bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak10
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması8
- uludede'nin cenaze eventi8
- göz kanlanması6
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- pick me girl5
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- gunluklerim aylik olmus4
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- avare be3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- uludede nim mirası4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- eyeliner çekme yöntemleri7
- yunan adalarına gitmek20
- dinci ahlaksızlığı19
- fatma betül sayan kaya64
- söylenilen pembe yalanlar3
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- ciğer yiyen midesizler10
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- kömbe6
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- kahverengi göz kalemi6
- robotların insanlara baş kaldırması5
- sarma3
- yunan aşığı tip15
- ciğer vs kokoreç8
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- ortaçağda cadı avlamak3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- makyajın ciltte pütür durması5
insanın bir şeylere yetemediği yerde hissettiği şey. tanrıdan kastım "allah" ya da "yehova" gibi kavramlar değil bunu baştan söylemem gerek. kutsal kitapların yalan, fazlasıyla yüzeysel ve basit olduğunu düşündüğüm tanrısı değil bu. tanrı kelimesini bir şeyleri anlatmaya çalışmak amacıyla kullanmam gerek sonuçta. bahsettiğim tanrıyı görünmez bir güç gibi düşünebilirsin. orada bir yerde ve yetemediğin noktalarda senden üstün olduğunu hissettiğin şeyin ya da şeylerin ta kendisi.
bu şey tamamen senin kafanda yarattığın bir his. buna engel olamıyorsun çünkü bir insansın. duygu olarak adlandırdığın şeyin gerçekte ne olduğunu ve neden buna sahip olduğunu bile bilmiyorsun. kendini devasa büyüklükteki evrende çok yalnız ve yetersiz hissediyorsun. kafanın içerisindeki dünyaya gözlerinle gördüğün dünyadan daha fazla önem verip sarılman vasıfsız bir hayalperest kişilik olman dışında başka bir işe yaramıyor. mantığının yorulduğu yerde tanrının kollarına koşman tamamen senin acizliğin, başka bir şey değil. bazen gerçeklerin çok sert ve anlamsız olabileceğini düşünüp kendini çeşitli yollarla kandırmaya çalışıyorsun. bu durum ya garip bir şekilde bir tanrının kesinlikle var olduğu düşüncesine inanmana ya da tanrının yokluğu düşüncesine garip bir eminlikle bağlanacak derecede kibirli olmana neden oluyor.
yapımız itibariyle baktığımızda ise her daim gücü elimizde tutmayı isteyen meraklı varlıklarız. öte yandan ise kesinlikle ve kesinlikle çok aciz ve çok zavallı yaratıklarız. bu iki gerçek birleşince insan gerçekten dengesiz ve merak uyandırıcı bir varlık haline geliyor. sonuçta hafif ıslak ve süngerimsi bir yapının kölesi olan yaratıklarız ve bu hem ilginç hem de can sıkıcı bir durum. neden böyle olduğunu dahi bilmiyorsun. evrenin düşünebilen bir parçası olarak uzaklarda seni yaratan sebebi arıyorsun ama neyle karşılaşacağını dahi bilmiyorsun.
bilgiye dair hakimiyet alanını arttırmak ve sonucunda mutlak olana ulaşmaya çalışmak veya yalnızca sonunda ne bulacağını bilmeden ilerlemeye çalışmak adına attığın her adım ile yüzleştiğin fenomenler karşısında vardığın yargılar bir noktadan sonra mantığını atlayıp ilahi bir gücün durağından geçmeye başlıyor. mantıksal çıkarımlarla erişemediğini ilahi olarak adlandırmak ise kolaya kaçıp iç rahatlatmaktan başka bir şey olmuyor. skeptik biri olmak zor gerçekten. hele böylesine skeptik biri olup yanlış anlaşılmamak imkansız. senden üstün olduğu açık olan bir gücün varlığını sorgulaman, onun var veya yok olabileceğine dair çeşitli düşüncelerin insanların seni kolayca türlü türlü kefelere koymalarına sebep olabiliyor. tanrıya ihtiyaç duymamız onun gerçekte var olup olmamasından öte tamamen bizimle ilgili bir durum, anlatmaya çalıştığım şey bu. aynı bağlamda her insan bir şeylere ihtiyaç duyuyor zaten.
"keşke bir ağaç olsaydım" diyorum bazen.
sanırım "cehalet mutluluktur" sözü tam da bu bahsettiklerim yüzünden ortaya atılmış olsa gerek. bu konuda daha çok şey yazmak isterim ama şu an cahiliyeti iliklerime kadar hissetmek istiyorum desem daha doğru olur.
bu şey tamamen senin kafanda yarattığın bir his. buna engel olamıyorsun çünkü bir insansın. duygu olarak adlandırdığın şeyin gerçekte ne olduğunu ve neden buna sahip olduğunu bile bilmiyorsun. kendini devasa büyüklükteki evrende çok yalnız ve yetersiz hissediyorsun. kafanın içerisindeki dünyaya gözlerinle gördüğün dünyadan daha fazla önem verip sarılman vasıfsız bir hayalperest kişilik olman dışında başka bir işe yaramıyor. mantığının yorulduğu yerde tanrının kollarına koşman tamamen senin acizliğin, başka bir şey değil. bazen gerçeklerin çok sert ve anlamsız olabileceğini düşünüp kendini çeşitli yollarla kandırmaya çalışıyorsun. bu durum ya garip bir şekilde bir tanrının kesinlikle var olduğu düşüncesine inanmana ya da tanrının yokluğu düşüncesine garip bir eminlikle bağlanacak derecede kibirli olmana neden oluyor.
yapımız itibariyle baktığımızda ise her daim gücü elimizde tutmayı isteyen meraklı varlıklarız. öte yandan ise kesinlikle ve kesinlikle çok aciz ve çok zavallı yaratıklarız. bu iki gerçek birleşince insan gerçekten dengesiz ve merak uyandırıcı bir varlık haline geliyor. sonuçta hafif ıslak ve süngerimsi bir yapının kölesi olan yaratıklarız ve bu hem ilginç hem de can sıkıcı bir durum. neden böyle olduğunu dahi bilmiyorsun. evrenin düşünebilen bir parçası olarak uzaklarda seni yaratan sebebi arıyorsun ama neyle karşılaşacağını dahi bilmiyorsun.
bilgiye dair hakimiyet alanını arttırmak ve sonucunda mutlak olana ulaşmaya çalışmak veya yalnızca sonunda ne bulacağını bilmeden ilerlemeye çalışmak adına attığın her adım ile yüzleştiğin fenomenler karşısında vardığın yargılar bir noktadan sonra mantığını atlayıp ilahi bir gücün durağından geçmeye başlıyor. mantıksal çıkarımlarla erişemediğini ilahi olarak adlandırmak ise kolaya kaçıp iç rahatlatmaktan başka bir şey olmuyor. skeptik biri olmak zor gerçekten. hele böylesine skeptik biri olup yanlış anlaşılmamak imkansız. senden üstün olduğu açık olan bir gücün varlığını sorgulaman, onun var veya yok olabileceğine dair çeşitli düşüncelerin insanların seni kolayca türlü türlü kefelere koymalarına sebep olabiliyor. tanrıya ihtiyaç duymamız onun gerçekte var olup olmamasından öte tamamen bizimle ilgili bir durum, anlatmaya çalıştığım şey bu. aynı bağlamda her insan bir şeylere ihtiyaç duyuyor zaten.
"keşke bir ağaç olsaydım" diyorum bazen.
sanırım "cehalet mutluluktur" sözü tam da bu bahsettiklerim yüzünden ortaya atılmış olsa gerek. bu konuda daha çok şey yazmak isterim ama şu an cahiliyeti iliklerime kadar hissetmek istiyorum desem daha doğru olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar