bugün
- hikayeyi devam ettir55
- arkadaşlar bakar mısınız28
- kavganın kazananı yoktur4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- sözlük yazarlarının saatleri9
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- pilot bir erkekle sevgili olmak10
- köy evinde sex yapmak4
- mezoterapi9
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- çekirge2
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- rahatsız edici ve sinir bozucu filmler2
- kürk giyen erkek4
- sokakta kavga teknikleri13
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- uysaljakoben16
- türklerin islama göre yaşamaması4
- unutulmayan sadakat örnekleri3
- yanlışa yanlışla yaklaşmak2
- kara kına yollamış yar benim ellerime2
- zaman baba9
- kemal kılıçdaroğlu11
- gerilla anaları4
- at4
- muhibbi3
- bak yine başa döndü bu dünya2
- en iyi james bond canlandıran oyuncu3
- casio f91w3
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- gammaz nedir nasıl olunur4
- karma düşürme teknikleri3
- nickten isim tahmini yapmak72
- askerdeki otomat4
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- ismet gurbuz 20245
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- benkimki7
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- omega 32
- soundtrack2
- yazarların okuduğu bölümler6
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- cemil mont2
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- tekne turu11
- soğan tadı2
eski defterler albümünde yer alan, dinlerken eski defterleri açtıran bülent ortaçgil şarkısıdır.
"zaman düşer ellerimden yere
oradan tahtaboşa
saatler çalışır izinsiz, hep bir sonraya" derken zamanın akışını engelleyemeyeceğimizi, hızına ayak uyduramayacağımızı hatırlatır.
"resimler sarı güneşsizlikten
duygular değişir
dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına" kısmıyla, hatıraların artık gün yüzüne çıkarılmadığından unutulmaya başlandığı, insan büyüdükçe hislerinin değiştiğini, hisler değişirken zaman akmaya devam ettiğinden dostların birbirinden yavaş yavaş uzaklaştığını, kendi kaderlerini çizip farklı yönlere ayrıldığını bildirir.
"ve sen, ben; değirmenlere karşı
bile bile birer yitik savaşçı
akarız dereler gibi denizlere
belki de en güzeli böyle" bölümüyle ise don kişot misali değirmenlere karşı boşa savaşan iki bireyin sonunda rüzgara karşı koyamayıp yeryüzünde birbirini kaybettiklerini anlatır. **
"zaman düşer ellerimden yere
oradan tahtaboşa
saatler çalışır izinsiz, hep bir sonraya" derken zamanın akışını engelleyemeyeceğimizi, hızına ayak uyduramayacağımızı hatırlatır.
"resimler sarı güneşsizlikten
duygular değişir
dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına" kısmıyla, hatıraların artık gün yüzüne çıkarılmadığından unutulmaya başlandığı, insan büyüdükçe hislerinin değiştiğini, hisler değişirken zaman akmaya devam ettiğinden dostların birbirinden yavaş yavaş uzaklaştığını, kendi kaderlerini çizip farklı yönlere ayrıldığını bildirir.
"ve sen, ben; değirmenlere karşı
bile bile birer yitik savaşçı
akarız dereler gibi denizlere
belki de en güzeli böyle" bölümüyle ise don kişot misali değirmenlere karşı boşa savaşan iki bireyin sonunda rüzgara karşı koyamayıp yeryüzünde birbirini kaybettiklerini anlatır. **
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar