bugün
- kendini türk hisseden arap artığı20
- sözlük kızlarının kombinleri33
- sözlükteki gammaz özelliği11
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- gammaz sözlük kızları15
- s'i l v'e r m'i s t15
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
- ilgi budalası sözlük kızı5
- ilham aliyev6
- benimki de pembe pembe diyen kız5
- mutlu ama uzak olsun bey birader4
- sözlük kızları tarafından zorbalanmak5
- başmeriç9
- acı biber elleyip gözü kaşımak3
- oryantal6
- claudian clouds9
- ateistleri sevmemek6
- dm faresi6
- diş temizletme7
- uzayda görünmeyen nesneler3
- silvermist'e sataşıyorum öyleyse varım10
- uludağ sözlük evreni3
- barcelona nın galatasaray a döşeyeceği boru2
- eskort gibi gi'yi nen muhafazkar ai le kizi7
- atv'yi açar mısınız3
- sözlükte en çok başlık açan yazar3
- sözlük yönetiminin beni üzmesi2
- manisa daki otobüs kazasında geri manevra hatası2
- sözlükteki ilişki skandalı36
- nick vermeden bir yazara seslen18
- kendini türk hisseden birinden rahatsızlık duymak4
- levent kırca11
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye10
- bazı arabalarda geri vitesin sol üst köşede olması8
- muhafazakarlar9
- gilded lily8
- tesettüre girmezsen seninle evlenmem diyen erkek10
- intihar etmeyi düşünmek6
- çikarmadan uc atan adam5
- arap a sizin orda araba koymaya yer var mı demek3
- erkekler allah belanızı versin8
- elle pilav yemek3
- artık kürt sorunu yoktur14
- sibel can3
- hırt11
- kışlıkları çıkartmak8
- erkeğini nasıl eğitirsin5
- sözlükteki o'na vurma bana vur lobisi5
- gammaz biraderlerin yeniden palazlanmaya başlaması2
Mutlu anımda, her şeyin gelip geçici olduğunu bilip hayatın tadını çıkarmayı, anı yaşamayı öğretti. Mutsuz anımda ise bu istenmeyen anların da bir sonu olduğunu ve değişeceğini hatırlattı bana. Ancak hatırladığım sadece bu değildi, bir de hikâye vardı şimdi paylaşmak istediğim:
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verebilecek birisi olup olmadığını sorar. Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyleyip ona Suphi beyin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş, onların anlattıklarından Suphi'nin bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zenginin ise Hasan adında bir başka çiftlik sahibi olduğunu da öğrenir anlatılanlardan. Derviş, Suphi'nin çiftliğine varır. Çok iyi karşılanıp çok iyi misafir edilir. Suphi de, ailesi de hem misafirperver hem de sevgi dolu insanlardır... Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Suphi'ye teşekkür ederken, "Böyle zengin olduğun için hep şükret" der. Suphi ise şöyle cevap verir: "Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bu da geçer..." Derviş, Suphi'nin çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Birkaç yıl sonra Derviş'in yolu yine aynı bölgeye düşer. Suphi'yi hatırlar ve ona uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülere sorunca onun artık fakir bir kişi olduğunu ve Hasan'ın yanında çalıştığını öğrenir. Derviş hemen Hasan'ın çiftliğine gider, Suphi'yi bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felaketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için, selden hiç zarar görmemiş ve daha da zengin olmuş Hasan'ın yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Suphi ve ailesi üç yıldır Hasan'ın hizmetindedir. Suphi, bu kez Derviş'i son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Suphi'ye olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve şu cevabı alır: "Üzülme... Bu da geçer..."
Dervişin yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Hasan birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkarı ve eski dostu Suphi'ye bırakmıştır. Suphi, Hasan'ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söylerken yine aynı cevabı alır: 'Bu da geçer..." Yıllar sonra Derviş yine Suphi'yi arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Suphi'nin mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: "Bu da geçer". Derviş, "Ölümün nesi geçecek?" diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Suphi'nin mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi yok etmiş, Suphi'den geriye bir iz dahi kalmamıştır...
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verebilecek birisi olup olmadığını sorar. Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyleyip ona Suphi beyin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık verirler. Derviş, onların anlattıklarından Suphi'nin bölgenin en zengin kişilerinden birisi olduğunu anlar. Bölgedeki ikinci zenginin ise Hasan adında bir başka çiftlik sahibi olduğunu da öğrenir anlatılanlardan. Derviş, Suphi'nin çiftliğine varır. Çok iyi karşılanıp çok iyi misafir edilir. Suphi de, ailesi de hem misafirperver hem de sevgi dolu insanlardır... Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Suphi'ye teşekkür ederken, "Böyle zengin olduğun için hep şükret" der. Suphi ise şöyle cevap verir: "Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bu da geçer..." Derviş, Suphi'nin çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Birkaç yıl sonra Derviş'in yolu yine aynı bölgeye düşer. Suphi'yi hatırlar ve ona uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülere sorunca onun artık fakir bir kişi olduğunu ve Hasan'ın yanında çalıştığını öğrenir. Derviş hemen Hasan'ın çiftliğine gider, Suphi'yi bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felaketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için, selden hiç zarar görmemiş ve daha da zengin olmuş Hasan'ın yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Suphi ve ailesi üç yıldır Hasan'ın hizmetindedir. Suphi, bu kez Derviş'i son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır... Derviş, vedalaşırken Suphi'ye olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve şu cevabı alır: "Üzülme... Bu da geçer..."
Dervişin yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Hasan birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkarı ve eski dostu Suphi'ye bırakmıştır. Suphi, Hasan'ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar sevindiğini söylerken yine aynı cevabı alır: 'Bu da geçer..." Yıllar sonra Derviş yine Suphi'yi arar. Ona bir tepeyi işaret ederler. Tepede Suphi'nin mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: "Bu da geçer". Derviş, "Ölümün nesi geçecek?" diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Suphi'nin mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi yok etmiş, Suphi'den geriye bir iz dahi kalmamıştır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar