bugün
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- musa anter11
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir17
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- şahin k2
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- memduh bashgan4
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- alsana ulenn4
- afrikalıları hadım eden müslüman ağalar2
- meksika açmazı macerası3
- iş arayanların aslında para araması7
- parcalandim toparlanamiyorum313
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- bilgisayar vs tablet4
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- dilf arayan türbanlı2
- sürekli hırpani asabiyetle yazmak2
- ankara da apartmanda 3 erkek cesedi bulunması2
- anın görüntüsü26
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- türkiye5
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds43
- game of thrones taki kerhaneci17
- yapay zekaya porno aratmak3
- isviçre medeni kanunu3
- betray me4
- hewal ebo2
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- cemre demirel2
- emeviler6
- rambo ariel ortega3
- türkiyede sanat değer verilmemesi2
- simko34
- düşün ki o bunu okuyor6
- özgür iradeye inanmamak ama trafikte küfretmek2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- hava çok sıcak sobayı aç diyen insan2
- aşk-ı memnu3
(o. 1713, Edirne) III. Ahmed saltanatında, 6 Nisan 1713 - 27 Nisan 1713 tarihleri arasında yirmi bir gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.
Aslen Serezlidir. Önce bostancı ocağına girdi. Fakat orada karıştığı fesat yüzünden Cezayir tarafına kaçmak zorunda kaldı. Orada gemilerde çalıştı. Sonra'da istanbul'a geri geldi. Balıkçılık ve kayıkçılık ile geçinmeye başladı. III. Ahmet tebdil giyinip istanbul'u gezmekte iken onun kayığına binmeyi ve onunla konuşmayı itiyat edinmişti.
Son bir defa onun kayığına binişinde III. Ahmet onu gizlice Girit'e gidip orada vali bulunan Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa'yı sadarete davet etmesi görevi verdi. Bunun üzerine ibrahim Ağa bir tüccar kılığına girip istanbul'da bir gemiye kereste yükleyerek Girit'e gitti. Orada üzerinde sakladığı padişahın sadaret teklifini içeren hatt-ı hümayununu vali Kalaylıkoz Ahmet Paşa'ya iletmeyi başardı. Kalaylıkoz Ahmet Paşa da yerine kethüdasını kaymakam bırakıp ibrahim Ağa'nın gemisi ile Küçük Çekmece'ye kadar birlikte geldi; buradan III. Ahmet'e vararak sadrazamlık görevine başladı.
ibrahim Ağa, padişaha bu hizmeti üzerine tersane hizmetine, yani Osmanlı Donanması'na alındı ve kalyon kaptanlığı görevi verildi. Bu donanma hocalığı da içerdiği için "Kel Hoca" olarak anılmıştır. Kel Hoca ibrahim Ağa bu işinde başarılı olup padişahın teveccühü ile birlikte riyale ve patrona rütbelerini de aldı. Bu görevinde Akdeniz'de türeyen korsanları tenkile memur oldu. Bu görevde iken 15 kadar korsan kalyonu ele geçirdi ve bin kadar korsanı esir aldı. Bu arada yaptığı faaliyetler inanılmaz kadar beklenmedik olduğu için "Deli" lakabı da alarak "Deli Kel Hoca ibrahim" olarak anılmaya başlandı. Nusretnâme'de "Kel Deli ibrahim Hoca" olarak ismi geçmektedir.
Kel Hoca ibrahim'in aleyhinde olanlar epey dedikodu yapmışlardı; ama buna rağmen 7 Ocak 1713'te vezirlikle birlikte kaptan-ı deryalığa getirildi. Bu sıralarda Prut Antlaşması'nın Ruslar tarafından uygulanmaması ve Osmanlılara sığınmış olan isveç Kralı Xii. Karl (veya Demirbaş Şarl)'in Bender'den ayrılmaması Osmanlı Devleti için büyük dışişleri sorunları olmuştu. Sadrazam Silahdar Süleyman Paşa aldığı kararla XII. Karl ve askerleri Bender'de 1 Şubat 1713'te direnişle karşılaşan bir baskın sonucu ele geçirildiler. Kral Karl Edirne'ye getirildi ve Meriç Köprüsü çıkışında I. Ahmet döneminden beri devlet konukevi olan "Demirtaş Kasrı"'nda zorunlu ikamete tabi tutuldu. Onun isveç'e iadesi devlet için gerekliydi. Kaptan-ı derya olan Kel Hoca ibrahim Paşa 20.000 kalyoncu ile isveç kralını ülkesine götürme projesini ciddi olarak padişaha sundu. Eğer bu denizden gitmeyi önermekteyse o zamana kadar Cebelitarık'tan çıkmayan Osmanlı donaması için bu Atlantik Okyanusu ve Baltık Denizi seferlerini de içeren bu proje gerçekten çok cesurane proje idi. Karadan gitmeyi önermekteyse, işi başardıktan sonra 20.000 kalyoncunun akıbetinin ne olacağı düşünülmemişti. Paşanın aleyhindekiler tarafından bu teklif yeni bir "delilik" örneği olarak kullanılmaya başlandı. Sonunda Ağustos 1714'te isveç Kralı XII. Karl kara üzerinden Erdel, Macaristan, Budin, Viyana, Bavyera ve Hesse üzerinden giderek Ekim 1714'te isveç'e varmayı başardı.
https://tr.wikipedia.org/...ca_%C4%B0brahim_Pa%C5%9Fa
Aslen Serezlidir. Önce bostancı ocağına girdi. Fakat orada karıştığı fesat yüzünden Cezayir tarafına kaçmak zorunda kaldı. Orada gemilerde çalıştı. Sonra'da istanbul'a geri geldi. Balıkçılık ve kayıkçılık ile geçinmeye başladı. III. Ahmet tebdil giyinip istanbul'u gezmekte iken onun kayığına binmeyi ve onunla konuşmayı itiyat edinmişti.
Son bir defa onun kayığına binişinde III. Ahmet onu gizlice Girit'e gidip orada vali bulunan Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa'yı sadarete davet etmesi görevi verdi. Bunun üzerine ibrahim Ağa bir tüccar kılığına girip istanbul'da bir gemiye kereste yükleyerek Girit'e gitti. Orada üzerinde sakladığı padişahın sadaret teklifini içeren hatt-ı hümayununu vali Kalaylıkoz Ahmet Paşa'ya iletmeyi başardı. Kalaylıkoz Ahmet Paşa da yerine kethüdasını kaymakam bırakıp ibrahim Ağa'nın gemisi ile Küçük Çekmece'ye kadar birlikte geldi; buradan III. Ahmet'e vararak sadrazamlık görevine başladı.
ibrahim Ağa, padişaha bu hizmeti üzerine tersane hizmetine, yani Osmanlı Donanması'na alındı ve kalyon kaptanlığı görevi verildi. Bu donanma hocalığı da içerdiği için "Kel Hoca" olarak anılmıştır. Kel Hoca ibrahim Ağa bu işinde başarılı olup padişahın teveccühü ile birlikte riyale ve patrona rütbelerini de aldı. Bu görevinde Akdeniz'de türeyen korsanları tenkile memur oldu. Bu görevde iken 15 kadar korsan kalyonu ele geçirdi ve bin kadar korsanı esir aldı. Bu arada yaptığı faaliyetler inanılmaz kadar beklenmedik olduğu için "Deli" lakabı da alarak "Deli Kel Hoca ibrahim" olarak anılmaya başlandı. Nusretnâme'de "Kel Deli ibrahim Hoca" olarak ismi geçmektedir.
Kel Hoca ibrahim'in aleyhinde olanlar epey dedikodu yapmışlardı; ama buna rağmen 7 Ocak 1713'te vezirlikle birlikte kaptan-ı deryalığa getirildi. Bu sıralarda Prut Antlaşması'nın Ruslar tarafından uygulanmaması ve Osmanlılara sığınmış olan isveç Kralı Xii. Karl (veya Demirbaş Şarl)'in Bender'den ayrılmaması Osmanlı Devleti için büyük dışişleri sorunları olmuştu. Sadrazam Silahdar Süleyman Paşa aldığı kararla XII. Karl ve askerleri Bender'de 1 Şubat 1713'te direnişle karşılaşan bir baskın sonucu ele geçirildiler. Kral Karl Edirne'ye getirildi ve Meriç Köprüsü çıkışında I. Ahmet döneminden beri devlet konukevi olan "Demirtaş Kasrı"'nda zorunlu ikamete tabi tutuldu. Onun isveç'e iadesi devlet için gerekliydi. Kaptan-ı derya olan Kel Hoca ibrahim Paşa 20.000 kalyoncu ile isveç kralını ülkesine götürme projesini ciddi olarak padişaha sundu. Eğer bu denizden gitmeyi önermekteyse o zamana kadar Cebelitarık'tan çıkmayan Osmanlı donaması için bu Atlantik Okyanusu ve Baltık Denizi seferlerini de içeren bu proje gerçekten çok cesurane proje idi. Karadan gitmeyi önermekteyse, işi başardıktan sonra 20.000 kalyoncunun akıbetinin ne olacağı düşünülmemişti. Paşanın aleyhindekiler tarafından bu teklif yeni bir "delilik" örneği olarak kullanılmaya başlandı. Sonunda Ağustos 1714'te isveç Kralı XII. Karl kara üzerinden Erdel, Macaristan, Budin, Viyana, Bavyera ve Hesse üzerinden giderek Ekim 1714'te isveç'e varmayı başardı.
https://tr.wikipedia.org/...ca_%C4%B0brahim_Pa%C5%9Fa
Gündemdeki Haberler