bugün
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı6
- insanı yoran duygular4
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- queen ravenna ve cinleri14
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- uludağ sözlük deli istilası4
- kadınların cinsel cinsel konuşması3
- sonbahar depresyonu4
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- sözlüğe bilgilendirici entry girmek2
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- tavuğun neden kanatları var11
- başlıklar benimle mi ilgili hissi3
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- mutfaktan emekli olmak2
- içsel huzursuzluk karanlık gölgeden gelir3
- iki kültür arasında sıkışmak2
- kuru patlıcan dolması4
- evin kokması2
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- ilişkilerde sessizlik3
- korku filmleri pornografi bilinçaltını besler3
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- çomarların tartışamaması3
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- affetmek2
- izmir4
- taliban7
- çok sıkıcısın be sözlük4
- aklınıza gelen şarkı sözü2
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
- izmir yanıyor4
- koklaması zevkli olan şeyler2
- yahudi dizisinin türkiye'ye uyarlanması2
- zamdan önce gelen petrol gaz haberleri3
- kendi hayatının figüranı olmak4
- büyü yapmak4
- gece buzdolobını açıp bakmanın felsefesi2
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- 8 eylül 2026 real madrid inter maçı4
- thy'nin liverpool'a forma göğüs sponsoru olması2
- kulaklık6
- rastgele kitap sayfaları açıp okumak3
- bilinçaltı2
- queen ravenna'nın değişimi3
hakkı'nın ayak kokusu ve sifon çekme alışkanlığı edinememesi sebebiyle gitgide zorlaşan eylem.
senin, "hakkıyla yaşamak"tan anladığın nedir bilmiyorum güzel kardeşim. göz çevirip, kulak kabarttığımda şahit olduğum tüm dünya ve hayatların kendi kendini şekillendirdiğini, bir hakkıyla/layıkıyla yaşamak portresi çizdiğini fark ediyorum. dedem ömrünce allah'ı aradı, aradığına son secdesi ile aradığına kavuşması arasında çok mesafe olmadı. netice itibariyle hakkıyla yaşadı mı bilmem, dünyası meşrebince kallavi ve cevval derim ben. çoğumuza anlık gelip gider o "yaşıyorum be, hem de hakkıyla" fikri akla, izana. gözlerin kapalı sevgiliyi öperken sıcak "yaşıyorum be", inönü stadını bilenler için söylüyorum sikişirken ortama bi yabancılaşma yaşarsın bazı bazı, karı sakso çekerken "aa, karıya bak, sikimi emiyo cok cok, kendi pornom gibi ehieh" iğrençliğinde, kimisi için de belki odur birader "yaşıyorum be", sanane hem. kızının düğününde halay çekebiliyosa bi baba ve halay esnasında gömleğin pantolondan fışkırmasından çok "kızım evleniyo bee, heayt yaşşıyörüm bah" fikri hakimse herifin zihnine, ve bu fikir ne kadar uzaksa sana bana, o şekil düşünüp hak verebilirsin sakso hadisesine de. adamın kendi dünyası, kendi yaratılışı, kendi hedefi. kendi.
arkadaşlar vardır bi de. misal çevremde; "bi herifin burnunu karıştırırken ağzını ayırması(belki nefes alabilmek içün)" sekansını yakalayabilecek ve taşakları halıya serercesine gülebileceğim ya da ne bileyim "esmer tenli, kumral saçlı kadınların açık ayakkabı giyme merakı" şeklinde bi gözlemime "aaa, harbi lan" şeklinde karşılık verecek, anlamlandıracak adamların olması yeterlidir benim için bazen. o koyvermek hissiyatını yaşarken, kendine söylemesen bile derdi tasayı unutup "hakkıyla yaşadığını" hissedebilirsin pekala. gel gör ki, vakit gelip çatınca, sana bi faydasının dokunmadığını, ekmeğini kazanma derdine düştüğünde ve dostlar nezdinde "esamesi okunmaz"a düştüğünde herkesin kendi dünyasını şekillendirdiğini fark edeceksin, dostluk müessesesinin bile şartlara tabi olduğunu anlayacaksın. sonra sorgulamaya başlarsın "hakkıyla yaşamak" nedir. bu benim hayatım mı, hayır, sende gördüğüm.
umut çok tehlikeli duygudur muhterem. umut prangadır. kimsenin hayatına nifak tohumu serpmek istemem ama gerçeği söylemekten imtina eden samimiyetsizlerden olmadığımı anla, acı söyleyeceğim. köpek gibi sevdiğin ve köpek gibi sevildiğin insanın günün birinde "başkası var" mealli götünü tekmelemeyeceğini ya da sonsuza kadar sadece sen olacağına inandıran insan evladının seninle birlikte sözleri de gömmeyeceğini nereden biliyorsun? aşk, sevgi, bunlar aslında var olmayan bir dünyada yaşatır seni ve sevdiğini. yükseğe taşır ve gerçeklikte yaşamadığını fark ettiğinde aynı yüksekten bırakıverir. kulaklarını kapasan da gerçeğe, tek olamayacaksın, kaideyi bozmaya yeltenir misin bilmem, lakin tersini söylesem umut vermiş olurum. bil ki; elini tuttuğunda, öptüğünde, kokladığında ve sevdiğinde hakkıyla yaşattığına inandığın, hakkıyla öldürecek seni.
- bi öpücük ver bakiim.
- ya yok, huff dur bi.
- noluyo be yine soğuk soğuk?
- yok tamam işte uzatma istemiyorum şimdi.
- la noluyo söylesene?
- (ağlamaya başlar) ya her şey karmakarışık bilmiyorum, ühüh, konuşmamız lazım..
- noluyo lan?
şarkı şiir döktürdüğün ortamın, aha yukarıdaki şekil hacıgöz karavat oyununa döndüğünde, candamarına sığdırdığımının şom ağızlısı söylediydi dersin.
yorgun bir adam anlattı. yorulmadan yaşamanın yolunu aramaktan yorulan bir adam.
son tahlilde; umutsuzluk, hakkıyla yaşamayı verir. kimseyi beğenmiyorum. ve hiçbir şeye umutla bakmıyorum. ve hiç kimseye umut beslemiyorum. hakkıyla yaşıyorum. onun da ayakları kokuyor...
senin, "hakkıyla yaşamak"tan anladığın nedir bilmiyorum güzel kardeşim. göz çevirip, kulak kabarttığımda şahit olduğum tüm dünya ve hayatların kendi kendini şekillendirdiğini, bir hakkıyla/layıkıyla yaşamak portresi çizdiğini fark ediyorum. dedem ömrünce allah'ı aradı, aradığına son secdesi ile aradığına kavuşması arasında çok mesafe olmadı. netice itibariyle hakkıyla yaşadı mı bilmem, dünyası meşrebince kallavi ve cevval derim ben. çoğumuza anlık gelip gider o "yaşıyorum be, hem de hakkıyla" fikri akla, izana. gözlerin kapalı sevgiliyi öperken sıcak "yaşıyorum be", inönü stadını bilenler için söylüyorum sikişirken ortama bi yabancılaşma yaşarsın bazı bazı, karı sakso çekerken "aa, karıya bak, sikimi emiyo cok cok, kendi pornom gibi ehieh" iğrençliğinde, kimisi için de belki odur birader "yaşıyorum be", sanane hem. kızının düğününde halay çekebiliyosa bi baba ve halay esnasında gömleğin pantolondan fışkırmasından çok "kızım evleniyo bee, heayt yaşşıyörüm bah" fikri hakimse herifin zihnine, ve bu fikir ne kadar uzaksa sana bana, o şekil düşünüp hak verebilirsin sakso hadisesine de. adamın kendi dünyası, kendi yaratılışı, kendi hedefi. kendi.
arkadaşlar vardır bi de. misal çevremde; "bi herifin burnunu karıştırırken ağzını ayırması(belki nefes alabilmek içün)" sekansını yakalayabilecek ve taşakları halıya serercesine gülebileceğim ya da ne bileyim "esmer tenli, kumral saçlı kadınların açık ayakkabı giyme merakı" şeklinde bi gözlemime "aaa, harbi lan" şeklinde karşılık verecek, anlamlandıracak adamların olması yeterlidir benim için bazen. o koyvermek hissiyatını yaşarken, kendine söylemesen bile derdi tasayı unutup "hakkıyla yaşadığını" hissedebilirsin pekala. gel gör ki, vakit gelip çatınca, sana bi faydasının dokunmadığını, ekmeğini kazanma derdine düştüğünde ve dostlar nezdinde "esamesi okunmaz"a düştüğünde herkesin kendi dünyasını şekillendirdiğini fark edeceksin, dostluk müessesesinin bile şartlara tabi olduğunu anlayacaksın. sonra sorgulamaya başlarsın "hakkıyla yaşamak" nedir. bu benim hayatım mı, hayır, sende gördüğüm.
umut çok tehlikeli duygudur muhterem. umut prangadır. kimsenin hayatına nifak tohumu serpmek istemem ama gerçeği söylemekten imtina eden samimiyetsizlerden olmadığımı anla, acı söyleyeceğim. köpek gibi sevdiğin ve köpek gibi sevildiğin insanın günün birinde "başkası var" mealli götünü tekmelemeyeceğini ya da sonsuza kadar sadece sen olacağına inandıran insan evladının seninle birlikte sözleri de gömmeyeceğini nereden biliyorsun? aşk, sevgi, bunlar aslında var olmayan bir dünyada yaşatır seni ve sevdiğini. yükseğe taşır ve gerçeklikte yaşamadığını fark ettiğinde aynı yüksekten bırakıverir. kulaklarını kapasan da gerçeğe, tek olamayacaksın, kaideyi bozmaya yeltenir misin bilmem, lakin tersini söylesem umut vermiş olurum. bil ki; elini tuttuğunda, öptüğünde, kokladığında ve sevdiğinde hakkıyla yaşattığına inandığın, hakkıyla öldürecek seni.
- bi öpücük ver bakiim.
- ya yok, huff dur bi.
- noluyo be yine soğuk soğuk?
- yok tamam işte uzatma istemiyorum şimdi.
- la noluyo söylesene?
- (ağlamaya başlar) ya her şey karmakarışık bilmiyorum, ühüh, konuşmamız lazım..
- noluyo lan?
şarkı şiir döktürdüğün ortamın, aha yukarıdaki şekil hacıgöz karavat oyununa döndüğünde, candamarına sığdırdığımının şom ağızlısı söylediydi dersin.
yorgun bir adam anlattı. yorulmadan yaşamanın yolunu aramaktan yorulan bir adam.
son tahlilde; umutsuzluk, hakkıyla yaşamayı verir. kimseyi beğenmiyorum. ve hiçbir şeye umutla bakmıyorum. ve hiç kimseye umut beslemiyorum. hakkıyla yaşıyorum. onun da ayakları kokuyor...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar