bugün
- evde kalmış 30 yaşında kız13
- bir bela geliyor4
- sözlükteki zengin yazarlar5
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı4
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- müzik haram mıdır6
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- avm tuvaleti4
- amedspor22
- ermenisiz kafkasya3
- 14 mart 20115
- asgari ücret4
- öcalan'ın imralı da yeni yere geçmesi2
- öylesine bir şeyler yaz2
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek7
- çare ismail kartal4
- kedi maması değişikliği2
- cübbeli ahmet hoca2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- pazar günü yapılacak en iyi şey4
- havaların erken kararmaya başlaması3
- iddaa bayii nin olmazsa olmazları2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 1 kasım 2026 trabzonspor gaziantep maçı2
- aşk3
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- anın görüntüsü26
- belediye işçisinin 162 bin tl maaş alması2
- futbol17
- ibo show orkestrası3
- o paraya mercedes bmw audi var5
- süper lig9
- arabam nasıl arkadaşlar4
- yaran twitter iletileri3
- dursun adında spor kulübü başkanı olmaz2
- imranlı3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- eyüpspor3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı17
- herr domdom2
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- pazar akşamı entry sayısının düşmesi2
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- gocu aslında influncer8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- azerbaycan5
" Bir gün Bağdat’a Allah’a inanmayan felsefecilerden bir grup gelir. Gurubun reisi olan felsefeci, oradakilere; bazı sorularının olduğunu ve Bağdat’ın en büyük alimi ile karşılaşmak istediğini belirtir. Orada bulunan cemaat, felsefecileri imamı Azam hazretlerine götürürler. imamı Azam hazretleri ise o esnada, talebelerine bir kerpiçle teyemmümün nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler imamın kendisine üç soru sormak istediklerini belirtince, imamı Azam hazretleri onlara;
– Sorunuz nedir? der.
Felsefecilerin reisi önceden hazırlayıp bir çok kimsenin cevap veremediği sorusunu sorar:
– Ey imam! Birinci sorumuz; Allah var dersiniz, ama görünmez. Haydi gösterin de inanalım. ikincisi; Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz, hiç ateş ateşi yakar mı? Üçüncü sorumuz ise; işittiğime göre hayrın ve şerrin Allah’tan olduğunu söylermişsiniz. Madem ki, hayır ve şerrin Allah’tan olduğunu iddia edersiniz o halde insanları yaptıklarından dolayı niçin suçlarsınız? Bırakın da insanlar istediğini yaşasın.” der.
Bunun üzerine imamı Azam hazretleri elindeki kuru kerpici adamın başına vurur ve felsefecinin başı yarılır. Ateist felsefeci derhal zamanın mahkemesine başvurup, imamı Azam hazretlerinden şikayetçi olur. Bunun üzerine imamı Azam hazretleri mahkemeye çağırılır.
Kadı efendi(Hakim) felsefeciye sorar:
– Söyleyin bakalım meseleniz nedir? der.
Felsefeci;
– Ey Kadı efendi! Ben bu imama üç soru sordum o ise soruma cevap vereceği yerde, başıma kerpiç vurarak, başımı yardı. der.
Kadı;
– Ey imam! Sizin gibi bir alime bu yaptığınız yakışıyor mu? der.
imamı Azam;
– Muhterem Kadı efendi, ben aslında o bir kerpiçle bu filozofun üç sorusunun cevabını verdim. der.
Kadı bu işin açıklamasını imamı Azam’dan ister. imam olayı şu şekilde anlatmaya başlar:
– Muhterem Kadı efendi, bu felsefeci bana; ” Allahü Tealayı göster de inanayım” dedi. Ben de elimdeki kerpici onun başına vurarak onun sorusunun cevabını vermiş oldum. “Bu nasıl oldu” dersiniz? Bu adama sorar mısınız, kerpici kendisine vurduğum an da hissettiği acıyı bize gösterebilir mi? Kadı Felsefeciye;
– Evet, acınızı bize gösterebilir misiniz? der.
– Muhterem Kadı efendi, canım yandı ama bunu size nasıl gösterebilirim?” der.
imamı Azam hazretleri;
– Ey felsefeci! Sen kendi başının ağrısını bize gösteremezken biz Allah’ı sana nasıl gösterelim?” der.
Kadı tekrar sorar:
– Peki öbür sorusu ne idi? der.
imamı Azam:
– Bu felsefeci bana, “şeytan ateşten yaratıldı dersiniz ama, hiç ateş ateşi nasıl yakar mı?” dedi. “Ben de buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Allah dilerse ateşe ateşle azap etmeye gücü yeter. Ona canının yanıp yanmadığını sorabilir misiniz? der.
Kadı felsefeciye tekrar sorar:
– Canınız yandı mı? der. Felsefeci:
– Elbette. der.
Bunun üzerine imamı Azam:
– Yine bana; “Ey imam! Hayrın ve şerrin Allah’tan olduğunu iddia edersiniz fakat, insanları yaptıklarından dolayı niçin suçlarsınız? Bırakın da insanlar istediğini yapsın.” dedi. O halde muhterem Kadı efendi! Ona tekrar sorar mısınız, madem ki bu felsefeci insanların iradesinin olmadığına inanıyor, o halde yaptığım bu işten dolayı beni niçin size şikayet etti?” der.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mağlup olup, söyleyecek söz bulamaz ve yanlış inancına tövbe edip Müslüman olur."
– Sorunuz nedir? der.
Felsefecilerin reisi önceden hazırlayıp bir çok kimsenin cevap veremediği sorusunu sorar:
– Ey imam! Birinci sorumuz; Allah var dersiniz, ama görünmez. Haydi gösterin de inanalım. ikincisi; Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz, hiç ateş ateşi yakar mı? Üçüncü sorumuz ise; işittiğime göre hayrın ve şerrin Allah’tan olduğunu söylermişsiniz. Madem ki, hayır ve şerrin Allah’tan olduğunu iddia edersiniz o halde insanları yaptıklarından dolayı niçin suçlarsınız? Bırakın da insanlar istediğini yaşasın.” der.
Bunun üzerine imamı Azam hazretleri elindeki kuru kerpici adamın başına vurur ve felsefecinin başı yarılır. Ateist felsefeci derhal zamanın mahkemesine başvurup, imamı Azam hazretlerinden şikayetçi olur. Bunun üzerine imamı Azam hazretleri mahkemeye çağırılır.
Kadı efendi(Hakim) felsefeciye sorar:
– Söyleyin bakalım meseleniz nedir? der.
Felsefeci;
– Ey Kadı efendi! Ben bu imama üç soru sordum o ise soruma cevap vereceği yerde, başıma kerpiç vurarak, başımı yardı. der.
Kadı;
– Ey imam! Sizin gibi bir alime bu yaptığınız yakışıyor mu? der.
imamı Azam;
– Muhterem Kadı efendi, ben aslında o bir kerpiçle bu filozofun üç sorusunun cevabını verdim. der.
Kadı bu işin açıklamasını imamı Azam’dan ister. imam olayı şu şekilde anlatmaya başlar:
– Muhterem Kadı efendi, bu felsefeci bana; ” Allahü Tealayı göster de inanayım” dedi. Ben de elimdeki kerpici onun başına vurarak onun sorusunun cevabını vermiş oldum. “Bu nasıl oldu” dersiniz? Bu adama sorar mısınız, kerpici kendisine vurduğum an da hissettiği acıyı bize gösterebilir mi? Kadı Felsefeciye;
– Evet, acınızı bize gösterebilir misiniz? der.
– Muhterem Kadı efendi, canım yandı ama bunu size nasıl gösterebilirim?” der.
imamı Azam hazretleri;
– Ey felsefeci! Sen kendi başının ağrısını bize gösteremezken biz Allah’ı sana nasıl gösterelim?” der.
Kadı tekrar sorar:
– Peki öbür sorusu ne idi? der.
imamı Azam:
– Bu felsefeci bana, “şeytan ateşten yaratıldı dersiniz ama, hiç ateş ateşi nasıl yakar mı?” dedi. “Ben de buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Allah dilerse ateşe ateşle azap etmeye gücü yeter. Ona canının yanıp yanmadığını sorabilir misiniz? der.
Kadı felsefeciye tekrar sorar:
– Canınız yandı mı? der. Felsefeci:
– Elbette. der.
Bunun üzerine imamı Azam:
– Yine bana; “Ey imam! Hayrın ve şerrin Allah’tan olduğunu iddia edersiniz fakat, insanları yaptıklarından dolayı niçin suçlarsınız? Bırakın da insanlar istediğini yapsın.” dedi. O halde muhterem Kadı efendi! Ona tekrar sorar mısınız, madem ki bu felsefeci insanların iradesinin olmadığına inanıyor, o halde yaptığım bu işten dolayı beni niçin size şikayet etti?” der.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mağlup olup, söyleyecek söz bulamaz ve yanlış inancına tövbe edip Müslüman olur."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar