bugün
- velvet49
- bir sözlük yazarını kıskanmak12
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- aleksey batrakov26
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- migros'a sorulacak tek soru22
- 2026 ekonomik krizi12
- 1 euro 56 25 tl6
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- sıfırladım babacığım5
- şeyhine karısını kızını badelettiren şakirt3
- tostumu yaptım11
- masonik gizemler5
- 26 ağustos malazgirt zaferi'nin 955 yıl dönümü2
- ellerim bos gonlum hos16
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar3
- mustafa adıgüzel2
- g i l d e d l i l y14
- mümin aynı delikten iki defa sokulmaz3
- erecto bay birader bey efendi2
- kürt meslekleri6
- osuruktan şiirler59
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması7
- türklerin türk olamama sorunu6
- gnostik gizemler3
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek8
- victor osimhen16
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- sanat2
- köylüleri neden öldürmeliyiz5
- koşer ürün alan müslüman3
- bir kızın hard sevip sevmediğini nerden anlarsınız5
- now tv neden gelmedi6
- abraxas2
- devşirme meslekleri3
- ismail kartal18
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi6
- iktidar değişince yandaşlar nereye kaçar sorunsalı3
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- yazarlara gelen son mesaj4
- sıçarken entry giren yazarlar2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- ota boka faşist diyen kürtçü3
- beyazconverse2
- hindistanlı işçiler3
- tıktok nasıl etkin kullanılır2
- devlet bahçeli5
- dolubatarya2
Geçenlerde gördüğüm, yavaş yavaş hatırdan silinen rüyaya malzeme olan kişilik. Daha fazla ayrıntıyı kaybetmeden yazayım.
Robin Van Persie boktan rüyama nereden, ne zaman dahil oldu şu an aklımda değil. Neyse bi şekilde karşılaştık, yolda yürümeye başladık, bu arada o çat pat türkçe, ben çat pat ingilizce konuşuyoruz. Yolun kenarında bahçelerinde oynayan 6-7 yaşlarında bi kız çocuğu gördük. Biraz eğlendirelim bahanesiyle kız da dahil hafiften top oynamaya başladık. Bu arada ben adama çalım falan atmaya çalışıyorum. Çocuğu eğlendirdik az vakit, sonra çıktık yine yola. Herhalde sabah olması hasebiyle Persie ile kahvaltı yapmaya karar verdik. Yine yürümeye başladık, tabi bu arada çat pat muhabbet etmeye çalışıyoruz. Muhabbet bi o kadar boktan heralde bi ara havanın bugün bozuk olduğunu falan söyledi. Ben de havaya baktım bulutlu. Diyebildiğim tek cevap sağlam 20 30 saniye geçtikten sonra "maybe rain" oldu. Ulan insan rüyasında bile ingilizce bilmemesinin cezasını çeker mi? Halbuki havanın bulutlu olmasından girip, küresel ısınmadan çıkmak vardı.
Neyse vardık kahvaltı yapacağımız mekana. Benim de o an aklıma Persie ile fotoğraf çektirme isteği geldi. Bu oturdu dışarıya ben de mekana girdim, varsa fotoğraf makinesi veyahut telefon bir kaç dakikalığına alıp fotoğraf çekeceğim. Bi girdim mekana baktım benim sülale Urfalı çiğ köfteciler gibi dizilmiş oturuyor. Lan bir de içlerinde kavgalı olduğumuz akrabalar var, orda bile rahat bırakmıyorlar. Nenem "oğlum ne yapıyon, gel otur" tarzı bi şeyler söyledi. Ben "nene az işim var, birazdan gelirim" dedim. Tüm sülale pezevenk gülüşü gibi bana baktı, niye baktılarsa artık. Dedim hadi bari Persie'nin yanına döneyim, ne sikime ayrıldıysam yanından. Camdan baktım yok mekanın önünde. Tam çıkacağım kapıdan, kuzen girdi içeri. Kendinden geçerek gülmeye başladı. Aq pezevengi normal gülmüyor, götü dağlanmış eşek gibi anırıyor. Hani böyle mahallinin altını üstüne getiren, lanet ettiren, sabah akşam anıran çocuklar olur ya onlar gibi. Bıraktım bunu ben, çıktım dışarıya baktım Persie falan kalmamış ortalıkta. Uyandım tabi sonra. Rüyada da olsa bi fotoğraf çektirmek nasip olmadı be nasıl şanssa. O kuzene de ayrı bi gıcık oldum tabi. Şerefsiz rüyamın içine etti.
Robin Van Persie boktan rüyama nereden, ne zaman dahil oldu şu an aklımda değil. Neyse bi şekilde karşılaştık, yolda yürümeye başladık, bu arada o çat pat türkçe, ben çat pat ingilizce konuşuyoruz. Yolun kenarında bahçelerinde oynayan 6-7 yaşlarında bi kız çocuğu gördük. Biraz eğlendirelim bahanesiyle kız da dahil hafiften top oynamaya başladık. Bu arada ben adama çalım falan atmaya çalışıyorum. Çocuğu eğlendirdik az vakit, sonra çıktık yine yola. Herhalde sabah olması hasebiyle Persie ile kahvaltı yapmaya karar verdik. Yine yürümeye başladık, tabi bu arada çat pat muhabbet etmeye çalışıyoruz. Muhabbet bi o kadar boktan heralde bi ara havanın bugün bozuk olduğunu falan söyledi. Ben de havaya baktım bulutlu. Diyebildiğim tek cevap sağlam 20 30 saniye geçtikten sonra "maybe rain" oldu. Ulan insan rüyasında bile ingilizce bilmemesinin cezasını çeker mi? Halbuki havanın bulutlu olmasından girip, küresel ısınmadan çıkmak vardı.
Neyse vardık kahvaltı yapacağımız mekana. Benim de o an aklıma Persie ile fotoğraf çektirme isteği geldi. Bu oturdu dışarıya ben de mekana girdim, varsa fotoğraf makinesi veyahut telefon bir kaç dakikalığına alıp fotoğraf çekeceğim. Bi girdim mekana baktım benim sülale Urfalı çiğ köfteciler gibi dizilmiş oturuyor. Lan bir de içlerinde kavgalı olduğumuz akrabalar var, orda bile rahat bırakmıyorlar. Nenem "oğlum ne yapıyon, gel otur" tarzı bi şeyler söyledi. Ben "nene az işim var, birazdan gelirim" dedim. Tüm sülale pezevenk gülüşü gibi bana baktı, niye baktılarsa artık. Dedim hadi bari Persie'nin yanına döneyim, ne sikime ayrıldıysam yanından. Camdan baktım yok mekanın önünde. Tam çıkacağım kapıdan, kuzen girdi içeri. Kendinden geçerek gülmeye başladı. Aq pezevengi normal gülmüyor, götü dağlanmış eşek gibi anırıyor. Hani böyle mahallinin altını üstüne getiren, lanet ettiren, sabah akşam anıran çocuklar olur ya onlar gibi. Bıraktım bunu ben, çıktım dışarıya baktım Persie falan kalmamış ortalıkta. Uyandım tabi sonra. Rüyada da olsa bi fotoğraf çektirmek nasip olmadı be nasıl şanssa. O kuzene de ayrı bi gıcık oldum tabi. Şerefsiz rüyamın içine etti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar