bugün
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil9
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak13
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- sözlük kürdü54
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- ismail kartal25
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- badoo4
- hayata dair iç burkan detaylar3
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti3
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- annenin ölmesi5
- türklerin ırkçı olması8
- happn5
- cadılar bayramı kutlayan kız6
- ali koç2
- osman pamukoğlu14
- ebru eroğlu2
- durkheimın intihar teorisi3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı6
- boğaziçi üniversitesi5
- sonbahar pikniği2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- askerlik anıları5
- ileri dönüşüm4
- cam açık uyumak3
- içtim şarabı siktim arabı2
- kartoncu abi ırkçı mı3
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- nick'i üç harfl olan yazar muamması2
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- tek adam rejimi3
- kahve2
- nar suyu2
- iş görüşmesi2
- seni nerden gördüm nerden sevdim2
- geri dönüşüm4
- istanbul12
- bira kadın içeceğidir2
- apart otelde arap şeyhleri vardı2
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- etnik köken20
- para6
- taha duymaz2
- ukab2
Kadının mal varlığı olarak görülmesi...
Öncelikle kocası borçlu diye 'el koyma' hakkını kendinde görmüş adam.
Yani birincisi kadını kocasına tamamiyle ait bir varlık olarak görüyor.
ikincisi kocasına ait olmasından öte ona ait basit bir mal varlığı olarak algılıyor.
'bana borcun var, karının bedeni ile öde'
Bakınız bu yeni veya nadir bir şey değil. Küçük emrah isimli lanet serinin de şahitlik ettiği gibi ülkede asırlardır olan halen süregelen ve ülkemize de özel olmayan bir durum.
Kadının varlığının sürekli bir erkek akrabasının varlığına armağan edilmesi ve o erkeğin kadının sahibi olarak görülmesi mide bulandırıcı bir durum.
Kadının öz iradesi, beyni, kişiliği, öz varoluşu yokmuş gibi...
Suudi Arabistan yasalarını çok fazla anımsattığından sorunun kökenini sanırım söylemem bu defa gereksiz.
"kadın kocasının, yoksa babasının veya erkek kardeşinin izni olmadan çalışamaz, araba kullanamaz, okuyamaz"....
Öncelikle kocası borçlu diye 'el koyma' hakkını kendinde görmüş adam.
Yani birincisi kadını kocasına tamamiyle ait bir varlık olarak görüyor.
ikincisi kocasına ait olmasından öte ona ait basit bir mal varlığı olarak algılıyor.
'bana borcun var, karının bedeni ile öde'
Bakınız bu yeni veya nadir bir şey değil. Küçük emrah isimli lanet serinin de şahitlik ettiği gibi ülkede asırlardır olan halen süregelen ve ülkemize de özel olmayan bir durum.
Kadının varlığının sürekli bir erkek akrabasının varlığına armağan edilmesi ve o erkeğin kadının sahibi olarak görülmesi mide bulandırıcı bir durum.
Kadının öz iradesi, beyni, kişiliği, öz varoluşu yokmuş gibi...
Suudi Arabistan yasalarını çok fazla anımsattığından sorunun kökenini sanırım söylemem bu defa gereksiz.
"kadın kocasının, yoksa babasının veya erkek kardeşinin izni olmadan çalışamaz, araba kullanamaz, okuyamaz"....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar