bugün
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum5
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- alihan kuriş7
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni12
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- velvet12
- nasılsınız fakirler6
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri6
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi6
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- kara pıtılılar3
- kediyi parçalayan pitbull5
- hz musa'nın yeterince övülmemesi2
- denize bakan ev6
- sabah libidosu3
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- geliyor geliyor ismet geliyor5
- kaç cm3
- süleymancılar11
- iremga32
- çocuk yapmak2
- ordunun derelerinin yukarı akmaması6
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle9
- biriyle flörtleşmeye üşenmek5
- bıyıkların ağıza girmesi2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı8
- anın görüntüsü29
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı4
- iyi partiye vericem3
- sözlükte şakalı komiklikli başlıklar açmak2
- kemalistlerin asıl memleketi2
- kırgınlık ve kızgınlık arasındaki fark3
- çocuk kitapları2
- erdem saros2
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü2
- kadın yazara katılmak2
- diziden nefret etmek2
- sevgilin affetse aldatır mısın2
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- anın fotoğrafı3
- yunusların sapık olması3
- 40 yaşına gelmiş çocuksuz insan4
- haftanın gammazları listesi25
- beyazconverse7
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
kendisine katlanabilmek adına oyunlar oynadığımız meret.
eşit kenar iç çekmelerle körüklenmekte boğaz. sesin efendisine olan mecburiyetiyle kâfi derecede gönül eğlendirmiş havuz başı perilerinden sonra birde siz mi peydahlandınız başıma? sormayın canım ciğerim. geçen gün geri geri yürürken ileri ileri yürüdüğüm yerden, siz düşüverdiniz aklıma. acaba napıyordur şimdi, diye düşündüm bir müddet. cevaplar kurgulardan ibaretse eğer düşünmeyi uzun tutmakta bir fayda yok elbet. her ne kadar bir yeis olmasa bile. antin kuntin uğraşlar işte benimkisi. kusuruma bakmayın rica ederim. kusur ne demek, efendim? asıl siz... parçalı bulutlu bir hava esmekte bu nesirde, deseydim eğer mübalağa mı etmiş olurum? tersine, pek yerinde bir tespit olurdu. gelecek zaman kipini geçmişle verenlere ne denli hayran olduğumu nasıl da bilirsiniz. kimi ağdalı bulutların gölgesinde zikrederken, arada bir de olsa zikri bırakıp fikre bir el atmayı düşünüyor el denen akıl ama olan biten ile aramızda kurduğumuz ilişki, özellikle olan biten insan öğesiyken, sakız misali uzamaya meyilli ve bir son nokta, cümle, ah işte burada soluklanabiliriz akla değil sanrıya açıkken, zikrin kendisi fikirden daha baskın gelmekte. bu sadece kişisel bir tercih olarak da vuku bulmuyor ve ortak aklın bire birlerin toplamıyla bir mevcudiyet kazandığı ortamlarda, bire birler zikir üstüne kuruyor kendi varlığını, fikre girdiğinde zikrin hafifliğinin bertaraf edilip ciddiyetin ve ben denenin altının çizileceğinden duyulan hisli bir endişeyle. kişi kendine olandır ve aura dediğimiz halin zuhur ettiği ekseni çeviren milin kendisi de bu oluşun cereyan ettiği anlarda saklı. bir mit sunumu olarak kişinin kendisine oluşunun bir karakterin oluşturuluşunda cazibeyi yaratmadaki temel öğe olarak sunumu da bundan. taklidi ile aslı arasındaki fark ise bir diğerinin çığırtkanlığında açığa çıkan müstehcenlikte vuku bulur. aklın yel değirmenlerine karşı demek ise kanıksanmış bir imgenin kullanımına sebep olmak olur ve kanıksanmış tüm imgelerin de ya içi boşalmıştır ya da artık tekrara gerek duymayacak denli bir sağduyu öğesi olarak yerleri sabitlenmiştir. kullanıma sürümü anca kullanıldığı yapıyı ve bağlamı ters çevirebildiğimizde bir mana ifade etmekte, aksi takdirde bir parodi ya da en yaygın haliyle bir güdüklükten ötesine yer bulamamakta. insanlar maske takıyor demek kanıksanmış bir imgenin kullanımıysa, insanlar maske takıyor diyenlerle kafayı bulmanın kendisi de bunun güncellenmiş güdüklüğü olarak sahne almakta. bir taşın üstüne bir taş daha koymak değil olay.
eşit kenar iç çekmelerle körüklenmekte boğaz. sesin efendisine olan mecburiyetiyle kâfi derecede gönül eğlendirmiş havuz başı perilerinden sonra birde siz mi peydahlandınız başıma? sormayın canım ciğerim. geçen gün geri geri yürürken ileri ileri yürüdüğüm yerden, siz düşüverdiniz aklıma. acaba napıyordur şimdi, diye düşündüm bir müddet. cevaplar kurgulardan ibaretse eğer düşünmeyi uzun tutmakta bir fayda yok elbet. her ne kadar bir yeis olmasa bile. antin kuntin uğraşlar işte benimkisi. kusuruma bakmayın rica ederim. kusur ne demek, efendim? asıl siz... parçalı bulutlu bir hava esmekte bu nesirde, deseydim eğer mübalağa mı etmiş olurum? tersine, pek yerinde bir tespit olurdu. gelecek zaman kipini geçmişle verenlere ne denli hayran olduğumu nasıl da bilirsiniz. kimi ağdalı bulutların gölgesinde zikrederken, arada bir de olsa zikri bırakıp fikre bir el atmayı düşünüyor el denen akıl ama olan biten ile aramızda kurduğumuz ilişki, özellikle olan biten insan öğesiyken, sakız misali uzamaya meyilli ve bir son nokta, cümle, ah işte burada soluklanabiliriz akla değil sanrıya açıkken, zikrin kendisi fikirden daha baskın gelmekte. bu sadece kişisel bir tercih olarak da vuku bulmuyor ve ortak aklın bire birlerin toplamıyla bir mevcudiyet kazandığı ortamlarda, bire birler zikir üstüne kuruyor kendi varlığını, fikre girdiğinde zikrin hafifliğinin bertaraf edilip ciddiyetin ve ben denenin altının çizileceğinden duyulan hisli bir endişeyle. kişi kendine olandır ve aura dediğimiz halin zuhur ettiği ekseni çeviren milin kendisi de bu oluşun cereyan ettiği anlarda saklı. bir mit sunumu olarak kişinin kendisine oluşunun bir karakterin oluşturuluşunda cazibeyi yaratmadaki temel öğe olarak sunumu da bundan. taklidi ile aslı arasındaki fark ise bir diğerinin çığırtkanlığında açığa çıkan müstehcenlikte vuku bulur. aklın yel değirmenlerine karşı demek ise kanıksanmış bir imgenin kullanımına sebep olmak olur ve kanıksanmış tüm imgelerin de ya içi boşalmıştır ya da artık tekrara gerek duymayacak denli bir sağduyu öğesi olarak yerleri sabitlenmiştir. kullanıma sürümü anca kullanıldığı yapıyı ve bağlamı ters çevirebildiğimizde bir mana ifade etmekte, aksi takdirde bir parodi ya da en yaygın haliyle bir güdüklükten ötesine yer bulamamakta. insanlar maske takıyor demek kanıksanmış bir imgenin kullanımıysa, insanlar maske takıyor diyenlerle kafayı bulmanın kendisi de bunun güncellenmiş güdüklüğü olarak sahne almakta. bir taşın üstüne bir taş daha koymak değil olay.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar