bugün
- yunan adalarına gitmek14
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak9
- dinci ahlaksızlığı8
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- rujlu erkekle öpüşmek13
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek3
- reis her şeye nasıl yetişsin diyen aktroll2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması3
- 3 ayda bir duş almak4
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması16
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak6
- bu saatte hala uluyamama sebebi4
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler10
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- ölüyorum lan ölüyorum6
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak2
- yazarların sabah kahvaltısı6
- sarışın kadın vs esmer kadın2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- kaliteli entryler girip eksi oy almak2
- fred çakmaktaş2
- from gold from dust13
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- recep tayyip erdoğan27
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- nervio23
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması3
- tulumba tatlısı5
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- çin'e demokrasi gelsin10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- ekim2
- araba kullanırken uyumak4
- vajinanın iç sıcaklığı10
- yazılımcı flörtü2
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- fatma betül sayan kaya59
- silikon memenin patlaması10
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı3
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- rujlu kadınla öpüşmek6
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
Atatürk'ün mirasını gereği gibi taşıyabilmek için, "Gerçek Atatürkçülük"ün nasıl olması gerektiğinin doğru anlaşılması gerekir. Bu önemli gerçeğin kavranması bilinçli her Türk ferdi için büyük bir vazife ve sorumluluktur. Herşeyden önce şu gerçek çok iyi bilinmelidir ki, koyu bir Türk milliyetçisi ve samimi bir Müslüman olan Atatürk, milli mücadelenin her safhasında komünizm ve materyalizm gibi safsataların karşısında yer almıştır.
Atatürk, huzur ve düzeni bozan, ülkeyi felakete sürükleyebilecek ideolojilere karşı milletini uyarmış, bunlarla mutlaka mücadele edilmesi ve uzak durulması gerektiğini pek çok kereler ifade etmiştir. "Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara özellikle varlığı ile, hakkı ile, birliği ile çatışan tüm yabancı öğelerle mücadele gereği telkin edilmelidir" diyerek, yeni neslin de bu mücadele için bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.^
Atatürk'e göre komünizm ve faşizm bu tarifin içinde yer alan, milletin geleceği için son derece tehlikeli ideolojilerdir. Atatürk, temeli Darwinizm'e ve diyalektik materyalizme dayalı olan komünizme kesin ve net tavır almış, bu tehlikeli ideolojinin "her görülen yerde ezilmesi gerektiğini" vurgulamıştır. Büyük Önder, her iki ideolojinin de gerçek yüzünü çok iyi kavramış ve halkımızı da bu konuda bilinçlendirmek için gayret etmiştir. Aşağıdaki ifadeler onun engin görüşünü ortaya koyması açısından çok önemlidir:
"Dünya milletlerinin emperyalist ülkeler tarafından zaman zaman pervasızca paylaşıldığını ve bu paylaşma esnasında gelişmemiş ülkelerin tarihten silindiğini hafızalardan silmek kadar gaflet olamaz. Dünyanın bugünkü durumu hiç de parlak görünmüyor. Her ülke, gençliğini bir başka ideolojiye sahip olarak yetiştirme gayreti içinde.
italya faşizm ideolojisine dört elle sarılmış. Bu ülkenin diktatörü Mussolini ülkesinin sekiz milyon faşist gencin süngüsü üzerinde yaşadığını haykırıp duruyor...
Almanya'da Hitler'in yaratarak geliştirmekte olduğu Nazilik de faşizmin bir başka, bir büyük tehlikeli benzeridir. Hitler bir ırkçıdır. Dikkat buyurunuz, milliyetçi demiyorum, ırkçıdır diyorum. Alman ırkını en üstün ırk olarak gören bir mecnundur. Alman gençliğini peşine takmış, onlara bu ideali aşılamıştır...
Moskova'da oynanan oyun ise bir başka türlüdür. Stalin yalnız kendi gençliğine değil, dünya gençliğine komünistlik ideolojisini aşılamaya çalışıyor. Komünistlik propagandasının, fukarası ve cahili çok ülkelerde ne kolay taraftar topladığı ise ortada bir gerçektir..." (Atatürk'ün izinde Bir Ömür Böyle Geçti, Sabiha Gökçen, s.155)
Bu ideolojiler arkalarında milyonlarca ölü, binlerce acılı insan bırakmış, girdikleri her ülkeye yıkım ve felaket götürmüştür. Bunlar içten içe milleti kemiren ve sömüren ideolojilerdir ve gerçek vatanseverlerin bu ideolojilerle fikri alanda mücadele etmeleri, Atamızın önemli bir vasiyetidir.
Atatürk, komünizmin doğuda bir ayaklanmaya sebebiyet vereceğini üstün bir öngörüyle ifade etmiş ve bu konuda tedbir alınmasının gerekliliği üzerinde durmuştur.
Atatürk, 1932 yılında yaptığı bir konuşmada, komünizmi ciddi bir tehdit ve tehlike olarak gördüğünü şöyle ifade etmiştir:
"Bugün Avrupa'nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkanlarını topyekün bir şekilde, dünya ihtilali gayesi uğruna, seferber eden bu korkunç kuvvet, üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan, yepyeni siyasal metodlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne ingiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizm (komünizm)dir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler, yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95)
Atatürk, komünizm tehlikesine karşı duyduğu endişeyi, Ali Fuat Cebesoy'a yazdığı bir mektupta şöyle dile getirmiştir: "içerden ve dışardan çeşitli maksatlarla bu akımın (komünizmin) memleketimiz içine girmekte olduğu ve buna karşı akla uygun tedbir alınmadığı takdirde milletin pek çok muhtaç olduğu birlik ve sükununu bozan durumların ortaya çıkması imkan dairesinde görülmüştür..." (31 Ekim 1920, SD, IV, s. 360-361)
Atatürk, huzur ve düzeni bozan, ülkeyi felakete sürükleyebilecek ideolojilere karşı milletini uyarmış, bunlarla mutlaka mücadele edilmesi ve uzak durulması gerektiğini pek çok kereler ifade etmiştir. "Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara özellikle varlığı ile, hakkı ile, birliği ile çatışan tüm yabancı öğelerle mücadele gereği telkin edilmelidir" diyerek, yeni neslin de bu mücadele için bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.^
Atatürk'e göre komünizm ve faşizm bu tarifin içinde yer alan, milletin geleceği için son derece tehlikeli ideolojilerdir. Atatürk, temeli Darwinizm'e ve diyalektik materyalizme dayalı olan komünizme kesin ve net tavır almış, bu tehlikeli ideolojinin "her görülen yerde ezilmesi gerektiğini" vurgulamıştır. Büyük Önder, her iki ideolojinin de gerçek yüzünü çok iyi kavramış ve halkımızı da bu konuda bilinçlendirmek için gayret etmiştir. Aşağıdaki ifadeler onun engin görüşünü ortaya koyması açısından çok önemlidir:
"Dünya milletlerinin emperyalist ülkeler tarafından zaman zaman pervasızca paylaşıldığını ve bu paylaşma esnasında gelişmemiş ülkelerin tarihten silindiğini hafızalardan silmek kadar gaflet olamaz. Dünyanın bugünkü durumu hiç de parlak görünmüyor. Her ülke, gençliğini bir başka ideolojiye sahip olarak yetiştirme gayreti içinde.
italya faşizm ideolojisine dört elle sarılmış. Bu ülkenin diktatörü Mussolini ülkesinin sekiz milyon faşist gencin süngüsü üzerinde yaşadığını haykırıp duruyor...
Almanya'da Hitler'in yaratarak geliştirmekte olduğu Nazilik de faşizmin bir başka, bir büyük tehlikeli benzeridir. Hitler bir ırkçıdır. Dikkat buyurunuz, milliyetçi demiyorum, ırkçıdır diyorum. Alman ırkını en üstün ırk olarak gören bir mecnundur. Alman gençliğini peşine takmış, onlara bu ideali aşılamıştır...
Moskova'da oynanan oyun ise bir başka türlüdür. Stalin yalnız kendi gençliğine değil, dünya gençliğine komünistlik ideolojisini aşılamaya çalışıyor. Komünistlik propagandasının, fukarası ve cahili çok ülkelerde ne kolay taraftar topladığı ise ortada bir gerçektir..." (Atatürk'ün izinde Bir Ömür Böyle Geçti, Sabiha Gökçen, s.155)
Bu ideolojiler arkalarında milyonlarca ölü, binlerce acılı insan bırakmış, girdikleri her ülkeye yıkım ve felaket götürmüştür. Bunlar içten içe milleti kemiren ve sömüren ideolojilerdir ve gerçek vatanseverlerin bu ideolojilerle fikri alanda mücadele etmeleri, Atamızın önemli bir vasiyetidir.
Atatürk, komünizmin doğuda bir ayaklanmaya sebebiyet vereceğini üstün bir öngörüyle ifade etmiş ve bu konuda tedbir alınmasının gerekliliği üzerinde durmuştur.
Atatürk, 1932 yılında yaptığı bir konuşmada, komünizmi ciddi bir tehdit ve tehlike olarak gördüğünü şöyle ifade etmiştir:
"Bugün Avrupa'nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkanlarını topyekün bir şekilde, dünya ihtilali gayesi uğruna, seferber eden bu korkunç kuvvet, üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan, yepyeni siyasal metodlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne ingiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizm (komünizm)dir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler, yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95)
Atatürk, komünizm tehlikesine karşı duyduğu endişeyi, Ali Fuat Cebesoy'a yazdığı bir mektupta şöyle dile getirmiştir: "içerden ve dışardan çeşitli maksatlarla bu akımın (komünizmin) memleketimiz içine girmekte olduğu ve buna karşı akla uygun tedbir alınmadığı takdirde milletin pek çok muhtaç olduğu birlik ve sükununu bozan durumların ortaya çıkması imkan dairesinde görülmüştür..." (31 Ekim 1920, SD, IV, s. 360-361)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar