bugün
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- herkesi seven insan5
- ikizler burcu kadını olmak7
- götünden tanırım seni8
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz28
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- sarı poşet kudurtması15
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- çok hastayım sözlük4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- true nickli yazar14
- en çok ihanet eden burçlar7
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- celal şengör'ün burç yorumu6
- evliliği ayakta tutan güçler13
- iş hayatında takılan maskeler6
- manisada okul saldırısı17
- türkiye de muhalefet var mı10
- kutsi3
- tai lung11
- iyiliğin yan etkileri4
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- 22 eylül 2026 istanbul sağanak uyarısı2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- y o r u l d u m5
- oğlak burcu kadını4
- kova burçlari bakar misiniz5
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- hava burçları3
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- odam kireç tutmuyor2
- kış geliyor6
- siyaset üstü yazarlar9
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik4
- betray me5
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- z kuşağı9
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- yılbaşında marketler havai fişek satmalı3
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar4
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- beleş tuvalet kağıdı ve beleş sıvı sabun3
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- kendinden bile sakladığın şey4
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- berbere gidince söylenenler5
Tarikatlerin anlattığı uçan, kaçan, mitolojik efsaneleri olan hayali Muhammed peygamber mi?
Yoksa
Kuranın anlattığı "insan" peygambermi?
işte kuranın anlattığı gerçek olan ‘tarikat-i muhammediye’
bizim bir mürşidimiz var. ama bizim mürşidimiz -diğer mürşidler gibi- olağanüstü özelliklere sahip değil. tıpkı bizim gibi bir beşer (18/110,25/). bizim gibi yemek yer, bizim gibi çarşı pazar dolaşır (25/7). gaybı bilmez (6/50). insanların kalbini okuyamaz (9/101, 63/4). ahirette bize torpil yapamaz. bizi azap meleklerinin elinden kurtaramaz (7/188,72/21-23). hatta ahirette bize ve kendisine ne yapılacağını bile bilmez. (46/9). ölülere işittiremez, kabirdekilerle sohbet edemez (30/92,35/22). eceli gelince ölümünü erteleyemez (39/30). yani azraili geri gönderemez. kimseyi çarpamaz (72/21). allah’ın dilemesi dışında bize de kendisine de bir fayda sağlayamaz (7/188). değil bize geleni, kendisine gelen zararı bile savamaz.(72/21). havada uçamaz, denizde yürüyemez, aynı anda birkaç yerde görünemez, ölüleri diriltemez. bizim mürşidimizin böyle mucizeleri-kerametleri yoktur (17/59,29/50-51).
silsilesi, isa, musa, ibrahim as gibi nebilerden adem as’a kadar uzanır ama allah’tan başka -gavs, kutub vs gibi- sığınacağı kimsesi yoktur (72/22). darda kalınca da normalde de yalnızca allahtan yardım ister (1/3,72/20). çünkü başka yardım isteyecek kimsesi yoktur.
üstelik -diğer mürşidler gibi- günahsız! değildir. öyle yada böyle bazı günahları olmuş ve bunlar için allah’tan af dilenmiştir ( 40/55,47/19). bu günahlarının affedilmesi için -araya koyabileceği- kimsesi de yoktur. bu yüzden direkt ve yalnızca allah’tan af dilenmiştir (41/6).
yani bizim mürşidimiz diğerleri gibi değil. oldukça mütevazidir (25/63). bize efendilik taslamaz. o, bizim sıkıntıya düşmemizi istemez. bize karşı çok merhametli ve yumuşak huyludur (3/159,9/128). her sorunumuzu o’na götürebiliriz. erkek veya kadın dileyen herkes o’nunla görüşebilir. ve hatta tartışabilir bile (58/1,12). o, -allah’ın hüküm koymadığı hususlarda- arkadaşlarıyla istişare eder ve de çoğunluğun kararına uyar (3/159). yani ‘benim dediğimi yapmak zorundasınız’ demez. o’nun ‘ğassalin önündeki meyyit gibi ona teslim olacaksınız’ diye telkinlerde bulunan müritleri de yoktur. konuşmaları kapalı ve gizemli değildir. herkesin anlayabileceği şekilde ve apaçıktır (29/50,67/26).
arkadaşlarını evinde ağırlar (33/53). onlara ikramda bulunur. rahatsız olduğu halde, ikramdan sonra koyu sohbete dalarak gereğinden fazla kalan arkadaşlarını ikaz edemeyecek kadar naiftir. misafirlerine ‘efendi hazretleri artık istirahate çekilecek, buyurun’ diyerek kapıyı gösterecek ‘adamları’ da yoktur. dolayısıyla bizler de bu olanları –o akşam mübarek evlerinde şöyle şöyle haller zuhur etti diyerek anlatan müritlerinden değil- allah’tan öğreniriz (33/53).
işte bizim mürşidimiz böyle bir beşerdir. o’nun türlü türlü mucizeleri yoktur (17/53,29/50). ama o’nun öyle bir kitabı vardır ki, o kitabı onu alemlere rahmet yapmıştır (21/107). kuran o’nun yegane ve en büyük mucizesidir (29/50,51;17/59), mürşidimiz muhammed as’ da bu kuranı bize getiren elçidir; allah’ın kulu (17/1,25/1) ve nebi-resul muhammed (23/40).
o, kuranı allahtan alıp bize tebliğ edendir (5/92,24/54). bizi kuran ile uyaran (6/19), kuran ile hüküm veren (4/105), aramızdaki ihtilafları kuran ile çözen (16/64) ve insanlığı kuran ile karanlıklardan aydınlığa çıkarandır (14/2).
o, -başka bir şeye değil- yalnızca kurana uydu (6/50,7/203). çünkü o, kurandan başka bir kitap bilmiyordu (42/52). o’nun bütün bilgi (ders) kaynağı kurandı (6/105). o, bize öğrettiği her şeyi kuran ile öğretti (2/151). bize ders/vird/zikir olarak sadece kuranı öğütledi. çünkü kendisi için de bizim için de yegane öğüt/zikir –ahirette hepimizin hesaba çekileceği tek kitap olan- kurandı;
sen, sana vahyedilen (kur’an’a) sımsıkı sarıl. çünkü sen doğru yol (sırat-ı müstakim) üzerindesin. ve şüphesiz ki o (sana vahyedilen kur'an) hem senin için hem de kavmin için bir öğüttür. ve hepiniz ileride ondan sorumlu tutulacaksınız (zuhruf 43,44).
işte rabbimizin ‘sırat-ı mustakim’ dediği ‘tarikat-ı muhammediye’ budur...
(bkz: zeki bayraktar ın kaleminden)
Yoksa
Kuranın anlattığı "insan" peygambermi?
işte kuranın anlattığı gerçek olan ‘tarikat-i muhammediye’
bizim bir mürşidimiz var. ama bizim mürşidimiz -diğer mürşidler gibi- olağanüstü özelliklere sahip değil. tıpkı bizim gibi bir beşer (18/110,25/). bizim gibi yemek yer, bizim gibi çarşı pazar dolaşır (25/7). gaybı bilmez (6/50). insanların kalbini okuyamaz (9/101, 63/4). ahirette bize torpil yapamaz. bizi azap meleklerinin elinden kurtaramaz (7/188,72/21-23). hatta ahirette bize ve kendisine ne yapılacağını bile bilmez. (46/9). ölülere işittiremez, kabirdekilerle sohbet edemez (30/92,35/22). eceli gelince ölümünü erteleyemez (39/30). yani azraili geri gönderemez. kimseyi çarpamaz (72/21). allah’ın dilemesi dışında bize de kendisine de bir fayda sağlayamaz (7/188). değil bize geleni, kendisine gelen zararı bile savamaz.(72/21). havada uçamaz, denizde yürüyemez, aynı anda birkaç yerde görünemez, ölüleri diriltemez. bizim mürşidimizin böyle mucizeleri-kerametleri yoktur (17/59,29/50-51).
silsilesi, isa, musa, ibrahim as gibi nebilerden adem as’a kadar uzanır ama allah’tan başka -gavs, kutub vs gibi- sığınacağı kimsesi yoktur (72/22). darda kalınca da normalde de yalnızca allahtan yardım ister (1/3,72/20). çünkü başka yardım isteyecek kimsesi yoktur.
üstelik -diğer mürşidler gibi- günahsız! değildir. öyle yada böyle bazı günahları olmuş ve bunlar için allah’tan af dilenmiştir ( 40/55,47/19). bu günahlarının affedilmesi için -araya koyabileceği- kimsesi de yoktur. bu yüzden direkt ve yalnızca allah’tan af dilenmiştir (41/6).
yani bizim mürşidimiz diğerleri gibi değil. oldukça mütevazidir (25/63). bize efendilik taslamaz. o, bizim sıkıntıya düşmemizi istemez. bize karşı çok merhametli ve yumuşak huyludur (3/159,9/128). her sorunumuzu o’na götürebiliriz. erkek veya kadın dileyen herkes o’nunla görüşebilir. ve hatta tartışabilir bile (58/1,12). o, -allah’ın hüküm koymadığı hususlarda- arkadaşlarıyla istişare eder ve de çoğunluğun kararına uyar (3/159). yani ‘benim dediğimi yapmak zorundasınız’ demez. o’nun ‘ğassalin önündeki meyyit gibi ona teslim olacaksınız’ diye telkinlerde bulunan müritleri de yoktur. konuşmaları kapalı ve gizemli değildir. herkesin anlayabileceği şekilde ve apaçıktır (29/50,67/26).
arkadaşlarını evinde ağırlar (33/53). onlara ikramda bulunur. rahatsız olduğu halde, ikramdan sonra koyu sohbete dalarak gereğinden fazla kalan arkadaşlarını ikaz edemeyecek kadar naiftir. misafirlerine ‘efendi hazretleri artık istirahate çekilecek, buyurun’ diyerek kapıyı gösterecek ‘adamları’ da yoktur. dolayısıyla bizler de bu olanları –o akşam mübarek evlerinde şöyle şöyle haller zuhur etti diyerek anlatan müritlerinden değil- allah’tan öğreniriz (33/53).
işte bizim mürşidimiz böyle bir beşerdir. o’nun türlü türlü mucizeleri yoktur (17/53,29/50). ama o’nun öyle bir kitabı vardır ki, o kitabı onu alemlere rahmet yapmıştır (21/107). kuran o’nun yegane ve en büyük mucizesidir (29/50,51;17/59), mürşidimiz muhammed as’ da bu kuranı bize getiren elçidir; allah’ın kulu (17/1,25/1) ve nebi-resul muhammed (23/40).
o, kuranı allahtan alıp bize tebliğ edendir (5/92,24/54). bizi kuran ile uyaran (6/19), kuran ile hüküm veren (4/105), aramızdaki ihtilafları kuran ile çözen (16/64) ve insanlığı kuran ile karanlıklardan aydınlığa çıkarandır (14/2).
o, -başka bir şeye değil- yalnızca kurana uydu (6/50,7/203). çünkü o, kurandan başka bir kitap bilmiyordu (42/52). o’nun bütün bilgi (ders) kaynağı kurandı (6/105). o, bize öğrettiği her şeyi kuran ile öğretti (2/151). bize ders/vird/zikir olarak sadece kuranı öğütledi. çünkü kendisi için de bizim için de yegane öğüt/zikir –ahirette hepimizin hesaba çekileceği tek kitap olan- kurandı;
sen, sana vahyedilen (kur’an’a) sımsıkı sarıl. çünkü sen doğru yol (sırat-ı müstakim) üzerindesin. ve şüphesiz ki o (sana vahyedilen kur'an) hem senin için hem de kavmin için bir öğüttür. ve hepiniz ileride ondan sorumlu tutulacaksınız (zuhruf 43,44).
işte rabbimizin ‘sırat-ı mustakim’ dediği ‘tarikat-ı muhammediye’ budur...
(bkz: zeki bayraktar ın kaleminden)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar