bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması26
- futbola aykırı bir fikrini yaz3
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır4
- kolesterol6
- uğurcan çakır4
- bir şey söyle13
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- silvermist'in bininci entrysini kutluyoruz2
- jaguar2
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- neye en çok ne kadar sustunuz2
- yağmurdan nefret etmek9
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- romanya53
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması3
- yağmuru romantik bulan tip5
- adam yine kazanacak5
- diyabet3
- toplum baskısı yüzünden entry girememek2
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
- fatma betülleri doyurmak5
- sözlükçe aç kalsak birbirimizi yer miyiz3
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- kosova4
- konya misafirperverliği2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı5
- istanbul şu an bulutlu 19 derece2
- alfabede j harfi neden var4
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- aliarnas2
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- fatma betül sayan kaya39
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- kemal kılıçdaroğlu3
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- deniz göktaş2
- dünya61
- patrona sigorta yap diye yalvarmak3
- almanya25
- yağmurlu havalarda yapılabilecek en güzel şeyler3
- sırbistan da vucic'in istifası3
- türkiye24
- karton toplayan çocuk16
tankurt manas ın aynı isimli parçası.
Parmak izlerinde küllük hasarı ben bu defterin kötü ünlü yazarı
1001 gece boyunca sürdü masalım ruhum kadar pis ve de kirli sakalım
gözlerini kapat sus dinle sabahı bütün dilekleri bir umuda iple saralım
gecekonduda umutlar izle sarayı hayat kötü konuşur ama ninni sanalım
bazen yakınlar vuslat gibi kilometreler kusmak gibi
son sigarayı yakmak gibi gece birikip içine dolup atmak gibi
tan hala ahmak biri akıllanmayan aptal gibi
hayat acımasız sana sevgi gösterir parasını bekleyen bir kaltak gibi
hala kendine bi kadeh dolduracak nedenlerimi aralıyorsun
yada bi sigara yakıp bütün gece yapamadıklarına mı içlenip de ağlıyorsun
bilmiyorsun karanlık gölgeni haklarken güneşe bakmıyorsun
bilmiyorum bu şehir gibi beni çok fazla yanlış anlıyorsun
arada sırada deniyorum yaşamayı biraz kalp atışlarımı yokluyorum
yolumu bulamam içime kapanıp ecele kadar ölümü canıma takıp da zorluyorum
yok bi yolu devamı cinnetin kanatlarından topluyorum
güneşi mi söndürdün oysaki ben karanlıktan korkuyordum
bırak sana yağsın yağmur benimle kalsın kar
içimdeki yangılar yardım dayandım yar
hiç sorma bi tarifi yok metanetim yok
bi tarifi yok- yok…
köprüler yıkık şehirler saks mavisi
saçların aynı tonda kalmış göz ferin kar tanesi
kalbin torpido gözünde bekler lağım faresi
ne kadar makul olur sen giderken bahar gelmesi
bak yine başlıyor biryerden sarsıntılar bırak gözlerin bana baksın biraz
yağmur kokumuzu dindirsin gemi batsın içeriye dalsın sular
sen yokken dünya susar ve sen bir gülsen ağlar bu zat
vedalarsa fazla gel gitli bütün bu zihnim kanlar kusar
saat gitmez gerisin geri belki bunalıpda gidesin gelir
nispeten şarapla konuşur elin herkes der sana delisin deli
kalabalıkta yalnız kal bi fotoğraf karesinde anlat beni
bazen ruhun çarmağa gerilir ama her anı saklar deri
hala çok yitik yanım tetikte parmak var çekip yanıl
dudaklarımda o sinir tadı ve kaburgam daki şiir kabı
biraz empati kur mesela kalbine sapla şu şırıngayı
çektiğin acıları bi kenara topla hepsi yanımda şirin kalır.
Parmak izlerinde küllük hasarı ben bu defterin kötü ünlü yazarı
1001 gece boyunca sürdü masalım ruhum kadar pis ve de kirli sakalım
gözlerini kapat sus dinle sabahı bütün dilekleri bir umuda iple saralım
gecekonduda umutlar izle sarayı hayat kötü konuşur ama ninni sanalım
bazen yakınlar vuslat gibi kilometreler kusmak gibi
son sigarayı yakmak gibi gece birikip içine dolup atmak gibi
tan hala ahmak biri akıllanmayan aptal gibi
hayat acımasız sana sevgi gösterir parasını bekleyen bir kaltak gibi
hala kendine bi kadeh dolduracak nedenlerimi aralıyorsun
yada bi sigara yakıp bütün gece yapamadıklarına mı içlenip de ağlıyorsun
bilmiyorsun karanlık gölgeni haklarken güneşe bakmıyorsun
bilmiyorum bu şehir gibi beni çok fazla yanlış anlıyorsun
arada sırada deniyorum yaşamayı biraz kalp atışlarımı yokluyorum
yolumu bulamam içime kapanıp ecele kadar ölümü canıma takıp da zorluyorum
yok bi yolu devamı cinnetin kanatlarından topluyorum
güneşi mi söndürdün oysaki ben karanlıktan korkuyordum
bırak sana yağsın yağmur benimle kalsın kar
içimdeki yangılar yardım dayandım yar
hiç sorma bi tarifi yok metanetim yok
bi tarifi yok- yok…
köprüler yıkık şehirler saks mavisi
saçların aynı tonda kalmış göz ferin kar tanesi
kalbin torpido gözünde bekler lağım faresi
ne kadar makul olur sen giderken bahar gelmesi
bak yine başlıyor biryerden sarsıntılar bırak gözlerin bana baksın biraz
yağmur kokumuzu dindirsin gemi batsın içeriye dalsın sular
sen yokken dünya susar ve sen bir gülsen ağlar bu zat
vedalarsa fazla gel gitli bütün bu zihnim kanlar kusar
saat gitmez gerisin geri belki bunalıpda gidesin gelir
nispeten şarapla konuşur elin herkes der sana delisin deli
kalabalıkta yalnız kal bi fotoğraf karesinde anlat beni
bazen ruhun çarmağa gerilir ama her anı saklar deri
hala çok yitik yanım tetikte parmak var çekip yanıl
dudaklarımda o sinir tadı ve kaburgam daki şiir kabı
biraz empati kur mesela kalbine sapla şu şırıngayı
çektiğin acıları bi kenara topla hepsi yanımda şirin kalır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar