bugün
- bik bik'in hacker'a yemek yapması14
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi12
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması10
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri4
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- konya denilince akla gelenler5
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- asla evlenilmeyecek erkekler8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pizza bira ikilisi6
- cep telefonu17
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- nokia16
- chatgpt'nin sorunu ne3
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- erlik5
- rüzgar12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- sözlük elden gidiyor3
- bal10
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- günün sözü6
- boykot dedektifi2
- var olmak için ne yaptınız13
- fuck bahçeli tişörtü2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- pazar günleri ekmek almak3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- yogartiksen39
- kaplan17
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- bileklik19
- aslan15
- fil9
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
şimdi ortada bir sorun tanımlaması var. hatta daha ileri gidelim çok ciddi bir sorun var. bunu tartışmak gerekiyor.
bir toplumsal düzenin ideolojik yanları vardır ama bununla sınırlı değildir. toplumsal düzen pek çok şeyi kapsar; ideolojiyi, ekonomiyi, siyaseti, kültürü yani anlayacağınız tüm yaşamı kapsar. yeniden üretim süreci içinde değerlendirilir ve ona göre geçerliliği vardır. örneklemek gerekirse; kapitalizm bir ideolojidir ama daha da ötesidir. çünkü bir toplumsal sistemdir. kendini yeniden sürekli olarak üretir ve insan ilişkilerini düzenler. aynı şekilde sosyalizm de, komünizm de böyledir. ama bir faşizm, liberalizm ideolojik alanla sınırlıdır. çünkü kapitalizmin alt kümelerinde dolaşır ve evrensel sistemler olarak kendilerini kapitalizmden ayrı olarak var edemezler. yani şu ideolojilerden sıyrılın diyen post modernist görünüşün köleliğinden kopmak gerekiyor. üstelik bunu bilinçsiz şekilde yapmak insanın bilinçlilik düzeyini güzel bir biçimde özetliyor aslında. zihnimizi açacaz derken gerçekleri soyutluyor, sonra da zihnimizi parçacacıklara bölüyoruz. zor iş olsa gerek.
olaylara bütünlüklü bakmak gerekiyor. bütünden kaçmamalıyız. bütünden kaçınca soyut kavramların çevresinde dolanıp dolaştıktan sonra kendi çevremizde daireler çizdiğimizi fark ediyoruz. kendimizi dev aynalarımızda zannediyoruz. işte kendisini dev aynasında sananlar maddi gerçekliklerden kaçıyorlar. tüm yapılan çalışmalar, insanların görüşü ortada. kimse bu gerçeklerden kaçamaz. kimse bu küçük ülkede olup bitenlere göz yumamaz. burun kıvırıyorsa biliyoruz ki kendisi o çok korktuğu ideolojik yaklaşımların içinde kıvranıyordur. tıpkı bir sıtmalı hasta gibi kendini yiyip bitiriyordur.
her şey basit aslında. üretim sürecinde kar güden ve insan ilişkilerini pazar ilişkisine indiren bir sistem mi isityoruz? biz insanlar olarak, biz düşünen insanlar olarak gerçekleri görüyoruz. sahte cennetlerden medet ummuyoruz. kendi geleceğimizi kendi ellerimizde görmek istiyoruz. bu küçük ülkede yapılanların çok daha iyisini yapabiliriz. hem de kendi ülkemizde, çok daha ileri giderek. onurlu ve özgür bir yaşam adına bu yapılabilir. yeter ki rezil, bölük pörçük düşünce biçimlerinin bilinçsizce desteklenmese.
ya emekçi halkın safı ya da ölümü vaad ediyor bu ülke. okumuş insanlar ise bugün ilk safları tercih etmek zorundalar; çünkü buna mecburlar. teoriyi pratikle besleyerek, pratiği teori ile birleştirerek, kendi ülkesinin geleceğini yaratan bu onurlu küçük ükeye selam eden bizler, kendi ülkemizde çok daha iyisini yapacağımız bilincindeyiz. bilinçsizlerin bunu bilmesi şart.
bir toplumsal düzenin ideolojik yanları vardır ama bununla sınırlı değildir. toplumsal düzen pek çok şeyi kapsar; ideolojiyi, ekonomiyi, siyaseti, kültürü yani anlayacağınız tüm yaşamı kapsar. yeniden üretim süreci içinde değerlendirilir ve ona göre geçerliliği vardır. örneklemek gerekirse; kapitalizm bir ideolojidir ama daha da ötesidir. çünkü bir toplumsal sistemdir. kendini yeniden sürekli olarak üretir ve insan ilişkilerini düzenler. aynı şekilde sosyalizm de, komünizm de böyledir. ama bir faşizm, liberalizm ideolojik alanla sınırlıdır. çünkü kapitalizmin alt kümelerinde dolaşır ve evrensel sistemler olarak kendilerini kapitalizmden ayrı olarak var edemezler. yani şu ideolojilerden sıyrılın diyen post modernist görünüşün köleliğinden kopmak gerekiyor. üstelik bunu bilinçsiz şekilde yapmak insanın bilinçlilik düzeyini güzel bir biçimde özetliyor aslında. zihnimizi açacaz derken gerçekleri soyutluyor, sonra da zihnimizi parçacacıklara bölüyoruz. zor iş olsa gerek.
olaylara bütünlüklü bakmak gerekiyor. bütünden kaçmamalıyız. bütünden kaçınca soyut kavramların çevresinde dolanıp dolaştıktan sonra kendi çevremizde daireler çizdiğimizi fark ediyoruz. kendimizi dev aynalarımızda zannediyoruz. işte kendisini dev aynasında sananlar maddi gerçekliklerden kaçıyorlar. tüm yapılan çalışmalar, insanların görüşü ortada. kimse bu gerçeklerden kaçamaz. kimse bu küçük ülkede olup bitenlere göz yumamaz. burun kıvırıyorsa biliyoruz ki kendisi o çok korktuğu ideolojik yaklaşımların içinde kıvranıyordur. tıpkı bir sıtmalı hasta gibi kendini yiyip bitiriyordur.
her şey basit aslında. üretim sürecinde kar güden ve insan ilişkilerini pazar ilişkisine indiren bir sistem mi isityoruz? biz insanlar olarak, biz düşünen insanlar olarak gerçekleri görüyoruz. sahte cennetlerden medet ummuyoruz. kendi geleceğimizi kendi ellerimizde görmek istiyoruz. bu küçük ülkede yapılanların çok daha iyisini yapabiliriz. hem de kendi ülkemizde, çok daha ileri giderek. onurlu ve özgür bir yaşam adına bu yapılabilir. yeter ki rezil, bölük pörçük düşünce biçimlerinin bilinçsizce desteklenmese.
ya emekçi halkın safı ya da ölümü vaad ediyor bu ülke. okumuş insanlar ise bugün ilk safları tercih etmek zorundalar; çünkü buna mecburlar. teoriyi pratikle besleyerek, pratiği teori ile birleştirerek, kendi ülkesinin geleceğini yaratan bu onurlu küçük ükeye selam eden bizler, kendi ülkemizde çok daha iyisini yapacağımız bilincindeyiz. bilinçsizlerin bunu bilmesi şart.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar