bugün
- cumartesi kahvaltısı5
- sözlükte ne değişti4
- zalbert ramstein6
- uludağ itiraf17
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- ölümden korkuyor musunuz12
- hafızayı sildirmek7
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- queen feristah15
- hava su ateş toprak2
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- türkşad kunthan uçuk2
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- anneanne2
- bir bela geliyor28
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- işiniz gücünüz yok mu11
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- melatonin3
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- ghost rider2
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlükten korkmak5
- apo'nun villası11
- kürdü sevin21
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- 195 kaslı pilot14
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- flört etmeyen liberter öğretmen2
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- mazotun litresi 101 lira35
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ sözlük evreni8
- bir kadından hoşlanmak3
dalgakıran
deniz hırçındı, dalgalar ise; asi...
ansızın yakaladılar küçük kayığı...
sinsice yaklaştılarve bir anda saldırdılar...
acımasızdılar.
ne istiyor olabilirlerdi ki küçük kayıktan?
oysa;küçük kayık için ne güzel bir sabahtı...
günün ışıklarla dansı henüz başlamışken, onunda denizle dansı başlamıştı.
saatlerce, hiç durmadan dans ettiler.
ama ne olduysa, bir anda hırçınlaştı deniz,
belki de rüzgarlı havanın, yağmurun etkisiyle...
asi dalgalart hırpalamaya başladı...
şimdi küçük kayığın aklında tek şey vardı.
o da bir an önce dalgakırana sığınabilmek.
bir ulaşabilseydi,ah bir başarsaydı, dalgakıranı korurdu onu.
kimse bir şey yapamazdı küçük kayığa orda.
ne deniz, ne dalgalar...
bunları düşünürken biraz daha hızlandı ve ufukta kayboldu...
siz en son ne zaman
bir dalgakırana sığınmak istediniz?
siz, en son ne zaman
bir dalgakırana ulaşmak umuduyla çırpındınız hırçın denizde?
siz en son ne zaman
bir dost elinin size uzanmasını istediniz ya da
elinizi uzattınız bir dostunuza?
dostlarımız...
fırtınadaki dalgakıranlarımız...
hırçın denizden, asi dalgalardan kaçarken gözümüz
hep uzaktaki dalgakıranı aramaz mı?
koşulsuzca, sorgusuzca, sınırsızca sığınabileceğimiz,
bizi koruyacak biri mutlaka vardır, dalgakıran misali...
ulaşabilmişsek oraya, bir de atabilmişsek halatlarımızı limana,
korkmayız artık fırtınalardan...
dışarıdaki korkunç fırtınanın gölgesi bile giremez içeri...
herkesin bir dalgakıranı olmalı fırtınalı günlerde sığınabileceği ve
herkes bir dalgakıran olmalı koşulsuzca, sorgusuzca, sınırsızca...
dostlukların ve sevginin bile yozlaştırılmaya çalışıldığı günümüzde,
ne mutlu bir dalgakıranı olanlara,
ne mutlu bir dalgakıran olmayı başarabilenlere
yazarını bilmiyorum.
deniz hırçındı, dalgalar ise; asi...
ansızın yakaladılar küçük kayığı...
sinsice yaklaştılarve bir anda saldırdılar...
acımasızdılar.
ne istiyor olabilirlerdi ki küçük kayıktan?
oysa;küçük kayık için ne güzel bir sabahtı...
günün ışıklarla dansı henüz başlamışken, onunda denizle dansı başlamıştı.
saatlerce, hiç durmadan dans ettiler.
ama ne olduysa, bir anda hırçınlaştı deniz,
belki de rüzgarlı havanın, yağmurun etkisiyle...
asi dalgalart hırpalamaya başladı...
şimdi küçük kayığın aklında tek şey vardı.
o da bir an önce dalgakırana sığınabilmek.
bir ulaşabilseydi,ah bir başarsaydı, dalgakıranı korurdu onu.
kimse bir şey yapamazdı küçük kayığa orda.
ne deniz, ne dalgalar...
bunları düşünürken biraz daha hızlandı ve ufukta kayboldu...
siz en son ne zaman
bir dalgakırana sığınmak istediniz?
siz, en son ne zaman
bir dalgakırana ulaşmak umuduyla çırpındınız hırçın denizde?
siz en son ne zaman
bir dost elinin size uzanmasını istediniz ya da
elinizi uzattınız bir dostunuza?
dostlarımız...
fırtınadaki dalgakıranlarımız...
hırçın denizden, asi dalgalardan kaçarken gözümüz
hep uzaktaki dalgakıranı aramaz mı?
koşulsuzca, sorgusuzca, sınırsızca sığınabileceğimiz,
bizi koruyacak biri mutlaka vardır, dalgakıran misali...
ulaşabilmişsek oraya, bir de atabilmişsek halatlarımızı limana,
korkmayız artık fırtınalardan...
dışarıdaki korkunç fırtınanın gölgesi bile giremez içeri...
herkesin bir dalgakıranı olmalı fırtınalı günlerde sığınabileceği ve
herkes bir dalgakıran olmalı koşulsuzca, sorgusuzca, sınırsızca...
dostlukların ve sevginin bile yozlaştırılmaya çalışıldığı günümüzde,
ne mutlu bir dalgakıranı olanlara,
ne mutlu bir dalgakıran olmayı başarabilenlere
yazarını bilmiyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar