bugün
- her gün 1 litre kola içersek ne olur8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- iskilipli atıf hoca21
- songül karlı5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- favlayan yazarın asıl amacı12
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- zenci kadın poposu5
- kablosuz mouse9
- sözlükteki kuzucuklarım4
- yurt dışı çıkış harcı2
- imei kayıt ücreti2
- ismail kartal18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi6
- alex745alejandroali can2
- sözlük kürdü55
- yerli marka kullanmak2
- travesti ile para kavgası2
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- ahmet nazif zorlu8
- uzay masalı2
- sürekli çalışmak zorunda olmamız2
- kasımda aşk başkadır5
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- togg3
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- camfrog sönmez küfürleri2
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- iş yerinde atletle çalışmak4
- millette manyak para var21
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- melis işiten2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- atatürk düşmanı değilim2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- klamidya3
- fon vurgunu3
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- kasım indirimleri2
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
genel olarak "din bir afyondur" felsefesini benimsemiş, takip ettiğim yazarlardan birisi. ayrıca kendimi etiketleme ihtiyacı duysaydım sağcı-solcu değil de müslüman olarak addedilmeyi yeğlerdim. günümüz siyasetinin yozlaştırdığı sağ-sol kavramlarıyla nitelendirilmenin ve nitelemenin çok rahatsız edeceğini sanmaktayım ve olabildiğince bu gibi etiketlerden uzak durduğumu belirtmek isterim.
dinini mantığıyla ve sorgulayarak seçmiş biriyim, atalarımdan kalan dini değil de kuran'da anlatılan peygamberin hayatıyla süslenen dini inancımla yaşamaya çalışıyorum. din doğmadır, beğenmeyen inanmaz! diyebilecek kadar sığ birisi de değilim. din doğma değildir, sadece bazı durumlarda inanç akıldan önce gelir. aklımın yetemediği hususlarda inancımın belirlediği kurallara göre oynarım. benim için asıl maksat inanmaktır bir dinde, sevgiye inanmaktır. eğer ki dogma dedikleri buysa varsın olsun, başımın üstünde yeri var.
insan olmanın gereğidir, öznelde insanı ve insani değerleri düşünmek. bir sosyalistte, hümanistte en imrendiğim noktadır bu. dini, mezhebi, soyu, sopu, ırkı, cinsi, milliyeti ne olursa olsun. önce insana yakışır bir şekilde insanca davranırım. bana öğretilen budur, bu benim dini inancımın gereğidir. olaya kişiler üzerinden değil fikirsel açıdan eleştirimi getirmeye çalışırım. kişilerden ziyade düşünceler önemlidir benim için.
tasavvufa kısmen karşıyım, tasavvufi bir yapım yok. insanlara verilen değer tasavvuftan ziyade dinimden gelen bir güzellik olduğunu düşünürüm. dinin kişiye özel bir inançtan çok toplumsal bir olgu olarak ele alınmasını daha doğru bulmaktayım.
ee, arkadaşın nickaltı ben kendimden niye bahsettim? kendimle ilgili bazı çıkarımlarına katılmadığımdan ve eleştirmek istediğimden niye olacak başka. şöyle ki hacı'nın -gözlemlediğim kadarıyla- şöyle bir tartışma mekanizması var:
öncelikle kendi fikrini söylerken araya öyle sihirli kelimeler yerleştirir ki din merkezli bir insanı müthiş biçimde kışkırtır. kabadayıların içine girip "var mı ulan bana yan bakan?" demek gibi. fikirlerini tartışabilecek, karşısında geçebilecek birilerini arar. tabi dini ve milli duyguları üst seviyede bir milletiz. hobaa! hep birlikte abanalım, tabi çoğu mesnetsiz iddialarla karşısına çıktığından savrulur gider. dişine göre bir rakip çıkarır ve üstüne üstüne gitmeye başlar. işte olay bundan sonra başlıyor. arkadaşı eleştirdiğim nokta buradan itibaren yani.
peki sonra ne yapıyor? karşısına aldığı kişinin sınırlarını belirliyor. bu adam ancak ve ancak bu kadardır, bu sınırları geçemez! deyip saldırmaya başlıyor. fikirsel olarak tabi. çoğu tartışmada böyle bir yönteme başvurmasıdır eleştirdiğim nokta. ama ya öyle değilse? veya ben mi çok pimpirikliysem... olur mu olur..
olsun, var olsun canı sağolsun. neler gördü bu gözler, neler. maksadımız aynı ise yollar farklı olsun be hacı derim ve yazımı burada bitirmeden önce birkaç ipucu daha vereceğim.
ilk nacizane tavsiyem zinani'yi takip etmesidir. böylece hangisine hacı hangisine bacı diyeceğini iyi bilirsin. nickaltında zinani imzalı entry yoksa erkeksindir ve kısmen abazasındır. bu bir sözlük gerçeği. o yüzden durmak yok hacıya devam!
ikinci tavsiyem de herkesi her zaman kaale almamasıdır.
dinini mantığıyla ve sorgulayarak seçmiş biriyim, atalarımdan kalan dini değil de kuran'da anlatılan peygamberin hayatıyla süslenen dini inancımla yaşamaya çalışıyorum. din doğmadır, beğenmeyen inanmaz! diyebilecek kadar sığ birisi de değilim. din doğma değildir, sadece bazı durumlarda inanç akıldan önce gelir. aklımın yetemediği hususlarda inancımın belirlediği kurallara göre oynarım. benim için asıl maksat inanmaktır bir dinde, sevgiye inanmaktır. eğer ki dogma dedikleri buysa varsın olsun, başımın üstünde yeri var.
insan olmanın gereğidir, öznelde insanı ve insani değerleri düşünmek. bir sosyalistte, hümanistte en imrendiğim noktadır bu. dini, mezhebi, soyu, sopu, ırkı, cinsi, milliyeti ne olursa olsun. önce insana yakışır bir şekilde insanca davranırım. bana öğretilen budur, bu benim dini inancımın gereğidir. olaya kişiler üzerinden değil fikirsel açıdan eleştirimi getirmeye çalışırım. kişilerden ziyade düşünceler önemlidir benim için.
tasavvufa kısmen karşıyım, tasavvufi bir yapım yok. insanlara verilen değer tasavvuftan ziyade dinimden gelen bir güzellik olduğunu düşünürüm. dinin kişiye özel bir inançtan çok toplumsal bir olgu olarak ele alınmasını daha doğru bulmaktayım.
ee, arkadaşın nickaltı ben kendimden niye bahsettim? kendimle ilgili bazı çıkarımlarına katılmadığımdan ve eleştirmek istediğimden niye olacak başka. şöyle ki hacı'nın -gözlemlediğim kadarıyla- şöyle bir tartışma mekanizması var:
öncelikle kendi fikrini söylerken araya öyle sihirli kelimeler yerleştirir ki din merkezli bir insanı müthiş biçimde kışkırtır. kabadayıların içine girip "var mı ulan bana yan bakan?" demek gibi. fikirlerini tartışabilecek, karşısında geçebilecek birilerini arar. tabi dini ve milli duyguları üst seviyede bir milletiz. hobaa! hep birlikte abanalım, tabi çoğu mesnetsiz iddialarla karşısına çıktığından savrulur gider. dişine göre bir rakip çıkarır ve üstüne üstüne gitmeye başlar. işte olay bundan sonra başlıyor. arkadaşı eleştirdiğim nokta buradan itibaren yani.
peki sonra ne yapıyor? karşısına aldığı kişinin sınırlarını belirliyor. bu adam ancak ve ancak bu kadardır, bu sınırları geçemez! deyip saldırmaya başlıyor. fikirsel olarak tabi. çoğu tartışmada böyle bir yönteme başvurmasıdır eleştirdiğim nokta. ama ya öyle değilse? veya ben mi çok pimpirikliysem... olur mu olur..
olsun, var olsun canı sağolsun. neler gördü bu gözler, neler. maksadımız aynı ise yollar farklı olsun be hacı derim ve yazımı burada bitirmeden önce birkaç ipucu daha vereceğim.
ilk nacizane tavsiyem zinani'yi takip etmesidir. böylece hangisine hacı hangisine bacı diyeceğini iyi bilirsin. nickaltında zinani imzalı entry yoksa erkeksindir ve kısmen abazasındır. bu bir sözlük gerçeği. o yüzden durmak yok hacıya devam!
ikinci tavsiyem de herkesi her zaman kaale almamasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar