bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- özgüven5
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- adana dürüm vs adana porsiyon4
- şeffaf ayakkabı9
- hayattan beklentiler7
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- 81 ilde sığınak yapılması7
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- sinek as6
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- insanı yoran duygular6
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- aşk7
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- s'i l v'e r m'i s t35
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- uludağ sözlük size ne kattı27
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- gocu34
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- sözlüğün en masum yazarları18
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- taliban7
- spora başladım4
- kız düşürmenin kısa yolu19
- pandela 310
- patso3
- queen ravennadan mesaj var11
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- izmir yanıyor5
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- at eti yemek3
- kaşarlı sucuklu menemen8
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- kulaklık6
- ey insan6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- uludağ sözlük deli istilası4
- sonbahar depresyonu4
dizinin güzel olmasının nedenlerinden biri, oyuncuların tiyatro kökenli olup tiyatroda da beraber oynamalarıdır. zaten senaryonun yazımında da oyunculardan birkaçı vardır.
karakterlerden her birinin farklı yanları vardır ve keyifle izlemeyi sağlar. kullandıkları dil ise sade, eğlendiren güzel bir dil. sahnelerinde eğlendiren, bazen o dönemki ve genel sorunları eleştiren, bazen hislerin öyle bir sade halini ve derin hallerini anlatırlar, tartışmaları olsa bile keyifli atışmalardır bunlar.
süre açısından da uzun bir dizi değildir ve bu da tat almayı sağlıyor bu da güzel yanlarından biri dizinin. dizide yapılan şakalar da farklı eğlendiriyor ve diyaloglarını da seviyorum dizinin. sevgiyi teslimiyeti aidiyeti anlatan güzel replikleri de vardır ve onları da koymak gerek tabi. keyifle izlenecek güzel bir dizi günümüzdeki dizilerden fazlasıyla iyi ve giyim konusunda filan da çekildiği dönem güzelmiş.
+ "Sıfır bir değer değildir. Bir sayı bile değildir. Anca başka bir sayının yanına gelince değer yaratır. Tıpkı sevda gibi. Sevdanın da tek başına bir değeri yok. ille de biri olmalı. Sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır, sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür."
- "Sen ne güzel şeyler söylüyorsun böyle Haydar. "
+ "Biri dese ki sevdamı al, kendine ekle, bir ömürle çarp sonra sonsuza eşitle. Yine değeri sıfır mı olur senin için?"
“Bu sevdanın sonu yok Haydar" demiştin bana. Unuttun mu? Doğruymuş. Bu sevda sonsuz emmioğlu. Ucu bucağı yok. Hatta onun Armağan’a bile ihtiyacı yok. Nereye gitsem Armağan benimle. Ben tepeden tırnağa Armağan kestim zaten. Aynada kendime baksam yeter karşımda hep onu görüyorum. Böyle daha iyi emmioğlu bir gün çekip gittiğini görmektense hep benimle kaldığını yaşamak daha iyi."
Haydar: "Üşüdün mü? Titriyorsun."
Armağan: "Bütün bunların yaşanması gerekiyor muydu, ha?"
Haydar: "Bana neden kızdığını söyle armağan."
Armağan: "Çünkü o zavallı kızın canını yaktın."
Haydar: "Canını yakmak için ne yaptım?"
Armağan: "Onu bu gece neden yalnız bıraktın, ha? Neden?"
Haydar: "Sana bakmaya çıkmıştım."
Armağan: "Bana mı?.inanmıyorum. orada sana deli gibi aşık ve yardıma ihtiyacı olan bir kız varken sen bana bakmaya çıkmıştın, ha? Öyle mi?"
Haydar: "Evet. Benim de yardıma ihtiyacım vardı. O çocuğa "evet" dedin mi?"
Armağan: "Bu seni neden ilgilendiriyor?"
Haydar: "Çünkü "evet" demeni istemiyorum."
Armağan: "Bak Haydar."
Haydar: "Dedin mi? Cevap ver."
Armağan: "Demedim ama demeyeceğim anlamına da gelmez."
Haydar: "Ben... Seni seviyorum Armağan!"
Armağan: "Ne?"
Haydar: "Seni seviyorum dedim. Seni doğduğum, nefes aldığım günden beri, toprağa sıcağı avuçladığından beri, ağacın dibine oturup yaktığım türkülerden beri seviyorum. Hiç görmeden bildiğim, görünce tanıdığımsın. Yanımda yokken sen bende varsın, yanımda varken ben sende yok oluyorum. işte söyledim Armağan. iki yıllık sessizliğimin mührünü söküp attım. Gerisi sana kalmış."
(Armağan gitmek ister, Haydar onu kolundan yakalar.)
Haydar: "Dur, bir şey demeden yollamam seni."
Armağan: "Sana ne diyeyim, bilmiyorum."
Haydar: "Bana neden kızgın olduğunu söyleyeceksin."
Armağan: "Söyledim ya. iclal'e acı çektirdin."
Haydar: "iclal benim onu kardeş gibi sevdiğimi biliyordu."
Armağan: "Sana duyduğu aşk hoşuna gidiyordu. Sana dokunması, sana sarılması."
Haydar: "Hayır, rezzan hocam içindi. peki sen niye beni iclal'e doğru ittin?"
Armağan: "Ben vicdanımın sesini dinledim."
Haydar: "Diğer bacılar dururken niye en çok sen bağrına bastın?"
Armağan: "Çünkü çok çaresizdi."
Haydar: "Sen iclal'i kıskandın."
Armağan: "Madem böyle düşünüyorsun, onu niye eve getirdin?"
Haydar: "Söyle armağan. iclal'i kıskandın değil mi?"
Armağan: "Hayır!"
Haydar: "Kıskandığın için vicdanın seni ayıpladı değil mi?"
Armağan: "Hayır!"
Haydar: "Kendinden sakladığın hayaletler iclal gelince hortlamadı mı?"
Armağan: "Hayııır!.. Evet, evet kıskandım, evet kıskandım."
Haydar: "Niye peki?"
Armağan: "Çünkü sen benimdin, benim parçamdın onun değil."
Haydar: "Sana son defa soruyorum, bir daha da sormayacağım. "Benim bir parçamsın" ne demek Armağan?"
(Armağan tekrar gitmek ister, Haydar yine tutar ve soruyu tekrarlar.)
Haydar: "Ne demek armağan?"
Armağan: "Kabul etmekten deliler gibi korktuğum, kırk kilide vurup sakladığım herşey demek. Yitirdiğim çocukluğumdan saklı kalan masumiyet demek. Bir türlü yol bulup da yüreğimden dilime gelmeyen o cümle demek. Ben de seni seviyorum haydar demek, ben de seni seviyorum demek."
karakterlerden her birinin farklı yanları vardır ve keyifle izlemeyi sağlar. kullandıkları dil ise sade, eğlendiren güzel bir dil. sahnelerinde eğlendiren, bazen o dönemki ve genel sorunları eleştiren, bazen hislerin öyle bir sade halini ve derin hallerini anlatırlar, tartışmaları olsa bile keyifli atışmalardır bunlar.
süre açısından da uzun bir dizi değildir ve bu da tat almayı sağlıyor bu da güzel yanlarından biri dizinin. dizide yapılan şakalar da farklı eğlendiriyor ve diyaloglarını da seviyorum dizinin. sevgiyi teslimiyeti aidiyeti anlatan güzel replikleri de vardır ve onları da koymak gerek tabi. keyifle izlenecek güzel bir dizi günümüzdeki dizilerden fazlasıyla iyi ve giyim konusunda filan da çekildiği dönem güzelmiş.
+ "Sıfır bir değer değildir. Bir sayı bile değildir. Anca başka bir sayının yanına gelince değer yaratır. Tıpkı sevda gibi. Sevdanın da tek başına bir değeri yok. ille de biri olmalı. Sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır, sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür."
- "Sen ne güzel şeyler söylüyorsun böyle Haydar. "
+ "Biri dese ki sevdamı al, kendine ekle, bir ömürle çarp sonra sonsuza eşitle. Yine değeri sıfır mı olur senin için?"
“Bu sevdanın sonu yok Haydar" demiştin bana. Unuttun mu? Doğruymuş. Bu sevda sonsuz emmioğlu. Ucu bucağı yok. Hatta onun Armağan’a bile ihtiyacı yok. Nereye gitsem Armağan benimle. Ben tepeden tırnağa Armağan kestim zaten. Aynada kendime baksam yeter karşımda hep onu görüyorum. Böyle daha iyi emmioğlu bir gün çekip gittiğini görmektense hep benimle kaldığını yaşamak daha iyi."
Haydar: "Üşüdün mü? Titriyorsun."
Armağan: "Bütün bunların yaşanması gerekiyor muydu, ha?"
Haydar: "Bana neden kızdığını söyle armağan."
Armağan: "Çünkü o zavallı kızın canını yaktın."
Haydar: "Canını yakmak için ne yaptım?"
Armağan: "Onu bu gece neden yalnız bıraktın, ha? Neden?"
Haydar: "Sana bakmaya çıkmıştım."
Armağan: "Bana mı?.inanmıyorum. orada sana deli gibi aşık ve yardıma ihtiyacı olan bir kız varken sen bana bakmaya çıkmıştın, ha? Öyle mi?"
Haydar: "Evet. Benim de yardıma ihtiyacım vardı. O çocuğa "evet" dedin mi?"
Armağan: "Bu seni neden ilgilendiriyor?"
Haydar: "Çünkü "evet" demeni istemiyorum."
Armağan: "Bak Haydar."
Haydar: "Dedin mi? Cevap ver."
Armağan: "Demedim ama demeyeceğim anlamına da gelmez."
Haydar: "Ben... Seni seviyorum Armağan!"
Armağan: "Ne?"
Haydar: "Seni seviyorum dedim. Seni doğduğum, nefes aldığım günden beri, toprağa sıcağı avuçladığından beri, ağacın dibine oturup yaktığım türkülerden beri seviyorum. Hiç görmeden bildiğim, görünce tanıdığımsın. Yanımda yokken sen bende varsın, yanımda varken ben sende yok oluyorum. işte söyledim Armağan. iki yıllık sessizliğimin mührünü söküp attım. Gerisi sana kalmış."
(Armağan gitmek ister, Haydar onu kolundan yakalar.)
Haydar: "Dur, bir şey demeden yollamam seni."
Armağan: "Sana ne diyeyim, bilmiyorum."
Haydar: "Bana neden kızgın olduğunu söyleyeceksin."
Armağan: "Söyledim ya. iclal'e acı çektirdin."
Haydar: "iclal benim onu kardeş gibi sevdiğimi biliyordu."
Armağan: "Sana duyduğu aşk hoşuna gidiyordu. Sana dokunması, sana sarılması."
Haydar: "Hayır, rezzan hocam içindi. peki sen niye beni iclal'e doğru ittin?"
Armağan: "Ben vicdanımın sesini dinledim."
Haydar: "Diğer bacılar dururken niye en çok sen bağrına bastın?"
Armağan: "Çünkü çok çaresizdi."
Haydar: "Sen iclal'i kıskandın."
Armağan: "Madem böyle düşünüyorsun, onu niye eve getirdin?"
Haydar: "Söyle armağan. iclal'i kıskandın değil mi?"
Armağan: "Hayır!"
Haydar: "Kıskandığın için vicdanın seni ayıpladı değil mi?"
Armağan: "Hayır!"
Haydar: "Kendinden sakladığın hayaletler iclal gelince hortlamadı mı?"
Armağan: "Hayııır!.. Evet, evet kıskandım, evet kıskandım."
Haydar: "Niye peki?"
Armağan: "Çünkü sen benimdin, benim parçamdın onun değil."
Haydar: "Sana son defa soruyorum, bir daha da sormayacağım. "Benim bir parçamsın" ne demek Armağan?"
(Armağan tekrar gitmek ister, Haydar yine tutar ve soruyu tekrarlar.)
Haydar: "Ne demek armağan?"
Armağan: "Kabul etmekten deliler gibi korktuğum, kırk kilide vurup sakladığım herşey demek. Yitirdiğim çocukluğumdan saklı kalan masumiyet demek. Bir türlü yol bulup da yüreğimden dilime gelmeyen o cümle demek. Ben de seni seviyorum haydar demek, ben de seni seviyorum demek."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar