bugün
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası28
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak17
- sevgilinizin sözlükte yazar olması4
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- gammaz çetesi7
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor5
- çağımızın hastalığı5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum19
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- hayattan zevk alamamak17
- nickten isim tahmini yapmak72
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- hava ne kadar güzel ya3
- gammazların gizli hesapları görebilmesi3
- arkadaşlar hoşçakalın4
- balkonda kitli kalmak4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler6
- ülkenin kötü halinden gammazların sorumlu olması3
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu5
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- albirader camus2
- venezia fc2
- hazret ktc5
- biber dolması olsa da yesek7
- g'i l d'e d l'i l y26
- alkollü sürücüye 602 bin lira ceza3
- gizem güven2
- hikayeyi devam ettir25
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan4
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- mohamed salah ghaly3
- sabah kahvaltısında menemen yiyen erkek3
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- narsisizm3
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- marmarayın 74 27 çekmesi3
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- anok yai2
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- gocunun nerede olması10
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- makine mühendisliği4
- habire12 adamdır37
- rüyamda kadın olmuştum6
- deliğim ben götü kara deliğim2
- metalcilerin ihtiyar olması2
- uysaljakoben14
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey10
''çok su verilince çürür ya çiçekler; çok ağlarım, çürür gözlerim, gidersen eğer.''
gitmek: şu an nefes alan ne kadar canlı varsa istisnasız hepsinin yapmak istediği şey. kimi çok uzaklara gitmek ister, kimi uzakların bile sonuna... kimi ise bir nefes mesafesindeki ölüme dokunmak ister.
çiçekler de gitmek ister, karşıdan boynunu eğmiş ona bakan bir diğer çiçeğin yapraklarını öpmek...
kimileri içinse gitmek; işten çıkıp eve dönmekten ibarettir sadece. eve gitmek, işe gitmek. kimilerine göre de bir kozdur, gitmekle tehdit eder diğer insanları ve belki de kendisini o insan. sonuç olarak gitmek; her insanın yapmak istediği ve eninde sonunda yapacağıdır.
kolay iş değildir çekip gitmek. oblomov'a göre sadece bir evden diğer eve taşınmak bile ölüm demektir. az çekilecek çile değildir o taşınmak. zaten çoğunlukla da istemeye istemeye gider insanlar, gitmeye zorlanır.
''dans et sessizlikle, ses duyamazsın, iz bulamazsın.''
gerçekten de öyle. ah babam burada olsaydın da yapıştırsaydın bir tane yüzüme 'lan hıyar sen beni kadına mı benzetiyorsun' diye. yok be babam şarkının adı kadının gidişi ama gidenden çok geride kalan ve onun çaresizliği anlatılıyor. gerçekten de öyle. tüm bu gürültü patırtıya rağmen içimde sessiz kalan bir yer var ki orasını tamamen sana ayırdım.
''Öyleyse sen unut beni, yeter ki benden isteme!''
gidenlere söylenebilecek tek söz budur.
yaşamaya devam ediyoruz, tüm gidenlere rağmen, geride kalmış olmanın dayanılmaz kahrediciliğine rağmen. çünkü:
''içimde koskocaman bir yer, Sana da başkalarına da yeter.''
içimizdeki bu yere, izin verdiğimiz takdirde yeni birileri girmeye devam ediyor. peki neden izin veriyoruz buna?
biz insanoğlu, eşref-i mahlukat unvanını aslında o kadar da hak etmiyoruz da ondan. yusuf'una sadık bir baba gibi olmanın yanından bile geçemiyoruz da o yüzden. o ki üzerinden onca zaman geçse de oğlunun gittiğine asla inanmamıştı ve kavuşmaların en güzelini yaşamayı hak etmişti.
kalbinizin bir yerlerine, gidenleriniz için daimi ve vip bir köşe ayırmayı ihmal etmeyin.
''dışarıda deli dalgalar, gelir duvarları yalar.''
evet bizi bu dertler oyalar ve kavuşacağımız güne kadar aldırmadan yaşarız. aldırma gönül, aldırma sözlerini tekrar ederek. benim de bugün dertlerim şaha kalktı, allah'a sitemimi yolladım ve uludağ'a yazımı bıraktım. başlıkta belirtildiği gibi de gidiyorum. yarın yine bu saatlerde görüşmek üzere.
gitmek: şu an nefes alan ne kadar canlı varsa istisnasız hepsinin yapmak istediği şey. kimi çok uzaklara gitmek ister, kimi uzakların bile sonuna... kimi ise bir nefes mesafesindeki ölüme dokunmak ister.
çiçekler de gitmek ister, karşıdan boynunu eğmiş ona bakan bir diğer çiçeğin yapraklarını öpmek...
kimileri içinse gitmek; işten çıkıp eve dönmekten ibarettir sadece. eve gitmek, işe gitmek. kimilerine göre de bir kozdur, gitmekle tehdit eder diğer insanları ve belki de kendisini o insan. sonuç olarak gitmek; her insanın yapmak istediği ve eninde sonunda yapacağıdır.
kolay iş değildir çekip gitmek. oblomov'a göre sadece bir evden diğer eve taşınmak bile ölüm demektir. az çekilecek çile değildir o taşınmak. zaten çoğunlukla da istemeye istemeye gider insanlar, gitmeye zorlanır.
''dans et sessizlikle, ses duyamazsın, iz bulamazsın.''
gerçekten de öyle. ah babam burada olsaydın da yapıştırsaydın bir tane yüzüme 'lan hıyar sen beni kadına mı benzetiyorsun' diye. yok be babam şarkının adı kadının gidişi ama gidenden çok geride kalan ve onun çaresizliği anlatılıyor. gerçekten de öyle. tüm bu gürültü patırtıya rağmen içimde sessiz kalan bir yer var ki orasını tamamen sana ayırdım.
''Öyleyse sen unut beni, yeter ki benden isteme!''
gidenlere söylenebilecek tek söz budur.
yaşamaya devam ediyoruz, tüm gidenlere rağmen, geride kalmış olmanın dayanılmaz kahrediciliğine rağmen. çünkü:
''içimde koskocaman bir yer, Sana da başkalarına da yeter.''
içimizdeki bu yere, izin verdiğimiz takdirde yeni birileri girmeye devam ediyor. peki neden izin veriyoruz buna?
biz insanoğlu, eşref-i mahlukat unvanını aslında o kadar da hak etmiyoruz da ondan. yusuf'una sadık bir baba gibi olmanın yanından bile geçemiyoruz da o yüzden. o ki üzerinden onca zaman geçse de oğlunun gittiğine asla inanmamıştı ve kavuşmaların en güzelini yaşamayı hak etmişti.
kalbinizin bir yerlerine, gidenleriniz için daimi ve vip bir köşe ayırmayı ihmal etmeyin.
''dışarıda deli dalgalar, gelir duvarları yalar.''
evet bizi bu dertler oyalar ve kavuşacağımız güne kadar aldırmadan yaşarız. aldırma gönül, aldırma sözlerini tekrar ederek. benim de bugün dertlerim şaha kalktı, allah'a sitemimi yolladım ve uludağ'a yazımı bıraktım. başlıkta belirtildiği gibi de gidiyorum. yarın yine bu saatlerde görüşmek üzere.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar