bugün
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- manifest dinleyen erkek10
- tofaş2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- mohamed salah ghaly13
- gocu4
- türkiye7
- trabzonspor7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- ona bir şey söyle7
- birleşik krallık3
- insan zamandan ibarettir3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- mauro icardi3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- almanya5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- ispanya7
- dost2
- spiderman mi döver batman mi5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- hırvatistan16
- avusturya3
- fransa3
- mesele ne senin benden ayrılman2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- aylık 700 milyon lira iyi para mıdır sorunsalı2
- gulmekicinyaratilmis11
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- stres yönetimi6
- gocu bay bey birader3
- gram altın4
- elalem ne der4
- nirmal purja2
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- petrol4
- ismet gürbüz mehdi mi mesih mi sorunsalı2
Gelelim bir diğer tartışmalı konuya. Geçenlerde transendent-al kelimesinin türkçeye çevirisinde "aşkın-sal" kelimesinin tercihinin bazılarınca yanlış bulunduğuna ilişkin bir yazı yazmıştım. O konu tam olarak bununla ilgili.
Öncelikle - yukarıda söylenmiş ama yine de belirteyim- -sel, -sal değil, yalnızca "-sel"dir. Yalnızca ünlü uyumundan ötürü -sal olduğu durumlar vardır.
Daha sonra bu ekin (-sel) Latinceden alındığından kaynaklı tartışmayı türkçe ile ilgilenen hemen herkes duymuştur. Bu ek Arapçadan aldığımız "î" (tabî, askerî kelimelerindeki gibi î) yerine kullanıma sokulmuştur. Fakat bir yabancı ögeden temizleyip yerine başka bir yabancı öge getirildiği gerekçesiyle uzunca süre tartışılmıştır. Bana göre de haklı bir tartışmadır bu.
Hasan Tahsin banguoğlu adındaki dilbilimcimiz türkçenin yapım ekleri konusundaki yetkinliğini bu ekin alımına karşı göstermiştir.
-sel eki, tıpkı Arapçadaki "î" eki gibi dilin sıfat yaparkenki tek kullanımıdır, aidiyet bildirici ek ile tek biçimde.
Fakat bu husus için türkçede sıfat yapan 6 ek ve 4 durum olmak üzere 10 farklı seçenek vardır. Bunlar (ekler) "-ci, -ce, -li, -lik, -si, -den"dir.
Latinceden aldığımız -sel eki, her geldiği kelimeye "onunla ilgili, ona ait" anlamı kazandırırken Türkçede bu ekler sayesinde kastedilen her duruma ayrı ayrı istenilen anlamı yükleme şansımız var.
Burada temel sorunun, bir insanın "bilimsel" yerine "bilimce"yi tercih etmesiyle anlatmak istediğinin yine "bilimsel" olup olmadığı. Ama kaçırılan nokta tam olarak şu: bilimsel kelimesi ile görsel kelimesi arasındaki -sel yönünden farklılık. Bu farklılık şu şekildedir; bilimsel kelimesi, bilime ait olan olarak bilime uygun olan anlamında; görsel ise görmeyle ilgili olarak görmeye müsait görme ile var olan, farkına varılan anlamında. Bu temel farklılığı kavramak gayet basit. Şimdi -sel eki iki kelimeye de gelmiş ama ikisinde de işlevi farklı ve aynı anlamı kazandırmamış. Fakat eğer görsel yerine "görmeli" kelimesi tercih edilseydi görsel kelimesiyle amaçlanan anlam doğrudan verilmiş olurdu ve bilimsel yerine "bilimce" tercih edilseydi tam olarak bilim tarafından bilime uygun anlamı kazandırılmış olacaktı.
Yani mesele Söylendiği gibi yalnızca yabancı bir ek almak değil, ayrıca anlam bakımından da bir sapma yaşanmakta.
Şimdi tutup da hadi tüm kelimeleri buna uygun biçimde düzeltelim demek çok saçma biliyorum. Yapılması gereken yarın bir kelime türetilirken, bu eklerin özgüllüğünden faydalanarak türetmek; Varoluşsal yerine varoluşça, varlıksal yerine varlıktan gibi.
Öncelikle - yukarıda söylenmiş ama yine de belirteyim- -sel, -sal değil, yalnızca "-sel"dir. Yalnızca ünlü uyumundan ötürü -sal olduğu durumlar vardır.
Daha sonra bu ekin (-sel) Latinceden alındığından kaynaklı tartışmayı türkçe ile ilgilenen hemen herkes duymuştur. Bu ek Arapçadan aldığımız "î" (tabî, askerî kelimelerindeki gibi î) yerine kullanıma sokulmuştur. Fakat bir yabancı ögeden temizleyip yerine başka bir yabancı öge getirildiği gerekçesiyle uzunca süre tartışılmıştır. Bana göre de haklı bir tartışmadır bu.
Hasan Tahsin banguoğlu adındaki dilbilimcimiz türkçenin yapım ekleri konusundaki yetkinliğini bu ekin alımına karşı göstermiştir.
-sel eki, tıpkı Arapçadaki "î" eki gibi dilin sıfat yaparkenki tek kullanımıdır, aidiyet bildirici ek ile tek biçimde.
Fakat bu husus için türkçede sıfat yapan 6 ek ve 4 durum olmak üzere 10 farklı seçenek vardır. Bunlar (ekler) "-ci, -ce, -li, -lik, -si, -den"dir.
Latinceden aldığımız -sel eki, her geldiği kelimeye "onunla ilgili, ona ait" anlamı kazandırırken Türkçede bu ekler sayesinde kastedilen her duruma ayrı ayrı istenilen anlamı yükleme şansımız var.
Burada temel sorunun, bir insanın "bilimsel" yerine "bilimce"yi tercih etmesiyle anlatmak istediğinin yine "bilimsel" olup olmadığı. Ama kaçırılan nokta tam olarak şu: bilimsel kelimesi ile görsel kelimesi arasındaki -sel yönünden farklılık. Bu farklılık şu şekildedir; bilimsel kelimesi, bilime ait olan olarak bilime uygun olan anlamında; görsel ise görmeyle ilgili olarak görmeye müsait görme ile var olan, farkına varılan anlamında. Bu temel farklılığı kavramak gayet basit. Şimdi -sel eki iki kelimeye de gelmiş ama ikisinde de işlevi farklı ve aynı anlamı kazandırmamış. Fakat eğer görsel yerine "görmeli" kelimesi tercih edilseydi görsel kelimesiyle amaçlanan anlam doğrudan verilmiş olurdu ve bilimsel yerine "bilimce" tercih edilseydi tam olarak bilim tarafından bilime uygun anlamı kazandırılmış olacaktı.
Yani mesele Söylendiği gibi yalnızca yabancı bir ek almak değil, ayrıca anlam bakımından da bir sapma yaşanmakta.
Şimdi tutup da hadi tüm kelimeleri buna uygun biçimde düzeltelim demek çok saçma biliyorum. Yapılması gereken yarın bir kelime türetilirken, bu eklerin özgüllüğünden faydalanarak türetmek; Varoluşsal yerine varoluşça, varlıksal yerine varlıktan gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar