bugün
- futbol14
- yazarların favori oyun karakteri10
- abur öldü mü lan2
- nelerin koleksiyonu yapılabilir5
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- tom barrack'ın israil'in suriye saldırısı yorumu2
- para mı aşk mı sorunsalı8
- brezilya7
- islam barış dinidir4
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- süper lig7
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- osuruktan şiirler89
- ispanya3
- la liga3
- milan skriniar8
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- tai lung26
- nervio varıdı nerede o11
- türkiye5
- türkiye savaşa girerse yanında yer alacak ülkeler3
- hakan fidan3
- fenerbahçe19
- her filmde aynı karakteri canlandıran aktörler2
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- dolar isterse 100 olsun41
- anın görüntüsü20
- velvet50
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- türkiyede korku yazarının olmaması3
- kasımpaşa4
- çorum4
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- kasımpaşa sk4
- çorum fk4
- telekinezi3
- 1948 arap israil savaşı8
- yaprak3
- kanada3
- her şeyden önce sadece allah'ın zihni vardı2
- nasreddinhoca3
- ismet gurbuz 202412
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- 22 ağustos 2026 espanyol real madrid maçı2
- alçak puşt3
havalı bir dildir efendim.
nasıl? niçün? sorularını duyar gibi oldum hemen açıklamak isterim.
şöyle ki;
ingilizcede kelimeler yuvarlanarak söylendiğinden ya da sadece farklı olduğundan kulağa hoş gelir genelde. şimdi sıradan bir diyaloğun inglizce ve türkçe versyonlarını okuyalım.
ingilizce;
-hey there john how are you?
+oh janet fine. long time no see ha?
-yeah you're right i should have called.
+don't worry. so, which school are you in?
-harbor high and you?
şimdi burada görüyoruzki gayet bir olgunluk var. bu sebepledirki türkçe dublaj ve altyazılar farklı gelir bize. şimdi hepbirlikte aynı diyaloğun türkiyede geçtiğini düşünelim.
türkçe;
-aa can n'aber?
+aa iyidir yasemin bayadır görüşmüyoduk.
-evet valla aramam lazımdı.
+neyse boşver. ee hangi okuldasın şimdi?
-"iskele lisesi" sen?
işte can alıcı nokta...
iskele lisesi nedir arkadaşım? insanı katil eder lan. yasemin'i bir daha arayan soran olur mu? olmaz şahsen ben aramam.
-nerde okuyosun
+iskele lisesi
bu ne lan? halbuki gavur ne güzel söylüyor ağzını yaya yaya "herbır hay" insanın içinden koca bir "o may gad" çekesi geliyor.
işte bu yüzden inglizce artık prestij nesnesi oldu.
herkese mutlu günler. hev e nays dey.
nasıl? niçün? sorularını duyar gibi oldum hemen açıklamak isterim.
şöyle ki;
ingilizcede kelimeler yuvarlanarak söylendiğinden ya da sadece farklı olduğundan kulağa hoş gelir genelde. şimdi sıradan bir diyaloğun inglizce ve türkçe versyonlarını okuyalım.
ingilizce;
-hey there john how are you?
+oh janet fine. long time no see ha?
-yeah you're right i should have called.
+don't worry. so, which school are you in?
-harbor high and you?
şimdi burada görüyoruzki gayet bir olgunluk var. bu sebepledirki türkçe dublaj ve altyazılar farklı gelir bize. şimdi hepbirlikte aynı diyaloğun türkiyede geçtiğini düşünelim.
türkçe;
-aa can n'aber?
+aa iyidir yasemin bayadır görüşmüyoduk.
-evet valla aramam lazımdı.
+neyse boşver. ee hangi okuldasın şimdi?
-"iskele lisesi" sen?
işte can alıcı nokta...
iskele lisesi nedir arkadaşım? insanı katil eder lan. yasemin'i bir daha arayan soran olur mu? olmaz şahsen ben aramam.
-nerde okuyosun
+iskele lisesi
bu ne lan? halbuki gavur ne güzel söylüyor ağzını yaya yaya "herbır hay" insanın içinden koca bir "o may gad" çekesi geliyor.
işte bu yüzden inglizce artık prestij nesnesi oldu.
herkese mutlu günler. hev e nays dey.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar