bugün
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum8
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- yazarların şu an dinledikleri şarkı3
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- sözlükte kavga etmek6
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- mor semsiyeli yabanci8
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- bana wp den yazdı3
- supergirl'den hoşlanmak2
- memeleri füze gibi kadın13
- karton toplayan abi7
- kabuksuz kaplumbaga7
- buddy dude21
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- bisiklet marka tavsiyesi10
- bir kızı bin kişi ister bir kişi alır2
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- mermi abla4
- afrika'ya kurban bağışı furyası2
- kızıl cin4
- yazarların göbek adları3
- gecenin şiiri4
- musallada duran kendini beğenmiş tabut3
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- yaz insanları vs kış insanları3
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- aylık 277 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- sözlüğün kırbacı10
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- dünyanın en güçlü nükleer olmayan bombası3
- zaman baba11
- neden herkes aynı şeyi söylüyor2
- enayimiknatisii12
- plajda yakınlaşan çifte kızıp sitem eden kadın4
- gocu25
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- chp'nin hali ne olacak46
- değmeyecek konular için zaman harcamak3
- tanışır tanışmaz burç soran kadın4
- özet geç3
- dergi hakemi olmak2
- gelinen noktanın keyif vermesi3
- uysaljakoben17
- masklavi'nin düşünceleri18
Gelelim bir diğer tartışmalı konuya. Geçenlerde transendent-al kelimesinin türkçeye çevirisinde "aşkın-sal" kelimesinin tercihinin bazılarınca yanlış bulunduğuna ilişkin bir yazı yazmıştım. O konu tam olarak bununla ilgili.
Öncelikle - yukarıda söylenmiş ama yine de belirteyim- -sel, -sal değil, yalnızca "-sel"dir. Yalnızca ünlü uyumundan ötürü -sal olduğu durumlar vardır.
Daha sonra bu ekin (-sel) Latinceden alındığından kaynaklı tartışmayı türkçe ile ilgilenen hemen herkes duymuştur. Bu ek Arapçadan aldığımız "î" (tabî, askerî kelimelerindeki gibi î) yerine kullanıma sokulmuştur. Fakat bir yabancı ögeden temizleyip yerine başka bir yabancı öge getirildiği gerekçesiyle uzunca süre tartışılmıştır. Bana göre de haklı bir tartışmadır bu.
Hasan Tahsin banguoğlu adındaki dilbilimcimiz türkçenin yapım ekleri konusundaki yetkinliğini bu ekin alımına karşı göstermiştir.
-sel eki, tıpkı Arapçadaki "î" eki gibi dilin sıfat yaparkenki tek kullanımıdır, aidiyet bildirici ek ile tek biçimde.
Fakat bu husus için türkçede sıfat yapan 6 ek ve 4 durum olmak üzere 10 farklı seçenek vardır. Bunlar (ekler) "-ci, -ce, -li, -lik, -si, -den"dir.
Latinceden aldığımız -sel eki, her geldiği kelimeye "onunla ilgili, ona ait" anlamı kazandırırken Türkçede bu ekler sayesinde kastedilen her duruma ayrı ayrı istenilen anlamı yükleme şansımız var.
Burada temel sorunun, bir insanın "bilimsel" yerine "bilimce"yi tercih etmesiyle anlatmak istediğinin yine "bilimsel" olup olmadığı. Ama kaçırılan nokta tam olarak şu: bilimsel kelimesi ile görsel kelimesi arasındaki -sel yönünden farklılık. Bu farklılık şu şekildedir; bilimsel kelimesi, bilime ait olan olarak bilime uygun olan anlamında; görsel ise görmeyle ilgili olarak görmeye müsait görme ile var olan, farkına varılan anlamında. Bu temel farklılığı kavramak gayet basit. Şimdi -sel eki iki kelimeye de gelmiş ama ikisinde de işlevi farklı ve aynı anlamı kazandırmamış. Fakat eğer görsel yerine "görmeli" kelimesi tercih edilseydi görsel kelimesiyle amaçlanan anlam doğrudan verilmiş olurdu ve bilimsel yerine "bilimce" tercih edilseydi tam olarak bilim tarafından bilime uygun anlamı kazandırılmış olacaktı.
Yani mesele Söylendiği gibi yalnızca yabancı bir ek almak değil, ayrıca anlam bakımından da bir sapma yaşanmakta.
Şimdi tutup da hadi tüm kelimeleri buna uygun biçimde düzeltelim demek çok saçma biliyorum. Yapılması gereken yarın bir kelime türetilirken, bu eklerin özgüllüğünden faydalanarak türetmek; Varoluşsal yerine varoluşça, varlıksal yerine varlıktan gibi.
Öncelikle - yukarıda söylenmiş ama yine de belirteyim- -sel, -sal değil, yalnızca "-sel"dir. Yalnızca ünlü uyumundan ötürü -sal olduğu durumlar vardır.
Daha sonra bu ekin (-sel) Latinceden alındığından kaynaklı tartışmayı türkçe ile ilgilenen hemen herkes duymuştur. Bu ek Arapçadan aldığımız "î" (tabî, askerî kelimelerindeki gibi î) yerine kullanıma sokulmuştur. Fakat bir yabancı ögeden temizleyip yerine başka bir yabancı öge getirildiği gerekçesiyle uzunca süre tartışılmıştır. Bana göre de haklı bir tartışmadır bu.
Hasan Tahsin banguoğlu adındaki dilbilimcimiz türkçenin yapım ekleri konusundaki yetkinliğini bu ekin alımına karşı göstermiştir.
-sel eki, tıpkı Arapçadaki "î" eki gibi dilin sıfat yaparkenki tek kullanımıdır, aidiyet bildirici ek ile tek biçimde.
Fakat bu husus için türkçede sıfat yapan 6 ek ve 4 durum olmak üzere 10 farklı seçenek vardır. Bunlar (ekler) "-ci, -ce, -li, -lik, -si, -den"dir.
Latinceden aldığımız -sel eki, her geldiği kelimeye "onunla ilgili, ona ait" anlamı kazandırırken Türkçede bu ekler sayesinde kastedilen her duruma ayrı ayrı istenilen anlamı yükleme şansımız var.
Burada temel sorunun, bir insanın "bilimsel" yerine "bilimce"yi tercih etmesiyle anlatmak istediğinin yine "bilimsel" olup olmadığı. Ama kaçırılan nokta tam olarak şu: bilimsel kelimesi ile görsel kelimesi arasındaki -sel yönünden farklılık. Bu farklılık şu şekildedir; bilimsel kelimesi, bilime ait olan olarak bilime uygun olan anlamında; görsel ise görmeyle ilgili olarak görmeye müsait görme ile var olan, farkına varılan anlamında. Bu temel farklılığı kavramak gayet basit. Şimdi -sel eki iki kelimeye de gelmiş ama ikisinde de işlevi farklı ve aynı anlamı kazandırmamış. Fakat eğer görsel yerine "görmeli" kelimesi tercih edilseydi görsel kelimesiyle amaçlanan anlam doğrudan verilmiş olurdu ve bilimsel yerine "bilimce" tercih edilseydi tam olarak bilim tarafından bilime uygun anlamı kazandırılmış olacaktı.
Yani mesele Söylendiği gibi yalnızca yabancı bir ek almak değil, ayrıca anlam bakımından da bir sapma yaşanmakta.
Şimdi tutup da hadi tüm kelimeleri buna uygun biçimde düzeltelim demek çok saçma biliyorum. Yapılması gereken yarın bir kelime türetilirken, bu eklerin özgüllüğünden faydalanarak türetmek; Varoluşsal yerine varoluşça, varlıksal yerine varlıktan gibi.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
