bugün

aşkın tek kişilik yaşanma hali

bu hal içindeyken:

ölmek istersiniz, çünkü ölünce acının da dineceğini zannedersiniz.
hayat devam eder oysa ki. ve ancak bir ay sonra bunun farkına varmaya başlarsınız.
onu görmek istemezsiniz. ama bu acıdan kurtulmanın en iyi yolu da onu sürekli görmektir. çünkü yaranız sürekli taze olduğu için o acıya alışırsınız. ve acıya alıştıkça da artık yaranız iyileşmeye başlar, çünkü çevrenizi görmeye başlarsınız tekrardan. ve çevrenizi farkettikçe de yaranız kabuk tutmaya başlar. ama asla kapanmaz.
çevrenizdeki sevgilileri görünce ahlak zabıtası kesilir, onlar için her türlü bedduayı edebilirsiniz aşklarını uluorta yaşadıkları için. ikisine de tekme tokat dalma isteği bile gelebilir içinizden. veya o kız o hıyarda bende bulamadığı neyi buldu ki ona yöneldi diye düşünürsünüz. mutlaka bir şey buldu ki sizde olmayan ona yöneldi. kıçınızı yırtsanız da onun artık sizinle olmayacağını bilirsiniz. arabesk olursunuz.
sevgilisi olan arkadaşlarınızı deli gibi kıskanırsınız. ama bunu onlara belli edemezsiniz. ederseniz abaza damgası yersiniz. sevgilisi olanlar veya aşkı pek de umursamayanlar ehe ehe sana kız mı yok olum çık dışarı gez veya elbet senin de olur bir gün derler. hep o bir gün ü beklersiniz, asla gelmeyen...
tanrı 'ya olan inancınızı bile yitirebilirsiniz. bu bünyeden bünyeye göre değişir. çünkü ne olur o benim olsun diye ettiğiniz dualar kabul olmayınca ister istemez tanrı varlığını da sorgulamaya itiliyor insan. ve her ne kadar çok aşk acısı da geçse insanın başından, insan asla bu acıya alışamıyor. her seferinde aynı şiddetle tekrar tekrar yaşıyor...
© copyright 2005 - 2026