bugün

guguda

araklının türkiye çapında ün yapmış meşhur köyü.

rivayete göre günlerden bir gün trabzon kadısının atı çalınmış, yalnız ayak izleri dışarıdan ahırın içine doğru gidiyor ahırın içinde kayboluyormuş, sanki at dışardan içeri gelmiş ahırın içinde yer yarılmış içine girmiş. kadının konu komşusu, hısım akraba, bütün esnaf toplanmış olaya akıl sır erdirmeye çalışıyor, birisi senin ahır cinli diyor, öbürü senin at düldülmüş bir canı darda allah dostunun yardımına koşmuştur diyor, bir başkası göğe yükseltilmiştir diyor kimse mantıklı bir açıklama yapamıyor. delinin biri de kıs kıs gülüyor. en sonunda asesbaşı vitesten atıp deliyi ensesinden tuttuğu gibi kadı' nın önüne fırlatıyor, neye gülüyorsun söyle bizde gülelim diyor. deli herkese dönüp ''at ne elmiştur*, ne de goğe uçmiştur, ha buraya yazayirum gugudali çalmiştur'' diyor. tabi kalabalık durur mu hemen kazadaki tek gugudalının kapısına yığılıyorlar kaybolan atı gugudalının ahırında buluyorlar. kadı affetmek büyüklüğün şanındandır deyip affediyor, yalnız atı nasıl çaldığını açıklaması istiyor. gugudalı atın nallarını ters çevirdiğini böylece ahırdan çıkan atın ahıra girmiş gibi iz bıraktığını anlatınca kadı dahil herkes bu zeka karşısında şaşıp kalıyor.
© copyright 2005 - 2026