bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı6
- sebahattin şirin14
- blackberry4
- çerçeve yasa23
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları10
- apo adamdır adam kalacak2
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- apo piçtir piç kalacak12
- bu plak para eder mi3
- ipsala vs kapıkule2
- eski türkiye5
- numan kurtulmuş3
- romelu lukaku8
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek6
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- kalp krizi7
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- profilini gizli tutma nedeni9
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- türk milletine kurulan pusu7
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- 73 yıllık sigara2
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- galatasaray8
- terörist mecliste konuşma mı yapar4
- atilla kaya2
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- kendi doğum gününü unutmak3
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- mel melin palavra sıkması7
- fatih tekke4
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür5
- aym'nin evlenen kadin nufus kaydi karari2
- hangi film karakteri olmak isterdiniz2
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- galatasaray ın yeni transferi3
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- en güzel reçel6
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi4
Elfida ismi sonradan verilmiş bir isim. Adı Beyzanur kızımızın. 4 yaşlarındayken tanıştım bu kızımızla. Babası Murat Çelik bir emekçiydi. Kızın amansız hastalıkla mücadelesi için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne gidiyordum. Doktorlarla görüşüyordum. Detayları burada anlatmak istemiyorum ama çok uğraştık.
Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: 'Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.' Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, 'gözden çıkarılan kadın, anlamı Osmanlıca'da Elfida.' dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur'u çok seviyordum.
Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney'in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur'un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu, Elfida olarak biliyordu. Tabi küçük bir çocuktu, son zamanlarında 8 yaşındaydı.
O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki 'Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın' şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi. O sözlerdeki 'yüzyıllardır sarılmamış kolların' cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur'un kırılganlığından, hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim. 'Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu' sözleri ise Beyzanur'un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan..
O dönemde hastane personeline Bakırköy'de bir konser verdim. Beyzanur'a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur'u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur'un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. 'Adını Elfida koyun' dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor.
Bu şarkıyı o dönemlerde söylerken birçok kişi söyledi. Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida'nın öyle olmasını istemiyordum o çok özel bir şarkıydı ama ben yurtdışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara'dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Vermeme kararı aldık şarkıyı. Burada ailesinin de çok mücadelesi oldu Beyzanur ile ilgili ve tekrar hayata döndürülmesiyle ilgili. Onların acılarını hep paylaşmaya çalıştım. Kısacası Elfida'nın öyküsü bu. Başka hiçbir öyküsü yok.
Net, düz, sade..
|Haluk Levent / Elfida şarkısının hikayesi|
Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: 'Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.' Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, 'gözden çıkarılan kadın, anlamı Osmanlıca'da Elfida.' dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur'u çok seviyordum.
Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney'in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur'un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu, Elfida olarak biliyordu. Tabi küçük bir çocuktu, son zamanlarında 8 yaşındaydı.
O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki 'Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın' şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi. O sözlerdeki 'yüzyıllardır sarılmamış kolların' cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur'un kırılganlığından, hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim. 'Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu' sözleri ise Beyzanur'un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan..
O dönemde hastane personeline Bakırköy'de bir konser verdim. Beyzanur'a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur'u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur'un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. 'Adını Elfida koyun' dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor.
Bu şarkıyı o dönemlerde söylerken birçok kişi söyledi. Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida'nın öyle olmasını istemiyordum o çok özel bir şarkıydı ama ben yurtdışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara'dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Vermeme kararı aldık şarkıyı. Burada ailesinin de çok mücadelesi oldu Beyzanur ile ilgili ve tekrar hayata döndürülmesiyle ilgili. Onların acılarını hep paylaşmaya çalıştım. Kısacası Elfida'nın öyküsü bu. Başka hiçbir öyküsü yok.
Net, düz, sade..
|Haluk Levent / Elfida şarkısının hikayesi|
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar