bugün
- türk müsün türkiyeli misin12
- karadeniz'e neden karadeniz denmiştir2
- nasıl birisiniz6
- anın görüntüsü16
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- ayrılık6
- gecenin rap şarkısı3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- rüyada nervio yu görmek8
- yazarların ruh hali3
- ölüm5
- beni özleyenler elime mum diksin15
- tonlu diller2
- hırvatistan12
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- ispanya daki göçmen krizi8
- ilk kez penis gören kız tepkisi2
- gecenin şarkısı3
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- bir şeyler söyle2
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- yunanistan29
- favori coldplay şarkınız4
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- köfteci yusuf2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- mutlu kalmak için öneriler6
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- issız bir yerde tatil yapmak2
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- oyum ak partiye3
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- sözlükteki derin yapılanma4
- aylık 513 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- akp ve mhp sol partilerdir3
- sırt kaşınması2
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek3
Uzun uzun yazıcam bu filmle ilgili.
Ben ve benim gibi bilim-kurgu sevenler, star wars ya da star trek gibi fantastik bilim-kurgu sevmez çünkü uzayda savaş filmleri gerçek bilim-kurgudan uzaktır.
Bu dünyadan interstellar diye bir film geçti ki bilim-kurgu tarihinin açık ara en büyük efsanesidir. interstellardan sonra artık ne çekilebilirdi ki bizler için? ister istemez izlediğimiz her bilim-kurgu filmini onunla kıyaslar olduk, hatta kıyaslamasık bile çünkü interstellar olay ufkunun ötesini anlatan, bizlere 5.boyutu gösteren bir filmdi.
Mars filmleri içinde rezil filmler de oldu. Görev mars ve kızıl gezegen gibi filmler ile başlayan bu rezalet son dönemde marsta son günler gibi son derece kötü bir film ile devam etti 2013te. The martian için en iyi mars filmi diyebiliriz.
Bu bir kurtarma filmi bunu belirtelim. Contact ile başlayan, görev mars ile devam eden ve prometheus ile sonlanan ''insanoğlunun kaynağı uzaydan gelmiştir'' teorisine hiç bulaşmamış. Bıktım usandım ateistlerin bu geri zekâlıca, insan aklına ve bilime adeta küfreden teorisine dayalı bilim-kurgulardan.
The martian tam anlamıyla gravity nin muadili. Her şey son derece gerçekçi ve şaşırtıcı. Sabrın ve zekânın kurtuluş için yeterli olacağını harika anlatıyor ve bu haliyle gravity ye 10 kat basıyor.
insan film boyunca kendini filmin kahramanının yerine koyuyor ister istemez. Aynı bilgi birikimi ve donanım bizlerde olsa başarabilir miydik? Psikolojime çok güvenirim ama 1.5 yıl marsta umutsuzca kurtarılmayı beklemek ve bir yandan hayatta kalmaya çalışmak çok sağlam bir psikoloji ister sanırım. Yiyecek yok, su yok ve basıp gidebileceğiniz bir uzay aracı yok. Yaşadığınızı bilen birisi de yok.
işte bu film, bir insanın bu şartlarda hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
interstellar çıtayı o kadar yükseğe çıkardı ki bir daha hangi bilim-kurgu filmini beğenerek izlerim diye düşünüyordum ben. The martian beni tatmin etti. Özellikle sonlardaki kurtarma sahnesini cidden büyük bir heyecanla izledim. Tek sıkıntı araya zoraki serpiştirilen espriler. %10 kurtulma ihtimalinin olduğu anlara zorlama espriler konulmasaymış keşke. Bak interstellara. Yok böyle zoraki espriler. Avatarda da bu hataya düşülmüştü. Kardeşim komedi filmi izlemek istesem amerikan pastasına bakarım, yapmayın.
Sonuç olarak; gravity yi beğenenler bu filme aşık olur. interstellar ile kıyaslamaya kalkmaksa elbette hata olur.
Hafiften spoiler içeren mantık hatası editi :
Kitabını okumadığım için bilmiyorum filmdeki bu hata bahsediliyor mu. Marsın yerçekimi dünyanın %38'i kadar. Basit bir şekilde açıklarsak dünyada 100 kilo gelen bir insan marsın yüzeyinde tartılsa 38 kilo gelir. Bu yerçekimi farklılığından dolayı marsın yüzeyinde dünyada yürür gibi yürüyemeyiz. Meselâ aydaki yerçekimi dünyanın 1/6'i kadar. Yani 100 kiloluk insan ayda yaklaşık olarak 17,5 kilo gelir. Hatırlayın neil armstrong ayda zıplaya zıplaya yürüyordu. işte marsta da buna yakın bir yürüme şekli olmak zorunda ama malesef kahramanımız film boyunca marsın yüzeyinde kordonda gezer gibi geziyor. interstellarda sadece sudan oluşan gezegene inildiğinde ''yerçekimi yoruyor'' denilmişti hatırlayın çünkü fazla yerçekimi 75 kiloluk insanı muhtemelen 150-200 kiloya çıkarmış ve hatta zamanı da kendine çekerek yavaşlatmıştı. The martian'da Bu kadar basit ve kötü bir hataya nasıl düşülmüş inanılır gibi değil.
Ben ve benim gibi bilim-kurgu sevenler, star wars ya da star trek gibi fantastik bilim-kurgu sevmez çünkü uzayda savaş filmleri gerçek bilim-kurgudan uzaktır.
Bu dünyadan interstellar diye bir film geçti ki bilim-kurgu tarihinin açık ara en büyük efsanesidir. interstellardan sonra artık ne çekilebilirdi ki bizler için? ister istemez izlediğimiz her bilim-kurgu filmini onunla kıyaslar olduk, hatta kıyaslamasık bile çünkü interstellar olay ufkunun ötesini anlatan, bizlere 5.boyutu gösteren bir filmdi.
Mars filmleri içinde rezil filmler de oldu. Görev mars ve kızıl gezegen gibi filmler ile başlayan bu rezalet son dönemde marsta son günler gibi son derece kötü bir film ile devam etti 2013te. The martian için en iyi mars filmi diyebiliriz.
Bu bir kurtarma filmi bunu belirtelim. Contact ile başlayan, görev mars ile devam eden ve prometheus ile sonlanan ''insanoğlunun kaynağı uzaydan gelmiştir'' teorisine hiç bulaşmamış. Bıktım usandım ateistlerin bu geri zekâlıca, insan aklına ve bilime adeta küfreden teorisine dayalı bilim-kurgulardan.
The martian tam anlamıyla gravity nin muadili. Her şey son derece gerçekçi ve şaşırtıcı. Sabrın ve zekânın kurtuluş için yeterli olacağını harika anlatıyor ve bu haliyle gravity ye 10 kat basıyor.
insan film boyunca kendini filmin kahramanının yerine koyuyor ister istemez. Aynı bilgi birikimi ve donanım bizlerde olsa başarabilir miydik? Psikolojime çok güvenirim ama 1.5 yıl marsta umutsuzca kurtarılmayı beklemek ve bir yandan hayatta kalmaya çalışmak çok sağlam bir psikoloji ister sanırım. Yiyecek yok, su yok ve basıp gidebileceğiniz bir uzay aracı yok. Yaşadığınızı bilen birisi de yok.
işte bu film, bir insanın bu şartlarda hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
interstellar çıtayı o kadar yükseğe çıkardı ki bir daha hangi bilim-kurgu filmini beğenerek izlerim diye düşünüyordum ben. The martian beni tatmin etti. Özellikle sonlardaki kurtarma sahnesini cidden büyük bir heyecanla izledim. Tek sıkıntı araya zoraki serpiştirilen espriler. %10 kurtulma ihtimalinin olduğu anlara zorlama espriler konulmasaymış keşke. Bak interstellara. Yok böyle zoraki espriler. Avatarda da bu hataya düşülmüştü. Kardeşim komedi filmi izlemek istesem amerikan pastasına bakarım, yapmayın.
Sonuç olarak; gravity yi beğenenler bu filme aşık olur. interstellar ile kıyaslamaya kalkmaksa elbette hata olur.
Hafiften spoiler içeren mantık hatası editi :
Kitabını okumadığım için bilmiyorum filmdeki bu hata bahsediliyor mu. Marsın yerçekimi dünyanın %38'i kadar. Basit bir şekilde açıklarsak dünyada 100 kilo gelen bir insan marsın yüzeyinde tartılsa 38 kilo gelir. Bu yerçekimi farklılığından dolayı marsın yüzeyinde dünyada yürür gibi yürüyemeyiz. Meselâ aydaki yerçekimi dünyanın 1/6'i kadar. Yani 100 kiloluk insan ayda yaklaşık olarak 17,5 kilo gelir. Hatırlayın neil armstrong ayda zıplaya zıplaya yürüyordu. işte marsta da buna yakın bir yürüme şekli olmak zorunda ama malesef kahramanımız film boyunca marsın yüzeyinde kordonda gezer gibi geziyor. interstellarda sadece sudan oluşan gezegene inildiğinde ''yerçekimi yoruyor'' denilmişti hatırlayın çünkü fazla yerçekimi 75 kiloluk insanı muhtemelen 150-200 kiloya çıkarmış ve hatta zamanı da kendine çekerek yavaşlatmıştı. The martian'da Bu kadar basit ve kötü bir hataya nasıl düşülmüş inanılır gibi değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar