bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın7
- silver ile evlenecek erkek52
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın16
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sapıklara empati kasan insan4
- sarapci koala60
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- iki tas çorba3
- sözlükteki bayan azlığı6
- insan olmaya çeyrek kala2
- melekenin balıkları kavurması3
- sözlük sapığı kim5
- sırrı süreyya önder9
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- gammaz çetesi8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- fetö mitolojisi3
- şarapçının mal varlığı5
- deniz gül3
- friedrich hegel la bi cay icek6
- saadetler dilemek3
- kalyon nail polish2
- popeyes3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- el chadaille bitshiabu10
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- büyük insan3
- arkadaşlar fasfakirim ya4
- hristiyanlık2
- ellerim bos gonlum hos29
- mitsubishi lancer2
- carrefour3
- teomancalmasur8
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- evgeny grinko3
- pazartesi diyete başlamak4
- kfc2
- rica etsem beni linçler misiniz13
- tuzlu kahve dizisi8
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar8
- düşen insana gülmek3
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu2
- dünün en beğenilen entry leri3
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
14 yaşındaydım. Yani olup bitenden de haberim vardı, neler yaşandığını da tamamen hatırlıyorum.
Deprem olduğu akşam ailecek gezmeye gitmiştik. Gece 1 civarında eve döndük.
Ben abimle birlikte abimin yatağında tv izlerken yorgunluktan uyuya kalmışım. Abim de henüz uyumadığı için yatağıma gitmem için uyandırmamış. Yorgun olduğum için ve yeni uyuduğum için sanırım o anları tam hatırlamıyorum.
Deprem anında hatırladığım şeyler anlık kareler. 1 abimin salavat getirmesini hatırlıyorum, 2 abimin beni tam uyandıramayınca kucağına aldığını ve daire kapısı açmak için zorladığı hatırlıyorum, 3 sokaktaki göz gözü görmeyen toz bulutunu hatırlıyorum ve gerisi tamamen hafızamdadır. Bu arada daha sonradan abimin demesine göre odadaki duvarı boydan boya kaplayan kocaman vitrinin tamamen devrildikten sonra beni kucağına alıp dışarı çıktığımızı biliyorum. Normalde yatmam gereken yer ise o devrilen kocaman vitrinin altında kalıyor.
Dışarı çıktığımızda toz bulutundan başka bir şey yoktu. Hiç ses yoktu. sanıyorum ki mahallede dışarı çıkan ilk bizdik abimle. (Annemler bile çıkmamış henüz). Toz bulutu gitmeye başlayınca çığlıklar, ağlamalar başladı. O anları ömrüm boyunca unutamayacağım sanırım. ilkokul arkadaşımın enkazdan çıkıp, sakat kalması, Diğer bir arkadaşımın 5 yaşındaki kardeşi ile babaannesinin ölümü gibi şeyler yeterince insanın canını sıkıyor iken bir de Tüpraş çıktı başımıza
Köfrez'de durum biraz daha vahimdi. Yıkılan evler, enkaz altında kalarların yanı sıra bir de Tüpraş'ın bir bacasının devrilmesi sebebiyle 3 büyük yakıt tankında çıkan yangın vurdu asıl.
Sabah 11den sonra şehirdeki herkesin ayrılmasını istediler patlama ihtimaline karşı. Tüm yollar kilitlendi. Aracı olmayanlar yastık yorganı sırtına alıp dağa kaçtı. Biz de 12gibi toplandık köye gitti.
Akşam dönmek istediğimizde ise Jandarma şehre giriş izni vermedi. Evet enkaz altında o kadar insan varken, kurtarılmayı beklerken bir de hayalet şehre dönüştü Körfez ilçesi. Şehirden çıkmayan çok az sayıda vatandaş ve fink atan hırsızlardan başka kimseler yoktu.
3 gün sonra yangın söndükten sonra gittik biz. Ceset kokusu her yerde, artık kurtarılan yok, sadece ölüler çıkarılıyor ve yıkıntılara kireç sıkılıyor salgın hastalıklara karşı.
6. gün döndük. Evin biraz açığında kendi tatil çadırımızda kalıyoruz. Tüm mahalle boş alanlara ya çadır kurmuş ya da tahtandan muşambadan derme çatma bir baraka yapmış. Sanırım geçirdiğimiz en zor haftalardı.
Bu arada bazı insanların ne kadar iğrenç yaratıklar da olduğunu da o yaşta öğrenmiş oldum. Bir insan var evi yıkılmış. Aynı apartmandaki amcası, kardeşi, ninesi ölmüş, yapılan yardımlara tenezzül etmiyor. bende var ihtiyacı olana verin diyor, başka bir yaratık ise yardım kamyonlarını yağmalıyor.
Yılda en az 2 kere hala ve hala rüyamda deprem olduğunu farklı senaryolarla görüyorum. Bazısınnda oturduğum ev yıkılıyor bazısında yıkılmıyor. Demekki hala deprem korkusunu atlatamamışım. Eminim birebir yaşayanların bir çoğu atlatamamıştır.
Özet olarak zor günlerdi. Ama ders alındığını hiç görmüyorum maalesef. Kocaeli bölgesinde yaşananları görmezden gelenler, olası istanbul depreminde ne yapacak merak ediyorum.
Deprem olduğu akşam ailecek gezmeye gitmiştik. Gece 1 civarında eve döndük.
Ben abimle birlikte abimin yatağında tv izlerken yorgunluktan uyuya kalmışım. Abim de henüz uyumadığı için yatağıma gitmem için uyandırmamış. Yorgun olduğum için ve yeni uyuduğum için sanırım o anları tam hatırlamıyorum.
Deprem anında hatırladığım şeyler anlık kareler. 1 abimin salavat getirmesini hatırlıyorum, 2 abimin beni tam uyandıramayınca kucağına aldığını ve daire kapısı açmak için zorladığı hatırlıyorum, 3 sokaktaki göz gözü görmeyen toz bulutunu hatırlıyorum ve gerisi tamamen hafızamdadır. Bu arada daha sonradan abimin demesine göre odadaki duvarı boydan boya kaplayan kocaman vitrinin tamamen devrildikten sonra beni kucağına alıp dışarı çıktığımızı biliyorum. Normalde yatmam gereken yer ise o devrilen kocaman vitrinin altında kalıyor.
Dışarı çıktığımızda toz bulutundan başka bir şey yoktu. Hiç ses yoktu. sanıyorum ki mahallede dışarı çıkan ilk bizdik abimle. (Annemler bile çıkmamış henüz). Toz bulutu gitmeye başlayınca çığlıklar, ağlamalar başladı. O anları ömrüm boyunca unutamayacağım sanırım. ilkokul arkadaşımın enkazdan çıkıp, sakat kalması, Diğer bir arkadaşımın 5 yaşındaki kardeşi ile babaannesinin ölümü gibi şeyler yeterince insanın canını sıkıyor iken bir de Tüpraş çıktı başımıza
Köfrez'de durum biraz daha vahimdi. Yıkılan evler, enkaz altında kalarların yanı sıra bir de Tüpraş'ın bir bacasının devrilmesi sebebiyle 3 büyük yakıt tankında çıkan yangın vurdu asıl.
Sabah 11den sonra şehirdeki herkesin ayrılmasını istediler patlama ihtimaline karşı. Tüm yollar kilitlendi. Aracı olmayanlar yastık yorganı sırtına alıp dağa kaçtı. Biz de 12gibi toplandık köye gitti.
Akşam dönmek istediğimizde ise Jandarma şehre giriş izni vermedi. Evet enkaz altında o kadar insan varken, kurtarılmayı beklerken bir de hayalet şehre dönüştü Körfez ilçesi. Şehirden çıkmayan çok az sayıda vatandaş ve fink atan hırsızlardan başka kimseler yoktu.
3 gün sonra yangın söndükten sonra gittik biz. Ceset kokusu her yerde, artık kurtarılan yok, sadece ölüler çıkarılıyor ve yıkıntılara kireç sıkılıyor salgın hastalıklara karşı.
6. gün döndük. Evin biraz açığında kendi tatil çadırımızda kalıyoruz. Tüm mahalle boş alanlara ya çadır kurmuş ya da tahtandan muşambadan derme çatma bir baraka yapmış. Sanırım geçirdiğimiz en zor haftalardı.
Bu arada bazı insanların ne kadar iğrenç yaratıklar da olduğunu da o yaşta öğrenmiş oldum. Bir insan var evi yıkılmış. Aynı apartmandaki amcası, kardeşi, ninesi ölmüş, yapılan yardımlara tenezzül etmiyor. bende var ihtiyacı olana verin diyor, başka bir yaratık ise yardım kamyonlarını yağmalıyor.
Yılda en az 2 kere hala ve hala rüyamda deprem olduğunu farklı senaryolarla görüyorum. Bazısınnda oturduğum ev yıkılıyor bazısında yıkılmıyor. Demekki hala deprem korkusunu atlatamamışım. Eminim birebir yaşayanların bir çoğu atlatamamıştır.
Özet olarak zor günlerdi. Ama ders alındığını hiç görmüyorum maalesef. Kocaeli bölgesinde yaşananları görmezden gelenler, olası istanbul depreminde ne yapacak merak ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar