bugün
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi5
- online yazarlar neden yazmıyor4
- sözlüğü gerenler3
- öbür sözlük4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak5
- güvenilir yazar3
- atom bombası patlamasından koşarak kaçmak2
- meczup olmanın kötü sanılması2
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- misafirliğe gitmemek2
- anın görüntüsü10
- sözlük yazarlarının hayattaki en büyük şansları2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- yine güneş doğdu2
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- borsa3
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- havanın kapalı olması2
- günün tweeti3
- parmak patates vs elma dilim patates7
- nervio35
- en güzel sevişme13
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- diamond bosphorus7
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- güne bir şarkı bırak14
- bu koyden olsam ne olacak18
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- velvet53
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- soğan salatası6
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
"ne istediniz de vermedik" ve benzeri siyasi yorumları bir kenara bırakıyorum.
15 temmuz 2016 gecesi ankara'da idim. henüz tv'de vs hiçbir şey yokken jetlerin seslerini duyuyor, anlam veremiyor, olağanüstü bir tatbikattir vs diyordum. çok geçmeden tabi işin rengi belli oldu ve bu sefer jetlerin seslerinin yanında bomba seslerini duyar, çatışmaları görür olduk canlı gözle. lakin tüm bu şahitliğim şehre hakim bir evin camından oldu. tüm geceyi de elimde telefon aileme ve arkadaşlarıma evde kalmaları gerektiğini söyleyerek geçirdim. hem aklımda ( balyoz sürecinden de sebep ) çeşitli sorular vardı, hem de söz konusu kalkışmayı ordu içinde gayet ufak, heyecan arayan birkaç maceraperestin yaptığını düşündüm ve sokağa çıkıp düzenin bozulmasına ve olası bir karışıklığa izin verilmemesi gerektiğini, devlet kontrollü güvenlik güçlerinin olayı kısa sürede kontrol altına alacağını düşündüm. belki biraz da korktum bilmiyorum. neden bilmiyorum? çünkü zaten saydığım sebeplerden dolayı dışarı çıkmayı düşünmemiştim onun için hiç cesaret-korku arasında kalmadım.
lakin iş biraz aydınlığa kavuşunca anlaşıldı ki olay benim düşündüğüm kadar küçük çaplı ve basit değilmiş. sabaha kadar ne çarpışmalar olmuş, ne direnişler olmuş. insanlar vatanın her karış toprağında sabaha kadar kendilerini siper ederek önlemişler darbeyi. ne kahramanlıklar ne fedakarlıklar yaşanmış. her geçen gün her yeni haberle, şehadet hikayesiyle yeni kahramanlıkları öğreniyoruz.
lafım o ki her ne kadar ilk gece kendim dışarı çıkmasam, yakınlarıma da çıkmayın desem de şunu kabul etmeliyiz ki hepimizin geleceğini o gece canını hiçe sayarak dışarı çıkan insanlar kurtardı. sanırım hayatımın sonuna kadar o gece dışarı çıkmamanın üzüntüsü ve çıkanlara olan borçluluk hissimle yaşayacağım. hepinize minnettarız.
allah bir daha her ne sebeple olursa olsun ( dediğim gibi siyasal yorumları bu yazıma dahil etmiyorum ) bize böyle acı geceler yaşatmasın. lakin söz konusu kalkışmanın amacından da anlaşılıyor ki pek de huzur içinde yaşayabilecek bir durumumuz yok. o sebeple bir diğer temennim şudur ki ülkemiz veya dinimiz veya insanlık eğer bir gün daha böyle bir sınavdan geçerse, o sınavdan geçer not alanlardan olalım.
15 temmuz 2016 gecesi ankara'da idim. henüz tv'de vs hiçbir şey yokken jetlerin seslerini duyuyor, anlam veremiyor, olağanüstü bir tatbikattir vs diyordum. çok geçmeden tabi işin rengi belli oldu ve bu sefer jetlerin seslerinin yanında bomba seslerini duyar, çatışmaları görür olduk canlı gözle. lakin tüm bu şahitliğim şehre hakim bir evin camından oldu. tüm geceyi de elimde telefon aileme ve arkadaşlarıma evde kalmaları gerektiğini söyleyerek geçirdim. hem aklımda ( balyoz sürecinden de sebep ) çeşitli sorular vardı, hem de söz konusu kalkışmayı ordu içinde gayet ufak, heyecan arayan birkaç maceraperestin yaptığını düşündüm ve sokağa çıkıp düzenin bozulmasına ve olası bir karışıklığa izin verilmemesi gerektiğini, devlet kontrollü güvenlik güçlerinin olayı kısa sürede kontrol altına alacağını düşündüm. belki biraz da korktum bilmiyorum. neden bilmiyorum? çünkü zaten saydığım sebeplerden dolayı dışarı çıkmayı düşünmemiştim onun için hiç cesaret-korku arasında kalmadım.
lakin iş biraz aydınlığa kavuşunca anlaşıldı ki olay benim düşündüğüm kadar küçük çaplı ve basit değilmiş. sabaha kadar ne çarpışmalar olmuş, ne direnişler olmuş. insanlar vatanın her karış toprağında sabaha kadar kendilerini siper ederek önlemişler darbeyi. ne kahramanlıklar ne fedakarlıklar yaşanmış. her geçen gün her yeni haberle, şehadet hikayesiyle yeni kahramanlıkları öğreniyoruz.
lafım o ki her ne kadar ilk gece kendim dışarı çıkmasam, yakınlarıma da çıkmayın desem de şunu kabul etmeliyiz ki hepimizin geleceğini o gece canını hiçe sayarak dışarı çıkan insanlar kurtardı. sanırım hayatımın sonuna kadar o gece dışarı çıkmamanın üzüntüsü ve çıkanlara olan borçluluk hissimle yaşayacağım. hepinize minnettarız.
allah bir daha her ne sebeple olursa olsun ( dediğim gibi siyasal yorumları bu yazıma dahil etmiyorum ) bize böyle acı geceler yaşatmasın. lakin söz konusu kalkışmanın amacından da anlaşılıyor ki pek de huzur içinde yaşayabilecek bir durumumuz yok. o sebeple bir diğer temennim şudur ki ülkemiz veya dinimiz veya insanlık eğer bir gün daha böyle bir sınavdan geçerse, o sınavdan geçer not alanlardan olalım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar