bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- açılım4
- adana kebap6
- devletin temeli adalettir9
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- sözlükten soğuma nedenleri17
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- ben geldim kerkenezler18
- zorunlu eğitim9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- velvet'in aylık geliri6
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- claudian clouds22
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- küçük sürprizler yapmak5
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- aşk3
- iyi parti17
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- simko315
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- kısır9
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- 777 diyen erkolar8
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- bir daha doğmayacak olmak4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- insan klonlama2
- beyaz tenli gotik kız3
- akrep burcu kini8
- alttaki yazara motto ver16
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- çerçeve yasa35
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gollumun gözü yüzükte6
- normal taklidi yapmak4
- amedspor14
- mini etek karşıtı seküler2
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- türbanı yasaklayan mallar2
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
Amerika'nın ve uluslararası sermayenin uşağı bir örgüttür.
Şu an ülkemizdeki destekçisi de yine amerikancı fox tv spikeri geçinen yavuşka fatih portakaldır.
1983'te tanıdım, izmir'de.
vaizdi, müezzindi.
adını duyar duymaz, adının gerçekliğinden bile kuşku duydum.
arapça'ya hakimiyetim yoktur da, allah'ın sahibi veya allah'ı fethetmiş gibi bir anlamı olduğunu biliyorum.
olur mu ki?
samimiyetsizliği, adından başlıyor sanki..
kifayetsiz insandı.
ilkokulu zor bitirmişti.
yüzünde bir riya vardı.
yüzünden akıyordu riya ve içtenliğini yitirmemiş her insanı itiyordu.
riyasına, çirkinliğini de eklemem gerek.
çok çirkindi. kocaman, eğri büğrü bir burnu vardı.
gözleri, insanım diyen her insanı itecek denli ucuz kurnazlıkla bakıyordu.
sanırım o yüzden insanlarının gözünün içine bakamıyordu.
sesi, iğrençti.
ilginç olan konuşmaya başlayınca sesi, bedensel yoksunluğunun öcünü alırcasına, her samimi mümini etkileyecek bir kıvama dönüşüyordu.
ağlayarak anlatmakla, ağlaklıkla bunu tavana vurduruyordu.
samimi bir mümin onu dinlediğinde, ne anlattığını anlamasa bile, onu sevmeye başlıyor, ona inanıyordu.
o zaman fark etmiştim, istediğine istediğine yaptırabileceğini.
baş tacı oldu bu ülkede.
hoca dediler.
hoca efendi dediler.
hoca efendi hazretleri dediler.
yetmedi ona.
haristi.
aldıkça, istiyor; istedikçe alıyordu. istedikçe alıyor; aldıkça istiyordu.
kifayetsizliğini, muhterisliğiyle kapatmaya çalışıyordu.
muhterisliğini, kifayetsizlikle kapattığı gibi.
kana kana kandırdı bu ülkeyi, arkasına amerika'yı da alarak.
kana kana kanattı bu ülkeyi, utanmadan.
daha da kanatacağım, o ahmakları diyormuş.
kanatır eminim.
biz ahmakız.
biz türkiyeyiz, çok kanadık. yine kanarız.
yeter ki zalim olmayalım.
çok sevdiğim genç bir öykücü der ki:
"kimseye bir kötülüğüm dokunmadan yaşarken, zulmün elinde zalim oldum."
mahir ünsal eriş, olduğu kadar güzeldik, iletişim yayınları, 3. baskı, zehir miktarda öyküsü, sayfa 106, 3. paragraf.
Şu an ülkemizdeki destekçisi de yine amerikancı fox tv spikeri geçinen yavuşka fatih portakaldır.
1983'te tanıdım, izmir'de.
vaizdi, müezzindi.
adını duyar duymaz, adının gerçekliğinden bile kuşku duydum.
arapça'ya hakimiyetim yoktur da, allah'ın sahibi veya allah'ı fethetmiş gibi bir anlamı olduğunu biliyorum.
olur mu ki?
samimiyetsizliği, adından başlıyor sanki..
kifayetsiz insandı.
ilkokulu zor bitirmişti.
yüzünde bir riya vardı.
yüzünden akıyordu riya ve içtenliğini yitirmemiş her insanı itiyordu.
riyasına, çirkinliğini de eklemem gerek.
çok çirkindi. kocaman, eğri büğrü bir burnu vardı.
gözleri, insanım diyen her insanı itecek denli ucuz kurnazlıkla bakıyordu.
sanırım o yüzden insanlarının gözünün içine bakamıyordu.
sesi, iğrençti.
ilginç olan konuşmaya başlayınca sesi, bedensel yoksunluğunun öcünü alırcasına, her samimi mümini etkileyecek bir kıvama dönüşüyordu.
ağlayarak anlatmakla, ağlaklıkla bunu tavana vurduruyordu.
samimi bir mümin onu dinlediğinde, ne anlattığını anlamasa bile, onu sevmeye başlıyor, ona inanıyordu.
o zaman fark etmiştim, istediğine istediğine yaptırabileceğini.
baş tacı oldu bu ülkede.
hoca dediler.
hoca efendi dediler.
hoca efendi hazretleri dediler.
yetmedi ona.
haristi.
aldıkça, istiyor; istedikçe alıyordu. istedikçe alıyor; aldıkça istiyordu.
kifayetsizliğini, muhterisliğiyle kapatmaya çalışıyordu.
muhterisliğini, kifayetsizlikle kapattığı gibi.
kana kana kandırdı bu ülkeyi, arkasına amerika'yı da alarak.
kana kana kanattı bu ülkeyi, utanmadan.
daha da kanatacağım, o ahmakları diyormuş.
kanatır eminim.
biz ahmakız.
biz türkiyeyiz, çok kanadık. yine kanarız.
yeter ki zalim olmayalım.
çok sevdiğim genç bir öykücü der ki:
"kimseye bir kötülüğüm dokunmadan yaşarken, zulmün elinde zalim oldum."
mahir ünsal eriş, olduğu kadar güzeldik, iletişim yayınları, 3. baskı, zehir miktarda öyküsü, sayfa 106, 3. paragraf.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar