bugün
- arkadaşlar bakar mısınız9
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- gir içime hünharca11
- satranç haram yasaklansın15
- müzik haramdır3
- dinlemeyi bilmek5
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- uludağ sözlük online sayısı5
- karşı cinste çekici gelen şeyler3
- true yazar mı sorunsalı4
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- eğirdir gölü3
- kürt mutfağı7
- götü başı ayrı oynayan insanlar3
- faik öztrak4
- gocu43
- recep tayyip erdoğan8
- kürt kültürü3
- beyazsemsiyeliyabanci48
- the gilded lily3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- en sevilen meyveler8
- kızının düğününde oynayan baba8
- şovalye ruhlu erkek2
- sssilvermist11
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- opi2
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- ona bir şey söyle18
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- ısparta10
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- bu devirde fes giymek5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi4
- taziye çadırı2
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
- buddy dude20
- ets tur ile balayının zehir olması2
- kürdistan3
- kız tavlama garantili çalmalık enstrüman4
- yagmurcu6
- anadolu mutfağının çok abartılması5
- metin 22
- yapay zeka moderatörü17
Kuranı-ı kerimin 53 ncü suresinin adıdır. 32. ayeti Medine de diğer ayetleri Mekke'de nazil olmuştur. Sure 62 ayetten, 359 kelimeden oluşur. Sure adını ilk ayetinde geçen ve yıldız anlamına gelen necm kelimesinden alır.
Necm Suresinde Cebrailin islam peygamberi Muhammed'e ayetleri vahiy yoluyla bildirdiğinden Allahın affının bol olduğundan, herkesin kendi yaptığından sorumlu tutulacağından, Allahın kudretinden, Ad Semud ve Nuh Peygamber;in kavminin başına gelenlerden Allaha kulluk edilmesinin gereğinden bahsedilir.
1 - inmekte olan yıldıza andolsun ki,
2 - Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.
3 - O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.
4 - O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir.
5 - Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti
6 - (Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu.
7 - O, en yüksek ufukta idi.
8 - Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.
9 - Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.
10 - (Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.
11 - Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.
12 - Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.
13 - Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
14 - Sidretü'l- Müntehâ'nın yanında.
15 - Ki Cennetü'l- Me'vâ onun yanındadır.
16 - Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.
17 - (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
18 - Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.
19 - Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı?
20 - Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?
21 - Size erkek O'na dişi öyle mi?
22 - Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.
23 - Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
24 - Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir?
25 - Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır.
26 - Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.
27 - Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
28 - Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
29 - Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
30 - işte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.
31 - Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır.
32 - Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
33 - Şimdi gördün mü O yüz çevireni?
34 - Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni?
35 - Gaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor?
36 - Yoksa haber verilmedi mi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar?
37 - Ve çok vefakâr olan ibrahim'in sahifelerindekiler?
38 - Ki hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.
39 - Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.
40 - Ve çalışması da yakında görülecektir.
41 - Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.
42 - Ve şüphesiz en son varış, Rabbinedir.
43 - Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.
44 - Öldüren de dirilten de O'dur.
45 - Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur,
46 - Atıldığı zaman bir nutfeden.
47 - Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
48 - Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.
49 - Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.
50 - O, helak etti önce gelen Âd'ı.
51 - Ve Semûd'u da bırakmadı.
52 - Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı.
53 - Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.
54 - Onları neler kapladı neler!
55 - O halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun.
56 - Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
57 - Yaklaşan yaklaştı.
58 - Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.
59 - Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz?
60 - Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
61 - Ve siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?
62 - Haydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin.
Necm Suresinde Cebrailin islam peygamberi Muhammed'e ayetleri vahiy yoluyla bildirdiğinden Allahın affının bol olduğundan, herkesin kendi yaptığından sorumlu tutulacağından, Allahın kudretinden, Ad Semud ve Nuh Peygamber;in kavminin başına gelenlerden Allaha kulluk edilmesinin gereğinden bahsedilir.
1 - inmekte olan yıldıza andolsun ki,
2 - Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı.
3 - O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.
4 - O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir.
5 - Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti
6 - (Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu.
7 - O, en yüksek ufukta idi.
8 - Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.
9 - Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.
10 - (Allah), kuluna verdiği vahyi verdi.
11 - Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.
12 - Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.
13 - Andolsun onu bir kez daha görmüştü.
14 - Sidretü'l- Müntehâ'nın yanında.
15 - Ki Cennetü'l- Me'vâ onun yanındadır.
16 - Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.
17 - (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
18 - Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.
19 - Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı?
20 - Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?
21 - Size erkek O'na dişi öyle mi?
22 - Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.
23 - Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
24 - Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir?
25 - Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır.
26 - Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.
27 - Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
28 - Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
29 - Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
30 - işte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.
31 - Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır.
32 - Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
33 - Şimdi gördün mü O yüz çevireni?
34 - Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni?
35 - Gaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor?
36 - Yoksa haber verilmedi mi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar?
37 - Ve çok vefakâr olan ibrahim'in sahifelerindekiler?
38 - Ki hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.
39 - Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.
40 - Ve çalışması da yakında görülecektir.
41 - Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.
42 - Ve şüphesiz en son varış, Rabbinedir.
43 - Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.
44 - Öldüren de dirilten de O'dur.
45 - Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur,
46 - Atıldığı zaman bir nutfeden.
47 - Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
48 - Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.
49 - Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.
50 - O, helak etti önce gelen Âd'ı.
51 - Ve Semûd'u da bırakmadı.
52 - Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı.
53 - Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.
54 - Onları neler kapladı neler!
55 - O halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun.
56 - Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
57 - Yaklaşan yaklaştı.
58 - Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.
59 - Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz?
60 - Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
61 - Ve siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?
62 - Haydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin.
