bugün
- çocuğa yabancı isimler vermek5
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi3
- yayını geren padişaha ok mu nok mu diyen yeniçeri3
- ona bir şey söyle19
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak7
- 2026 dünya kupası8
- hep kendini suçlamak12
- obsesif kompülsif kişilik bozukluğu2
- winamp msn messenger half life windows 984
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- son 20 yılın en gıcık lafı14
- yeni biriyle tanışmak5
- arkadaşlar bakar mısınız10
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması6
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı11
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi2
- abd'nin b52 bombardıman uçağının düşmesi2
- futbol11
- havalar da ısındı9
- hangi manifest kızısın10
- mısır2
- belçika2
- hazır mantı6
- yalnız yaşamak12
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- güne bir şarkı bırak6
- allah2
- yks'ye öylesine girmek2
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- kabe'deki skandal izdiham görüntüsü2
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek3
- sigarayı tersten yakmak4
- true'ya arkadan sahip olmak15
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey2
- araplaşmış türkler3
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- türkçe ezana kuduran türk3
- ergenlikten kişilik analizi2
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- devlet bahçeli4
- götü büyük kadın3
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
Elfida ismi sonradan verilmiş bir isim. Adı Beyzanur kızımızın. 4 yaşlarındayken tanıştım bu kızımızla. Babası Murat Çelik bir emekçiydi. Kızın amansız hastalıkla mücadelesi için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne gidiyordum. Doktorlarla görüşüyordum. Detayları burada anlatmak istemiyorum ama çok uğraştık.
Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: 'Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.' Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, 'gözden çıkarılan kadın, anlamı Osmanlıca'da Elfida.' dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur'u çok seviyordum.
Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney'in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur'un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu, Elfida olarak biliyordu. Tabi küçük bir çocuktu, son zamanlarında 8 yaşındaydı.
O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki 'Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın' şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi. O sözlerdeki 'yüzyıllardır sarılmamış kolların' cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur'un kırılganlığından, hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim. 'Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu' sözleri ise Beyzanur'un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan..
O dönemde hastane personeline Bakırköy'de bir konser verdim. Beyzanur'a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur'u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur'un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. 'Adını Elfida koyun' dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor.
Bu şarkıyı o dönemlerde söylerken birçok kişi söyledi. Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida'nın öyle olmasını istemiyordum o çok özel bir şarkıydı ama ben yurtdışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara'dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Vermeme kararı aldık şarkıyı. Burada ailesinin de çok mücadelesi oldu Beyzanur ile ilgili ve tekrar hayata döndürülmesiyle ilgili. Onların acılarını hep paylaşmaya çalıştım. Kısacası Elfida'nın öyküsü bu. Başka hiçbir öyküsü yok.
Net, düz, sade..
|Haluk Levent / Elfida şarkısının hikayesi|
Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: 'Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.' Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, 'gözden çıkarılan kadın, anlamı Osmanlıca'da Elfida.' dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur'u çok seviyordum.
Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney'in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur'un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu, Elfida olarak biliyordu. Tabi küçük bir çocuktu, son zamanlarında 8 yaşındaydı.
O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki 'Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın' şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi. O sözlerdeki 'yüzyıllardır sarılmamış kolların' cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur'un kırılganlığından, hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim. 'Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu' sözleri ise Beyzanur'un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan..
O dönemde hastane personeline Bakırköy'de bir konser verdim. Beyzanur'a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur'u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur'un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. 'Adını Elfida koyun' dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor.
Bu şarkıyı o dönemlerde söylerken birçok kişi söyledi. Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida'nın öyle olmasını istemiyordum o çok özel bir şarkıydı ama ben yurtdışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara'dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Vermeme kararı aldık şarkıyı. Burada ailesinin de çok mücadelesi oldu Beyzanur ile ilgili ve tekrar hayata döndürülmesiyle ilgili. Onların acılarını hep paylaşmaya çalıştım. Kısacası Elfida'nın öyküsü bu. Başka hiçbir öyküsü yok.
Net, düz, sade..
|Haluk Levent / Elfida şarkısının hikayesi|
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar