bugün
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar10
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması5
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- galatasaray büyüklüğü9
- cumartesi günü yapılabilecekler6
- anın görüntüsü23
- arkadaşlar bakar mısınız9
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- yapılan ilginç salaklıklar4
- türkçeye sistemli saldırı7
- güne acı bir gerçek bırak8
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- arkadaşlar bekar mısınız2
- her yerden engelleyen kız6
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- muhallebi köpürtmek4
- anadol3
- ispartalı kızlar9
- tayt6
- straponlu kadın2
- gey ve şey kavgası5
- sözlükte ortamın çok gergin olması5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- travelerin aşık olduğu evli adam3
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- silvoş kaç kilo verebildi acabası2
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- popo liposuction6
- kırdığımız kalbi tamir etmek4
- uğurcan çakır9
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
- kendi gölgesinden korkan insan2
- aşık olmuş kızın suratına nah çekmek2
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- hangi manifest kızısın6
- ben divayım5
- ellerim bos gonlum hosu israil'e göndermek2
- küpe4
- fatma betül sayan kaya69
- traveler vs iock6
- from gold from dust28
- ioçk hırkası3
- travelerin içince pisleşmesi3
- parcalandim toparlanamiyorum36
- hazaryada kağan neden yavudiliği seçti3
- fiziği güzel sözlük kızları56
--spoiler--
insanoğlu olarak nasıl bir şirkete geldik lan biz böyle? çalışan tek canlı biziz. böyle malafat gibi, pazartesi sabah gelip haftasonuna kadar sabahtan akşama kadar bir yerde oturup çay-kahve içiyor, bedenimiz damacanaya benzeyene kadar masanın başından kalkmıyoruz. dışarıdaki köpeğe bakıyorum, haftalardır hiçbir şey yapmıyor. güneşin altında yuvarlanıp, ara sıra seks yapıyor. parkta yatıyor, oradan kalkıp ağacın altına gidiyor. çalışma ihtiyacı duymuyor adam. saygı duyuyorum. muhabbet kuşları da ne okula gidiyor ne de sonra daralacağı bir işe girip fosforlu tüyleri dökülene kadar, sikimsonik programların karşısında dosya aramakla vakit kaybediyor.
sistemin çarkı, bitmeyen şarkı gibi geyiklere girmenin alemi yok. sorun net, önümüzde kilim desenli apartman gibi serilmiş. istemediği şeyleri yapmak zorunda kalan tek denyo biziz.
o değil, kendi hayatımızı mahvettiğimiz gibi başka hayvanlara da eziyet ediyoruz. atlar biz sefa yaparken faytonu çekiyor, köpeğe bizi korusun diye eğitim veriyoruz. eti yenebilir hayvanları parçalayıp, yenemeyecek hayvanların derisinden çanta yapıyoruz.
ulan bu nasıl bir vandallık, nasıl bir yok etme güdüsüdür? aynı tanrıya başka yoldan inanıyor diye kafalar kesiliyor, füzeler gönderiliyor. denizin dibinde hiç ışık görmemiş canlılar bulup, onları kameraya alıyoruz. hayvanda göz oluşmamış ışığa gerek yok diye, sen hayvan gibi projektörle gidip bir de filme alıyorsun.
alma amına koyim!
kendin bokun içine bulaşmışsın zaten, mis gibi cennetten bile bu bitmek bilmez merakın yüzünden kovulmuşsun.
kim yedi lan o elmayı? hacı, elma lan bu? yani eve alırsın, 2 hafta sonra yemeyi unuttuğundan çöpe atarsın. daha fazlası değil. eksik tasarım mıyız? proje hata verdi, artık olduğu kadar deyip mi gönderildik bu dünyaya bir bilebilsem.
ne kadar gereksiz taş, işe yaramaz hamle var altından insan çıkıyor. makyaj yapmak da neyin nesidir yahu? köpeğe kazak giydirmek, toka takmak nedir? bir milyon tane çizim programı bulup, bunlarla bir şey çizememek nedir?
bu dünyanın başına gelmiş en kötü türün, başarısız bir temsilcisiyim. en az bu yazıyı okuyan, okumayıp cevahir'de pantolon deneyen, tüm gün tavuk döner kesen, kunil gibi konuşan, saçlarına yarım kilo jöle süren, kafasiken telefonların susmadığı banka şubesinde akşam olmasını bekleyen, sex shopta dildoları rafa dizen, köşe yazısını yazmaya çalışırken " yazacak bişey kalmadı mnkym" diye ekrana bakan, bu toka bu kafaya uymadı diye başka toka deneyen, yanında çalıştığı insanların süzme salak olduğunu düşünen herhangi bir insan kadar başarısızım.
işin kötüsü: bu başarı, kariyer, vizyon sikini çıkaran da yine aynı tür. manyak mıyız, divane miyiz, mazo muyuz nedir anlamadım ki?
--spoiler--
insanoğlu olarak nasıl bir şirkete geldik lan biz böyle? çalışan tek canlı biziz. böyle malafat gibi, pazartesi sabah gelip haftasonuna kadar sabahtan akşama kadar bir yerde oturup çay-kahve içiyor, bedenimiz damacanaya benzeyene kadar masanın başından kalkmıyoruz. dışarıdaki köpeğe bakıyorum, haftalardır hiçbir şey yapmıyor. güneşin altında yuvarlanıp, ara sıra seks yapıyor. parkta yatıyor, oradan kalkıp ağacın altına gidiyor. çalışma ihtiyacı duymuyor adam. saygı duyuyorum. muhabbet kuşları da ne okula gidiyor ne de sonra daralacağı bir işe girip fosforlu tüyleri dökülene kadar, sikimsonik programların karşısında dosya aramakla vakit kaybediyor.
sistemin çarkı, bitmeyen şarkı gibi geyiklere girmenin alemi yok. sorun net, önümüzde kilim desenli apartman gibi serilmiş. istemediği şeyleri yapmak zorunda kalan tek denyo biziz.
o değil, kendi hayatımızı mahvettiğimiz gibi başka hayvanlara da eziyet ediyoruz. atlar biz sefa yaparken faytonu çekiyor, köpeğe bizi korusun diye eğitim veriyoruz. eti yenebilir hayvanları parçalayıp, yenemeyecek hayvanların derisinden çanta yapıyoruz.
ulan bu nasıl bir vandallık, nasıl bir yok etme güdüsüdür? aynı tanrıya başka yoldan inanıyor diye kafalar kesiliyor, füzeler gönderiliyor. denizin dibinde hiç ışık görmemiş canlılar bulup, onları kameraya alıyoruz. hayvanda göz oluşmamış ışığa gerek yok diye, sen hayvan gibi projektörle gidip bir de filme alıyorsun.
alma amına koyim!
kendin bokun içine bulaşmışsın zaten, mis gibi cennetten bile bu bitmek bilmez merakın yüzünden kovulmuşsun.
kim yedi lan o elmayı? hacı, elma lan bu? yani eve alırsın, 2 hafta sonra yemeyi unuttuğundan çöpe atarsın. daha fazlası değil. eksik tasarım mıyız? proje hata verdi, artık olduğu kadar deyip mi gönderildik bu dünyaya bir bilebilsem.
ne kadar gereksiz taş, işe yaramaz hamle var altından insan çıkıyor. makyaj yapmak da neyin nesidir yahu? köpeğe kazak giydirmek, toka takmak nedir? bir milyon tane çizim programı bulup, bunlarla bir şey çizememek nedir?
bu dünyanın başına gelmiş en kötü türün, başarısız bir temsilcisiyim. en az bu yazıyı okuyan, okumayıp cevahir'de pantolon deneyen, tüm gün tavuk döner kesen, kunil gibi konuşan, saçlarına yarım kilo jöle süren, kafasiken telefonların susmadığı banka şubesinde akşam olmasını bekleyen, sex shopta dildoları rafa dizen, köşe yazısını yazmaya çalışırken " yazacak bişey kalmadı mnkym" diye ekrana bakan, bu toka bu kafaya uymadı diye başka toka deneyen, yanında çalıştığı insanların süzme salak olduğunu düşünen herhangi bir insan kadar başarısızım.
işin kötüsü: bu başarı, kariyer, vizyon sikini çıkaran da yine aynı tür. manyak mıyız, divane miyiz, mazo muyuz nedir anlamadım ki?
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar