bugün
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi14
- kafanın çok büyük olması8
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- 2019 tasarımı4
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- anın görüntüsü24
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- ismet gurbuz 20242
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali5
- bırak kolumu acıtıyorsun3
- barış alper yılmaz2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı24
- duygu özaslan6
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- zorunlu askerliğin ahlaki sorunu3
- timsah yürüyüşü4
- beni benden alırsan seni sana bırakmam3
- özel ders vermek4
- ya şeytan haklıysa5
- hoşlanılan kızın şarz aletin var mı diye sorması2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- iş arıyorum sözlük2
- beni benden alırsan bene nolur3
- yoktan var etmek boş kağıda nokta koymak gibidir3
- sollen wir'in die disco gehen2
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- hasslich2
- siirtte starbucks olması sorunsalı2
- 2008 09 süper lig3
- askerde özlenen şeyler9
- bir ara mutlaka görüşelim2
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
- bazlama heykeli2
- 90lar türkçe pop5
- fenerbahçenin keşkeleri3
- helin kandemir4
- 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı4
- kulağıma ayıp şeyler söyle diyen kız2
- 15 kasım 20264
- almanca bir not bırak2
- verrückt2
- başkalarının hayatı dizisi4
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
(o. 1713, Edirne) III. Ahmed saltanatında, 6 Nisan 1713 - 27 Nisan 1713 tarihleri arasında yirmi bir gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.
Aslen Serezlidir. Önce bostancı ocağına girdi. Fakat orada karıştığı fesat yüzünden Cezayir tarafına kaçmak zorunda kaldı. Orada gemilerde çalıştı. Sonra'da istanbul'a geri geldi. Balıkçılık ve kayıkçılık ile geçinmeye başladı. III. Ahmet tebdil giyinip istanbul'u gezmekte iken onun kayığına binmeyi ve onunla konuşmayı itiyat edinmişti.
Son bir defa onun kayığına binişinde III. Ahmet onu gizlice Girit'e gidip orada vali bulunan Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa'yı sadarete davet etmesi görevi verdi. Bunun üzerine ibrahim Ağa bir tüccar kılığına girip istanbul'da bir gemiye kereste yükleyerek Girit'e gitti. Orada üzerinde sakladığı padişahın sadaret teklifini içeren hatt-ı hümayununu vali Kalaylıkoz Ahmet Paşa'ya iletmeyi başardı. Kalaylıkoz Ahmet Paşa da yerine kethüdasını kaymakam bırakıp ibrahim Ağa'nın gemisi ile Küçük Çekmece'ye kadar birlikte geldi; buradan III. Ahmet'e vararak sadrazamlık görevine başladı.
ibrahim Ağa, padişaha bu hizmeti üzerine tersane hizmetine, yani Osmanlı Donanması'na alındı ve kalyon kaptanlığı görevi verildi. Bu donanma hocalığı da içerdiği için "Kel Hoca" olarak anılmıştır. Kel Hoca ibrahim Ağa bu işinde başarılı olup padişahın teveccühü ile birlikte riyale ve patrona rütbelerini de aldı. Bu görevinde Akdeniz'de türeyen korsanları tenkile memur oldu. Bu görevde iken 15 kadar korsan kalyonu ele geçirdi ve bin kadar korsanı esir aldı. Bu arada yaptığı faaliyetler inanılmaz kadar beklenmedik olduğu için "Deli" lakabı da alarak "Deli Kel Hoca ibrahim" olarak anılmaya başlandı. Nusretnâme'de "Kel Deli ibrahim Hoca" olarak ismi geçmektedir.
Kel Hoca ibrahim'in aleyhinde olanlar epey dedikodu yapmışlardı; ama buna rağmen 7 Ocak 1713'te vezirlikle birlikte kaptan-ı deryalığa getirildi. Bu sıralarda Prut Antlaşması'nın Ruslar tarafından uygulanmaması ve Osmanlılara sığınmış olan isveç Kralı Xii. Karl (veya Demirbaş Şarl)'in Bender'den ayrılmaması Osmanlı Devleti için büyük dışişleri sorunları olmuştu. Sadrazam Silahdar Süleyman Paşa aldığı kararla XII. Karl ve askerleri Bender'de 1 Şubat 1713'te direnişle karşılaşan bir baskın sonucu ele geçirildiler. Kral Karl Edirne'ye getirildi ve Meriç Köprüsü çıkışında I. Ahmet döneminden beri devlet konukevi olan "Demirtaş Kasrı"'nda zorunlu ikamete tabi tutuldu. Onun isveç'e iadesi devlet için gerekliydi. Kaptan-ı derya olan Kel Hoca ibrahim Paşa 20.000 kalyoncu ile isveç kralını ülkesine götürme projesini ciddi olarak padişaha sundu. Eğer bu denizden gitmeyi önermekteyse o zamana kadar Cebelitarık'tan çıkmayan Osmanlı donaması için bu Atlantik Okyanusu ve Baltık Denizi seferlerini de içeren bu proje gerçekten çok cesurane proje idi. Karadan gitmeyi önermekteyse, işi başardıktan sonra 20.000 kalyoncunun akıbetinin ne olacağı düşünülmemişti. Paşanın aleyhindekiler tarafından bu teklif yeni bir "delilik" örneği olarak kullanılmaya başlandı. Sonunda Ağustos 1714'te isveç Kralı XII. Karl kara üzerinden Erdel, Macaristan, Budin, Viyana, Bavyera ve Hesse üzerinden giderek Ekim 1714'te isveç'e varmayı başardı.
https://tr.wikipedia.org/...ca_%C4%B0brahim_Pa%C5%9Fa
Aslen Serezlidir. Önce bostancı ocağına girdi. Fakat orada karıştığı fesat yüzünden Cezayir tarafına kaçmak zorunda kaldı. Orada gemilerde çalıştı. Sonra'da istanbul'a geri geldi. Balıkçılık ve kayıkçılık ile geçinmeye başladı. III. Ahmet tebdil giyinip istanbul'u gezmekte iken onun kayığına binmeyi ve onunla konuşmayı itiyat edinmişti.
Son bir defa onun kayığına binişinde III. Ahmet onu gizlice Girit'e gidip orada vali bulunan Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa'yı sadarete davet etmesi görevi verdi. Bunun üzerine ibrahim Ağa bir tüccar kılığına girip istanbul'da bir gemiye kereste yükleyerek Girit'e gitti. Orada üzerinde sakladığı padişahın sadaret teklifini içeren hatt-ı hümayununu vali Kalaylıkoz Ahmet Paşa'ya iletmeyi başardı. Kalaylıkoz Ahmet Paşa da yerine kethüdasını kaymakam bırakıp ibrahim Ağa'nın gemisi ile Küçük Çekmece'ye kadar birlikte geldi; buradan III. Ahmet'e vararak sadrazamlık görevine başladı.
ibrahim Ağa, padişaha bu hizmeti üzerine tersane hizmetine, yani Osmanlı Donanması'na alındı ve kalyon kaptanlığı görevi verildi. Bu donanma hocalığı da içerdiği için "Kel Hoca" olarak anılmıştır. Kel Hoca ibrahim Ağa bu işinde başarılı olup padişahın teveccühü ile birlikte riyale ve patrona rütbelerini de aldı. Bu görevinde Akdeniz'de türeyen korsanları tenkile memur oldu. Bu görevde iken 15 kadar korsan kalyonu ele geçirdi ve bin kadar korsanı esir aldı. Bu arada yaptığı faaliyetler inanılmaz kadar beklenmedik olduğu için "Deli" lakabı da alarak "Deli Kel Hoca ibrahim" olarak anılmaya başlandı. Nusretnâme'de "Kel Deli ibrahim Hoca" olarak ismi geçmektedir.
Kel Hoca ibrahim'in aleyhinde olanlar epey dedikodu yapmışlardı; ama buna rağmen 7 Ocak 1713'te vezirlikle birlikte kaptan-ı deryalığa getirildi. Bu sıralarda Prut Antlaşması'nın Ruslar tarafından uygulanmaması ve Osmanlılara sığınmış olan isveç Kralı Xii. Karl (veya Demirbaş Şarl)'in Bender'den ayrılmaması Osmanlı Devleti için büyük dışişleri sorunları olmuştu. Sadrazam Silahdar Süleyman Paşa aldığı kararla XII. Karl ve askerleri Bender'de 1 Şubat 1713'te direnişle karşılaşan bir baskın sonucu ele geçirildiler. Kral Karl Edirne'ye getirildi ve Meriç Köprüsü çıkışında I. Ahmet döneminden beri devlet konukevi olan "Demirtaş Kasrı"'nda zorunlu ikamete tabi tutuldu. Onun isveç'e iadesi devlet için gerekliydi. Kaptan-ı derya olan Kel Hoca ibrahim Paşa 20.000 kalyoncu ile isveç kralını ülkesine götürme projesini ciddi olarak padişaha sundu. Eğer bu denizden gitmeyi önermekteyse o zamana kadar Cebelitarık'tan çıkmayan Osmanlı donaması için bu Atlantik Okyanusu ve Baltık Denizi seferlerini de içeren bu proje gerçekten çok cesurane proje idi. Karadan gitmeyi önermekteyse, işi başardıktan sonra 20.000 kalyoncunun akıbetinin ne olacağı düşünülmemişti. Paşanın aleyhindekiler tarafından bu teklif yeni bir "delilik" örneği olarak kullanılmaya başlandı. Sonunda Ağustos 1714'te isveç Kralı XII. Karl kara üzerinden Erdel, Macaristan, Budin, Viyana, Bavyera ve Hesse üzerinden giderek Ekim 1714'te isveç'e varmayı başardı.
https://tr.wikipedia.org/...ca_%C4%B0brahim_Pa%C5%9Fa
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com