bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- bir bela geliyor8
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi4
- ellerim bos gonlum hos31
- arif kocabıyık16
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- habire1220
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- trakyalı yazarlar6
- lahmacun9
- mazota zam geldi3
- boşnak olmak ister miydiniz5
- kamos3
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- kedilerin ruh hastası olması2
- seri katilin tarziyla cinayet isleyen dedektif2
- kaan sezyum7
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu2
- ismet gürbüz9
- ay diyen erkek9
- seri eksiciyi tenhada yakalamak5
- basmane tren garı7
- şekerul şeker bey2
- silvermist9
- hayatında hiç deri ceket giymemiş kız3
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- sarapci koala63
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- sobadan kurtulmak5
- tekerlek toplayan cocuk4
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte ne yollamalı2
- biraderin koşturması3
- vexillarius the slayer8
- gocu37
- ben sizin anonim11
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- ben geldim naneler15
- renkli rüyalar oteli5
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak3
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte yazılmalı mıdır2
- tuzlu kahve dizisi9
- raikagetokatlayan4
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- damarsız tüysüz manisa yaprağı16
- mantı8
insanların en gerçekçi hallerini görebildiğim mevsim.
ben bu mevsime böyle bakıyorum.
tabi über özgüvensiz insanları konu dışı ederek söylüyorum ki
kışın insanlar bana daha naturel gelir.
soğuk olduğu için kalın kalın giyinir,
öylesine bir eyeliner çekip kendilerini dışarı fırlattıkları günler.
yollarda başlarına gelen ilginç olayları anlatmak için bir odanın içine toplanıp sıcak gülümsemelerle akşam edenler.
bir yandan hüzündür kış.
bir yılı devirip yine aynı mevsimde başka bir yıla başlangıç yapılır.
yılbaşı kutlanırken, aslında bir yılı geride bırakmanın kederi vardır.
nasıl geçti dersiniz?
en sevdiklerinizle paylaşırsınız nasıl yitip gittiğini.
sonra yeni umutlar, dileklere gelir sıra ve keyfiniz yerine gelir.
benim kış mevsimlerimden bahsetmek isterim.
tam tersi yaşadım kışları ben.
yılı sevinçle bitirip yeni yılda hüzünle karşılaştım.
belki dua şeklimi değiştirmem gerek, bilmiyorum. *~
kansızlığımla ilgili olmadığını biliyorum ama hep çok üşürüm ben.
bi sonbahar esintisi, bi yaz yağmuru bile oldukça etkiler beni.
kışları bu yüzden zor geçer benim için.
ama bi iyileştirici neden öne sürecek olursam, güzel anılar herşeyi olduğu gibi kışı da sevdirir bana.
manevi olarak yanımda olduğunu, ısıtacağını hissettiren hediyeler aldım kışları yada kış yaklaşırken diyim.
bir eldiven, bir atkı, bir ceket.
hediye almayı da vermek kadar severim.
verildiğinde de eskir korkusuna rağmen kullanırım.
eskir, bir daha ulaşamazsam? bir daha göremezsem diye.
tüm bunları düşündüğüm halde yine kullanırım.
o zaman bir tık daha ısındığımı hissederim.
bugün yine aynı şeyleri düşündüm.
kar yağıyordu, bir yandan koca cadde boyunca yürüyordum.
sabahın erken saatlerinde 40lı yaşlardaki işe yetişen adamlar ve 15lik ergenler dışında kimse yoktu sokaklarda.
işim yoktu oysa bu sabah.
soğukta yürümek istedim.
önlemimi alıp kat kat giyinmiştim tabi.
ceketlerinin üstüne şal atıp şemsiyesi ve fönlü saçlarıyla tiril tiril gezen kadınlar gibi olamayacaktım hiç.
bere, iki kat tayt, üç kat kazağımsı üstler, şal, eldiven, kar botu, soğuk rüzgar suratıma çarpmasın diye şemsiye.
herşeyim tastamamdı.
ellerim buz tutmuştu eldivenlerin içinde.
şal tam olarak burnumu ısıtmıyordu.
nefesimin sıcaklığı vücut ısısı için yeterli değildi.
bacaklarım sanki çırılçıplakmışım gibi titriyordu.
beni ısıtacak hiçbir şey gelmiyordu aklıma.
çok yürüdüm, farketmeden.
düşüncelere boğulmuşum anlaşılan.
kötü rüyaların etkisi vardı elbet.
saatime bakmayı akıl ettiğimde mesai saatimin geldiğini farkettim.
yolda da düşündüm ki,
kışları hep soğuk olur.
ve ben hep bu denli üşüyeceğim.
ben bu mevsime böyle bakıyorum.
tabi über özgüvensiz insanları konu dışı ederek söylüyorum ki
kışın insanlar bana daha naturel gelir.
soğuk olduğu için kalın kalın giyinir,
öylesine bir eyeliner çekip kendilerini dışarı fırlattıkları günler.
yollarda başlarına gelen ilginç olayları anlatmak için bir odanın içine toplanıp sıcak gülümsemelerle akşam edenler.
bir yandan hüzündür kış.
bir yılı devirip yine aynı mevsimde başka bir yıla başlangıç yapılır.
yılbaşı kutlanırken, aslında bir yılı geride bırakmanın kederi vardır.
nasıl geçti dersiniz?
en sevdiklerinizle paylaşırsınız nasıl yitip gittiğini.
sonra yeni umutlar, dileklere gelir sıra ve keyfiniz yerine gelir.
benim kış mevsimlerimden bahsetmek isterim.
tam tersi yaşadım kışları ben.
yılı sevinçle bitirip yeni yılda hüzünle karşılaştım.
belki dua şeklimi değiştirmem gerek, bilmiyorum. *~
kansızlığımla ilgili olmadığını biliyorum ama hep çok üşürüm ben.
bi sonbahar esintisi, bi yaz yağmuru bile oldukça etkiler beni.
kışları bu yüzden zor geçer benim için.
ama bi iyileştirici neden öne sürecek olursam, güzel anılar herşeyi olduğu gibi kışı da sevdirir bana.
manevi olarak yanımda olduğunu, ısıtacağını hissettiren hediyeler aldım kışları yada kış yaklaşırken diyim.
bir eldiven, bir atkı, bir ceket.
hediye almayı da vermek kadar severim.
verildiğinde de eskir korkusuna rağmen kullanırım.
eskir, bir daha ulaşamazsam? bir daha göremezsem diye.
tüm bunları düşündüğüm halde yine kullanırım.
o zaman bir tık daha ısındığımı hissederim.
bugün yine aynı şeyleri düşündüm.
kar yağıyordu, bir yandan koca cadde boyunca yürüyordum.
sabahın erken saatlerinde 40lı yaşlardaki işe yetişen adamlar ve 15lik ergenler dışında kimse yoktu sokaklarda.
işim yoktu oysa bu sabah.
soğukta yürümek istedim.
önlemimi alıp kat kat giyinmiştim tabi.
ceketlerinin üstüne şal atıp şemsiyesi ve fönlü saçlarıyla tiril tiril gezen kadınlar gibi olamayacaktım hiç.
bere, iki kat tayt, üç kat kazağımsı üstler, şal, eldiven, kar botu, soğuk rüzgar suratıma çarpmasın diye şemsiye.
herşeyim tastamamdı.
ellerim buz tutmuştu eldivenlerin içinde.
şal tam olarak burnumu ısıtmıyordu.
nefesimin sıcaklığı vücut ısısı için yeterli değildi.
bacaklarım sanki çırılçıplakmışım gibi titriyordu.
beni ısıtacak hiçbir şey gelmiyordu aklıma.
çok yürüdüm, farketmeden.
düşüncelere boğulmuşum anlaşılan.
kötü rüyaların etkisi vardı elbet.
saatime bakmayı akıl ettiğimde mesai saatimin geldiğini farkettim.
yolda da düşündüm ki,
kışları hep soğuk olur.
ve ben hep bu denli üşüyeceğim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar