bugün
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler10
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi7
- fatma betül sayan kaya53
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- yağmur yağarken boş sokaklarda yürümek3
- fon madurları2
- queen ravenna adlı yazar10
- stanley termos3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- ne kadar yaşlısın16
- bir derdim var2
- uefa uluslar ligi7
- ismet gurbuz4
- muslettin amca3
- kendisiyle övünen insanlar12
- beyefendi olmak3
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- prinzenrolle3
- evlilikte özgürlük3
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek4
- trt tarafsız olmalı13
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- türkiye31
- yunan basınından türkiye itirafı2
- futbol16
- italya15
- asrın soygunu21
- almancı mehdi3
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması3
- yavudilerde kadın2
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- muhallebi kıvamı3
- leblebi kurabiyesi3
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- seni yok sayacaklar sen daha çok var olacaksın2
- damla sakızlı muhallebi3
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- bu nasıl hava lan7
- allbea'ya albela diyen hadsiz3
- saçmalamak2
- geç kalmışlık hissi2
- abd'nin ırak'tan çekilmesi2
- gokyuzunun silinen rengi2
- piyangosu bile şaibeli ülkede borsa oynamak2
- asansör2
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
(bkz: arbutus unedo) sık değinirdi bunlara
hatta sözü vardı uzun bir entry yazacaktı bekliyoruz.
bunların "yetmez ama evet"teki rolünü hatırlarız hepimiz de bugün yeniçağ gazetesinden batuhan çolak
çözüm sürecindeki rollerine, fetö ile bağlantılarına, fetö-pkk ilişkisine ilişkin bir yazı yazmış.
bakın bu tipler nasıl algı savaşı veriyorlardı.
--- alıntı ---
Yüzlerce askerimizi, polisimizi şehit verdiğimiz 'Çözüm süreci'nin ilk işaretleri FETÖ tarafından verilmişti. Kimsenin hesabını vermediği, sorumluluğunu almadığı 'çözüm süreci' aslında FETÖ'nün alt yapılanması olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın düzenlediği Abant Platformları'nda başlatılmıştı.
Devlet eliyle Kürtçe televizyon (TRT ŞEŞ) kurulması, örgüt ile görüşülmesi, Kürtler'den alınan hakların iade edilmesi gibi maddeler sonuç bildirgelerine konuldu, TSK ve emniyetin terörle mücadelesi eleştirildi.Toplantılarla, kapsamlı algı operasyonları ve siyasilerin demeçleriyle, topluma bu sakat fikirler sinsice empoze edildi.
Millete 'Çözüm süreci' dayatıldığında hiçbir itiraz ve tepki gelmemesi de algı yönetiminin ne denli başarılı kurgulandığını gözler önüne serdi. PKK'nın ortaya çıkmasının nedenini Türk milliyetçiliği ve Atatürk'e bağlayan sapkınlar, medyanın "aydın" yüzleri olarak karşımıza çıkmış ve hâlâ da çıkmaya devam ediyorlar!
O toplantılardan belki de en kritik olanı 2009 yılında Irak'ın kuzeyindeki Erbil kentinde düzenlendi. Açılış konuşması Fetullah Gülen'in gönderdiği metinle yapıldı. O günlerde cemaatin platformuna katılanlar bakın neler yazmışlar:
Nagehan Alçı / Kürt Meselesini Erbil'de Konuşmak / Akşam Gazetesi / 14 Şubat 2009"...Abant Platformu bu kez Kürt meselesini konuşmak için Kuzey Irak'ta toplanıyor. Yarın başlayacak ve pazartesi günü devam edecek toplantının ismi 'Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak'. Hakikaten de birlikte arayacağız sorunların çözümlerini bu kez. Yalnızca buradaki Kürtlerle değil, oradakileri de aramıza katarak.Kürt bölgesi Türkiye için önemli bir hinterland. Sanırım dış politikamız o bölge ile ilişkilerin getireceği avantajları görüyor. Kürt bölgesinin Irak'tan ayrılıp bağımsız bir devlet olması yönündeki korkuları bir kenara koyup mevcut durumdan nasıl istifade edeceğine bakıyor."
Alçı, Kürt Bölgesi'nin bağımsız bir devlet olmasından korkulmaması öğüdünü verirken, toplantı bittikten sonra 18 Şubat 2009 günü, Akşam Gazetesi'nde yayınlanan bir yazı daha kaleme alıyor:"...Şiddetle, vahşetle, kanla, bombayla çözmeye çalıştı birileri. Olmadı. Terör başlığından sıra Kürt başlığına bir türlü gelemedi bu ülkede... Türkiye'de Kürt meselesine kafa yoran isimler Kürt bölgesinde Barzani'nin himayesinde tebliğler sundu, yeni fikirler ortaya attı. Üstelik Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü olan 15 Şubat'ta."Alçı'ya göre, terörle mücadele şiddet, vahşet, kan ve bombaydı, toplantının 15 Şubat'ta yapılması da manidardı!
Toplantının bir diğer katılımcısı olan Cengiz Çandar ise 15 Şubat tarihinde Radikal Gazetesi'ndeki köşe yazısında katılımcıları "Türkiyeli Aydın" olarak yorumluyor ve ilginç ifadeler kullanıyordu:"...Abant Platformu toplantısı için Erbil'e ayak basan üniformasız 100 Türk aydınının buradaki oluşturduğu 'sinerji'den üreyen gücün, 700 bin üniformalı personele sahip TSK'nın Kandil Dağı üzerindeki etkisinden çok daha etkili olduğunu yerinde gözlemledik..."
Çandar, 17 Şubat'ta "Kuzey Irak mı, Kürdistan mı" başlığıyla bir yazı kaleme alıyor ve şunları söylüyor:"Kürtler için burası Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin merkezi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi sözcükleri ise Irak Anayasası'nda mevcut. Yani buranın, sadece bir coğrafya veya kültürel algılama olmanın ötesinde bir yasal adı var. Türkiye'den gelenlerimiz arasında en ileri gidebilenlerimiz 'Kürt Bölgesel Yönetimi' diyebiliyor ama 'Kürdistan' sözcüğünü telaffuzda zorlanıyor, dilleri dönmüyor. 'Kürt' tamam ama 'Kürdistan' sözcüğü telaffuzu pek zor; resmi ağızlarda, 'Kuzey Irak'tan 'Irak'ın kuzeyi'ne, geriye doğru geçiş yapıldığı bir dönemde 'Kürt'ten 'Kürdistan'a doğru ilerlemek olağanüstü zor olmalı."
Peki, Çandar ve Alçı dışında Abant Platformlarında kimler bu toplantılara iştirak ediyordu? Galip Ensarioğlu, Yasin Aktay, Naci Bostancı (şu anda AKP vekilleri), Emre Aköz, Bejan Matur, Hakan Albayrak, Mümtaz'er Türköne, Altan Tan, Eser Karakaş, Murat Belge, Etyen Mahçupyan ve daha onlarcası...
Hani birileri, PKK'ya yardım ve yataklıktan 3 yıl hapis cezası alan Ahmet Kaya'ya sahip çıktığı konuşmasında, ona tepki gösterenlere "Ulan hepiniz oradaydınız be" diyordu ya... Aynen öyle... Çözüm ihaneti kurgulanırken de hepsi oradaydı. Şimdi de hepsi FETÖ'ye sövüyor!
Kaynak: Ulan hepiniz oradaydınız be! - Batuhan ÇOLAK
--- alıntı ---
http://www.yenicaggazetes...radaydiniz-be-39357yy.htm
hatta sözü vardı uzun bir entry yazacaktı bekliyoruz.
bunların "yetmez ama evet"teki rolünü hatırlarız hepimiz de bugün yeniçağ gazetesinden batuhan çolak
çözüm sürecindeki rollerine, fetö ile bağlantılarına, fetö-pkk ilişkisine ilişkin bir yazı yazmış.
bakın bu tipler nasıl algı savaşı veriyorlardı.
--- alıntı ---
Yüzlerce askerimizi, polisimizi şehit verdiğimiz 'Çözüm süreci'nin ilk işaretleri FETÖ tarafından verilmişti. Kimsenin hesabını vermediği, sorumluluğunu almadığı 'çözüm süreci' aslında FETÖ'nün alt yapılanması olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın düzenlediği Abant Platformları'nda başlatılmıştı.
Devlet eliyle Kürtçe televizyon (TRT ŞEŞ) kurulması, örgüt ile görüşülmesi, Kürtler'den alınan hakların iade edilmesi gibi maddeler sonuç bildirgelerine konuldu, TSK ve emniyetin terörle mücadelesi eleştirildi.Toplantılarla, kapsamlı algı operasyonları ve siyasilerin demeçleriyle, topluma bu sakat fikirler sinsice empoze edildi.
Millete 'Çözüm süreci' dayatıldığında hiçbir itiraz ve tepki gelmemesi de algı yönetiminin ne denli başarılı kurgulandığını gözler önüne serdi. PKK'nın ortaya çıkmasının nedenini Türk milliyetçiliği ve Atatürk'e bağlayan sapkınlar, medyanın "aydın" yüzleri olarak karşımıza çıkmış ve hâlâ da çıkmaya devam ediyorlar!
O toplantılardan belki de en kritik olanı 2009 yılında Irak'ın kuzeyindeki Erbil kentinde düzenlendi. Açılış konuşması Fetullah Gülen'in gönderdiği metinle yapıldı. O günlerde cemaatin platformuna katılanlar bakın neler yazmışlar:
Nagehan Alçı / Kürt Meselesini Erbil'de Konuşmak / Akşam Gazetesi / 14 Şubat 2009"...Abant Platformu bu kez Kürt meselesini konuşmak için Kuzey Irak'ta toplanıyor. Yarın başlayacak ve pazartesi günü devam edecek toplantının ismi 'Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak'. Hakikaten de birlikte arayacağız sorunların çözümlerini bu kez. Yalnızca buradaki Kürtlerle değil, oradakileri de aramıza katarak.Kürt bölgesi Türkiye için önemli bir hinterland. Sanırım dış politikamız o bölge ile ilişkilerin getireceği avantajları görüyor. Kürt bölgesinin Irak'tan ayrılıp bağımsız bir devlet olması yönündeki korkuları bir kenara koyup mevcut durumdan nasıl istifade edeceğine bakıyor."
Alçı, Kürt Bölgesi'nin bağımsız bir devlet olmasından korkulmaması öğüdünü verirken, toplantı bittikten sonra 18 Şubat 2009 günü, Akşam Gazetesi'nde yayınlanan bir yazı daha kaleme alıyor:"...Şiddetle, vahşetle, kanla, bombayla çözmeye çalıştı birileri. Olmadı. Terör başlığından sıra Kürt başlığına bir türlü gelemedi bu ülkede... Türkiye'de Kürt meselesine kafa yoran isimler Kürt bölgesinde Barzani'nin himayesinde tebliğler sundu, yeni fikirler ortaya attı. Üstelik Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü olan 15 Şubat'ta."Alçı'ya göre, terörle mücadele şiddet, vahşet, kan ve bombaydı, toplantının 15 Şubat'ta yapılması da manidardı!
Toplantının bir diğer katılımcısı olan Cengiz Çandar ise 15 Şubat tarihinde Radikal Gazetesi'ndeki köşe yazısında katılımcıları "Türkiyeli Aydın" olarak yorumluyor ve ilginç ifadeler kullanıyordu:"...Abant Platformu toplantısı için Erbil'e ayak basan üniformasız 100 Türk aydınının buradaki oluşturduğu 'sinerji'den üreyen gücün, 700 bin üniformalı personele sahip TSK'nın Kandil Dağı üzerindeki etkisinden çok daha etkili olduğunu yerinde gözlemledik..."
Çandar, 17 Şubat'ta "Kuzey Irak mı, Kürdistan mı" başlığıyla bir yazı kaleme alıyor ve şunları söylüyor:"Kürtler için burası Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin merkezi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi sözcükleri ise Irak Anayasası'nda mevcut. Yani buranın, sadece bir coğrafya veya kültürel algılama olmanın ötesinde bir yasal adı var. Türkiye'den gelenlerimiz arasında en ileri gidebilenlerimiz 'Kürt Bölgesel Yönetimi' diyebiliyor ama 'Kürdistan' sözcüğünü telaffuzda zorlanıyor, dilleri dönmüyor. 'Kürt' tamam ama 'Kürdistan' sözcüğü telaffuzu pek zor; resmi ağızlarda, 'Kuzey Irak'tan 'Irak'ın kuzeyi'ne, geriye doğru geçiş yapıldığı bir dönemde 'Kürt'ten 'Kürdistan'a doğru ilerlemek olağanüstü zor olmalı."
Peki, Çandar ve Alçı dışında Abant Platformlarında kimler bu toplantılara iştirak ediyordu? Galip Ensarioğlu, Yasin Aktay, Naci Bostancı (şu anda AKP vekilleri), Emre Aköz, Bejan Matur, Hakan Albayrak, Mümtaz'er Türköne, Altan Tan, Eser Karakaş, Murat Belge, Etyen Mahçupyan ve daha onlarcası...
Hani birileri, PKK'ya yardım ve yataklıktan 3 yıl hapis cezası alan Ahmet Kaya'ya sahip çıktığı konuşmasında, ona tepki gösterenlere "Ulan hepiniz oradaydınız be" diyordu ya... Aynen öyle... Çözüm ihaneti kurgulanırken de hepsi oradaydı. Şimdi de hepsi FETÖ'ye sövüyor!
Kaynak: Ulan hepiniz oradaydınız be! - Batuhan ÇOLAK
--- alıntı ---
http://www.yenicaggazetes...radaydiniz-be-39357yy.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar