bugün
- telefon zil sesini ilahi yapan anadolu çomarı3
- rafael leao24
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar9
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- karı kıza para yedirir misiniz6
- sarapci koala69
- günün sözü20
- biraderine de sana da yeter artık7
- mehmet ali alabora7
- gece tuvalette zıplayan fil görmek5
- ayağı şiir kokan kadın6
- türkiye15
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- erkeklerin istediği tek şey17
- cin görmüş yazarlar4
- biraderizm felsefesi6
- bir dinciyle tartışmak5
- gece gece zall'ın akla gelmesi2
- biraderlerin vurduyor olması12
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- pikap3
- gece şahin içinde lapsekili tayfur dinlemek4
- en son ne zaman namaz kıldın13
- sarapci diye nick alan akpli17
- gece ormanda bir seri katille köşe kapmaca oynamak3
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- deniz göktaş5
- manisa yaprağı vs tokat yaprağı2
- öldükten sonra 2865 te dirilmek4
- fener balı15
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- gece yolda geçmişte yapılan hataları görmek2
- miss usa 20262
- ruhani bir varlığa aşık olmak ister miydin3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- fenerbahçe vs galatasaray26
- brad pitt mi ben mi diyen erkek2
- manifest11
- gece araba sürerken yerde yatan birisini görmek2
- üşümeyi özlemek4
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- şarapçı koala ile viski içmek5
- gram altın5
- sadece güzelliğe bakan erkek3
- ateistlerin yaşama amacı24
- beşiktaş'ın bütün avrupa maçlarını evinde oynaması2
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
fransız devriminin mottolarindan. 250 yıl önce gerçekleşen bir devrim günümüz dünyasını şekillendirmis ve şekillendirmeye devam etmektedir. son 300 yıldır din ve bilim arasında büyük bir çatışma vardır. bir tarafta cahil kesimin cehaletiyle göbeğini büyüten Nihat nakitoglu gibi islam papazlari bir tarafta ise gerçekleri ölesiye haykıran turan dursun gibileri.
Bizim devrimimiz 94 yıl önce başladı ve hiç bir zaman dünyanın geri kalan kısmındaki devrimler gibi kan dökülmedi. zamanının çok ilerisinde düşünen Atatürk gönülleri fethetmek ilkesine inanmıştı. tatlı bir hayal kurmuştu. bu hayal modern Türkiye'nin bilim ve teknoloji ışığında aydınlandıgi, gariban türk köylüsünün dünyanın geri kalanıyla her alanda yarıştığı, feodal düzenin yıkılarak yerine toplumun kendi kendisinin efendisi oldugu guzel bir düştü.
bircok sey planladigi gibi olmadi. sonra gelen yoneticilerin çoğu Atatürk'ün yaptıklarının tam tersini yaptılar. bu konuda can alıcı nokta ise dini adeta morfin gibi kesik alacakları her yerde kullanıp halkı uyusturmalariydi. cehaletle, ekmek kavgasina mecbur edilen Türk halki gunumuze kadar bu zihniyetin ürünü olarak beyni uyuşmuş halde sorgulamadan uzak bana dokunmayan yilan bin yasasin felsefesiyle satılmış yoneticiler tarafından yonetildi.
ve simdi 2016 yilinda kurulus gayesinin fazlasıyla disina cikan diyanet işleri tipki 1500 yil evvelki zihniyetin emrettiği sekilde halki birbirine düşmeye, kendinden olmayani yoketmeye çalışıyor. 94 yil once basarilmaya calisilan tatli hayaller agizlarindan les kokulu salyalar akan sarlatanlar tarafından mahvediliyor. butun bunlar sozde ortadogunun bir zamanlar örnek ulkesi olan turkiyede yaşanıyor.
dinin karıştığı bir cok sey bozuluyor, karariyor, karartıyor ve insanlari hüzne kedere hatta ölüme sürüklüyor. daha iki gün önce istanbul'un en ünlü gece kulüplerinden biri islamcı bir terorist tarafindan tarandı. bir çok masum insan orada can verdi.
peki insanlar kimi suçladı? elinde tufekle iceri dalip terör estiren o adamı. halbuki suçlanmasi gereken o insan degil, insanları inançları ugruna katliam yapmaya sevk eden düşünce ve düşünceleri empoze eden abileridir.
bütün cocuklar masum olarak doğarlar. inanclar ve dogmalarla büyürse terörist, pozitif bilim ve akıl dahilinde büyürse insanlığa faydalı birer birey olurlar.
21. yuzyilda kazanan ya da kaybedeni bilim ya da din tercihinde bulunan toplumlar belirleyecek. boylesi bir ortamda seytanin bacagini kirip son din adaminin bagirsagiyla krali asmak ta bence bizlere dusuyor arkadaslar...
Bizim devrimimiz 94 yıl önce başladı ve hiç bir zaman dünyanın geri kalan kısmındaki devrimler gibi kan dökülmedi. zamanının çok ilerisinde düşünen Atatürk gönülleri fethetmek ilkesine inanmıştı. tatlı bir hayal kurmuştu. bu hayal modern Türkiye'nin bilim ve teknoloji ışığında aydınlandıgi, gariban türk köylüsünün dünyanın geri kalanıyla her alanda yarıştığı, feodal düzenin yıkılarak yerine toplumun kendi kendisinin efendisi oldugu guzel bir düştü.
bircok sey planladigi gibi olmadi. sonra gelen yoneticilerin çoğu Atatürk'ün yaptıklarının tam tersini yaptılar. bu konuda can alıcı nokta ise dini adeta morfin gibi kesik alacakları her yerde kullanıp halkı uyusturmalariydi. cehaletle, ekmek kavgasina mecbur edilen Türk halki gunumuze kadar bu zihniyetin ürünü olarak beyni uyuşmuş halde sorgulamadan uzak bana dokunmayan yilan bin yasasin felsefesiyle satılmış yoneticiler tarafından yonetildi.
ve simdi 2016 yilinda kurulus gayesinin fazlasıyla disina cikan diyanet işleri tipki 1500 yil evvelki zihniyetin emrettiği sekilde halki birbirine düşmeye, kendinden olmayani yoketmeye çalışıyor. 94 yil once basarilmaya calisilan tatli hayaller agizlarindan les kokulu salyalar akan sarlatanlar tarafından mahvediliyor. butun bunlar sozde ortadogunun bir zamanlar örnek ulkesi olan turkiyede yaşanıyor.
dinin karıştığı bir cok sey bozuluyor, karariyor, karartıyor ve insanlari hüzne kedere hatta ölüme sürüklüyor. daha iki gün önce istanbul'un en ünlü gece kulüplerinden biri islamcı bir terorist tarafindan tarandı. bir çok masum insan orada can verdi.
peki insanlar kimi suçladı? elinde tufekle iceri dalip terör estiren o adamı. halbuki suçlanmasi gereken o insan degil, insanları inançları ugruna katliam yapmaya sevk eden düşünce ve düşünceleri empoze eden abileridir.
bütün cocuklar masum olarak doğarlar. inanclar ve dogmalarla büyürse terörist, pozitif bilim ve akıl dahilinde büyürse insanlığa faydalı birer birey olurlar.
21. yuzyilda kazanan ya da kaybedeni bilim ya da din tercihinde bulunan toplumlar belirleyecek. boylesi bir ortamda seytanin bacagini kirip son din adaminin bagirsagiyla krali asmak ta bence bizlere dusuyor arkadaslar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar