bugün
- hızlı para kazanmanın yolları12
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- güzel huylu kezo3
- biat kültürü3
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- futbol fanatiklerinin birer aptal olması3
- yazarların imza parfümleri14
- yobazla muhafazakar arasındaki fark2
- türk kızı egosu3
- wowturkey3
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- pkk nasıl biter5
- bidat2
- amerika birleşik devletleri5
- türkiye'deki suriyeli sayısı 2 milyon 265 bin3
- türk kızıyla konuşmak vs rus kızıyla konuşmak2
- ilk buluşmada müzeye götüren erkek2
- yaratıcı çıkma teklifleri4
- 2026 dünya kupası24
- erkekler neden az yaşar9
- dünya11
- bir insanı sevmek12
- çırılçıplak şekilde ağlayarak ana haber seyretmek5
- magnum yemenin lüks sayıldığı yıllar5
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- mutluluğun fark edilmemesi9
- futbol17
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor5
- lise5
- saygıdeğer birader yazarlar3
- akp aslında yok her şey dekor5
- kıskanmak7
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler8
- psikiyatrın evini ziyaret etmesi3
- pasportta kürt ve suriyeli etniğini belirtmek4
- tramer kaydı olan kız2
- evlenince sözlüğü bırakan erkek3
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı13
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- niğdeliler2
- amerikan yahudileri3
- devlet gücü6
- raskolnikov2
- yargıcı2
- chp'nin belediyeleri kaybedecek olması7
- okulda akıllı tahtaya format atmak2
- 25 haziran 2026 venezuela depremi5
- pkklı anaları2
- pkklıların abd askerleri ile halay çekmesi2
- m r e r e c t o5
sınava 19 mayıs üniversitesinde girebilmek için ölüm kalım mücadelesi verdim.
koca üniversitede resmen mahşer kalabalığı vardı.
fen edebiyat fakültesine 500 metre kala araba hareket edemez hale geldi. millet arabasını yolun ortasında bırakıp sınava gitmiş. baktım öğrenciler yetişebilmek için arabalardan çıkıp koşuyor.
ben de indim koşmaya başladım, adamlar bağırıyor "yürümeyin gençler koşun!"
biz koşuyoruz, bir teyzenin bize bakarak ettiği dua kulağıma geliyor, "inşallah yetişirsiniz çocuklar".
eğitim fakültesinin yanından geçiyorum, kızlar telaşla bağırıyorlar "ya burası fen edebiyat mı?" bir adam da onlara bağırıyor "yok yavrum orası hemen ileride acele edin", kızlar telaşla başlıyor koşmaya. ben bir yandan gülüyorum, ygs deki 15 dakika felaketinden sonra öğrenci veli herkeste büyük bir korku oluşmuş.
bu ana baba gününde, kornalar ve feryatlar arasında onlarca sınavzedeyle bitmek bilmeyen depar atımından sonra fen edebiyata geliyorum, oradaki bir aileye soruyorum "fen edebiyat burası mı?" diye. "burası," diyorlar. "hangi blok?" Allah'ın cezası yer, kocaman fakülte bir de 2 blokmuş. kağıdı açıp bakıyorum. "çabuk ol yavrum, kapanacak şimdi" diyorlar. ben telaştan kağıdı zor açıyorum. gülerek bakıyorlar kağıda, "tam şurası hadi koş!" diyorlar, başlıyorum koşmaya.
beni gören veliler "hadi çocuğum hala alıyorlar acele et," "çabuk ol yetiş," gibi şeyler söylüyor. kapıya yaklaşıyorum, görevliler bağırıyor "son dakika, gecikeni almıyoruz acele edin!"
kendimi içeri zor attım amk.
üniversitelerde girmek çok zor. sınavdan sonra çıkmak ayrı zor.
bugün baktım diğer sınavım da üniversitede.
bu sınavlar yüzünden daha üniversiteye başlamadan dert sahibi olduk.
bunun daha mezun olması var.
iş hayatına atılması var.
daha kötüsü, iş hayatına atılamaması var.
ne sikimsonik dünya lan bu.
edit: yazıyı ekşi'den aldığımı söyleyenler oldu.
o hesap da bana ait. orada yazdıktan sonra burada da paylaştım sadece, sakin olun arkadaşlar.
evet iyi seyirler.
koca üniversitede resmen mahşer kalabalığı vardı.
fen edebiyat fakültesine 500 metre kala araba hareket edemez hale geldi. millet arabasını yolun ortasında bırakıp sınava gitmiş. baktım öğrenciler yetişebilmek için arabalardan çıkıp koşuyor.
ben de indim koşmaya başladım, adamlar bağırıyor "yürümeyin gençler koşun!"
biz koşuyoruz, bir teyzenin bize bakarak ettiği dua kulağıma geliyor, "inşallah yetişirsiniz çocuklar".
eğitim fakültesinin yanından geçiyorum, kızlar telaşla bağırıyorlar "ya burası fen edebiyat mı?" bir adam da onlara bağırıyor "yok yavrum orası hemen ileride acele edin", kızlar telaşla başlıyor koşmaya. ben bir yandan gülüyorum, ygs deki 15 dakika felaketinden sonra öğrenci veli herkeste büyük bir korku oluşmuş.
bu ana baba gününde, kornalar ve feryatlar arasında onlarca sınavzedeyle bitmek bilmeyen depar atımından sonra fen edebiyata geliyorum, oradaki bir aileye soruyorum "fen edebiyat burası mı?" diye. "burası," diyorlar. "hangi blok?" Allah'ın cezası yer, kocaman fakülte bir de 2 blokmuş. kağıdı açıp bakıyorum. "çabuk ol yavrum, kapanacak şimdi" diyorlar. ben telaştan kağıdı zor açıyorum. gülerek bakıyorlar kağıda, "tam şurası hadi koş!" diyorlar, başlıyorum koşmaya.
beni gören veliler "hadi çocuğum hala alıyorlar acele et," "çabuk ol yetiş," gibi şeyler söylüyor. kapıya yaklaşıyorum, görevliler bağırıyor "son dakika, gecikeni almıyoruz acele edin!"
kendimi içeri zor attım amk.
üniversitelerde girmek çok zor. sınavdan sonra çıkmak ayrı zor.
bugün baktım diğer sınavım da üniversitede.
bu sınavlar yüzünden daha üniversiteye başlamadan dert sahibi olduk.
bunun daha mezun olması var.
iş hayatına atılması var.
daha kötüsü, iş hayatına atılamaması var.
ne sikimsonik dünya lan bu.
edit: yazıyı ekşi'den aldığımı söyleyenler oldu.
o hesap da bana ait. orada yazdıktan sonra burada da paylaştım sadece, sakin olun arkadaşlar.
evet iyi seyirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar