes alamıyor, güçlükle ayakta duruyor.
kızını arıyorum, ben işteyim yapabileceğim bir şey var mı diyor..
kadını düşünüyorum.
kendimi düşünüyorum.
Beni birisi annemin babamın telefonundan arayıp böyle şeyler dese ne yapardım diye düşünüyorum.
hayatta kalmak ile hayatı kaybetmek arasındaki ilişkiyi düşünüyorum şimdi.
Ben evden geri çıkıp çıkmamak konusunda çok tereddüt etmiştim o an. Çok üşenmiştim geri inmeye. Ama sonra hemen inip geleyim dedim hatta üstüme bile bir şey almadan çıktım. Adam orada oturmaya devam etseydi kimse görmezdi onu çünkü apartmanın o tarafını kimse kullanmıyor otoparka inerken.. Ya da ben önemsemeyip birisini bekliyordur diye düşünüp bakmadan geçebilirdim. Birisi farkedinceye kadar saatler geçebilirdi hatta sabah olabilirdi. O adam orada ölebilirdi.
Hayat ne garip..
ölüm ne garip..
içeri girdim, bi' beş dakika sonra geri aşağıya indim arabada unuttuğum bir şeyi almak için.
otoparkta yürürken kaldırımda hafif karanlıkta oturan bir adamın yanından geçtim. Adam tuhaf nefes alıyordu.
Sonra işimi halledip adamın yanına gittim.
Tanımadığım, daha önce hiç görmediğim birisiydi. "iyi misiniz" dedim. "zor nefes alıyorum" dedi. "niye böyle oldunuz bir rahatsızlığınız var mı" diye sordum, bir kaç hastalığından bahsetti. "Eve zor geldim, arabamı şuraya güçlükle parkedebildim ama eve çıkamadım" dedi. O halde nasıl araba kullanmış hayret ettim. "Evinize gitmenize yardım edebilirim", Hangi binadasınız dedim, eliyle gösterdi. Sonra biraz sohbet ettik. Biraz oturursa iyi hissedeceğini, eve gidip dinlenince de rahatsızlığının geçeceğini söyledi. Öğlen sağlık ocağına gittiğini, doktorun ilaç yazdığını ama tok içildiğini aç olduğu için içemediğini anlattı. Bir poşet de ilaç vardı yanında. Sonra adama, "evinizde kimse var mı peki" dedim, yok dedi.. ÜZüldüm. Bir yandan da düşündüm. Şimdi evine götürsem bile kim bakacak, ne yiyip ne içecek, fenalaşsa kim yardımına koşacak. Size numaramı da vereyim kötü hissederseniz arayın ben gelip götürürüm sizi hastaneye dedim. Sonra hadi kalkalım dedi ama 4-5 adım sonra yığılacak gibi oldu geri dönük kaldırıma. Biraz şişmandı da.
Neyse sonra bir baktım ki adamdan inanılmaz bir ter boşanıyor. Her yeri boncuk boncuk yüzünün. tamam hava çok soğuk değil ama sıcak da değil. Hemen hastaneye gidelim dedim, arabada kötü olurum ambulans çağıralım dedi. Önce 112'yi aradım. Ardından adama dönüp haber verebileceğim kimseniz var mı dedim. Kızım var dedi, telefonunu uzattı adını söyledi aradım. Bi kadın çıktı. Merhaba iyi akşamlar, ben babanızın komşusuyum. Kendisi biraz rahatsızlanmış size haber vermek istedim dedim. Bi' sessizlik oldu.. Kadın panik yapmasın diye olabilecek en iyi en sakin şekilde söyledim. Neyi var peki dedi, nefes almakta güçlük çekiyor ihtiyaten 112'yi aradım, Öyle çok kötü bir durumu yok dedim. "Anladım, hangi hastaneye gideceksiniz" dedi, hastaneyi söyledim.. Sonra da, "ben çalışıyorum şu anda, yapabileceğim bir şey var mı" dedi. yok dedim. Ben yalnızca haber vermek istedim size dedim. hastaneye gidince sizi durumdan haberdar ederim dedim, ne diyeyim.
Neyse tam 15 dk'da geldi ambulans, baktılar ettiler bi beş dakika.. Sonra amcayı götürmemiz lazım dediler. Galiba baya ciddi bir şey geçiriyormuş. Yapabileceğim bir şey var mı diye sordum, gelmenize gerek yok geri kalanını biz hallederiz dediler, ben de kızı hakkında bilgi verdim. Alıp götürdüler adamı. Öyle demeseler ben de gidecektim peşlerine takılıp.
kaç saattir düşünüyorum..
adam bu yaşında yalnız yaşıyor.. hasta. Nefes alamıyor, güçlükle ayakta duruyor.
kızını arıyorum, ben işteyim yapabileceğim bir şey var mı diyor..
kadını düşünüyorum.
kendimi düşünüyorum.
Beni birisi annemin babamın telefonundan arayıp böyle şeyler dese ne yapardım diye düşünüyorum.
hayatta kalmak ile hayatı kaybetmek arasındaki ilişkiyi düşünüyorum şimdi.
Ben evden geri çıkıp çıkmamak konusunda çok tereddüt etmiştim o an. Çok üşenmiştim geri inmeye. Ama sonra hemen inip geleyim dedim hatta üstüme bile bir şey almadan çıktım. Adam orada oturmaya devam etseydi kimse görmezdi onu çünkü apartmanın o tarafını kimse kullanmıyor otoparka inerken.. Ya da ben önemsemeyip birisini bekliyordur diye düşünüp bakmadan geçebilirdim. Birisi farkedinceye kadar saatler geçebilirdi hatta sabah olabilirdi. O adam orada ölebilirdi.
Hayat ne garip..
ölüm ne garip..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar