bugün
- sözlükte kim kimle sevgili20
- arkadaşlar bi bakar mısınız7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı36
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı5
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- nervio42
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- devlet bahçeli7
- karıya şiddet7
- 0 0 7'nin elini öpmek3
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- reha muhtar2
- acıbadem taksim hastanesi2
- kadınların yaptığı en büyük hata5
- fenerbahçe liverpool maçı saat 20 45 te trt 1 de2
- allah neler yaratmis3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- sudekiray'ın ruj resimleri girmesi3
- muslettin amca15
- fon vurguncularının fetva alması9
- ısparta havalimanı5
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük3
- yılın entrysi2
- sözlük klasikleri12
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- note flawless nail enamel oje 78 bittersweet2
- teoman müziği bıraktı8
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- 0 0 73
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- mutlu ol yeter2
- evlenmek5
- note flawless nail enamel oje 67 antique rouge2
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- insan sevmemek6
- ahmet nazif zorlu11
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- cezaevine özenen gençler9
- düşün ki o bunu okuyor5
- çorbamı sanılanın aksine şöyle yerim diyen teyze2
Uzun uzun yazıcam bu filmle ilgili.
Ben ve benim gibi bilim-kurgu sevenler, star wars ya da star trek gibi fantastik bilim-kurgu sevmez çünkü uzayda savaş filmleri gerçek bilim-kurgudan uzaktır.
Bu dünyadan interstellar diye bir film geçti ki bilim-kurgu tarihinin açık ara en büyük efsanesidir. interstellardan sonra artık ne çekilebilirdi ki bizler için? ister istemez izlediğimiz her bilim-kurgu filmini onunla kıyaslar olduk, hatta kıyaslamasık bile çünkü interstellar olay ufkunun ötesini anlatan, bizlere 5.boyutu gösteren bir filmdi.
Mars filmleri içinde rezil filmler de oldu. Görev mars ve kızıl gezegen gibi filmler ile başlayan bu rezalet son dönemde marsta son günler gibi son derece kötü bir film ile devam etti 2013te. The martian için en iyi mars filmi diyebiliriz.
Bu bir kurtarma filmi bunu belirtelim. Contact ile başlayan, görev mars ile devam eden ve prometheus ile sonlanan ''insanoğlunun kaynağı uzaydan gelmiştir'' teorisine hiç bulaşmamış. Bıktım usandım ateistlerin bu geri zekâlıca, insan aklına ve bilime adeta küfreden teorisine dayalı bilim-kurgulardan.
The martian tam anlamıyla gravity nin muadili. Her şey son derece gerçekçi ve şaşırtıcı. Sabrın ve zekânın kurtuluş için yeterli olacağını harika anlatıyor ve bu haliyle gravity ye 10 kat basıyor.
insan film boyunca kendini filmin kahramanının yerine koyuyor ister istemez. Aynı bilgi birikimi ve donanım bizlerde olsa başarabilir miydik? Psikolojime çok güvenirim ama 1.5 yıl marsta umutsuzca kurtarılmayı beklemek ve bir yandan hayatta kalmaya çalışmak çok sağlam bir psikoloji ister sanırım. Yiyecek yok, su yok ve basıp gidebileceğiniz bir uzay aracı yok. Yaşadığınızı bilen birisi de yok.
işte bu film, bir insanın bu şartlarda hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
interstellar çıtayı o kadar yükseğe çıkardı ki bir daha hangi bilim-kurgu filmini beğenerek izlerim diye düşünüyordum ben. The martian beni tatmin etti. Özellikle sonlardaki kurtarma sahnesini cidden büyük bir heyecanla izledim. Tek sıkıntı araya zoraki serpiştirilen espriler. %10 kurtulma ihtimalinin olduğu anlara zorlama espriler konulmasaymış keşke. Bak interstellara. Yok böyle zoraki espriler. Avatarda da bu hataya düşülmüştü. Kardeşim komedi filmi izlemek istesem amerikan pastasına bakarım, yapmayın.
Sonuç olarak; gravity yi beğenenler bu filme aşık olur. interstellar ile kıyaslamaya kalkmaksa elbette hata olur.
Hafiften spoiler içeren mantık hatası editi :
Kitabını okumadığım için bilmiyorum filmdeki bu hata bahsediliyor mu. Marsın yerçekimi dünyanın %38'i kadar. Basit bir şekilde açıklarsak dünyada 100 kilo gelen bir insan marsın yüzeyinde tartılsa 38 kilo gelir. Bu yerçekimi farklılığından dolayı marsın yüzeyinde dünyada yürür gibi yürüyemeyiz. Meselâ aydaki yerçekimi dünyanın 1/6'i kadar. Yani 100 kiloluk insan ayda yaklaşık olarak 17,5 kilo gelir. Hatırlayın neil armstrong ayda zıplaya zıplaya yürüyordu. işte marsta da buna yakın bir yürüme şekli olmak zorunda ama malesef kahramanımız film boyunca marsın yüzeyinde kordonda gezer gibi geziyor. interstellarda sadece sudan oluşan gezegene inildiğinde ''yerçekimi yoruyor'' denilmişti hatırlayın çünkü fazla yerçekimi 75 kiloluk insanı muhtemelen 150-200 kiloya çıkarmış ve hatta zamanı da kendine çekerek yavaşlatmıştı. The martian'da Bu kadar basit ve kötü bir hataya nasıl düşülmüş inanılır gibi değil.
Ben ve benim gibi bilim-kurgu sevenler, star wars ya da star trek gibi fantastik bilim-kurgu sevmez çünkü uzayda savaş filmleri gerçek bilim-kurgudan uzaktır.
Bu dünyadan interstellar diye bir film geçti ki bilim-kurgu tarihinin açık ara en büyük efsanesidir. interstellardan sonra artık ne çekilebilirdi ki bizler için? ister istemez izlediğimiz her bilim-kurgu filmini onunla kıyaslar olduk, hatta kıyaslamasık bile çünkü interstellar olay ufkunun ötesini anlatan, bizlere 5.boyutu gösteren bir filmdi.
Mars filmleri içinde rezil filmler de oldu. Görev mars ve kızıl gezegen gibi filmler ile başlayan bu rezalet son dönemde marsta son günler gibi son derece kötü bir film ile devam etti 2013te. The martian için en iyi mars filmi diyebiliriz.
Bu bir kurtarma filmi bunu belirtelim. Contact ile başlayan, görev mars ile devam eden ve prometheus ile sonlanan ''insanoğlunun kaynağı uzaydan gelmiştir'' teorisine hiç bulaşmamış. Bıktım usandım ateistlerin bu geri zekâlıca, insan aklına ve bilime adeta küfreden teorisine dayalı bilim-kurgulardan.
The martian tam anlamıyla gravity nin muadili. Her şey son derece gerçekçi ve şaşırtıcı. Sabrın ve zekânın kurtuluş için yeterli olacağını harika anlatıyor ve bu haliyle gravity ye 10 kat basıyor.
insan film boyunca kendini filmin kahramanının yerine koyuyor ister istemez. Aynı bilgi birikimi ve donanım bizlerde olsa başarabilir miydik? Psikolojime çok güvenirim ama 1.5 yıl marsta umutsuzca kurtarılmayı beklemek ve bir yandan hayatta kalmaya çalışmak çok sağlam bir psikoloji ister sanırım. Yiyecek yok, su yok ve basıp gidebileceğiniz bir uzay aracı yok. Yaşadığınızı bilen birisi de yok.
işte bu film, bir insanın bu şartlarda hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
interstellar çıtayı o kadar yükseğe çıkardı ki bir daha hangi bilim-kurgu filmini beğenerek izlerim diye düşünüyordum ben. The martian beni tatmin etti. Özellikle sonlardaki kurtarma sahnesini cidden büyük bir heyecanla izledim. Tek sıkıntı araya zoraki serpiştirilen espriler. %10 kurtulma ihtimalinin olduğu anlara zorlama espriler konulmasaymış keşke. Bak interstellara. Yok böyle zoraki espriler. Avatarda da bu hataya düşülmüştü. Kardeşim komedi filmi izlemek istesem amerikan pastasına bakarım, yapmayın.
Sonuç olarak; gravity yi beğenenler bu filme aşık olur. interstellar ile kıyaslamaya kalkmaksa elbette hata olur.
Hafiften spoiler içeren mantık hatası editi :
Kitabını okumadığım için bilmiyorum filmdeki bu hata bahsediliyor mu. Marsın yerçekimi dünyanın %38'i kadar. Basit bir şekilde açıklarsak dünyada 100 kilo gelen bir insan marsın yüzeyinde tartılsa 38 kilo gelir. Bu yerçekimi farklılığından dolayı marsın yüzeyinde dünyada yürür gibi yürüyemeyiz. Meselâ aydaki yerçekimi dünyanın 1/6'i kadar. Yani 100 kiloluk insan ayda yaklaşık olarak 17,5 kilo gelir. Hatırlayın neil armstrong ayda zıplaya zıplaya yürüyordu. işte marsta da buna yakın bir yürüme şekli olmak zorunda ama malesef kahramanımız film boyunca marsın yüzeyinde kordonda gezer gibi geziyor. interstellarda sadece sudan oluşan gezegene inildiğinde ''yerçekimi yoruyor'' denilmişti hatırlayın çünkü fazla yerçekimi 75 kiloluk insanı muhtemelen 150-200 kiloya çıkarmış ve hatta zamanı da kendine çekerek yavaşlatmıştı. The martian'da Bu kadar basit ve kötü bir hataya nasıl düşülmüş inanılır gibi değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar