bugün

yalnızlık

belki de hayatın bazı insanlara sunmuş olduğu bir ayrıcalık hatta bazen bir lütuf olduğuna inandığımdır.

yalnızlık asla kimsesizlik olarak değerlendirilmemesi gereken bir durumdur tabii burda. yalnızlık; daha ziyade kişisel bir tercihle alakalı bir durumdur fikrimce. ve kişiyi etken kılar. kimsesizlik; terkedilmişlik hissiyle birlikte kişinin kendisine yapılan/yaptığı bir haksızlık düşüncesine, sürekli birilerini arama dürtüsüne işaret eden edilgen bir durumdur.

ikisi de acıdır evet ama birinde insan neden yalnız olduğunu sebepleriyle birlikte bilir. ama diğerinde böyle bir farkındalık durumu söz konusu değildir. ve farkında olmadığımız şeyin bedelini hayat bize tekrar tekrar ödetir.

gidenlerin çoğu aslında bir anlamda bizim yol verdiklerimizdir. kendilerine söylenen küçük yalanlara göz yumabilenler ''yalnız değildir'' ama göz yumulamayacak büyük yalanların sırası geldiğinde kimsesizdirler. yalancıları sevmeyenler yalnızdırlar.

yalnızlık kendimize açılan esrarlı bir kapıdır. kendini her halinle kabullenmeyi kendini sevmeyi öğretir bize. ve hayatının en az bir döneminde kendi tercihi ile yalnız kalmayan insanlar kendilerini tanıma lütfuna erişemeyen insanlardır fikrimce.

yalnız
hem bilgesi
hem delisidir
kendi dünyasının.

ayrıca
hem efendisi
hem kölesidir
kendisinin.

tadını çıkaramaz
görece'siz dünyasında
hiçbirisinin.
© copyright 2005 - 2026