bugün
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- seri gizli artı oy veren melek13
- insan olmaya ceyrek kala12
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- ben burada ne yapıyorum hissi4
- dünya kuzenler günü5
- ideal erkek boyunun 1 84 olması9
- adnan oktar6
- nervio27
- true abazanlığı4
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- insan ömrü3
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- çocukların şımarık olması6
- doktor bey vizitte6
- put6
- true ahlaksızlığı3
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- kabak yemeği vs hamburger13
- velvet hanım günaydın6
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- izmirli kızlar8
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- orduspor çocukları4
- hoşlanılan kızın kot kafali olması2
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı3
- 186 boyundaki erkek19
- denizci içkisi2
- norveç futbolu5
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- en büyük korkunuz7
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- fatma soydaş7
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- anın görüntüsü7
- genç işsizlik3
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- ahmet sezer bey11
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak20
- olm herkes nerede lan2
- velvet48
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz4
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- gemici çakmağı3
- bursalı erkekler9
- sabahın 6 sında uyanmak4
- alevi erkek8
- truevesti2
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
Meme Kanserinde Radyoterapi
:
Meme kanseri tedavisi; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi ile yapılmaktadır. Bu nedenle meme kanseri tanısı almış hastaların tedavi planı yapılırken tüm bölümlerin görüşü alınmaktadır.
Meme kanserinde radyoterapideki gelişmeler sonucunda diğer tedavilerde de önemli değişiklikler olmuştur. Bunların başında cerrahi uygulamadaki değişiklikler gelmektedir. Cerrahi olarak sadece tümörün gerekli emniyet sınırıyla çıkarma işlemi olan meme koruyucu cerrahinin mutlaka radyoterapi ile tamamlanması gerekmektedir. Yapılacak olan meme ışınlaması sonucu aynı memede hastalığın tekrarlama riski ortalama 3-4 kat azalmaktadır.
Özellikle 1990’lı yılların sonundaki araştırmalar, mastektomi (meme dokusunun tamamıyla çıkarılması) yapılan hastaların tedavi sonuçları ile meme koruyucu cerrahi ile birlikte yapılan meme ışınlaması tedavisinin sonuçlarının aynı olduğunu göstermiştir. Günümüzde lokalize (meme içinde yayılmamış) meme kanserindeki standart yaklaşım, uygun olan hastalarda meme koruyucu cerrahi ve sonrasında uygulanacak radyoterapi ve/veya kemoterapidir.
Meme kanserinde radyoterapi seçenekleri:
Mastektomi sonrası: Mastektomi ve koltukaltı lenf bezleri alınması sonrası radyoterapi genellikle aynı yerde tekrarlama ve başka yere yayılma riski yüksek olan hastalara yapılmaktadır. Radyoterapi kararı verilirken hastaya ve hastalığa bağlı risk faktörleri göz önüne alınmaktadır. Genellikle ışınlanan bölgeler göğüs duvarı ve/veya koltuk altı bölgeleridir. Bu tedavi ortalama 5 hafta sürmektedir ve genellikle kemoterapi bitiminde başlanmaktadır. En sık görülen yan etki cilt yanıklarıdır ve uygun tedavilerle iyileşmektedir.
Meme koruyucu cerrahi sonrası: Lokalize hastalıkta, meme ve tümör bölgesine radyasyon tedavisi yapılarak tekrarlama riski düşürülmektedir. Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda ortalama 2 hafta sonra tedaviye başlanmaktadır ve tedavi süresi ortalama 30-33 gün sürmektedir. Bu tedavide de en sık görülen yan etki, cilt yanıklarıdır ayrıca meme ağrısı da sıklıkla gelişmektedir.
Meme kanseri radyoterapi teknikleri
3-boyutlu konformal radyoterapi: Bu tedavi seçeneği bilgisayarlı planlama sistemi kullanılarak yapılmaktadır. Hastanın tedavi öncesi çekilen bilgisayarlı tomografisinde ışınlanması istenen bölgeler (meme ve/veya lenfatikler) ve ışınlanması istenmeyen bölgeler (akciğer ve kalp) tespit edilir ve buna göre uygun doz dağılımı sağlanarak radyoterapi uygulanmaktadır.
Yoğunluk ayarlı (IMRT)/görüntü kılavuzluğunda (IGRT) radyoterapi: Yine bilgisayarlı planlama sistemi kullanılmaktadır. Daha karışık bir uygulamadır. IMRT’de tedavi planlama süreci konformal planlamaya göre daha uzundur. IMRT’dehedeflenen asıl bölge dışındaki bölgeler daha az zarar görmektedir ancak tecrübeli ekip ve ekipmanlar eşliğinde yapılması gerekmektedir.
Brakiterapi: Tümöre veya tümör yatağına, uygun kateter veya balon (Mammosite®) yerleştirilerek riskli alanlara daha kısa sürede (ortalama 5 – 7 gün) yüksek doz ışın verilmesi işlemidir. Yerleştirilen kateter içerisinde radyoaktif kaynak belirlenen süre bekletilerek riskli bölgelere yeterli radyasyon verilebilmektedir. Brakiterapi işleminin yapılması için yeterli ekip (radyasyon onkoloji uzmanı, genel cerrah, radyoloji uzmanı, fizik mühendisi) ve ekipman (brakiterapi cihazı ve planlama sistemi) gerekmektedir.
Radyoterapinin yan etkileri
Cilt reaksiyonları: Radyoterapi sırasında görülen en sık yan etki cilt reaksiyonlarıdır. Cilt reaksiyonları hastadan hastaya değişmektedir. Cilde yakın tümörlerde veya göğüs duvarında tekrarlama riski yüksek olan hastalarda cilt dozunun yüksek olması gerekmektedir. Bu hastalarda sık görülen cilt reaksiyonları ciltte kızarıklık, kuru ve yaş cilt soyulmasıdır. Bu cilt reaksiyonları uygun ilaçlarla düzelip kalıcı hasara yol açmamaktadır. Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda, en çok cilt reaksiyonu görülen bölge memenin katlantı bölgesi olup, bu bölgenin tedavi boyunca havalandırılarak kuru tutulması oluşabilecek cilt reaksiyonlarını azaltmaktadır. Cilt reaksiyonlarını arttıran önemli faktörlerden biri de radyoterapi öncesi verilen kemoterapi ilaçları ve hormon tedavileridir. En önemli faktör ise, kişisel hassasiyettir. Cilt reaksiyonları hastaların radyoterapiye duyarlılığına bağlı değişiklik göstermektedir.
Halsizlik, yorgunluk: Radyoterapi boyunca, daha önce verilen kemoterapi ilaçlarının etkisi ve olası sıvı kaybına bağlı olarak halsizlik ve yorgunluk görülebilmektedir. Bu etki kalıcı değildir ve tedavi bitiminde tamamen kaybolmaktadır.
Memede ödem ve ağrı: Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda meme ışınlaması yapıldığında sıklıkla görülmektedir. Özellikle büyük memeli hastalarda ve/veya hormon tedavisi verilen hastalarda görülür. Meme ödemi tedavi sırasında görülmekte olup tedavi sonrasında haftalar içerisinde iyileşmektedir.
Kalp ve akciğer üzerine etkiler: Yeni tedavi planlama sistemleri sayesinde kalp ve akciğer dozlarında belirgin düşme elde edildiğinden dolayı çok ciddi yan etkiler beklenmemektedir. Özellikle idame tedavisi (trastuzumab) alan ve sol meme ışınlaması yapılan hastalarda kalp dozlarına özellikle dikkat edilmektedir.
kaynak: http://memesagligi.baskent-adn.edu.tr/?page_id=93
:
Meme kanseri tedavisi; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi ile yapılmaktadır. Bu nedenle meme kanseri tanısı almış hastaların tedavi planı yapılırken tüm bölümlerin görüşü alınmaktadır.
Meme kanserinde radyoterapideki gelişmeler sonucunda diğer tedavilerde de önemli değişiklikler olmuştur. Bunların başında cerrahi uygulamadaki değişiklikler gelmektedir. Cerrahi olarak sadece tümörün gerekli emniyet sınırıyla çıkarma işlemi olan meme koruyucu cerrahinin mutlaka radyoterapi ile tamamlanması gerekmektedir. Yapılacak olan meme ışınlaması sonucu aynı memede hastalığın tekrarlama riski ortalama 3-4 kat azalmaktadır.
Özellikle 1990’lı yılların sonundaki araştırmalar, mastektomi (meme dokusunun tamamıyla çıkarılması) yapılan hastaların tedavi sonuçları ile meme koruyucu cerrahi ile birlikte yapılan meme ışınlaması tedavisinin sonuçlarının aynı olduğunu göstermiştir. Günümüzde lokalize (meme içinde yayılmamış) meme kanserindeki standart yaklaşım, uygun olan hastalarda meme koruyucu cerrahi ve sonrasında uygulanacak radyoterapi ve/veya kemoterapidir.
Meme kanserinde radyoterapi seçenekleri:
Mastektomi sonrası: Mastektomi ve koltukaltı lenf bezleri alınması sonrası radyoterapi genellikle aynı yerde tekrarlama ve başka yere yayılma riski yüksek olan hastalara yapılmaktadır. Radyoterapi kararı verilirken hastaya ve hastalığa bağlı risk faktörleri göz önüne alınmaktadır. Genellikle ışınlanan bölgeler göğüs duvarı ve/veya koltuk altı bölgeleridir. Bu tedavi ortalama 5 hafta sürmektedir ve genellikle kemoterapi bitiminde başlanmaktadır. En sık görülen yan etki cilt yanıklarıdır ve uygun tedavilerle iyileşmektedir.
Meme koruyucu cerrahi sonrası: Lokalize hastalıkta, meme ve tümör bölgesine radyasyon tedavisi yapılarak tekrarlama riski düşürülmektedir. Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda ortalama 2 hafta sonra tedaviye başlanmaktadır ve tedavi süresi ortalama 30-33 gün sürmektedir. Bu tedavide de en sık görülen yan etki, cilt yanıklarıdır ayrıca meme ağrısı da sıklıkla gelişmektedir.
Meme kanseri radyoterapi teknikleri
3-boyutlu konformal radyoterapi: Bu tedavi seçeneği bilgisayarlı planlama sistemi kullanılarak yapılmaktadır. Hastanın tedavi öncesi çekilen bilgisayarlı tomografisinde ışınlanması istenen bölgeler (meme ve/veya lenfatikler) ve ışınlanması istenmeyen bölgeler (akciğer ve kalp) tespit edilir ve buna göre uygun doz dağılımı sağlanarak radyoterapi uygulanmaktadır.
Yoğunluk ayarlı (IMRT)/görüntü kılavuzluğunda (IGRT) radyoterapi: Yine bilgisayarlı planlama sistemi kullanılmaktadır. Daha karışık bir uygulamadır. IMRT’de tedavi planlama süreci konformal planlamaya göre daha uzundur. IMRT’dehedeflenen asıl bölge dışındaki bölgeler daha az zarar görmektedir ancak tecrübeli ekip ve ekipmanlar eşliğinde yapılması gerekmektedir.
Brakiterapi: Tümöre veya tümör yatağına, uygun kateter veya balon (Mammosite®) yerleştirilerek riskli alanlara daha kısa sürede (ortalama 5 – 7 gün) yüksek doz ışın verilmesi işlemidir. Yerleştirilen kateter içerisinde radyoaktif kaynak belirlenen süre bekletilerek riskli bölgelere yeterli radyasyon verilebilmektedir. Brakiterapi işleminin yapılması için yeterli ekip (radyasyon onkoloji uzmanı, genel cerrah, radyoloji uzmanı, fizik mühendisi) ve ekipman (brakiterapi cihazı ve planlama sistemi) gerekmektedir.
Radyoterapinin yan etkileri
Cilt reaksiyonları: Radyoterapi sırasında görülen en sık yan etki cilt reaksiyonlarıdır. Cilt reaksiyonları hastadan hastaya değişmektedir. Cilde yakın tümörlerde veya göğüs duvarında tekrarlama riski yüksek olan hastalarda cilt dozunun yüksek olması gerekmektedir. Bu hastalarda sık görülen cilt reaksiyonları ciltte kızarıklık, kuru ve yaş cilt soyulmasıdır. Bu cilt reaksiyonları uygun ilaçlarla düzelip kalıcı hasara yol açmamaktadır. Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda, en çok cilt reaksiyonu görülen bölge memenin katlantı bölgesi olup, bu bölgenin tedavi boyunca havalandırılarak kuru tutulması oluşabilecek cilt reaksiyonlarını azaltmaktadır. Cilt reaksiyonlarını arttıran önemli faktörlerden biri de radyoterapi öncesi verilen kemoterapi ilaçları ve hormon tedavileridir. En önemli faktör ise, kişisel hassasiyettir. Cilt reaksiyonları hastaların radyoterapiye duyarlılığına bağlı değişiklik göstermektedir.
Halsizlik, yorgunluk: Radyoterapi boyunca, daha önce verilen kemoterapi ilaçlarının etkisi ve olası sıvı kaybına bağlı olarak halsizlik ve yorgunluk görülebilmektedir. Bu etki kalıcı değildir ve tedavi bitiminde tamamen kaybolmaktadır.
Memede ödem ve ağrı: Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda meme ışınlaması yapıldığında sıklıkla görülmektedir. Özellikle büyük memeli hastalarda ve/veya hormon tedavisi verilen hastalarda görülür. Meme ödemi tedavi sırasında görülmekte olup tedavi sonrasında haftalar içerisinde iyileşmektedir.
Kalp ve akciğer üzerine etkiler: Yeni tedavi planlama sistemleri sayesinde kalp ve akciğer dozlarında belirgin düşme elde edildiğinden dolayı çok ciddi yan etkiler beklenmemektedir. Özellikle idame tedavisi (trastuzumab) alan ve sol meme ışınlaması yapılan hastalarda kalp dozlarına özellikle dikkat edilmektedir.
kaynak: http://memesagligi.baskent-adn.edu.tr/?page_id=93
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar