bugün
- vurduranlar klübü6
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi25
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke16
- tai lung26
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- deniz göktaş27
- izmirin ve eskişehirin çok yanlış yollara sapması3
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması9
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu10
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- cehennem korkusu12
- bodrum katlar yandı2
- hz davud2
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak2
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- günün şiiri13
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- sevişilen en ilginç yer6
- kardeş7
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- bik bik abla vs vurduranlar4
- ali congun2
- sözlükte flörtleşmek22
- biraderikos6
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
- ölü balık eli7
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- pandela44
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- geliyorum diyen kız5
- penisden kot pantolunun belli olması3
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- kimsenin seni sen olduğun için sevmediği gerçeği2
- yarın mala vuracak olmak3
- mesajlara geç cevap veren kız5
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- hardcore ne demek sorunsalı7
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı2
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip2
- karışık kızartma6
- çok çişi gelen insan9
- 3 temmuz 2026 avustralya mısır maçı5
- yunus emrenin sik gibi şair olması4
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
şimdi ortada bir sorun tanımlaması var. hatta daha ileri gidelim çok ciddi bir sorun var. bunu tartışmak gerekiyor.
bir toplumsal düzenin ideolojik yanları vardır ama bununla sınırlı değildir. toplumsal düzen pek çok şeyi kapsar; ideolojiyi, ekonomiyi, siyaseti, kültürü yani anlayacağınız tüm yaşamı kapsar. yeniden üretim süreci içinde değerlendirilir ve ona göre geçerliliği vardır. örneklemek gerekirse; kapitalizm bir ideolojidir ama daha da ötesidir. çünkü bir toplumsal sistemdir. kendini yeniden sürekli olarak üretir ve insan ilişkilerini düzenler. aynı şekilde sosyalizm de, komünizm de böyledir. ama bir faşizm, liberalizm ideolojik alanla sınırlıdır. çünkü kapitalizmin alt kümelerinde dolaşır ve evrensel sistemler olarak kendilerini kapitalizmden ayrı olarak var edemezler. yani şu ideolojilerden sıyrılın diyen post modernist görünüşün köleliğinden kopmak gerekiyor. üstelik bunu bilinçsiz şekilde yapmak insanın bilinçlilik düzeyini güzel bir biçimde özetliyor aslında. zihnimizi açacaz derken gerçekleri soyutluyor, sonra da zihnimizi parçacacıklara bölüyoruz. zor iş olsa gerek.
olaylara bütünlüklü bakmak gerekiyor. bütünden kaçmamalıyız. bütünden kaçınca soyut kavramların çevresinde dolanıp dolaştıktan sonra kendi çevremizde daireler çizdiğimizi fark ediyoruz. kendimizi dev aynalarımızda zannediyoruz. işte kendisini dev aynasında sananlar maddi gerçekliklerden kaçıyorlar. tüm yapılan çalışmalar, insanların görüşü ortada. kimse bu gerçeklerden kaçamaz. kimse bu küçük ülkede olup bitenlere göz yumamaz. burun kıvırıyorsa biliyoruz ki kendisi o çok korktuğu ideolojik yaklaşımların içinde kıvranıyordur. tıpkı bir sıtmalı hasta gibi kendini yiyip bitiriyordur.
her şey basit aslında. üretim sürecinde kar güden ve insan ilişkilerini pazar ilişkisine indiren bir sistem mi isityoruz? biz insanlar olarak, biz düşünen insanlar olarak gerçekleri görüyoruz. sahte cennetlerden medet ummuyoruz. kendi geleceğimizi kendi ellerimizde görmek istiyoruz. bu küçük ülkede yapılanların çok daha iyisini yapabiliriz. hem de kendi ülkemizde, çok daha ileri giderek. onurlu ve özgür bir yaşam adına bu yapılabilir. yeter ki rezil, bölük pörçük düşünce biçimlerinin bilinçsizce desteklenmese.
ya emekçi halkın safı ya da ölümü vaad ediyor bu ülke. okumuş insanlar ise bugün ilk safları tercih etmek zorundalar; çünkü buna mecburlar. teoriyi pratikle besleyerek, pratiği teori ile birleştirerek, kendi ülkesinin geleceğini yaratan bu onurlu küçük ükeye selam eden bizler, kendi ülkemizde çok daha iyisini yapacağımız bilincindeyiz. bilinçsizlerin bunu bilmesi şart.
bir toplumsal düzenin ideolojik yanları vardır ama bununla sınırlı değildir. toplumsal düzen pek çok şeyi kapsar; ideolojiyi, ekonomiyi, siyaseti, kültürü yani anlayacağınız tüm yaşamı kapsar. yeniden üretim süreci içinde değerlendirilir ve ona göre geçerliliği vardır. örneklemek gerekirse; kapitalizm bir ideolojidir ama daha da ötesidir. çünkü bir toplumsal sistemdir. kendini yeniden sürekli olarak üretir ve insan ilişkilerini düzenler. aynı şekilde sosyalizm de, komünizm de böyledir. ama bir faşizm, liberalizm ideolojik alanla sınırlıdır. çünkü kapitalizmin alt kümelerinde dolaşır ve evrensel sistemler olarak kendilerini kapitalizmden ayrı olarak var edemezler. yani şu ideolojilerden sıyrılın diyen post modernist görünüşün köleliğinden kopmak gerekiyor. üstelik bunu bilinçsiz şekilde yapmak insanın bilinçlilik düzeyini güzel bir biçimde özetliyor aslında. zihnimizi açacaz derken gerçekleri soyutluyor, sonra da zihnimizi parçacacıklara bölüyoruz. zor iş olsa gerek.
olaylara bütünlüklü bakmak gerekiyor. bütünden kaçmamalıyız. bütünden kaçınca soyut kavramların çevresinde dolanıp dolaştıktan sonra kendi çevremizde daireler çizdiğimizi fark ediyoruz. kendimizi dev aynalarımızda zannediyoruz. işte kendisini dev aynasında sananlar maddi gerçekliklerden kaçıyorlar. tüm yapılan çalışmalar, insanların görüşü ortada. kimse bu gerçeklerden kaçamaz. kimse bu küçük ülkede olup bitenlere göz yumamaz. burun kıvırıyorsa biliyoruz ki kendisi o çok korktuğu ideolojik yaklaşımların içinde kıvranıyordur. tıpkı bir sıtmalı hasta gibi kendini yiyip bitiriyordur.
her şey basit aslında. üretim sürecinde kar güden ve insan ilişkilerini pazar ilişkisine indiren bir sistem mi isityoruz? biz insanlar olarak, biz düşünen insanlar olarak gerçekleri görüyoruz. sahte cennetlerden medet ummuyoruz. kendi geleceğimizi kendi ellerimizde görmek istiyoruz. bu küçük ülkede yapılanların çok daha iyisini yapabiliriz. hem de kendi ülkemizde, çok daha ileri giderek. onurlu ve özgür bir yaşam adına bu yapılabilir. yeter ki rezil, bölük pörçük düşünce biçimlerinin bilinçsizce desteklenmese.
ya emekçi halkın safı ya da ölümü vaad ediyor bu ülke. okumuş insanlar ise bugün ilk safları tercih etmek zorundalar; çünkü buna mecburlar. teoriyi pratikle besleyerek, pratiği teori ile birleştirerek, kendi ülkesinin geleceğini yaratan bu onurlu küçük ükeye selam eden bizler, kendi ülkemizde çok daha iyisini yapacağımız bilincindeyiz. bilinçsizlerin bunu bilmesi şart.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar