bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin8
- gece yarısı çalan telefon7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- eski dizileri izlemek3
- gammaz olmuşum13
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aquila bicipite8
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kel erkek3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- minyon kadın siniri5
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- kemal kılıçdaroğlu35
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- gecenin şarkısı4
- bizim delilere bakayım4
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- ses yakışıklılığı2
- gençler iş beğenmiyor3
- pazarda su satmak2
- ona bir cümle bırak4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gazlamak2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- sevgiliyle kavga etmek2
- semum3
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- gocu26
- şato3
Binbir Gece masalları değişik dönemlere ait farklı el yazmalarının ve sözlü anlatımların derlenmesiyle bugün bildiğimiz bütünlüğüne kavuşarak önce Batı'da sonra dünya genelinde yazılı edebiyat kültürünün en yaygın eserlerinden biri haline geldi. Antoine Galland tarafınan 1700'lü yılların başında Fransızca yayımlanan ve "Galland El Yazması" olarak anılan "Binbir Gece Masalları"nın bir de kız kardeşinin olduğu o zamanlar bilinmiyordu.
Küçük kız kardeş olan 101 Gece Masalları'nın 18. ve 19. yüzyıllara ait altı değişik el yazması bulundu daha sonra. Bu el yazmalarının (Üç'ü Fransa'da, ikisi Tunus'ta korunan) beş nüshası Tunuslu araştırmacı Mahmud Tarsuna'nın 1979 tarihli derlemesinde bir araya getirildi. Cezayir'de bulunan ve 1836 yılına ait olan altıncı el yazması ise Suraybir Ahmed Suraybit yakın bir dönemde, 2005 yılında yayımlandı. Binbir Gece metinlerine nazaran oldukça genç sayılabilecek el yazmalarıydı bunlar.
ilk Dönem Arapça kaynaklarda adına rastlanmayan Yüzbir Gece'nin anıldığı tek eser, Katip Çelebi'nin 17. yüzyılda kaleme aldığı "Keşfü'z- Zunûn" adlı bibliyografya çalışmasıydı. Orada da yanlış bir biçimde "Yüz Gece" diye söz edilir eserden.
Yüzbir Gece'nin çok eski, Binbir Gece'den de eski bir el yazması olduğu, yakın bir dönemde Alman Araştırmacı Claudia Ott tarafından keşfedildi. Claudia Ott 2010 yılında Berlin'deki "Ağa Han Müzesi Hazineleri - islam Sanatı Şahaserleri" sergisinde, Endülüs Hat tarzıyla yazılmış bir metin fark eder. 1234 yılına ait "Yüzbir Gece Hikayesi" kitabı "Kitab fıhi hadıt mi'at layla va-layla" adlı bu eser, endülüslü yazar Muhammed ibn Abi Bakr az-Zuhri'nin coğrafya kitabı ile birlikte ciltlenmişti. iki eseri de kağıda döken yazıcı, imzasını Abdullah bin Abdul - Mavla An- Naccum diye atmıştı.
Yüzbir Gece'nin "Ağa Han El Yazması" bazı sayfalarının yıpranmasına, kenarlarının aşınmasına rağmen sağlam ve okunaklı görünüyordu. Tek sorun, kitabın 85. geceden sonraki kısmının kayıp olmasıydı. Claudia Ott metni Almancaya çevirirken, bu son kısmı Yüzbir Gece'nin tarsuna ve Suraybit tarafından yayımlanmış diğer versiyonlarından yararlanarak tamamladı.
isminin yarattığı çağrışımla Yüzbir Gece Masalları'nın 1001 Gece Masalları'nın kısaltılmış bir versiyonu olduğunu düşünmemek gerekir. Girişteki çerçeve hikayesi dahil bütünüyle kendine özgü masallar içeren, kısa ve net anlatımlarla zirveye ulaşan ve sonlarda aşırı iyimserliği ile dikkat çeken eserde Bu kez Arap kültür dünyasının doğu merkezinde değil, batısında, mağrip havzasında yer alır masallar. Fantastik yolculuklarla Hindistan'a kadar gitse de, karakterler ve motifler Endülüs renkleriyle biçimlenir.
Binbir Gece'nin sistematik, birbirini besleyen hikayelerine karşın, 101 gecede daha bağımsız ve başına buyruk hikayeler vardır. Şehrazat'ın anlattığı masalları hikaye eden bir üst anlatıcı vardır. Filozof Faharayis diye anılan bu isim, anlatının katmanlarına bir kat daha ekler ve bizi şehrazat'ın ağzından aktarılan masallara yönlendirir.
Binbir Gece veya Hezar Afsan gibi yetişkinlerin yetişkinlere anlattığı masallarda, toplumsal hayatın iyi kötü her öğesine rastlanır. Yüzbir Gece'de ise Aşklar, savaşlar, hileler, mutlu sonlar bolca görülürken günümüzde artık karşılığı olmayan ayrımcı, ırkçı, cinsiyetçi uluplar da yer bulur. Köleler, siyahiler ve cariyeler horlanır. Kadınlık, kötülüğün beslendiği bir yuva gibi resmedilir. Mesela, 71. gecede anlatılan "Fil Heykelciği" masalında, toplu tecavüze uğrayan bir kadın, utancından ve korkusundan bunu kocasından gizlediğinde, hilekar sayılır. Oradaki vurgu, kadının mağduriyeti değil yalancılığıdır.
Erkek bedeni insan bedeninin aslı olarak kavranırken, kadın yararlanılan ve aynı zamanda sakınılması gereken bir kaynaktır. erkek güçtür ve beden merkezlidir. Kadın zaaftır, ama zeka merkezlidir. Masallarda kurulan bu denge, diğer yandan, erkekliğin yetersizliğini ve kadınlığın gücünü ortaya koyar. Masalın sonunda kazanan da kadındır. Şehrazat bunu zekayla ve anlatıyla başarır. Bütün kötü niyetleri altüst ederek padişahı durdurur, ehlileştirir.
ilk baskısı 2000 adet yapılan kitabın 1001 adedi sertifikalandırılıp, hologramlı etiketlerle numaralandırıldı.
Kitap Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlandı.
Küçük kız kardeş olan 101 Gece Masalları'nın 18. ve 19. yüzyıllara ait altı değişik el yazması bulundu daha sonra. Bu el yazmalarının (Üç'ü Fransa'da, ikisi Tunus'ta korunan) beş nüshası Tunuslu araştırmacı Mahmud Tarsuna'nın 1979 tarihli derlemesinde bir araya getirildi. Cezayir'de bulunan ve 1836 yılına ait olan altıncı el yazması ise Suraybir Ahmed Suraybit yakın bir dönemde, 2005 yılında yayımlandı. Binbir Gece metinlerine nazaran oldukça genç sayılabilecek el yazmalarıydı bunlar.
ilk Dönem Arapça kaynaklarda adına rastlanmayan Yüzbir Gece'nin anıldığı tek eser, Katip Çelebi'nin 17. yüzyılda kaleme aldığı "Keşfü'z- Zunûn" adlı bibliyografya çalışmasıydı. Orada da yanlış bir biçimde "Yüz Gece" diye söz edilir eserden.
Yüzbir Gece'nin çok eski, Binbir Gece'den de eski bir el yazması olduğu, yakın bir dönemde Alman Araştırmacı Claudia Ott tarafından keşfedildi. Claudia Ott 2010 yılında Berlin'deki "Ağa Han Müzesi Hazineleri - islam Sanatı Şahaserleri" sergisinde, Endülüs Hat tarzıyla yazılmış bir metin fark eder. 1234 yılına ait "Yüzbir Gece Hikayesi" kitabı "Kitab fıhi hadıt mi'at layla va-layla" adlı bu eser, endülüslü yazar Muhammed ibn Abi Bakr az-Zuhri'nin coğrafya kitabı ile birlikte ciltlenmişti. iki eseri de kağıda döken yazıcı, imzasını Abdullah bin Abdul - Mavla An- Naccum diye atmıştı.
Yüzbir Gece'nin "Ağa Han El Yazması" bazı sayfalarının yıpranmasına, kenarlarının aşınmasına rağmen sağlam ve okunaklı görünüyordu. Tek sorun, kitabın 85. geceden sonraki kısmının kayıp olmasıydı. Claudia Ott metni Almancaya çevirirken, bu son kısmı Yüzbir Gece'nin tarsuna ve Suraybit tarafından yayımlanmış diğer versiyonlarından yararlanarak tamamladı.
isminin yarattığı çağrışımla Yüzbir Gece Masalları'nın 1001 Gece Masalları'nın kısaltılmış bir versiyonu olduğunu düşünmemek gerekir. Girişteki çerçeve hikayesi dahil bütünüyle kendine özgü masallar içeren, kısa ve net anlatımlarla zirveye ulaşan ve sonlarda aşırı iyimserliği ile dikkat çeken eserde Bu kez Arap kültür dünyasının doğu merkezinde değil, batısında, mağrip havzasında yer alır masallar. Fantastik yolculuklarla Hindistan'a kadar gitse de, karakterler ve motifler Endülüs renkleriyle biçimlenir.
Binbir Gece'nin sistematik, birbirini besleyen hikayelerine karşın, 101 gecede daha bağımsız ve başına buyruk hikayeler vardır. Şehrazat'ın anlattığı masalları hikaye eden bir üst anlatıcı vardır. Filozof Faharayis diye anılan bu isim, anlatının katmanlarına bir kat daha ekler ve bizi şehrazat'ın ağzından aktarılan masallara yönlendirir.
Binbir Gece veya Hezar Afsan gibi yetişkinlerin yetişkinlere anlattığı masallarda, toplumsal hayatın iyi kötü her öğesine rastlanır. Yüzbir Gece'de ise Aşklar, savaşlar, hileler, mutlu sonlar bolca görülürken günümüzde artık karşılığı olmayan ayrımcı, ırkçı, cinsiyetçi uluplar da yer bulur. Köleler, siyahiler ve cariyeler horlanır. Kadınlık, kötülüğün beslendiği bir yuva gibi resmedilir. Mesela, 71. gecede anlatılan "Fil Heykelciği" masalında, toplu tecavüze uğrayan bir kadın, utancından ve korkusundan bunu kocasından gizlediğinde, hilekar sayılır. Oradaki vurgu, kadının mağduriyeti değil yalancılığıdır.
Erkek bedeni insan bedeninin aslı olarak kavranırken, kadın yararlanılan ve aynı zamanda sakınılması gereken bir kaynaktır. erkek güçtür ve beden merkezlidir. Kadın zaaftır, ama zeka merkezlidir. Masallarda kurulan bu denge, diğer yandan, erkekliğin yetersizliğini ve kadınlığın gücünü ortaya koyar. Masalın sonunda kazanan da kadındır. Şehrazat bunu zekayla ve anlatıyla başarır. Bütün kötü niyetleri altüst ederek padişahı durdurur, ehlileştirir.
ilk baskısı 2000 adet yapılan kitabın 1001 adedi sertifikalandırılıp, hologramlı etiketlerle numaralandırıldı.
Kitap Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlandı.
güncel Önemli Başlıklar
