bugün
- ermeni rum soykırımını inkar etmek11
- gocu21
- sarapci koala hatayi11
- en kötü chp başkanı5
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği12
- sözlüğün en güzel kadını26
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban7
- bop eşbaşkanları tam sıralı liste3
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan2
- iron man ateist bir kafirdir3
- mossad ajanı dinciler5
- hitler ve nazilere sempati beslemek2
- yaşam enerjisi veren şeyler2
- israil13
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları10
- ilticanın terk edilmesi5
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- filistinde ölen 60 bin vs suriyede ölen 1 milyon2
- dünya39
- özgür özel mallığı3
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- günün sözü8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- özgür özel ikiyüzlülüğü3
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır4
- iremga4
- allah bize salat etti6
- pis hissettiren şeyler7
- amerika birleşik devletleri29
- chp yandaş oldu3
- özkanlar5
- türkiye fransa maçı sonrası montella tartışması3
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- cesur olmak2
- türk olmaktan neden mi utanıyorum3
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü2
- karton toplayan kıyma2
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- protest şarkı yazmak2
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- iltica7
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- boğa burcu kadını2
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- öğrenci sorusunun felsefi ağırlığı2
Elfida ismi sonradan verilmiş bir isim. Adı Beyzanur kızımızın. 4 yaşlarındayken tanıştım bu kızımızla. Babası Murat Çelik bir emekçiydi. Kızın amansız hastalıkla mücadelesi için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne gidiyordum. Doktorlarla görüşüyordum. Detayları burada anlatmak istemiyorum ama çok uğraştık.
Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: 'Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.' Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, 'gözden çıkarılan kadın, anlamı Osmanlıca'da Elfida.' dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur'u çok seviyordum.
Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney'in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur'un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu, Elfida olarak biliyordu. Tabi küçük bir çocuktu, son zamanlarında 8 yaşındaydı.
O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki 'Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın' şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi. O sözlerdeki 'yüzyıllardır sarılmamış kolların' cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur'un kırılganlığından, hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim. 'Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu' sözleri ise Beyzanur'un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan..
O dönemde hastane personeline Bakırköy'de bir konser verdim. Beyzanur'a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur'u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur'un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. 'Adını Elfida koyun' dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor.
Bu şarkıyı o dönemlerde söylerken birçok kişi söyledi. Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida'nın öyle olmasını istemiyordum o çok özel bir şarkıydı ama ben yurtdışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara'dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Vermeme kararı aldık şarkıyı. Burada ailesinin de çok mücadelesi oldu Beyzanur ile ilgili ve tekrar hayata döndürülmesiyle ilgili. Onların acılarını hep paylaşmaya çalıştım. Kısacası Elfida'nın öyküsü bu. Başka hiçbir öyküsü yok.
Net, düz, sade..
|Haluk Levent / Elfida şarkısının hikayesi|
Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: 'Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.' Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, 'gözden çıkarılan kadın, anlamı Osmanlıca'da Elfida.' dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur'u çok seviyordum.
Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney'in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur'un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu, Elfida olarak biliyordu. Tabi küçük bir çocuktu, son zamanlarında 8 yaşındaydı.
O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki 'Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın' şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi. O sözlerdeki 'yüzyıllardır sarılmamış kolların' cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur'un kırılganlığından, hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim. 'Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu' sözleri ise Beyzanur'un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan..
O dönemde hastane personeline Bakırköy'de bir konser verdim. Beyzanur'a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur'u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur'un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. 'Adını Elfida koyun' dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor.
Bu şarkıyı o dönemlerde söylerken birçok kişi söyledi. Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida'nın öyle olmasını istemiyordum o çok özel bir şarkıydı ama ben yurtdışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara'dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Vermeme kararı aldık şarkıyı. Burada ailesinin de çok mücadelesi oldu Beyzanur ile ilgili ve tekrar hayata döndürülmesiyle ilgili. Onların acılarını hep paylaşmaya çalıştım. Kısacası Elfida'nın öyküsü bu. Başka hiçbir öyküsü yok.
Net, düz, sade..
|Haluk Levent / Elfida şarkısının hikayesi|
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar