bugün
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- erkeklerin giderek feminenleşmesi8
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- bira cips6
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar4
- yalnizca deli yalnizca sair3
- laptop5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- maden suyu4
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- oytun erbaş3
- aga be şarkılar5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması6
- sözlük kızlarının kombinleri20
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- velvet vs nervio19
- bir zaman hatası2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- mezarlıkları sevmek5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- özgür irade ve determinizm üzerine bir tartışma2
- alparslan türkeş in atatürk düşmanı olması2
- taksim'e ikinci eyfel kulesi3
- karanlık bir akşamüstü hüzünlü gezer olmak2
- ktç birader4
- allah6
- manyak olmaya karar verdim9
- lahmacun4
- yıllık izin2
- aylık 470 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- selam sözlük4
- slavko vincic15
- velvet12
- nervio11
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- alparslan türkeş kadir mısıroğlu ilişkisi2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- hayat2
- aşkın nur yengi2
Yüreklerin sevişmesi tenden daha tutkuludur.
Hatırla, dokunmadığımız bedenlerimizin yaktığı ateşleri...
Hatırla o ateşlerle kavrulan gecelerimizi...
O tensiz sevişmeler değil miydi şehvet giyinmiş aşka hazırlayan bizi
Emanet sevinçlerini sarıp sarmalayıp koyuldun yola...
Sımsıkı sarıldığım umutları da sığdırdın kucağına...
Yolun açık olsun dünüme mührünü, bugünüme hüznümü, geleceğe gönlümü katan kadın...
Kırık dökük sesini toparla artık. Gözyaşların yüreğime damlıyor. Dağlanıyorum acınla...
Hep gülüşler asılıydı doyamadağım yüzünde. Lütfen izin ver, anılarıma saklayacağım, hatta baş köşesine oturtacağım bu günden kalan gülüşün olsun. Yakışmıyor sana hüzün...
Toparlan artık kış günlerimin kardeleni...
Bizimki bile bile ladesti. Unuttun mu, ayışığının denizleri yıkadığı gecelerde söyledik biz aşka şarkılarımızı....
Aldırmadı mı?
Yapma bitanem, o bize aldırmasaydı şimdi elimizde ne kalacaktı. Bak sımsıkı sarıldığımız yaşanmışlığımız var. Eksik mi diyorsun, yarım diye mi söyleniyorsun? Belki de böyle olduğu için hep vazgeçilmez olacak aşk adına yaşadıklarımız...
Hem belki kavuşmalar öldürürdü narin aşk güvercinini. Bırak özgürce kanatlansın, mavinin en koyu tonlarında pembe umutlarına kanat çırpsın...
Sen yarımsın, ben yarımım, aşk yarım kalmış çok mu?Tensiz sevişmeleri bilir misin bitanem? Yüreklerin sevişmesi tenden daha tutkuludur. Hatırla, dokunmadığımız bedenlerimizin yaktığı ateşleri...
Hatırla o ateşlerle kavrulan gecelerimizi...
O tensiz sevişmeler değil miydi şehvet giyinmiş aşka hazırlayan bizi? Korkma bensizlikten canımın yongası. Sensiz de sevişirim ben seninle...
Gözlerinden içtiğim adı olmayan kelimeler kazılı benliğimde...
Büyütürüm bir bebeği büyütür gibi özenle. Sevişirim sensiz, senli kelimelerim, senli gecelerimle...
Ah be hayatımın anlamı kadın...
Dilim dönmüyor yokluğuna dair hislerime...
Kelimeler nasıl da yetersiz...
Aradım taradım, tüm sözlüklere baktım. Sensizliği anlatan o keskin kelimeyi bulamamışlar aşkım. Onu hissedebilen bir tek benim. Ne yazık ki ben de o kelimeyi bulmakta işte böylesine yeteneksizim...
Çaresizim harflerin ses vermediği duygulara karşı...
Sadece izdüşümlerini anlatabilirim sensizliğin. Sanki bir kerpetenle tırnaklarımı teker teker söküyorlar seni silebilmek adına geleceğimden. Ama onlar bilemezler ki geçmişime diktiğin yüzyıllık çınar ağaçlarını. Tıpkı o ağaçlar gibi büyüyeceksin geleceğimde...
Varsın olmasın elin elimde, varsın değmesin gözün gözüme. Sen kazılısın bende...
Bir kendine geliş borçlu bu gün bana. Bilmem ki tek bir kadeh şarap içmeden yaşadığım bu sarhoşluktan ayılır mı bu adam?
Ki ben şişelerce şarabın sarhoş edemediği ne geceler eklemişim yaşanmışlık haneme. Kim yükledi bedenime içinde alkol olmayan sarhoşlukların serseriliğini...
Naralar atmak istiyorum, “hey insanlar silkinin yüreğimin yarısı kopuyor benden, bana ne sizin saçma sapan sevinçlerinizden, bana ne sizi boş yere üzen kederlerden” diye haykırmak istiyorum. Çıkmıyor sesim, tıpkı kabuslardaki sessizlik gibi bir şey bu yaşadığım. Sessiz, sadece kendi duyduğum çığlıklar atıyorum...
Ama bak yine ıslak yüreğim. Haklısın kadınım...
Sana nasıl ağlama diyebilirim. Ben karşında birbiri ardına dizerken gözyaşlarımı, nasıl saklarsın sen umutsuzluklarını...
Bilirim kıyamazsın. Kıyamadığımız nelerden vazgeçtik bu güne kadar bir düşünsene. Kaç vazgeçiş yükledik geçmişimize. Ağla aşkımıza vedalar yazgılı kadınım...
Ağla. Ağla ki ben de kırayım zincirlerimi. Gün bugündür. Vedamıza hediye edelim gözyaşlarımızı. Denedim, olmadı. Güçlü erkek elbisesi bedenime uymadı...
Ki ne zor zamanları atlatmıştım ben bu elbiseyle. Bu ayrılığa o bile dayanmadı....
Yazgının çizgisine uzat adımlarını. Kadınım, zaman ayrılık zamanı...!!!!
Hatırla, dokunmadığımız bedenlerimizin yaktığı ateşleri...
Hatırla o ateşlerle kavrulan gecelerimizi...
O tensiz sevişmeler değil miydi şehvet giyinmiş aşka hazırlayan bizi
Emanet sevinçlerini sarıp sarmalayıp koyuldun yola...
Sımsıkı sarıldığım umutları da sığdırdın kucağına...
Yolun açık olsun dünüme mührünü, bugünüme hüznümü, geleceğe gönlümü katan kadın...
Kırık dökük sesini toparla artık. Gözyaşların yüreğime damlıyor. Dağlanıyorum acınla...
Hep gülüşler asılıydı doyamadağım yüzünde. Lütfen izin ver, anılarıma saklayacağım, hatta baş köşesine oturtacağım bu günden kalan gülüşün olsun. Yakışmıyor sana hüzün...
Toparlan artık kış günlerimin kardeleni...
Bizimki bile bile ladesti. Unuttun mu, ayışığının denizleri yıkadığı gecelerde söyledik biz aşka şarkılarımızı....
Aldırmadı mı?
Yapma bitanem, o bize aldırmasaydı şimdi elimizde ne kalacaktı. Bak sımsıkı sarıldığımız yaşanmışlığımız var. Eksik mi diyorsun, yarım diye mi söyleniyorsun? Belki de böyle olduğu için hep vazgeçilmez olacak aşk adına yaşadıklarımız...
Hem belki kavuşmalar öldürürdü narin aşk güvercinini. Bırak özgürce kanatlansın, mavinin en koyu tonlarında pembe umutlarına kanat çırpsın...
Sen yarımsın, ben yarımım, aşk yarım kalmış çok mu?Tensiz sevişmeleri bilir misin bitanem? Yüreklerin sevişmesi tenden daha tutkuludur. Hatırla, dokunmadığımız bedenlerimizin yaktığı ateşleri...
Hatırla o ateşlerle kavrulan gecelerimizi...
O tensiz sevişmeler değil miydi şehvet giyinmiş aşka hazırlayan bizi? Korkma bensizlikten canımın yongası. Sensiz de sevişirim ben seninle...
Gözlerinden içtiğim adı olmayan kelimeler kazılı benliğimde...
Büyütürüm bir bebeği büyütür gibi özenle. Sevişirim sensiz, senli kelimelerim, senli gecelerimle...
Ah be hayatımın anlamı kadın...
Dilim dönmüyor yokluğuna dair hislerime...
Kelimeler nasıl da yetersiz...
Aradım taradım, tüm sözlüklere baktım. Sensizliği anlatan o keskin kelimeyi bulamamışlar aşkım. Onu hissedebilen bir tek benim. Ne yazık ki ben de o kelimeyi bulmakta işte böylesine yeteneksizim...
Çaresizim harflerin ses vermediği duygulara karşı...
Sadece izdüşümlerini anlatabilirim sensizliğin. Sanki bir kerpetenle tırnaklarımı teker teker söküyorlar seni silebilmek adına geleceğimden. Ama onlar bilemezler ki geçmişime diktiğin yüzyıllık çınar ağaçlarını. Tıpkı o ağaçlar gibi büyüyeceksin geleceğimde...
Varsın olmasın elin elimde, varsın değmesin gözün gözüme. Sen kazılısın bende...
Bir kendine geliş borçlu bu gün bana. Bilmem ki tek bir kadeh şarap içmeden yaşadığım bu sarhoşluktan ayılır mı bu adam?
Ki ben şişelerce şarabın sarhoş edemediği ne geceler eklemişim yaşanmışlık haneme. Kim yükledi bedenime içinde alkol olmayan sarhoşlukların serseriliğini...
Naralar atmak istiyorum, “hey insanlar silkinin yüreğimin yarısı kopuyor benden, bana ne sizin saçma sapan sevinçlerinizden, bana ne sizi boş yere üzen kederlerden” diye haykırmak istiyorum. Çıkmıyor sesim, tıpkı kabuslardaki sessizlik gibi bir şey bu yaşadığım. Sessiz, sadece kendi duyduğum çığlıklar atıyorum...
Ama bak yine ıslak yüreğim. Haklısın kadınım...
Sana nasıl ağlama diyebilirim. Ben karşında birbiri ardına dizerken gözyaşlarımı, nasıl saklarsın sen umutsuzluklarını...
Bilirim kıyamazsın. Kıyamadığımız nelerden vazgeçtik bu güne kadar bir düşünsene. Kaç vazgeçiş yükledik geçmişimize. Ağla aşkımıza vedalar yazgılı kadınım...
Ağla. Ağla ki ben de kırayım zincirlerimi. Gün bugündür. Vedamıza hediye edelim gözyaşlarımızı. Denedim, olmadı. Güçlü erkek elbisesi bedenime uymadı...
Ki ne zor zamanları atlatmıştım ben bu elbiseyle. Bu ayrılığa o bile dayanmadı....
Yazgının çizgisine uzat adımlarını. Kadınım, zaman ayrılık zamanı...!!!!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar