bugün
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek6
- yasak cinsel ilişkiler12
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi23
- gocu'nun 2 günde unutulması11
- kadınların bilerek kavga çıkarması5
- inci sözlük11
- abberline ın yeni hesabı12
- finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi3
- finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşması3
- italya attı2
- bornova girişindeki ikiz kuleler3
- hepinizi yazdım bir kenara8
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- deniz göktaş6
- torbalı3
- yasaları çiğneyip içeri tıkanınca ağlayan zevat5
- 2026 yılında 2000 model opel vectra almak3
- gurbuz bin ismetinovic bin mehdiyiç inç vinç boliç3
- true'nun çaylak olması3
- judas'ın ölmesi6
- mitsubishi lancer2
- ekşi sözlük7
- sözlük yazarı sevgilinin yatağa sıçması7
- yilan hikayesindeki kursat7
- s'i l v'e r m'i s t17
- süzer plaza2
- nihayet bitti çaylaklık4
- yağmurlu gece3
- 2003 model seymbol alınır mı9
- allah'ın yeryüzündeki halifesi imam mehdi4
- opel astra g2
- ben peygamberim diyenlerin deli olduğu gerçeği2
- gusl abdestinin kokeni tanah tır4
- opel vectra b2
- queen taverna4
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- ismet adının kuranda geçmemesi2
- ismet dur allasen zaten ortalık karışık5
- nasıl faydalı olunur4
- fiat egea cross2
- mutluluğun yan ürün olması hali2
- romanya53
- bana onu sormayin6
- kemal kılıçdaroğlu5
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak3
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- 28 eylül dünya kuduz günü5
gidilen şehir mi sana aittir, yoksa geride bıraktığın şehir mi senin, bilinmez... yollar uzaklıklar hep bir umudun peşisıra gitmektir sonundaki bilmediğin ışığa doğru uzanmak... şehrin ışıklarıdır gördüğün, ne kadar gidilse hep başka bir ışık çıkar karşına... yollar uzadıkça şehirler kısalır, küçülür evler.. geceler uzar, gündüzler kesilir adeta....
şehirler çağırır insanı (kalbinin sesini dinlemek bu olsa gerek)öyle çok çağırır ki buruk ayrıldığın bir şehirden, gittiğin başka bir hüzünlü şehir kucaklar seni... sen hiç bir zaman sana ait olmayan, aitliğini hissetmediğin bir yerin içinden sıyrılıp yerini aramaya gidersin; gitsem dersin, daha çok gitsem... kendimi bulsam, ruhumu arındırsam yollarda, şehirler bir bardak su verse bana yeter... oysa yanılır insan.. şehirlerin suları kesiktir, aç bırakır bazen... ve kalabalık dersin; kalabalık ruhunu alır götürür zannedersin ama yalnızdır şehirler ve daha çok terk edilmiş hissedersin...
zamanın olta atıp durduğu, saatlerin sıra sıra geçtiği dilimler arası yolculuklarda molaları bile çok görürsün kendine, telaşlı bir hal vardır üzerinde hep biryerlere yetişmek istersin, oysa yetişmek istediğin kendin, yakalamak istediğin kaybetmiş yıllarındır...ne kendinden kaçabilirsin, ne de kaçırdıklarını yakalayabilirsin...
her şey bir oyalanmadır, dönüp dolaşıp karşısına çıktığın kendin...
bir şehir kurulurken, bir şehir yıkılır... ve hep topladığın enkazdır... toz toprak gezersin... gezdiğin yerlerde, gördüğün yüzlerde hep bir sen vardır... daha çok bakmak istersin ama yüzler o yüzler değildir... yüzünü düşürür gidersin...
yine bir şehir çıkar karşına yok bu sefer gidip döneceğim dersin, gittiğin her yerde aklın kalır, her yerde kalbin... geri dönüp bıraktığın kalbinden damlayanları toplamak yerine, damladıkları yerde kurumasını yeğlersin...gidilen şehir mi senin, yoksa ardında bıraktığın şehirde mi yaşarsın, bilemezsin... aklın sorular sorarken sana, sen planlamadığın adımlarının peşinden gölge olur yine gidersin...
şehirler çağırır insanı (kalbinin sesini dinlemek bu olsa gerek)öyle çok çağırır ki buruk ayrıldığın bir şehirden, gittiğin başka bir hüzünlü şehir kucaklar seni... sen hiç bir zaman sana ait olmayan, aitliğini hissetmediğin bir yerin içinden sıyrılıp yerini aramaya gidersin; gitsem dersin, daha çok gitsem... kendimi bulsam, ruhumu arındırsam yollarda, şehirler bir bardak su verse bana yeter... oysa yanılır insan.. şehirlerin suları kesiktir, aç bırakır bazen... ve kalabalık dersin; kalabalık ruhunu alır götürür zannedersin ama yalnızdır şehirler ve daha çok terk edilmiş hissedersin...
zamanın olta atıp durduğu, saatlerin sıra sıra geçtiği dilimler arası yolculuklarda molaları bile çok görürsün kendine, telaşlı bir hal vardır üzerinde hep biryerlere yetişmek istersin, oysa yetişmek istediğin kendin, yakalamak istediğin kaybetmiş yıllarındır...ne kendinden kaçabilirsin, ne de kaçırdıklarını yakalayabilirsin...
her şey bir oyalanmadır, dönüp dolaşıp karşısına çıktığın kendin...
bir şehir kurulurken, bir şehir yıkılır... ve hep topladığın enkazdır... toz toprak gezersin... gezdiğin yerlerde, gördüğün yüzlerde hep bir sen vardır... daha çok bakmak istersin ama yüzler o yüzler değildir... yüzünü düşürür gidersin...
yine bir şehir çıkar karşına yok bu sefer gidip döneceğim dersin, gittiğin her yerde aklın kalır, her yerde kalbin... geri dönüp bıraktığın kalbinden damlayanları toplamak yerine, damladıkları yerde kurumasını yeğlersin...gidilen şehir mi senin, yoksa ardında bıraktığın şehirde mi yaşarsın, bilemezsin... aklın sorular sorarken sana, sen planlamadığın adımlarının peşinden gölge olur yine gidersin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar