bugün
- türkiye10
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- ekonomi8
- yaşlandığının farkına varmak9
- kainattaki değişim2
- sonradan olma2
- çerçeve yasa10
- ekşi sözlük referans17
- emekliler2
- emeklilik2
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- müzik dinlemek5
- tarım3
- dağ evi olmayan erkek5
- kartoncu birader vs erecto bey3
- mekke anlaşması20
- sözlük yazarlarının kekleri5
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- asosyal ve çirkin olmak4
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- sözlüğün çok durgun olması6
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- allah3
- sıcak hava vs soğuk hava6
- clean girl akımı4
- sigara içmeyen erkek4
- evlenmeme nedenleri5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- namaz5
- almanya11
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- kedi3
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- eva mendes2
- 11 ağustos 20262
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- günlük tutan erkek19
- ulu parti5
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- cansever19
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
Transendental kavramını türkçede karşılaması için türettiğimiz kelime. Fakat bu kelime türkçenin yapısı ve kalıbına uygunluk taşımamaktadır. Bununla ilgili tartışmalar olsa da alternatiflerinin daha fazla zorlama olması nedeniyle aşkınsal'ı tercih ediyoruz.
Şimdi öncelikle transendental (aşkınsal) kavramınıN transendent (aşkın) Kavramından farkını koymak için eski bir entrymden alıntı yapacağım;
transendent ve transendental:
--
birbiriyle ilişkisi biri bilinmeden öteki bilinememesi yönünden olan ama temelden farklı iki kavram olan transendent ve transendental, felsefenin tamamında yer etmiş ve felsefenin tamamıyla ilişkilidir.
öncelikle ilk görüşteki sanıdan farklı olarak bu iki kavram "bir şey" ve "bir şeysel" olarak anlaşılamaz. ilişkileri bu yönden değildir. evet, kelimeler aşkın (transendent) ve aşkınsal (transendental) anlamındadır ama bu anlam, röpteşambır ve röpteşambırsal olarak aitlik ve bir şeysellik değildir. - -
Burada görüldüğü gibi vurgu yapılan şey, aşkın ve aşkınsal arasında bir şey ve bir şeysel arasındaki gibi bir ilişki olmadığıdır. Başka bir ifade ile 'kişi' ile 'kişisel' kelimesi arasındaki ilişki 'kişisel'in kişi ile ilgili olması yönündendir. Fakat aşkın ve aşkınsal arasında bu türden bir ilgililik ilişkisi yoktur ama türkçede yapı gereği "-sal, - sel" geldiği kelimeye o kelimeyle ilgili anlamı katar.
Şimdi transendent ve transendental kavramlarının ne türden bir ilişkisi olduğuna bakalım:
--kavramlara ilişkin söylenmesi gereken şeylerden en önemlisi transendent kavramının, yani aşkın'ın özneden aşkın olmanın neyi ifade ettiğidir. öncelikle burada özneyi aşan bir şeyden kasıt duyu ve deney yoluyla kavranamaz, alınamazlıktır. kant'ın tuhaf ding an sichi buna örnektir. daha sonra aşkın olan aslında akıl yoluyla da kavranamaz, zira onu da aşar. "biz bir şeyin aşkın olduğunu bilsek de aşkın olan şeyi tanımlayamaz, bilemeyiz."
hemen aşkınsal kavramına geçelim. aşkınsal olan ise aşkın olmayan, yani özneyi aşmayan ama o sınırlarda gezendir.--
Burada, bakıldığında "-sal, - sel" eki türkçedeki herhangi bir kelimeye geldiğinde kattığı anlamı kazandırmıyor. Bu nedenle aslında bu kavram türkçenin yapısına aykırıdır.
"Bu kavramı kullanmanın zararı ne ki, nihayetinde yalnızca transendentali karşılasın diye türetilmiş?" diye düşünülebilir ama bu düşünce dili çok basite indirgediği gibi dili yalnızca öylesine bir şeyler türetmekle yanlış kullanmak olur.
Her ne değin türkçe ile felsefe yapma uğraşında olsam da bazı kelimeler doğdukları dillerden olduğu gibi alınmalı. Zira öteki türlü tek bir işlevi olan kelimelerle dolar dil.
Şimdi öncelikle transendental (aşkınsal) kavramınıN transendent (aşkın) Kavramından farkını koymak için eski bir entrymden alıntı yapacağım;
transendent ve transendental:
--
birbiriyle ilişkisi biri bilinmeden öteki bilinememesi yönünden olan ama temelden farklı iki kavram olan transendent ve transendental, felsefenin tamamında yer etmiş ve felsefenin tamamıyla ilişkilidir.
öncelikle ilk görüşteki sanıdan farklı olarak bu iki kavram "bir şey" ve "bir şeysel" olarak anlaşılamaz. ilişkileri bu yönden değildir. evet, kelimeler aşkın (transendent) ve aşkınsal (transendental) anlamındadır ama bu anlam, röpteşambır ve röpteşambırsal olarak aitlik ve bir şeysellik değildir. - -
Burada görüldüğü gibi vurgu yapılan şey, aşkın ve aşkınsal arasında bir şey ve bir şeysel arasındaki gibi bir ilişki olmadığıdır. Başka bir ifade ile 'kişi' ile 'kişisel' kelimesi arasındaki ilişki 'kişisel'in kişi ile ilgili olması yönündendir. Fakat aşkın ve aşkınsal arasında bu türden bir ilgililik ilişkisi yoktur ama türkçede yapı gereği "-sal, - sel" geldiği kelimeye o kelimeyle ilgili anlamı katar.
Şimdi transendent ve transendental kavramlarının ne türden bir ilişkisi olduğuna bakalım:
--kavramlara ilişkin söylenmesi gereken şeylerden en önemlisi transendent kavramının, yani aşkın'ın özneden aşkın olmanın neyi ifade ettiğidir. öncelikle burada özneyi aşan bir şeyden kasıt duyu ve deney yoluyla kavranamaz, alınamazlıktır. kant'ın tuhaf ding an sichi buna örnektir. daha sonra aşkın olan aslında akıl yoluyla da kavranamaz, zira onu da aşar. "biz bir şeyin aşkın olduğunu bilsek de aşkın olan şeyi tanımlayamaz, bilemeyiz."
hemen aşkınsal kavramına geçelim. aşkınsal olan ise aşkın olmayan, yani özneyi aşmayan ama o sınırlarda gezendir.--
Burada, bakıldığında "-sal, - sel" eki türkçedeki herhangi bir kelimeye geldiğinde kattığı anlamı kazandırmıyor. Bu nedenle aslında bu kavram türkçenin yapısına aykırıdır.
"Bu kavramı kullanmanın zararı ne ki, nihayetinde yalnızca transendentali karşılasın diye türetilmiş?" diye düşünülebilir ama bu düşünce dili çok basite indirgediği gibi dili yalnızca öylesine bir şeyler türetmekle yanlış kullanmak olur.
Her ne değin türkçe ile felsefe yapma uğraşında olsam da bazı kelimeler doğdukları dillerden olduğu gibi alınmalı. Zira öteki türlü tek bir işlevi olan kelimelerle dolar dil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar