bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov23
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- tanımadığı kadına tokat atan adam18
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- kırıkkaleli olmak istemek7
- emre belözoğlu5
- değişik meslekler4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- nükleer bomba5
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- okan buruk4
- damla sakızlı muhallebi2
- yagmurcu çık açıkla10
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- yuzırların oyuncakları2
- melis babadağ'ın ayakları3
- chpkk akpkk mhpkk2
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- sözlük dedeleri6
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- kablosuz mouse13
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- miss universe 20264
- arap götü9
- iskilipli atıf hoca20
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- atatürk düşmanı5
- the elder scrolls vi3
- 35 yaşına gelmiş hala ayaklarını yalatmamış kız2
- hayvan düşmanı2
- durkheimın intihar teorisi6
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- media markt'ın çinlilere satılması2
- cevheri güven4
- 9 haziran 20052
- son talika2
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- sözlük kürdü55
- futbol14
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- kale3112 tarzı entry girmek8
- yazarların akşama dair planları7
- favlayan yazarın asıl amacı12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
hakkı'nın ayak kokusu ve sifon çekme alışkanlığı edinememesi sebebiyle gitgide zorlaşan eylem.
senin, "hakkıyla yaşamak"tan anladığın nedir bilmiyorum güzel kardeşim. göz çevirip, kulak kabarttığımda şahit olduğum tüm dünya ve hayatların kendi kendini şekillendirdiğini, bir hakkıyla/layıkıyla yaşamak portresi çizdiğini fark ediyorum. dedem ömrünce allah'ı aradı, aradığına son secdesi ile aradığına kavuşması arasında çok mesafe olmadı. netice itibariyle hakkıyla yaşadı mı bilmem, dünyası meşrebince kallavi ve cevval derim ben. çoğumuza anlık gelip gider o "yaşıyorum be, hem de hakkıyla" fikri akla, izana. gözlerin kapalı sevgiliyi öperken sıcak "yaşıyorum be", inönü stadını bilenler için söylüyorum sikişirken ortama bi yabancılaşma yaşarsın bazı bazı, karı sakso çekerken "aa, karıya bak, sikimi emiyo cok cok, kendi pornom gibi ehieh" iğrençliğinde, kimisi için de belki odur birader "yaşıyorum be", sanane hem. kızının düğününde halay çekebiliyosa bi baba ve halay esnasında gömleğin pantolondan fışkırmasından çok "kızım evleniyo bee, heayt yaşşıyörüm bah" fikri hakimse herifin zihnine, ve bu fikir ne kadar uzaksa sana bana, o şekil düşünüp hak verebilirsin sakso hadisesine de. adamın kendi dünyası, kendi yaratılışı, kendi hedefi. kendi.
arkadaşlar vardır bi de. misal çevremde; "bi herifin burnunu karıştırırken ağzını ayırması(belki nefes alabilmek içün)" sekansını yakalayabilecek ve taşakları halıya serercesine gülebileceğim ya da ne bileyim "esmer tenli, kumral saçlı kadınların açık ayakkabı giyme merakı" şeklinde bi gözlemime "aaa, harbi lan" şeklinde karşılık verecek, anlamlandıracak adamların olması yeterlidir benim için bazen. o koyvermek hissiyatını yaşarken, kendine söylemesen bile derdi tasayı unutup "hakkıyla yaşadığını" hissedebilirsin pekala. gel gör ki, vakit gelip çatınca, sana bi faydasının dokunmadığını, ekmeğini kazanma derdine düştüğünde ve dostlar nezdinde "esamesi okunmaz"a düştüğünde herkesin kendi dünyasını şekillendirdiğini fark edeceksin, dostluk müessesesinin bile şartlara tabi olduğunu anlayacaksın. sonra sorgulamaya başlarsın "hakkıyla yaşamak" nedir. bu benim hayatım mı, hayır, sende gördüğüm.
umut çok tehlikeli duygudur muhterem. umut prangadır. kimsenin hayatına nifak tohumu serpmek istemem ama gerçeği söylemekten imtina eden samimiyetsizlerden olmadığımı anla, acı söyleyeceğim. köpek gibi sevdiğin ve köpek gibi sevildiğin insanın günün birinde "başkası var" mealli götünü tekmelemeyeceğini ya da sonsuza kadar sadece sen olacağına inandıran insan evladının seninle birlikte sözleri de gömmeyeceğini nereden biliyorsun? aşk, sevgi, bunlar aslında var olmayan bir dünyada yaşatır seni ve sevdiğini. yükseğe taşır ve gerçeklikte yaşamadığını fark ettiğinde aynı yüksekten bırakıverir. kulaklarını kapasan da gerçeğe, tek olamayacaksın, kaideyi bozmaya yeltenir misin bilmem, lakin tersini söylesem umut vermiş olurum. bil ki; elini tuttuğunda, öptüğünde, kokladığında ve sevdiğinde hakkıyla yaşattığına inandığın, hakkıyla öldürecek seni.
- bi öpücük ver bakiim.
- ya yok, huff dur bi.
- noluyo be yine soğuk soğuk?
- yok tamam işte uzatma istemiyorum şimdi.
- la noluyo söylesene?
- (ağlamaya başlar) ya her şey karmakarışık bilmiyorum, ühüh, konuşmamız lazım..
- noluyo lan?
şarkı şiir döktürdüğün ortamın, aha yukarıdaki şekil hacıgöz karavat oyununa döndüğünde, candamarına sığdırdığımının şom ağızlısı söylediydi dersin.
yorgun bir adam anlattı. yorulmadan yaşamanın yolunu aramaktan yorulan bir adam.
son tahlilde; umutsuzluk, hakkıyla yaşamayı verir. kimseyi beğenmiyorum. ve hiçbir şeye umutla bakmıyorum. ve hiç kimseye umut beslemiyorum. hakkıyla yaşıyorum. onun da ayakları kokuyor...
senin, "hakkıyla yaşamak"tan anladığın nedir bilmiyorum güzel kardeşim. göz çevirip, kulak kabarttığımda şahit olduğum tüm dünya ve hayatların kendi kendini şekillendirdiğini, bir hakkıyla/layıkıyla yaşamak portresi çizdiğini fark ediyorum. dedem ömrünce allah'ı aradı, aradığına son secdesi ile aradığına kavuşması arasında çok mesafe olmadı. netice itibariyle hakkıyla yaşadı mı bilmem, dünyası meşrebince kallavi ve cevval derim ben. çoğumuza anlık gelip gider o "yaşıyorum be, hem de hakkıyla" fikri akla, izana. gözlerin kapalı sevgiliyi öperken sıcak "yaşıyorum be", inönü stadını bilenler için söylüyorum sikişirken ortama bi yabancılaşma yaşarsın bazı bazı, karı sakso çekerken "aa, karıya bak, sikimi emiyo cok cok, kendi pornom gibi ehieh" iğrençliğinde, kimisi için de belki odur birader "yaşıyorum be", sanane hem. kızının düğününde halay çekebiliyosa bi baba ve halay esnasında gömleğin pantolondan fışkırmasından çok "kızım evleniyo bee, heayt yaşşıyörüm bah" fikri hakimse herifin zihnine, ve bu fikir ne kadar uzaksa sana bana, o şekil düşünüp hak verebilirsin sakso hadisesine de. adamın kendi dünyası, kendi yaratılışı, kendi hedefi. kendi.
arkadaşlar vardır bi de. misal çevremde; "bi herifin burnunu karıştırırken ağzını ayırması(belki nefes alabilmek içün)" sekansını yakalayabilecek ve taşakları halıya serercesine gülebileceğim ya da ne bileyim "esmer tenli, kumral saçlı kadınların açık ayakkabı giyme merakı" şeklinde bi gözlemime "aaa, harbi lan" şeklinde karşılık verecek, anlamlandıracak adamların olması yeterlidir benim için bazen. o koyvermek hissiyatını yaşarken, kendine söylemesen bile derdi tasayı unutup "hakkıyla yaşadığını" hissedebilirsin pekala. gel gör ki, vakit gelip çatınca, sana bi faydasının dokunmadığını, ekmeğini kazanma derdine düştüğünde ve dostlar nezdinde "esamesi okunmaz"a düştüğünde herkesin kendi dünyasını şekillendirdiğini fark edeceksin, dostluk müessesesinin bile şartlara tabi olduğunu anlayacaksın. sonra sorgulamaya başlarsın "hakkıyla yaşamak" nedir. bu benim hayatım mı, hayır, sende gördüğüm.
umut çok tehlikeli duygudur muhterem. umut prangadır. kimsenin hayatına nifak tohumu serpmek istemem ama gerçeği söylemekten imtina eden samimiyetsizlerden olmadığımı anla, acı söyleyeceğim. köpek gibi sevdiğin ve köpek gibi sevildiğin insanın günün birinde "başkası var" mealli götünü tekmelemeyeceğini ya da sonsuza kadar sadece sen olacağına inandıran insan evladının seninle birlikte sözleri de gömmeyeceğini nereden biliyorsun? aşk, sevgi, bunlar aslında var olmayan bir dünyada yaşatır seni ve sevdiğini. yükseğe taşır ve gerçeklikte yaşamadığını fark ettiğinde aynı yüksekten bırakıverir. kulaklarını kapasan da gerçeğe, tek olamayacaksın, kaideyi bozmaya yeltenir misin bilmem, lakin tersini söylesem umut vermiş olurum. bil ki; elini tuttuğunda, öptüğünde, kokladığında ve sevdiğinde hakkıyla yaşattığına inandığın, hakkıyla öldürecek seni.
- bi öpücük ver bakiim.
- ya yok, huff dur bi.
- noluyo be yine soğuk soğuk?
- yok tamam işte uzatma istemiyorum şimdi.
- la noluyo söylesene?
- (ağlamaya başlar) ya her şey karmakarışık bilmiyorum, ühüh, konuşmamız lazım..
- noluyo lan?
şarkı şiir döktürdüğün ortamın, aha yukarıdaki şekil hacıgöz karavat oyununa döndüğünde, candamarına sığdırdığımının şom ağızlısı söylediydi dersin.
yorgun bir adam anlattı. yorulmadan yaşamanın yolunu aramaktan yorulan bir adam.
son tahlilde; umutsuzluk, hakkıyla yaşamayı verir. kimseyi beğenmiyorum. ve hiçbir şeye umutla bakmıyorum. ve hiç kimseye umut beslemiyorum. hakkıyla yaşıyorum. onun da ayakları kokuyor...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar