bugün
- sözlükte ne değişti4
- cumartesi kahvaltısı2
- zalbert ramstein6
- uludağ itiraf17
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- ölümden korkuyor musunuz12
- hafızayı sildirmek7
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- queen feristah15
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- hava su ateş toprak2
- türkşad kunthan uçuk2
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- anneanne2
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor28
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- işiniz gücünüz yok mu11
- melatonin3
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- ghost rider2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- ayıyla güreşmek7
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlükten korkmak5
- apo'nun villası11
- kürdü sevin21
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- flört etmeyen liberter öğretmen2
- 195 kaslı pilot14
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ sözlük evreni8
- mazotun litresi 101 lira35
- bir kadından hoşlanmak3
- hasan atilla uğur14
genel olarak "din bir afyondur" felsefesini benimsemiş, takip ettiğim yazarlardan birisi. ayrıca kendimi etiketleme ihtiyacı duysaydım sağcı-solcu değil de müslüman olarak addedilmeyi yeğlerdim. günümüz siyasetinin yozlaştırdığı sağ-sol kavramlarıyla nitelendirilmenin ve nitelemenin çok rahatsız edeceğini sanmaktayım ve olabildiğince bu gibi etiketlerden uzak durduğumu belirtmek isterim.
dinini mantığıyla ve sorgulayarak seçmiş biriyim, atalarımdan kalan dini değil de kuran'da anlatılan peygamberin hayatıyla süslenen dini inancımla yaşamaya çalışıyorum. din doğmadır, beğenmeyen inanmaz! diyebilecek kadar sığ birisi de değilim. din doğma değildir, sadece bazı durumlarda inanç akıldan önce gelir. aklımın yetemediği hususlarda inancımın belirlediği kurallara göre oynarım. benim için asıl maksat inanmaktır bir dinde, sevgiye inanmaktır. eğer ki dogma dedikleri buysa varsın olsun, başımın üstünde yeri var.
insan olmanın gereğidir, öznelde insanı ve insani değerleri düşünmek. bir sosyalistte, hümanistte en imrendiğim noktadır bu. dini, mezhebi, soyu, sopu, ırkı, cinsi, milliyeti ne olursa olsun. önce insana yakışır bir şekilde insanca davranırım. bana öğretilen budur, bu benim dini inancımın gereğidir. olaya kişiler üzerinden değil fikirsel açıdan eleştirimi getirmeye çalışırım. kişilerden ziyade düşünceler önemlidir benim için.
tasavvufa kısmen karşıyım, tasavvufi bir yapım yok. insanlara verilen değer tasavvuftan ziyade dinimden gelen bir güzellik olduğunu düşünürüm. dinin kişiye özel bir inançtan çok toplumsal bir olgu olarak ele alınmasını daha doğru bulmaktayım.
ee, arkadaşın nickaltı ben kendimden niye bahsettim? kendimle ilgili bazı çıkarımlarına katılmadığımdan ve eleştirmek istediğimden niye olacak başka. şöyle ki hacı'nın -gözlemlediğim kadarıyla- şöyle bir tartışma mekanizması var:
öncelikle kendi fikrini söylerken araya öyle sihirli kelimeler yerleştirir ki din merkezli bir insanı müthiş biçimde kışkırtır. kabadayıların içine girip "var mı ulan bana yan bakan?" demek gibi. fikirlerini tartışabilecek, karşısında geçebilecek birilerini arar. tabi dini ve milli duyguları üst seviyede bir milletiz. hobaa! hep birlikte abanalım, tabi çoğu mesnetsiz iddialarla karşısına çıktığından savrulur gider. dişine göre bir rakip çıkarır ve üstüne üstüne gitmeye başlar. işte olay bundan sonra başlıyor. arkadaşı eleştirdiğim nokta buradan itibaren yani.
peki sonra ne yapıyor? karşısına aldığı kişinin sınırlarını belirliyor. bu adam ancak ve ancak bu kadardır, bu sınırları geçemez! deyip saldırmaya başlıyor. fikirsel olarak tabi. çoğu tartışmada böyle bir yönteme başvurmasıdır eleştirdiğim nokta. ama ya öyle değilse? veya ben mi çok pimpirikliysem... olur mu olur..
olsun, var olsun canı sağolsun. neler gördü bu gözler, neler. maksadımız aynı ise yollar farklı olsun be hacı derim ve yazımı burada bitirmeden önce birkaç ipucu daha vereceğim.
ilk nacizane tavsiyem zinani'yi takip etmesidir. böylece hangisine hacı hangisine bacı diyeceğini iyi bilirsin. nickaltında zinani imzalı entry yoksa erkeksindir ve kısmen abazasındır. bu bir sözlük gerçeği. o yüzden durmak yok hacıya devam!
ikinci tavsiyem de herkesi her zaman kaale almamasıdır.
dinini mantığıyla ve sorgulayarak seçmiş biriyim, atalarımdan kalan dini değil de kuran'da anlatılan peygamberin hayatıyla süslenen dini inancımla yaşamaya çalışıyorum. din doğmadır, beğenmeyen inanmaz! diyebilecek kadar sığ birisi de değilim. din doğma değildir, sadece bazı durumlarda inanç akıldan önce gelir. aklımın yetemediği hususlarda inancımın belirlediği kurallara göre oynarım. benim için asıl maksat inanmaktır bir dinde, sevgiye inanmaktır. eğer ki dogma dedikleri buysa varsın olsun, başımın üstünde yeri var.
insan olmanın gereğidir, öznelde insanı ve insani değerleri düşünmek. bir sosyalistte, hümanistte en imrendiğim noktadır bu. dini, mezhebi, soyu, sopu, ırkı, cinsi, milliyeti ne olursa olsun. önce insana yakışır bir şekilde insanca davranırım. bana öğretilen budur, bu benim dini inancımın gereğidir. olaya kişiler üzerinden değil fikirsel açıdan eleştirimi getirmeye çalışırım. kişilerden ziyade düşünceler önemlidir benim için.
tasavvufa kısmen karşıyım, tasavvufi bir yapım yok. insanlara verilen değer tasavvuftan ziyade dinimden gelen bir güzellik olduğunu düşünürüm. dinin kişiye özel bir inançtan çok toplumsal bir olgu olarak ele alınmasını daha doğru bulmaktayım.
ee, arkadaşın nickaltı ben kendimden niye bahsettim? kendimle ilgili bazı çıkarımlarına katılmadığımdan ve eleştirmek istediğimden niye olacak başka. şöyle ki hacı'nın -gözlemlediğim kadarıyla- şöyle bir tartışma mekanizması var:
öncelikle kendi fikrini söylerken araya öyle sihirli kelimeler yerleştirir ki din merkezli bir insanı müthiş biçimde kışkırtır. kabadayıların içine girip "var mı ulan bana yan bakan?" demek gibi. fikirlerini tartışabilecek, karşısında geçebilecek birilerini arar. tabi dini ve milli duyguları üst seviyede bir milletiz. hobaa! hep birlikte abanalım, tabi çoğu mesnetsiz iddialarla karşısına çıktığından savrulur gider. dişine göre bir rakip çıkarır ve üstüne üstüne gitmeye başlar. işte olay bundan sonra başlıyor. arkadaşı eleştirdiğim nokta buradan itibaren yani.
peki sonra ne yapıyor? karşısına aldığı kişinin sınırlarını belirliyor. bu adam ancak ve ancak bu kadardır, bu sınırları geçemez! deyip saldırmaya başlıyor. fikirsel olarak tabi. çoğu tartışmada böyle bir yönteme başvurmasıdır eleştirdiğim nokta. ama ya öyle değilse? veya ben mi çok pimpirikliysem... olur mu olur..
olsun, var olsun canı sağolsun. neler gördü bu gözler, neler. maksadımız aynı ise yollar farklı olsun be hacı derim ve yazımı burada bitirmeden önce birkaç ipucu daha vereceğim.
ilk nacizane tavsiyem zinani'yi takip etmesidir. böylece hangisine hacı hangisine bacı diyeceğini iyi bilirsin. nickaltında zinani imzalı entry yoksa erkeksindir ve kısmen abazasındır. bu bir sözlük gerçeği. o yüzden durmak yok hacıya devam!
ikinci tavsiyem de herkesi her zaman kaale almamasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar