bugün
- uludağ sözlük size ne kattı13
- sözlük kızlarının kahveleri4
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- nervio12
- şarapçı koala yalnız değildir9
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- aykolik adamdır3
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- fusya semsiyeli yabanci14
- sarapci koala45
- bir kadının en zevk aldığı an5
- dinen kabul edilir ağlama biçimi3
- sözlükteki mağara adamları3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- recep tayyip erdoğan8
- sorgulanmayan eğitim2
- barbunya2
- yazın anlamının kadın ayağı olması3
- 2026 ekonomik krizi2
- keşan3
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak3
- bireysel emeklilik2
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- bazılarına gereken cevabı reis'in vermesi2
- kıvırcık saç8
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- çağla idi3
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- arkadaşlar görüşürüz2
- serhat kılıç20
- rica ediyorum kimse beni savunmasın2
- piercing takmanın zorluğu5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- hazret ktc2
- tik tok2
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- şarapçının mal varlığı9
- iktidarsız erkek2
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- kelebek saç kesimi4
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- kurucu önder3
- bedelli askerlik yapan erkek erkek midir sorgusu2
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
her itiraf abuk-sabuk ve yalan olmamakla birlikte arada bir uyduruklar çıkıyor tabi.
kimi zaman güldüren kimi zaman hüzünlendiren bir yapısı var.
bir itirafa yapılan yorumlardan birinde bu küçük hikaye anlatışmış,
--spoiler--
DOĞUM GÜNÜ HEDiYESi- "Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı,"Biraz bekleyeceksin hocam," dedi. "iki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum." Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam verdikten sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak, "Ekmeklerimi alayım," dedi. "Benim ikizler acıkmıştır."
Fırıncı, adamın kendesine uzattığı torbayı alarak tezgahın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden dört-beş tane çıkardı. Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, tezgahın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu.
Fısıltı şeklinde fırıncıya sordum. "neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? Biraz sonra çıkacak ya!..",
"Bayat ekmekleri kendisi istiyor." dedi fırıncı. "Çok fakir olduğundan, ona yarı fiyatına veriyorum." ,"Kim bu adam?" diye sordum. "Kore gazilerinden " dedi. "Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşla."
Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve ufak da olsa bir şeyler yapmak istiyordum. "Aradaki farkı ben vereyim," dedim. "Hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler." Fırıncı, teklifimi kabul etti ve biraz sonra da, fırından yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına doldururken şekli bozuk, bayat ekmekleri de tezgahın altına koydu.
"Çok şanslısın hacı amca," dedi. Çocuklar için sana bugün pasta gibi ekmek vereceğim." Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırırken. "Allah, senden razı olsun evladım" dedi. "Bugün onların doğum günü olduğunu nereden biliyordun?" [Cüneyd Süavi]
--spoiler--
kimi zaman güldüren kimi zaman hüzünlendiren bir yapısı var.
bir itirafa yapılan yorumlardan birinde bu küçük hikaye anlatışmış,
--spoiler--
DOĞUM GÜNÜ HEDiYESi- "Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı,"Biraz bekleyeceksin hocam," dedi. "iki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum." Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam verdikten sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak, "Ekmeklerimi alayım," dedi. "Benim ikizler acıkmıştır."
Fırıncı, adamın kendesine uzattığı torbayı alarak tezgahın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden dört-beş tane çıkardı. Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, tezgahın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu.
Fısıltı şeklinde fırıncıya sordum. "neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? Biraz sonra çıkacak ya!..",
"Bayat ekmekleri kendisi istiyor." dedi fırıncı. "Çok fakir olduğundan, ona yarı fiyatına veriyorum." ,"Kim bu adam?" diye sordum. "Kore gazilerinden " dedi. "Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşla."
Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve ufak da olsa bir şeyler yapmak istiyordum. "Aradaki farkı ben vereyim," dedim. "Hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler." Fırıncı, teklifimi kabul etti ve biraz sonra da, fırından yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına doldururken şekli bozuk, bayat ekmekleri de tezgahın altına koydu.
"Çok şanslısın hacı amca," dedi. Çocuklar için sana bugün pasta gibi ekmek vereceğim." Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırırken. "Allah, senden razı olsun evladım" dedi. "Bugün onların doğum günü olduğunu nereden biliyordun?" [Cüneyd Süavi]
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar