bugün

gecenin şiiri

unutup, tekrar hatırladığım çok eski bir şarkıyı,
bıkmadan, defalarca, içten içe mırıldanıp
zamandan koparıp alır gibi;
canım yalnızca sevmek istiyor seni
saçlarını yüzünden ayırıp, gözlerini kirpiklerinden,
ellerini bileklerinden, ismini bedeninden ayırıp,
bir evin odalarında dolanır gibi;
ilk defa, merakla ve hayranlıkla
keşfeder gibi;
bir kırmızının detayında
saatlerce takılıp kalır gibi;
nereye varacağını bilmediğim
bir kaçamak yolculuk gibi,
sırf aklına esti diye
sevdiğim hiç bir eşyayı almadan;
süregelen bir fırtınayla değil,
öğretilmemiş, bilinmeyen hallerde,
bir kuşun kanadını açıp,
özgürlüğe süzülüşü gibi;
dudaklarımdan çıkamayacak kadar yoğun
tarifsiz bir ateşle yanar gibi;
tatlı, ekşi ya da tuzlu değil,
duyulmayan bir lezzetle;
öyle bir meyvenin tadını anımsar,
bir kitabın adını okur gibi değil;
bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı güneşin,
ılık bir akşamın denizden meltemiyle,
içine işleyen yosun kokusu gibi;
anlatamadığım, bırakamadığım,
hiç bitmesin dediğim anların sarhoşluğunda
kendimden geçer gibi;
canım yalnızca sevmek istiyor seni.

delinin biri, mayıs-2009
© copyright 2005 - 2026