bugün
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması5
- velvet'in aylık geliri3
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- ölüp hayalet olarak geri gelmek3
- ben geldim kerkenezler18
- osuruktan şiirler23
- uludağ sözlük evreni13
- devletin temeli adalettir2
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- kısır9
- normal taklidi yapmak4
- claudian clouds22
- sözlükten soğuma nedenleri14
- bir gün uludağda kapanacak2
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- kanal ayarlama 1500 lira2
- 777 diyen erkolar8
- iyi parti17
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- akrep burcu kini8
- iyi bir insan olmak3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- simko315
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- gollumun gözü yüzükte6
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- saçını pembeye boyayan erkek6
- fenerbahçe küme düşer mi3
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- mehdi aleyhisselam6
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- victor osimhen10
- tekken tag tournament3
- türkü su demirel2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- güne bir şarkı bırak4
- alttaki yazara motto ver16
- cep telefonu kılıfı3
- çerçeve yasa35
- gün tabağı5
- sözlük ırkçıları8
- pizza yemek8
dolar/tl paritesi şu an itibarı ile 3.90 olarak gözüküyor. elbette ki piyasa türkiye'nin notunun düşürüleceği (yatırım yapılabilir seviyesinin altına düşürebileceği) beklentisi ile dolar/tl paritesini zaten kısmen fiyatlandırdı. O sebeple eğer bu beklenti bugün gerçekleşirse, ben doların kısa vadede 3.90 seviyesinin çılgınlar gibi üstüne çıkacağını açıkçası pek zannetmiyorum. Tabii bu sadece bir tahmin. Ama daha önemli olarak unutulmaması gerekilen nokta; zaten bu tarz uluslararası kredi kuruluşların verdiği notların ekonomik süreçlerin sebepleri değil, sonuçları olduğu gerçeği. Yani sayın reis haşmetlilerimizin "bizi kıskanıyorlar, güçlü bir türkiye istemiyorlar, kredi derecelendirme kuruluşları da faiz lobisinin bir koludur, Türkiye üzerinden para kazanmaya çalışır" vs. gibi açıklamalarına bakmayın. işin gerçeği bu kuruluşlar milyonlarca yatırımcı için referans noktasıdır ve ancak bir ülkenin ekonomisinin ve siyasi sisteminin güçlü, zayıf ve kırılgan noktalarını objektif bir şekilde analiz ederek, bahsettiğimiz bu milyonlarca yabancı yatırımcı için referans noktası olmaya devam edebilirler. Kısacası uluslararası piyasanın dönmesi ve ülkelerin sıcak para ihtiyacını karşılayabilmesi için çok kritik bir öneme sahiptirler.
Dolayısı ile Moody's den sonra fitch de Türkiye'nin notunu düşürürse bu artık Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarının iyice yapısallaşmış olduğu anlamına gelir. Aslında bu kırılganlıklardan onlarcasını saymam mümkün. Benim ilk aklıma gelenler, dışarıya (özellikle 2001 krizi sonrası Kemal Derviş'in tasarladığı, AKP'nin yukarıdan gelen kutsal bir emirmiş gibi sıkı bir biçimde uyguladığı 'yapısal reformlar' ile) inanılmaz derecede bağımlı hale getirilmiş bir Türkiye ekonomisi, yüksek teknolojili ve katma değerli sanayi üretimleri yerine, bütün parayı katma değeri çok düşük inşaat-beton ekonomisine yatırışımız, ekonomik büyüme adı altında ülkenin sibobu vazifesini gören devlet kuruluşlarının hepsini birkaç yıl içinde özelleştirmemiz, ihracatımızın ithalata bağımlı olmasından dolayı sahip olduğumuz inanılmaz yüksek cari açığımız, yine dışa çok bağımlı olmamızdan ötürü inanılmaz kırılgan enflasyonumuz vs. Ama bence bütün bunlardan çok daha kritik olarak son yıllarda iyice kredi ekonomisine dönmüş olduğumuz gerçeği. Bunun zaten iş dünyası için ne kadar geçerli olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle neredeyse bütün küçük-orta ölçekli şirketler öz sermayesi yerine krediler vasıtası ile iş yapabiliyor. Ama bence çok daha önemli olarak, bu durum çalışan-emekçi kesim için de farklı değil. O muhteşem neoliberalizm adı altında insanların reel ücretlerini baskılayabildikleri kadar baskıladırlar ve karşılığında insanlara çok çok düşük faizli geri ödemeler karşılığında kredi dağıtıp durdular. Bunu da ev, araba, son model telefon vs. gibi inanılmaz bir tüketim kültürü ile birleştirip, hepimizi borçlu bireyler haline getirdiler. Şu an ise ekonominin iyice durgunlaşmasına, yaşamın pahalılaşmasına, çalışan çıkarımlarının artmasına bağlı olarak neredeyse kimse borçlarını geri ödeyebilecek bir konumda değil. Bütün bu şartlar altında fitch nasıl bir karar verir ve yabancı sermaye ülkeye nasıl ve hangi şartlar altında yatırım yapar gerçekten çok merak ediyorum. Hele bir de demokrasinin sadece isminin kaldığı, terörün, siyasi belirsizliklerin iyice arttığı ve özel mülkiyet haklarının devlet tarafından iyice aşındırıldığı bir ortamda.
Bu noktada bence kimse merkez bankasından (en azından referandum sonuçlanana kadar) faiz arttırımı filan beklemesin bu bahsettiğimiz kredi ekonomisine çok büyük bir darbe olur ve reisi cumhurumuzun hiç işine gelmez. O yüzden fitch'in kararından bağımsız olarak dolar yükselmeye, Türkiye ekonomisi de iyice kırılganlaşmaya devam edecektir zaten. Sonuçta finansal kuruluşlar bu süreçlerin yaratıcısı filan değil, sadece gözlemleyicileri ve notlandırıcılarıdır. Birileri dış mihrak, büyük resim, faiz lobisi filan demeden önce söylemek istedim sadece. Çuvaldızı da azıcık kendimize batıralım.
Dolayısı ile Moody's den sonra fitch de Türkiye'nin notunu düşürürse bu artık Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarının iyice yapısallaşmış olduğu anlamına gelir. Aslında bu kırılganlıklardan onlarcasını saymam mümkün. Benim ilk aklıma gelenler, dışarıya (özellikle 2001 krizi sonrası Kemal Derviş'in tasarladığı, AKP'nin yukarıdan gelen kutsal bir emirmiş gibi sıkı bir biçimde uyguladığı 'yapısal reformlar' ile) inanılmaz derecede bağımlı hale getirilmiş bir Türkiye ekonomisi, yüksek teknolojili ve katma değerli sanayi üretimleri yerine, bütün parayı katma değeri çok düşük inşaat-beton ekonomisine yatırışımız, ekonomik büyüme adı altında ülkenin sibobu vazifesini gören devlet kuruluşlarının hepsini birkaç yıl içinde özelleştirmemiz, ihracatımızın ithalata bağımlı olmasından dolayı sahip olduğumuz inanılmaz yüksek cari açığımız, yine dışa çok bağımlı olmamızdan ötürü inanılmaz kırılgan enflasyonumuz vs. Ama bence bütün bunlardan çok daha kritik olarak son yıllarda iyice kredi ekonomisine dönmüş olduğumuz gerçeği. Bunun zaten iş dünyası için ne kadar geçerli olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle neredeyse bütün küçük-orta ölçekli şirketler öz sermayesi yerine krediler vasıtası ile iş yapabiliyor. Ama bence çok daha önemli olarak, bu durum çalışan-emekçi kesim için de farklı değil. O muhteşem neoliberalizm adı altında insanların reel ücretlerini baskılayabildikleri kadar baskıladırlar ve karşılığında insanlara çok çok düşük faizli geri ödemeler karşılığında kredi dağıtıp durdular. Bunu da ev, araba, son model telefon vs. gibi inanılmaz bir tüketim kültürü ile birleştirip, hepimizi borçlu bireyler haline getirdiler. Şu an ise ekonominin iyice durgunlaşmasına, yaşamın pahalılaşmasına, çalışan çıkarımlarının artmasına bağlı olarak neredeyse kimse borçlarını geri ödeyebilecek bir konumda değil. Bütün bu şartlar altında fitch nasıl bir karar verir ve yabancı sermaye ülkeye nasıl ve hangi şartlar altında yatırım yapar gerçekten çok merak ediyorum. Hele bir de demokrasinin sadece isminin kaldığı, terörün, siyasi belirsizliklerin iyice arttığı ve özel mülkiyet haklarının devlet tarafından iyice aşındırıldığı bir ortamda.
Bu noktada bence kimse merkez bankasından (en azından referandum sonuçlanana kadar) faiz arttırımı filan beklemesin bu bahsettiğimiz kredi ekonomisine çok büyük bir darbe olur ve reisi cumhurumuzun hiç işine gelmez. O yüzden fitch'in kararından bağımsız olarak dolar yükselmeye, Türkiye ekonomisi de iyice kırılganlaşmaya devam edecektir zaten. Sonuçta finansal kuruluşlar bu süreçlerin yaratıcısı filan değil, sadece gözlemleyicileri ve notlandırıcılarıdır. Birileri dış mihrak, büyük resim, faiz lobisi filan demeden önce söylemek istedim sadece. Çuvaldızı da azıcık kendimize batıralım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar