bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor11
- türk ateisti7
- seferihisar2
- yanık akrep dumanı çekmek4
- şimdi mokv olacaktı4
- zorunlu eğitim6
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- yunanistan29
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- şımarık insan belirtileri2
- dünüşü4
- en son aldığınız iltifat14
- sevişirken video çekmek11
- sabahın köründe denize girmek3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- tekne turu14
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- mokv'u kulaklarından tutup tavana asmak2
- eğitimin anlamsızlığı3
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- japonya23
- zor günler sonsuza kadar sürmeyecek2
- yazarlara gelen son mesaj3
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- sözlük yazarı dövmek3
- gürcistan26
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- nureddin mahmud zengi2
- gebze2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- cem küçük10
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- ctrlx22
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- gelecek partisi'nin kapanması12
Ekim ayı olmasına rağmen, parmak arası terlik ve kısa kollu penyelerle buram buram ter döktüren, güneşe ateş edenlerin gayet de haklı olduğu, renkli şehir.
Gezimin ilk gününde, yöreye özgün şiveyle, dolmuşçu dayı özetledi adana' yı.
- Adana' nın üç şeyi meşhurdur. Kebabı, şalgamı bir de piskopatı! Ona göre gezin!
Bindiğimiz bir takside, şoförün, telefonunu açıp, " Mesuuutt, benden öte dur uleeen!" diye kükremesi, kırmızı ışığı filan takmadan, bolca korna çalarak ilerlemesi ve korkudan altımıza işettirmesi dışında, bir psikopatla karşılaşmadık çok şükür!
Adres sorduğumuz, öneri aldığımız herkes yardımsever sayılırdı.
Semtler arasında inanılmaz uçurumlar var. Meselâ, Ziya Paşa' da, ya da Turgit Özal bulvarında kendinizi bir avrupa kentinde hissediyorken, daha eski, geleneksel Adana semtlerinde ise Bangladeş' te gibi hissediyorsunuz.
Trafiği, akıllara zarar bir sistemle işler. Kurallar, ışık filan hak getire. Sürücüler birbirleriyle, korna çalarak iletişim kuruyor. Hayatımda, kornayı bu kadar çok kullanan başka bir şehir daha görmedim.
Lezzetleri gerçekten efsane. Çok pis, midenin kaldıramayacağı mekânların yanısıra, keyifle oturup, kebabınızı yiyip, şalgamınızı içebileceğiniz, önden getirilen 46467 çeşit ikramla, gözünüzü gönĺünüzü de doyuran bir yemek kültürü var burda.
Herşeyin hesaplı hatta ucuz olduğu şehirde, kebap fiyatları ününden ve şanından olsa gerek çok da ucuz değildir.
Taş kadayıf yemeden dönmeyin. Bici bici yemeseniz de olur.
Doğu kültürüne daha yakın bir kültür olmasına rağmen, giyim kuşam, birçok yerde batı kültüründen farksız, özellikle gençlerde.
Kızların boy ortalaması daha uzunken, çoğu erkek kısa hatta tıknaz görünümünde nedense. Sanırım kebabın, er kişisi üzerinde yarattığı etki bu.
insanları sıcakkanlı, yardımsever lakin biraz karadeniz insanı gibi, tersi ters, lafı uzatmaya gelmeyen tatlı sert bir duruşları da var.
Havaalanı, şehre en yakın yer olsa gerek. Havaalanından, Seyhan' da şehrin göbeğine 15 tl' ye gittik meselâ.
Bu, şahane bir durum!
Tatil salt, deniz, kum, güneş olmamalı. Kültür gezileri de, en az onlar kadar keyifli, görgünüze, bilginize çok şey katan gezilerdir.
Cüzzi rakamlarla gezme, görme, keşfetme alışkanlığını kazanın.
Hayatımıza renk katın!
Gezimin ilk gününde, yöreye özgün şiveyle, dolmuşçu dayı özetledi adana' yı.
- Adana' nın üç şeyi meşhurdur. Kebabı, şalgamı bir de piskopatı! Ona göre gezin!
Bindiğimiz bir takside, şoförün, telefonunu açıp, " Mesuuutt, benden öte dur uleeen!" diye kükremesi, kırmızı ışığı filan takmadan, bolca korna çalarak ilerlemesi ve korkudan altımıza işettirmesi dışında, bir psikopatla karşılaşmadık çok şükür!
Adres sorduğumuz, öneri aldığımız herkes yardımsever sayılırdı.
Semtler arasında inanılmaz uçurumlar var. Meselâ, Ziya Paşa' da, ya da Turgit Özal bulvarında kendinizi bir avrupa kentinde hissediyorken, daha eski, geleneksel Adana semtlerinde ise Bangladeş' te gibi hissediyorsunuz.
Trafiği, akıllara zarar bir sistemle işler. Kurallar, ışık filan hak getire. Sürücüler birbirleriyle, korna çalarak iletişim kuruyor. Hayatımda, kornayı bu kadar çok kullanan başka bir şehir daha görmedim.
Lezzetleri gerçekten efsane. Çok pis, midenin kaldıramayacağı mekânların yanısıra, keyifle oturup, kebabınızı yiyip, şalgamınızı içebileceğiniz, önden getirilen 46467 çeşit ikramla, gözünüzü gönĺünüzü de doyuran bir yemek kültürü var burda.
Herşeyin hesaplı hatta ucuz olduğu şehirde, kebap fiyatları ününden ve şanından olsa gerek çok da ucuz değildir.
Taş kadayıf yemeden dönmeyin. Bici bici yemeseniz de olur.
Doğu kültürüne daha yakın bir kültür olmasına rağmen, giyim kuşam, birçok yerde batı kültüründen farksız, özellikle gençlerde.
Kızların boy ortalaması daha uzunken, çoğu erkek kısa hatta tıknaz görünümünde nedense. Sanırım kebabın, er kişisi üzerinde yarattığı etki bu.
insanları sıcakkanlı, yardımsever lakin biraz karadeniz insanı gibi, tersi ters, lafı uzatmaya gelmeyen tatlı sert bir duruşları da var.
Havaalanı, şehre en yakın yer olsa gerek. Havaalanından, Seyhan' da şehrin göbeğine 15 tl' ye gittik meselâ.
Bu, şahane bir durum!
Tatil salt, deniz, kum, güneş olmamalı. Kültür gezileri de, en az onlar kadar keyifli, görgünüze, bilginize çok şey katan gezilerdir.
Cüzzi rakamlarla gezme, görme, keşfetme alışkanlığını kazanın.
Hayatımıza renk katın!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar