bugün
- fatih tekke5
- yolcu ettiğin kişinin ardından küçük su dökmek3
- sözlüğün en güzel 100 kadını3
- saatte 100 km hızla gidip 100 km yol alamamak3
- sözlüğün en sevilen yazarı30
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması2
- fenerbahçe vs galatasaray21
- isviçre alplerinde leğenle kaymak3
- gocu4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı49
- mucize beklemek2
- kelle paça4
- sözlüğün kepengini kaldırırken düşünülen3
- toplu taşımada tanımadığın birinin omzuna uyumak2
- dambılları el bombası gibi sağa sola atmak2
- erdoğan'a makarna için oy verildiğini sanan tip4
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- ateistlerin yaşama amacı24
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- kürtler eşcinseller solcular ve afyonlular6
- teröriste sövmek artık yasak23
- apo idam edilmeli12
- güne bir şiir bırak5
- birinin omzuna dokunup kadeh tokuşturmak2
- bazı kızların çok güzel olması2
- 2027 sözlük kuralları5
- yeter ulan artık19
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- yazın bitiyor olması4
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- velvet17
- sözlükle ilgili endişeler6
- sözlüğe küsmek15
- sarapci koala54
- fenerbahçe25
- tarihin en kötü lyonu14
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- öfke6
- kıskanılan nickler4
- gta 65
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- bir kızın kucağınıza oturması6
- özür dilemeyi bilmek2
- hemcinsinde çekici bulduğun detaylar3
- islam barış dinidir43
- gayler5
şimdi ortada bir sorun tanımlaması var. hatta daha ileri gidelim çok ciddi bir sorun var. bunu tartışmak gerekiyor.
bir toplumsal düzenin ideolojik yanları vardır ama bununla sınırlı değildir. toplumsal düzen pek çok şeyi kapsar; ideolojiyi, ekonomiyi, siyaseti, kültürü yani anlayacağınız tüm yaşamı kapsar. yeniden üretim süreci içinde değerlendirilir ve ona göre geçerliliği vardır. örneklemek gerekirse; kapitalizm bir ideolojidir ama daha da ötesidir. çünkü bir toplumsal sistemdir. kendini yeniden sürekli olarak üretir ve insan ilişkilerini düzenler. aynı şekilde sosyalizm de, komünizm de böyledir. ama bir faşizm, liberalizm ideolojik alanla sınırlıdır. çünkü kapitalizmin alt kümelerinde dolaşır ve evrensel sistemler olarak kendilerini kapitalizmden ayrı olarak var edemezler. yani şu ideolojilerden sıyrılın diyen post modernist görünüşün köleliğinden kopmak gerekiyor. üstelik bunu bilinçsiz şekilde yapmak insanın bilinçlilik düzeyini güzel bir biçimde özetliyor aslında. zihnimizi açacaz derken gerçekleri soyutluyor, sonra da zihnimizi parçacacıklara bölüyoruz. zor iş olsa gerek.
olaylara bütünlüklü bakmak gerekiyor. bütünden kaçmamalıyız. bütünden kaçınca soyut kavramların çevresinde dolanıp dolaştıktan sonra kendi çevremizde daireler çizdiğimizi fark ediyoruz. kendimizi dev aynalarımızda zannediyoruz. işte kendisini dev aynasında sananlar maddi gerçekliklerden kaçıyorlar. tüm yapılan çalışmalar, insanların görüşü ortada. kimse bu gerçeklerden kaçamaz. kimse bu küçük ülkede olup bitenlere göz yumamaz. burun kıvırıyorsa biliyoruz ki kendisi o çok korktuğu ideolojik yaklaşımların içinde kıvranıyordur. tıpkı bir sıtmalı hasta gibi kendini yiyip bitiriyordur.
her şey basit aslında. üretim sürecinde kar güden ve insan ilişkilerini pazar ilişkisine indiren bir sistem mi isityoruz? biz insanlar olarak, biz düşünen insanlar olarak gerçekleri görüyoruz. sahte cennetlerden medet ummuyoruz. kendi geleceğimizi kendi ellerimizde görmek istiyoruz. bu küçük ülkede yapılanların çok daha iyisini yapabiliriz. hem de kendi ülkemizde, çok daha ileri giderek. onurlu ve özgür bir yaşam adına bu yapılabilir. yeter ki rezil, bölük pörçük düşünce biçimlerinin bilinçsizce desteklenmese.
ya emekçi halkın safı ya da ölümü vaad ediyor bu ülke. okumuş insanlar ise bugün ilk safları tercih etmek zorundalar; çünkü buna mecburlar. teoriyi pratikle besleyerek, pratiği teori ile birleştirerek, kendi ülkesinin geleceğini yaratan bu onurlu küçük ükeye selam eden bizler, kendi ülkemizde çok daha iyisini yapacağımız bilincindeyiz. bilinçsizlerin bunu bilmesi şart.
bir toplumsal düzenin ideolojik yanları vardır ama bununla sınırlı değildir. toplumsal düzen pek çok şeyi kapsar; ideolojiyi, ekonomiyi, siyaseti, kültürü yani anlayacağınız tüm yaşamı kapsar. yeniden üretim süreci içinde değerlendirilir ve ona göre geçerliliği vardır. örneklemek gerekirse; kapitalizm bir ideolojidir ama daha da ötesidir. çünkü bir toplumsal sistemdir. kendini yeniden sürekli olarak üretir ve insan ilişkilerini düzenler. aynı şekilde sosyalizm de, komünizm de böyledir. ama bir faşizm, liberalizm ideolojik alanla sınırlıdır. çünkü kapitalizmin alt kümelerinde dolaşır ve evrensel sistemler olarak kendilerini kapitalizmden ayrı olarak var edemezler. yani şu ideolojilerden sıyrılın diyen post modernist görünüşün köleliğinden kopmak gerekiyor. üstelik bunu bilinçsiz şekilde yapmak insanın bilinçlilik düzeyini güzel bir biçimde özetliyor aslında. zihnimizi açacaz derken gerçekleri soyutluyor, sonra da zihnimizi parçacacıklara bölüyoruz. zor iş olsa gerek.
olaylara bütünlüklü bakmak gerekiyor. bütünden kaçmamalıyız. bütünden kaçınca soyut kavramların çevresinde dolanıp dolaştıktan sonra kendi çevremizde daireler çizdiğimizi fark ediyoruz. kendimizi dev aynalarımızda zannediyoruz. işte kendisini dev aynasında sananlar maddi gerçekliklerden kaçıyorlar. tüm yapılan çalışmalar, insanların görüşü ortada. kimse bu gerçeklerden kaçamaz. kimse bu küçük ülkede olup bitenlere göz yumamaz. burun kıvırıyorsa biliyoruz ki kendisi o çok korktuğu ideolojik yaklaşımların içinde kıvranıyordur. tıpkı bir sıtmalı hasta gibi kendini yiyip bitiriyordur.
her şey basit aslında. üretim sürecinde kar güden ve insan ilişkilerini pazar ilişkisine indiren bir sistem mi isityoruz? biz insanlar olarak, biz düşünen insanlar olarak gerçekleri görüyoruz. sahte cennetlerden medet ummuyoruz. kendi geleceğimizi kendi ellerimizde görmek istiyoruz. bu küçük ülkede yapılanların çok daha iyisini yapabiliriz. hem de kendi ülkemizde, çok daha ileri giderek. onurlu ve özgür bir yaşam adına bu yapılabilir. yeter ki rezil, bölük pörçük düşünce biçimlerinin bilinçsizce desteklenmese.
ya emekçi halkın safı ya da ölümü vaad ediyor bu ülke. okumuş insanlar ise bugün ilk safları tercih etmek zorundalar; çünkü buna mecburlar. teoriyi pratikle besleyerek, pratiği teori ile birleştirerek, kendi ülkesinin geleceğini yaratan bu onurlu küçük ükeye selam eden bizler, kendi ülkemizde çok daha iyisini yapacağımız bilincindeyiz. bilinçsizlerin bunu bilmesi şart.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar