bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri41
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi5
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey3
- paranın mutluluk getirmemesi3
- gece gelen yemek yapma isteği8
- kitap okumamak2
- abd'nin irana atom bombası saldırısı ihtimali3
- konuşurken anladın mı deyip duran tip2
- karın üzerinde yürüme sesi2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- terhis oluyorum sözlük21
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- aşk15
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- fatma betül sayan kaya28
- silik sayınız7
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- coca cola3
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- akıllı telefon kullanan erkek9
- camilerdeki ayak kokusu11
- münafık11
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- fatma betülüm yapmaz13
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- victor osimhen8
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- online yazarlar nasıl görünür4
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- futbol16
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- iyi menemenin sırrı22
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
Tarikatlerin anlattığı uçan, kaçan, mitolojik efsaneleri olan hayali Muhammed peygamber mi?
Yoksa
Kuranın anlattığı "insan" peygambermi?
işte kuranın anlattığı gerçek olan ‘tarikat-i muhammediye’
bizim bir mürşidimiz var. ama bizim mürşidimiz -diğer mürşidler gibi- olağanüstü özelliklere sahip değil. tıpkı bizim gibi bir beşer (18/110,25/). bizim gibi yemek yer, bizim gibi çarşı pazar dolaşır (25/7). gaybı bilmez (6/50). insanların kalbini okuyamaz (9/101, 63/4). ahirette bize torpil yapamaz. bizi azap meleklerinin elinden kurtaramaz (7/188,72/21-23). hatta ahirette bize ve kendisine ne yapılacağını bile bilmez. (46/9). ölülere işittiremez, kabirdekilerle sohbet edemez (30/92,35/22). eceli gelince ölümünü erteleyemez (39/30). yani azraili geri gönderemez. kimseyi çarpamaz (72/21). allah’ın dilemesi dışında bize de kendisine de bir fayda sağlayamaz (7/188). değil bize geleni, kendisine gelen zararı bile savamaz.(72/21). havada uçamaz, denizde yürüyemez, aynı anda birkaç yerde görünemez, ölüleri diriltemez. bizim mürşidimizin böyle mucizeleri-kerametleri yoktur (17/59,29/50-51).
silsilesi, isa, musa, ibrahim as gibi nebilerden adem as’a kadar uzanır ama allah’tan başka -gavs, kutub vs gibi- sığınacağı kimsesi yoktur (72/22). darda kalınca da normalde de yalnızca allahtan yardım ister (1/3,72/20). çünkü başka yardım isteyecek kimsesi yoktur.
üstelik -diğer mürşidler gibi- günahsız! değildir. öyle yada böyle bazı günahları olmuş ve bunlar için allah’tan af dilenmiştir ( 40/55,47/19). bu günahlarının affedilmesi için -araya koyabileceği- kimsesi de yoktur. bu yüzden direkt ve yalnızca allah’tan af dilenmiştir (41/6).
yani bizim mürşidimiz diğerleri gibi değil. oldukça mütevazidir (25/63). bize efendilik taslamaz. o, bizim sıkıntıya düşmemizi istemez. bize karşı çok merhametli ve yumuşak huyludur (3/159,9/128). her sorunumuzu o’na götürebiliriz. erkek veya kadın dileyen herkes o’nunla görüşebilir. ve hatta tartışabilir bile (58/1,12). o, -allah’ın hüküm koymadığı hususlarda- arkadaşlarıyla istişare eder ve de çoğunluğun kararına uyar (3/159). yani ‘benim dediğimi yapmak zorundasınız’ demez. o’nun ‘ğassalin önündeki meyyit gibi ona teslim olacaksınız’ diye telkinlerde bulunan müritleri de yoktur. konuşmaları kapalı ve gizemli değildir. herkesin anlayabileceği şekilde ve apaçıktır (29/50,67/26).
arkadaşlarını evinde ağırlar (33/53). onlara ikramda bulunur. rahatsız olduğu halde, ikramdan sonra koyu sohbete dalarak gereğinden fazla kalan arkadaşlarını ikaz edemeyecek kadar naiftir. misafirlerine ‘efendi hazretleri artık istirahate çekilecek, buyurun’ diyerek kapıyı gösterecek ‘adamları’ da yoktur. dolayısıyla bizler de bu olanları –o akşam mübarek evlerinde şöyle şöyle haller zuhur etti diyerek anlatan müritlerinden değil- allah’tan öğreniriz (33/53).
işte bizim mürşidimiz böyle bir beşerdir. o’nun türlü türlü mucizeleri yoktur (17/53,29/50). ama o’nun öyle bir kitabı vardır ki, o kitabı onu alemlere rahmet yapmıştır (21/107). kuran o’nun yegane ve en büyük mucizesidir (29/50,51;17/59), mürşidimiz muhammed as’ da bu kuranı bize getiren elçidir; allah’ın kulu (17/1,25/1) ve nebi-resul muhammed (23/40).
o, kuranı allahtan alıp bize tebliğ edendir (5/92,24/54). bizi kuran ile uyaran (6/19), kuran ile hüküm veren (4/105), aramızdaki ihtilafları kuran ile çözen (16/64) ve insanlığı kuran ile karanlıklardan aydınlığa çıkarandır (14/2).
o, -başka bir şeye değil- yalnızca kurana uydu (6/50,7/203). çünkü o, kurandan başka bir kitap bilmiyordu (42/52). o’nun bütün bilgi (ders) kaynağı kurandı (6/105). o, bize öğrettiği her şeyi kuran ile öğretti (2/151). bize ders/vird/zikir olarak sadece kuranı öğütledi. çünkü kendisi için de bizim için de yegane öğüt/zikir –ahirette hepimizin hesaba çekileceği tek kitap olan- kurandı;
sen, sana vahyedilen (kur’an’a) sımsıkı sarıl. çünkü sen doğru yol (sırat-ı müstakim) üzerindesin. ve şüphesiz ki o (sana vahyedilen kur'an) hem senin için hem de kavmin için bir öğüttür. ve hepiniz ileride ondan sorumlu tutulacaksınız (zuhruf 43,44).
işte rabbimizin ‘sırat-ı mustakim’ dediği ‘tarikat-ı muhammediye’ budur...
(bkz: zeki bayraktar ın kaleminden)
Yoksa
Kuranın anlattığı "insan" peygambermi?
işte kuranın anlattığı gerçek olan ‘tarikat-i muhammediye’
bizim bir mürşidimiz var. ama bizim mürşidimiz -diğer mürşidler gibi- olağanüstü özelliklere sahip değil. tıpkı bizim gibi bir beşer (18/110,25/). bizim gibi yemek yer, bizim gibi çarşı pazar dolaşır (25/7). gaybı bilmez (6/50). insanların kalbini okuyamaz (9/101, 63/4). ahirette bize torpil yapamaz. bizi azap meleklerinin elinden kurtaramaz (7/188,72/21-23). hatta ahirette bize ve kendisine ne yapılacağını bile bilmez. (46/9). ölülere işittiremez, kabirdekilerle sohbet edemez (30/92,35/22). eceli gelince ölümünü erteleyemez (39/30). yani azraili geri gönderemez. kimseyi çarpamaz (72/21). allah’ın dilemesi dışında bize de kendisine de bir fayda sağlayamaz (7/188). değil bize geleni, kendisine gelen zararı bile savamaz.(72/21). havada uçamaz, denizde yürüyemez, aynı anda birkaç yerde görünemez, ölüleri diriltemez. bizim mürşidimizin böyle mucizeleri-kerametleri yoktur (17/59,29/50-51).
silsilesi, isa, musa, ibrahim as gibi nebilerden adem as’a kadar uzanır ama allah’tan başka -gavs, kutub vs gibi- sığınacağı kimsesi yoktur (72/22). darda kalınca da normalde de yalnızca allahtan yardım ister (1/3,72/20). çünkü başka yardım isteyecek kimsesi yoktur.
üstelik -diğer mürşidler gibi- günahsız! değildir. öyle yada böyle bazı günahları olmuş ve bunlar için allah’tan af dilenmiştir ( 40/55,47/19). bu günahlarının affedilmesi için -araya koyabileceği- kimsesi de yoktur. bu yüzden direkt ve yalnızca allah’tan af dilenmiştir (41/6).
yani bizim mürşidimiz diğerleri gibi değil. oldukça mütevazidir (25/63). bize efendilik taslamaz. o, bizim sıkıntıya düşmemizi istemez. bize karşı çok merhametli ve yumuşak huyludur (3/159,9/128). her sorunumuzu o’na götürebiliriz. erkek veya kadın dileyen herkes o’nunla görüşebilir. ve hatta tartışabilir bile (58/1,12). o, -allah’ın hüküm koymadığı hususlarda- arkadaşlarıyla istişare eder ve de çoğunluğun kararına uyar (3/159). yani ‘benim dediğimi yapmak zorundasınız’ demez. o’nun ‘ğassalin önündeki meyyit gibi ona teslim olacaksınız’ diye telkinlerde bulunan müritleri de yoktur. konuşmaları kapalı ve gizemli değildir. herkesin anlayabileceği şekilde ve apaçıktır (29/50,67/26).
arkadaşlarını evinde ağırlar (33/53). onlara ikramda bulunur. rahatsız olduğu halde, ikramdan sonra koyu sohbete dalarak gereğinden fazla kalan arkadaşlarını ikaz edemeyecek kadar naiftir. misafirlerine ‘efendi hazretleri artık istirahate çekilecek, buyurun’ diyerek kapıyı gösterecek ‘adamları’ da yoktur. dolayısıyla bizler de bu olanları –o akşam mübarek evlerinde şöyle şöyle haller zuhur etti diyerek anlatan müritlerinden değil- allah’tan öğreniriz (33/53).
işte bizim mürşidimiz böyle bir beşerdir. o’nun türlü türlü mucizeleri yoktur (17/53,29/50). ama o’nun öyle bir kitabı vardır ki, o kitabı onu alemlere rahmet yapmıştır (21/107). kuran o’nun yegane ve en büyük mucizesidir (29/50,51;17/59), mürşidimiz muhammed as’ da bu kuranı bize getiren elçidir; allah’ın kulu (17/1,25/1) ve nebi-resul muhammed (23/40).
o, kuranı allahtan alıp bize tebliğ edendir (5/92,24/54). bizi kuran ile uyaran (6/19), kuran ile hüküm veren (4/105), aramızdaki ihtilafları kuran ile çözen (16/64) ve insanlığı kuran ile karanlıklardan aydınlığa çıkarandır (14/2).
o, -başka bir şeye değil- yalnızca kurana uydu (6/50,7/203). çünkü o, kurandan başka bir kitap bilmiyordu (42/52). o’nun bütün bilgi (ders) kaynağı kurandı (6/105). o, bize öğrettiği her şeyi kuran ile öğretti (2/151). bize ders/vird/zikir olarak sadece kuranı öğütledi. çünkü kendisi için de bizim için de yegane öğüt/zikir –ahirette hepimizin hesaba çekileceği tek kitap olan- kurandı;
sen, sana vahyedilen (kur’an’a) sımsıkı sarıl. çünkü sen doğru yol (sırat-ı müstakim) üzerindesin. ve şüphesiz ki o (sana vahyedilen kur'an) hem senin için hem de kavmin için bir öğüttür. ve hepiniz ileride ondan sorumlu tutulacaksınız (zuhruf 43,44).
işte rabbimizin ‘sırat-ı mustakim’ dediği ‘tarikat-ı muhammediye’ budur...
(bkz: zeki bayraktar ın kaleminden)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com