bugün

sivas filmi

71. venedik film festivalinde altın aslan ödülü alan yönetmenimiz kaan müjdeci nin ilk filmi. sivas ın bir kırsal köyünde aslan isimli küçük bir çocukla yine sivas isimli, dövüştürülen bir köpeğin arasındaki duygusal bağ ve dramatik bir ilişkinin konu edildiği film gerçekten izlenmeye değer. her ne kadar insanın içini dağlayan çoğu sahnesine bakamasam da film, gerek görüntü tekniğinin farklılığı, gerekse aslan ın doğal oyunculuğu ile muhteşem bir film olmuş.

yönetmen kaan müjdeci her ne kadar filmin anadolu da ''bir çocuk nasıl erkek olur'' ve köpeğiyle olan duygusal bağı konusunu işlediğini söylese de film daha çok köpek dövüştürme vahşetiyle ilgili olmuş fikrimce. hatta antalya film festivalinde jüri tarafından, dövüş sahnelerinin sansürlenmesi istenir kendisinden. yönetmen tereddütsüz ''sansürleyeceğime evde oturur kendim izlerim.'' cevabını verir.

filmin adından dolayı siyasi bir film olduğunu düşünerek izlemeyi bugüne kadar ertelemiş olsam da; hala isminin ironik olduğunu düşünüyorum. sivas ismi yangınlar katliamlar çağrıştırır hala ne yazık ki. şeyh bedrettin lerin, pir sultan abdal ların, metin altıok ların şehridir sivas. hulasa filmin neşet ertaş türküsüyle sonlanan son sahnesinde sivas ın gözlerinde tüm bu yangınları görebilirsiniz.

izleyin efendim.
© copyright 2005 - 2026